Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11180
2023/11977
28 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/485 E., 2023/248 K.
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümlerinden faydalandırılmak amacıyla verilen belgelerin işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 6111 sayıl Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunun'na eklenen geçici 10 uncu madde ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md 103/4.f. Hükümlerine dayanarak geçmiş dönemlere ilişkin olarak sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik yaptığı başvurunun, davalı kurum tarafından 18.03.2015 tarih ve 2015/10 sayılı İç genelge gerekçe gösterilerek 24.04.2017 tarihli yazı ile reddedildiği, işbu davalı kurum kararının iptali ve ayrıca müvekkili şirketiinin anılan yasa ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde ilgili sigorta prim teşviki uygulamasında geçmiş dönemler bakımından yararlanma talebini içeren 18.04.2017 tarihli başvusununun hukuka uygun olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesi ile ilgili olarak Kurum işlemi yasal mevzuata uygun olduğunu, beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, ilk bozma öncesi ilk kararı ile "...Davanın kabulü ile davalı Kurumun 285600101120751000720 04/000 sicil numaralı işyeri için davacının 18.04.2017 tarihli başvurusuna istinaden 24.04.2017 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu red işleminin iptaline, davacının 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesindeki sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik 18.04.2017 tarihli başvurusunun hukuka uygun olduğunun tespitine,..." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı SGK vekili, Kurumca 18.03.2015 tarihinde yayınlanan 2015/10 Sayılı Genelge ile bu tarihten sonra yapılan teşvik değiştirilmesi yönünde işveren dilekçesinde bahsi geçen hususların işleme alınmasının mümkün olmadığını ve bu hususta işverene bilgi verildiğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. verilen kararın hatalı olduğunu, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin istenildiği şekilde uygulanabilmesinin mümkün olmadığını buna göre davanın reddi yerine kabulüne dair verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, bozma öncesi verdiği kararı ile "...Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde: 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile getirilen prim teşvik uygulaması 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 1 (ı) fıkra ve bendindeki teşvik iptal edilerek uygulanan bir teşvik niteliğinde değildir. Zira söz konusu geçici 10 uncu maddede "bu madde ile sağlanan destek unsuru 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ı) bendi uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı üzerinden bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanacağı..." belirtilmiştir. Bu durumda ne 5510 sayılı Kanun'un 81/1 (ı) maddesi kapsamında öncelik nedeniyle 4447 sayılı Kanun'un uygulanamayacağı ne de anılan genelge kapsamında teşvik iptalinin söz konusu olacağı iddia edilebilir.
Kaldı ki davacının talebi dilekçesinin işleme dahi alınmaması nedeniyle Kurum tarafından dilekçenin işleme alınıp değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine yöneliktir.
İdareler, yasaların çizdiği sınırlar içerisinde ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak koşuluyla düzenleyici işlem yapabilir. Kanunun tanıdığı hak genelge ile ortadan kaldırılamaz.
Öte yandan talebin ileri sürülüş biçimi gözetildiğinde 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'una eklenmiş geçici 10 uncu maddesindeki işçi ve işveren yönünden sigorta prim teşvikinden yararlanma koşullarının infaz aşamasında Kurum tarafından nazara alınacağı açıktır. (Yargıtay 21. H.D'nin 08.02.2018 tarih ve 2018/370 esas, 2018/925 karar sayılı kararı)
Bu itibarla sonuç olarak, HMK'nın 353/1 b maddesinin 1 inci alt bendi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine..." dair karar verilmiştir.
Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince "...davalı vekilinin temyiz başvurusunun 7103 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası gereğince reddine karar verilmiş ise de 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası “... Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme gereği Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı kanun yoluna başvuru açık olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin davalının temyiz talebinin reddine dair 09.05.2018 tarihli karar verilmiştir..."
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin bozma öncesi verdiği kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizin, (21 HD.) bozma kararı ile "....27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.
Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yapılacak iş, İlk Derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.O halde, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ortadan kaldırılması gerekmiştir..." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince 1 inci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilk bozma sonrası verdiği kararı ile "..Tüm toplanan deliller ve değerlendirmeler ışığında ve Yargıtay bozma ilamından sonra yürürlüğe giren 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci madde uyarınca, davacının 24.05.2018 tarihli başvurusu üzerine SGK'nca işverenin verdiği aylık prim hizmet belgeleri işleme alınarak başvurunun sonuçlandırıldığı anlaşıldığından, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, davacı vekili lehine vekalet ücretinin dörtte birine karar verilmiştir.
C. Dairemizin 2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin bozma sonrası verdiği ikinci kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile;. "...Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında ... Başkanlığı'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.
Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir...." denilerek karar 2. kez bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince 2nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş; bozma ilamı doğrultusunda SGK'na müzekkere yazılarak, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi ile değişik 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gereği davaya konu ettiği teşvik indiriminden yararlandırılması ve yararlandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu talebine ilişkin olarak yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi uyarınca ve bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce yapılan tüm işlemlerin dayanağı olan bilgi, belge ve kayıtların onaylı ve okunaklı örneklerinin gönderilmesi istenilmiş, SGK'dan gelen yazı cevabında: "... Eğitim Anonim Şirketi unvanlı iş yerinin 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesine istinaden 24.05.2018 tarihli başvurusu neticesinde sistem üzerinden işveren tarafından yükleme yapılan Aylık Prim Hizmet Belgeleri ile Kurum kayıtlarına 18.04.2017 tarih, 5146333 sayı ile dilekçe ekinde kağıt ortamında verilen 2012/2 12, 2013/7 9, 2014/1, 2015/3 5, 2017/10, 11, 12, 2018/1, 2, 3, 4, 5, 8 aylara ilişkin Aylık Prim Hizmet Belgeleri'nin işleme alındığı ve başvuruya istinaden işlemlerin sonuçlandırıldığının bildirildiği, sonuçlandırıldığı belirtilen işlemlerin mahiyetinin neler olduğunun, cevabi yazıya ekli çizelgenin tam olarak neyi ifade ettiğinin bildirilmesi istenilmiş, SGK'dan gelen yazı cevabında: "Müdürlüğümüzde 2 8560 01 01 1207510 007 20 04 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Eğitim Anonim Şirketi unvanlı işyeri 18.03.2017 tarihli dilekçesinde geriye yönelik sigorta prim teşviklerinden yararlanmak üzere 2012/02 12, 2013/07 09, 2014/01 2015/03 05 devresine düzenlemiş olduğu aylık prim ve hizmet belgelerinin işleme alınmasını istemiş bu talebi 24.04.2017 tarih 5146333 sayılı yazımız ile red edilmiştir. Ancak daha sonra ... 1. İş Mahkemesinin 2017/139 esas 2017/493 sayılı kararına istinaden 21.08.2018 tarih 2452972 sayılı yazımız ile bu belgeler işleme alınmıştır. 5510 sayılı kanunun ek 17 nci maddesinin yürürlüğe girmesini müteakip işveren tarafından 22.03.2021, 24.05.2018, 15.09.2018, 14.01.2019, 17.06.2019, 26.11.2019, 10.04.2020, 05.07.2020, 08.09.2020, 01.12.2020, 17.01.2021 ve 22.02.2021 tarihlerinde internet üzerinden geriye yönelik teşviklerden yararlanmak üzere müracaatlarda bulunulmuş bu müracaatları ise sonuçlandırılmıştır. Özetle işverenin geriye yönelik sigorta prim teşviklerinden yararlanma taleplerinin hepsi gerek anılan mahkeme kararı gereği gerekse de daha sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi uyarınca yerine getirilmiştir... '' şeklinde bildirildiği görülmüş, buna göre de, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,.." dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
2.Davacı vekili ise, mahkemece verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davanın açılmasına sebep olan davalı Kurum olması nedeniyle vekalet ücretinin 1/4 oranı yerine tam olması gerektiğini, bu hükmün Anaysa Mahkemesince iptal edildiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu madde hükümlerinden faydalandırılmaya ilişkin olarak verilen belgelerin Kurumca işleme alınması ile aksi yöndeki kurum işleminin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)331 inci maddesi ile birlikte, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.6100 sayılı HMK’nın 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmüne amir olup, eldeki davada, bir taraftan Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş olan 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükümlerine dayalı olarak karar tesisinin mümkün olmaması, diğer taraftan da, davaya konu istem hakkında davalı kurumca yargılama devam ederken davacının isteminin tüm dönemler bakımından karşılandığı anlaşılmakla, davacının dava açıldığı tarihte haklılığını ortaya koyan bu durum karşısında, davacı lehine maktu vekâlet ücreti tayini gerekirken, ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrasına göre vekâlet ücreti verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin 3 üncü bendinin tamamen silinmesi ile yerine,
"Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliye iadesine,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57