Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12004
2023/12027
29 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/46 E., 2023/1023 K.
KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/149 E., 2021/449 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacıya babasının vefatı üzerine dul yetim aylığı bağlandığını, davalı Kurumca geçmişe dönük olarak boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle dul yetim aylıklarının ve bayram ikramiyelerinin kesildiğini, Kurum tarafından 03.04.2019 tarih 5.176.818 no lu toplam borç miktarı 146.511,28 TL “yersiz ödeme” adı altında ve yine 03.04.2019 tarih 5.176.585 nolu borç miktarı 1.050,91 TL olan, “bayram ikramiyesi yersiz ödeme borcu” adı altında 2 adet borç bildirim belgesi gönderildiğini belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptalini, müvekkilinin kesilen aylıklarının yeniden bağlanmasını ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'in Kurumdan 3410445283 tahsis no.lu dosyadan yetim aylığı almakta iken muvazaalı boşandığı ve haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini, haksız ve hukuka aykırı gelir elde etmemesi için aylıkların kesildiğini, davalının 20.10.2008 19.02.2019 tarihleri arasında yersiz ödeme ve bayram ikramiyesi aldığının tespit edildiğini, davalıya yersiz ve haksız ödenen 1.000,00 TL bayram ikramiyesi alacağı faizi ile davalı adına borç kaydedildiğini, borcun tahsili amacıyla ... 32. İcra Dairesinin 2020/471 Esas sayılı dosyada takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşanmış olduğu eşi ... ile birlikte yaşadığı tespit edildiğinden, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden aylıkların kesildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
... 30. İcra Müdürlüğünün 2015/17960 sayılı dosyasının incelenmesinde, ...'in 19.09.2020 tarihinde vefat ettiği, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.08.2011 tarihli kararı ile ...'nun kısıtlandığı ve ... velayeti altında bırakıldığı, 06.10.2020 tarihli ... 3. Noterliği tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinde ...'in mirasçılarının ..., ..., ... olarak göründüğü, 13.10.2020 tarihli celsede mirasçıların davaya devam etmek istemediklerini reddi miras talebinde bulunduklarını beyan ettikleri, ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2020/1685, K.2020/1780 sayılı kararı ile 19.09.2020 tarihinde vefat eden ... T.C. kimlik numaralı ...'den intikal eden mirasın .. T.C. kimlik numaralı davacı ..., ... T.C. kimlik numaralı davacı ... ve ... T.C. kimlik numaralı ...'na velayeten ... T.C. Kimlik numaralı davacı/veli ... tarafından kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, bilindiği gibi 4721 sayılı Kanun'un 612 nci maddesine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği yasal düzenleme karşısında en yakın yasal mirasçıların mirası reddetmesi halinde sulh hukuk mahkemesi tarafından bu hususta herhangi bir talep aranmaksızın terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerektiği, ne var ki Mahkemenin 22.01.2021 tarihli yazısına ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 17.03.2021 tarihli cevapta Mahkemece resen tereke tasfiye görevlisi atanmamakta olduğu, bu işlemin murisin alacaklılarının yapacağı usulüne uygun dava açılış başvurusu veya hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna Mahkemece yapılacak olan terekenin tasfiyesi ihbarı ile tereke tasfiye görevlisinin atanabileceği anlaşıldığından ilgi yazının gereğinin yerine getirilemediği, mirasın en yakın yasal mirasçılar tarafından reddedildiğinin tespit ve tesciline karar veren Mahkemenin resen terekeyi iflas hükümlerine göre tasfiye etmesi gerektiği halde, ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.03.2021 tarihli cevabından sonra Mahkemenin 06.04.2021 tarihli celsede verdiği ara karar ile ... vekiline terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi edilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmak ve atanacak tasfiye memurunu davaya dahil etmek için gelecek celseye kadar kesin süre verilmiş olup, ... vekilinin dosyaya sunduğu yazılı beyanda, icra takibinde asıl alacağın 1.000,00 TL olduğu, terekenin tasfiyesi davası açılması durumunda yaklaşık 500,00 TL dava masrafı ödeneceği, 1.000,00 2.000,00 TL tasfiye memuru ücreti ödeneceği ve yapılan yazışmalar neticesinde dava açılmak suretiyle terekenin tasfiyesi sağlansa dahi müteveffa üzerine kayıtlı mal varlığı tespit edilemediğinden açılacak dava sonucu verilecek kararın Kurum alacağının tahsilini sağlamayacağı, aksine tahsil kabiliyeti olmayan Kurum alacağının masraflarla birlikte artmasına sebep olacağı dikkate alınarak terekenin tasfiyesi davası açılmayacağı, Menşure Torungil'in dava tarihinden sonra vefat etmesi, mirasçılarının mirası reddetmiş olmaları ve terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkereye verilen cevaptan sonra ... vekiline verilen kesin süreye rağmen, müteveffanın mal varlığı bulunmaması nedeniyle Kurum alacağının tahsil edilemeyeceğinden bahisle terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için başvuru yapılmayacağının belirtilmiş olması karşısında asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacının İstinaf Sebepleri
Mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen harcadıkları emek ve mesainin karşılığı olarak lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu belirterek kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Dosyada davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, kararın vekalet üceti yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; Mahkemece davacının vefat etmesi nedeni ile davalı Kuruma terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi edilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmak ve atanacak tasfiye memurunu davaya dahil etmek için süre verildiği, ... vekilinin dosyaya sunduğu yazılı beyanda, terekenin tasfiyesi davası açılması durumunda yaklaşık 500,00 TL dava masrafı ödeneceği, 1.000,00 2.000,00 TL tasfiye memuru ücreti ödeneceği ve yapılan yazışmalar neticesinde dava açılmak suretiyle terekenin tasfiyesi sağlansa dahi müteveffa üzerine kayıtlı mal varlığı tespit edilemediğinden açılacak dava sonucu verilecek kararın Kurum alacağının tahsilini sağlamayacağı, aksine tahsil kabiliyeti olmayan Kurum alacağının masraflarla birlikte artmasına sebep olacağı dikkate alınarak terekenin tasfiyesi davası açılmayacağının belirtildiği, tarafların istinaf sebeplerinin sadece vekalet ücretine yönelik olduğu, Mahkemece vekalet ücretine hükmedilebilmesi için davanın açıldığı tarihte tarafların haklılık durumunun belirlenmesi gerektiği, davacı vefat ettiğinden davacı vekilinin vekalet ilişkisinin sona ermiş olduğu, davalı /davacı Kurum vekili davacının mal varlığı olmadığından tasfiye davası açmayacaklarını belirtmiş olduğundan, istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebeplerine bağlı yapılan incelemede, davanın niteliği ve usul ekonomisi nazara alındığında Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, Kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespiti ve aylık bağlanması talebine, birleşen dava ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 59 uncu maddeleri, Türk Medeni Kanunu madde 605, 612 maddeleri, İcra ve İflas Kanunu
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:05