Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9627
2023/11972
28 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/418 E., 2022/211 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı işsizlik sigorta Kanuna eklenen geçici 10 uncu madde ve Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği md. 103/4f hükümlerine dayanak 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 yılı/aylarına ilişkin olarak sigorta prim teşvikinden yararlanmaya çeşitli tarihlerde her bir işlem için ayrı ayrı olmak üzere başvurularının davalı kurum tarafından 2015/10 sayılı Genelge gerekçe gösterilerek reddedildiğini, başvuru dilekçelerinin hukuka uygun olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma verilen dilekçenin 6111 sayılı Kanun'la yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu, bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde "Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde "4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 6111 Kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde kuruma verilmiş olması gerekmektedir." hükmünün bulunduğunu bu nedenlerle de yersiz ve haksız açılmış olan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesi ilk kararı ile "....Toplanan tüm deliller ve değerlendirmeler ışığında uyuşmazlık kurumun genelge ile yasa koyucu tarafından getirilen işveren teşvikinden yararlanma hakkını sınırlama getirip getirmeyeceği noktasında toplanmaktadır. İdareler Yasa koyucu tarafından çıkartılan yasaların uygulama usul ve esaslarını belirlemek için düzenleyici işlemler yapabilir iseler de yasalar tarafından belirlenen hakların sınırlanması sonucunu doğuracak şekilde düzenleyeci işlemler yapamazlar söz konusu genelge ile davacı şirketin genelgeden sonra değişiklik talebinde bulunduğu gerekçesiyle Yasal olarak yararlanma hakkı olan işveren prim teşvikinden yararlanmasını engelleyen işlemin yerinde olmadığından davanın kabulü ile, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesindeki sigorta primi teşvikinden 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 dönemleri için yararlanmaya yönelik 02.08.2016 tarihli başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine..." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, İstinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili, 18.03.2015 tarih, 2015/10 sayılı genelge hükümleri karşısında davacının isteminin kabulüne olanak bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kalıdırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, bozmaya konu kararı ile "...Davalı Kurum işlemlerine esas 2015/10 sayılı Genelge 18.03.2015 tarihli olup, aynı anda birden fazla sigorta teşvik primi kapsamında olunması halinde istediklerinden birini seçebilecekleri ancak genelge yayım tarihinden itibaren daha önce teşvikten yararlananların geriye dönük olarak teşvik türünü değiştiremeyecekleri düzenlenmiştir. Anayasa’nın 138'inci maddesinde de yer alan, "Normlar hiyerarşisi" ilkesi uyarınca, hukuk kuralları yukarıdan aşağıya doğru "Anayasa", "Kanun", "Kanun Hükmünde Kararname", "Tüzük", "Yönetmelik" ve "Diğer alt düzenleyici işlemler (Yönerge, Genelge vb.)" şeklinde sıralanmakta olup, alt kademe yer alan bir normun üst kademedeki norma aykırı olması ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün bulunmamaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasal kurallara aykırı düzenleyici tasarrufların idare tarafından yürürlüğe konulmasının hukuka aykırı olacağı şüphesizdir.
Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin yasa kurallarını uygulama ve bu kapsamda idari düzenleme yapma yetkisinin yasama organının çizdiği sınırlar içinde ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği belirtilmektedir.(İsmet Giritli/Pertev Bilgen/Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, ..., 2006.)
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacı işverenin hem 5510 sayılı Kanun'un 81/ı hem de 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında sigorta prim teşvikinden yararlanma şartlarını taşıması durumunda istediğinden yararlanması Kanunen mümkün bulunduğu değerlendirilerek, kanundan daha alt düzeyde olan ve kanunun çizdiği sınırları daraltamayacak nitelikte hükümlere sahip olması zorunludur. Bu nedenle 2015/10 sayılı Genelgeye istinaden davacının istemlerinin reddine yönelik Kurum işlemlerinin iptaline ilişkin ilk derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi uyarınca esastan reddine, dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
-
- Hukuk Dairesinin bozma kararında "...27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.
Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yapılacak iş, İlk derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.O halde, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...... SGK İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye 09.12.2019 ve 08.01.2021 tarihli cevabi yazılarda; ''...Müdürlüğümüzde 2 4771 01 01 1163042 007 18 59 000 030 sicil numarasında işlem gören ... Konfeksiyon Hazir Giy. Aks. San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyeri dosyasının tetkikinde işyerinin 15.08.2016 tarih 11088096 sayılı dilekçesiyle dava konusu olan 2011/07, 2012/7 9, 2014/9 12, 2015/8 dönemler için geriye yönelik olarak 6111 sayılı Kanun'a ait teşvik başvurusunda bulunduğu, işverenin teşvik talebinin 18.08.2016 tarih 11088096 sayılı yazımızla Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün Sigorta Prim Teşviklerinden geriye yönelik yararlanma konulu 2015/10 sayılı genelgeye istinaden reddedilerek işverene bildirildiği görülmüştür...'' şeklinde bildirildiği görülmüştür.
Dava, 6111 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesi ile işverene sağlanan teşvikten yararlanma başvurusunun hukuka uygun olduğunun tespitine ve aksine kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davanın 24.10.2016 tarihinde açıldığı, davacı şirketin Kurum kayıtlarına 15.08.2016 tarih ve 11088096 varide sayı ile intikal eden dilekçesi ile 2.4771.01.01.1163042.007.18 59 sicil sayılı dosyada işlem gördüklerini, dilekçe ekinde yer alan aylık prim hizmet belgelerinde adı geçen sigortalılarının 6111 sayılı teşvikten yararlanması gerektiği halde sehven 5510 sayılı Kanun teşviki ile bildirildiğini, bu nedenle aşağıda belirtilen dönemlerde söz konusu sigortalılar adına 5510 Kanun teşviki ile yapılan bildirimler için iptal, 6111 sayılı Kanun teşvikli olarak düzenlenmiş asıl aylık prim hizmet belgelerin dikkate alınarak gerekli düzeltmelerin yapılmasını Muratpaşa SGM'den talep ettiği, yazı ekinde 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 aylarına ilişkin iptal/asıl aylık prim ve hizmet belgelerinin sunulduğu; Muratpaşa SGM'nin 18.08.2016 tarihli ve 11088096 varide sayılı yazısı ile 2.4771.01.01.1163042.007.18 59 sicil sayılı dosya işlem gören davacı işyeri ile ilgili olarak 15.04.2016 tarihli dilekçede 2011/07, 2012/07 08 09 2014/09 12 ve 2015/08 dönemlerinde 6111 sayılı Kanun'la getirilen sigorta prim teşvikinden faydalanılmadığından bahisle geriye dönük olarak yararlanma talebi olduğunun anlaşıldığının, söz konusu talebin, Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün sigorta prim teşviklerinden geriye yararlanma talepleri konulu 2015/10 sayılı genelgesinin 4.maddesinde "Bu genelge hükümleri yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girer. Bu genelgenin yayımı tarihinden önce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine/Sosyal Güvenlik Merkezlerine yapılan teşvik değişiklik talepleri hakkında bu genelge hükümleri uygulanmaz" hükmü yer almakta olduğundan anılan genelgenin yayım tarihi olan 18.03.2015 tarihinden sonra yapılan müracaat ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunmadığının davacı şirkete bildirildiği, Mahkememizin 24.05.2017 tarihli ve 2016/443 E, 2017/304 K sayılı kararı ile davalı kurum tarafından davacının 02.08.2016 tarihli başvurusuna ilişkin 18.08.2016 tarihli işlemin iptaline, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesindeki sigorta primi teşvikinden 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 dönemleri için yararlanmaya yönelik 02.08.2016 tarihli başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2018/4312 E, 2018/6713 K sayılı kararı ile "Yapılacak iş, İlk Derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle bozulduğu, davacı şirketin 22.05.2018 tarihli ve 17214024315 sayılı dilekçesi ile 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 2018/Mart ayı/dönemi ve öncesine ait geriye yönelik olarak yararlanılmayan sigorta primi, teşvik ve desteklerden yararlanılmasına ya da yararlanılan teşvik türünün değiştirilmesine ilişkin internet ortamında yapılan başvurumun kabul edilmesini, söz konusu fıkra kapsamında yapılan başvuruya istinaden geriye yönelik yararlanılmak istenen veya değiştirilmek istenen aylara/dönemlere ilişkin iptal, ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgelerini sgk.gov.tr web sitesi üzerinden erişilen "e SGK/İşveren/E Bildirge V2/Aylık Prim Hizmet Belgesi Girişi" programları vasıtasıyla elektronik ortamda düzenleyeceğini beyan ederek, 7103 sayılı Kanun'a göre talepte bulunduğu, Kepez SGM'nin 08.01.2021 tarihli ve 17787032 varide sayılı yazısı ile 2 4771 01 01 1163042 007 18 59 000 030 sicil numarasında işlem gören ... Konfeksiyon Hazir Giy. Aks. San.ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyeri dosyasının tetkikinde; işyerinin 15.08.2016 tarih 11088096 sayılı dilekçesiyle dava konusu olan 2011/07, 2012/7 9, 2014/9 12, 2015/8 dönemler için geriye yönelik olarak 6111 sayılı Kanun'a ait teşvik başvurusunda bulunduğu, işverenin teşvik talebinin 18.08.2016 tarih 11088096 sayılı yazıları ile Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün Sigorta Prim Teşviklerinden geriye yönelik yararlanma konulu 2015/10 sayılı genelgeye istinaden reddedilerek işverene bildirildiğinin bildirildiği tespit anlaşılmaktadır.
01.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci madde ile "Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı basından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.
Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine söre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınarak Kurumca belirlenir." hükmü getirilmiştir.
Eldeki davanın, 7103 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 15.08.2016 tarihinde açılmış olduğu göz önüne alındığında; davacı şirket 7103 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmünden yararlanabilecektir.
Ne var ki, 7103 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmünün Anayasa Mahkemesinin 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanması zorunluluğu ortadadır.
Ortaya çıkan bu yeni durum karşısında uyuşmazlık konusunun esasına ilişkin inceleme yapılarak bir sonucu ulaşılması gerekmektedir.
Öte yandan davacı şirket tarafından iş bu dava 15.08.2016 tarihinde açılmış olduğundan 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 1 inci fıkrasındaki başvuru şartının davacı şirket hakkında uygulanması da mümkün bulunmamakta ise de davacı şirket 22.05.2018 tarihli ve 17214024315 sayılı dilekçesi ile 7103 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen EK 17 nci madde gereğince talepte bulunmuş, ancak Kepez SGM'nin 08.01.2021 tarihli ve 17787032 varide sayılı yazısından davacı şirketin bu talebine karşı herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici l0 uncu maddesi ile "31.12.2020 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerime işe alınan ve fiilen çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, ise alındıkları tarihten itibaren İssizlik Sisortası Fonundan karşılanır." hükmü getirilmiş ve söz konusu hüküm 6111 sayılı Kanun'un 215/ç maddesi ile 01.03.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere SGK tarafından uygulanan sigorta primi teşvikleri;
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinden beş puanlık prim indirimi, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde,
Yurtdışına götürülen/gönderilen sigortalılar hakkında genel sağlık sigortası primlerinin işveren hissesinden beş puanlık prim indirimi, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde,
On ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenlere yönelik beş puanlık prim indirimine ilave altı puanlık sigorta primi teşviki, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında,
Yatırımlarda Devlet Yardımı Hakkında Kararlar çerçevesinde işverenlere sağlanan sigorta primi teşviki, 5510 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesinde,
İşsizlik ödeneği alan sigortalıları istihdam eden işverenlere yönelik sigorta primi teşviki, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 50 nci maddesinin beşinci fıkrasında,
Genç ve kadın istihdamına yönelik sigorta primi teşviki, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesinde,
Genç ve kadın istihdamı ile mesleki eğitimin özendirilmesine yönelik sigorta primi teşviki, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddesinde,
Engelli sigortalıların istihdamına ilişkin sigorta primi teşviki, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30 uncu maddesinin altıncı fıkrasında,
Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik sigorta primi teşviki, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun'un 3 üncü maddesinde,
Kültür yatırım ve girişimlerinin desteklenmesine yönelik sigorta primi teşviki, 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu'nun 5 inci maddesinde düzenlenmiştir.
Sigortalının birden fazla sigorta primi teşviki kapsamına girmesi durumunda, işverenlerin seçim yapmak suretiyle tek bir teşvikten yararlanması, aylık prim ve hizmet belgelerini tercih ettikleri sigorta primi teşvikine uygun ilgili kanun numarasını seçmek suretiyle yasal süresi içinde Kuruma bildirmeleri ile mümkün bulunmaktadır.
Bu kadar yoğun ve karmaşık sigorta primi teşvik mevzuatı karşısında, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini tercihlerini yaparken hatalı işlem yapabilecekleri, yararlanmaları gereken teşvik yerine başka bir teşvik'e ilişkin kanun numarasını seçebilecekleri düşünülerek Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 103 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası ile "Daha önce Kuruma belge türü veya kanun numarası hatalı seçilerek verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin düzeltme amaçlı olarak yasal süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, düzeltme ile fiili hizmet süresi zammı kazandırma hali hariç, belgede kayıtlı sigortalılar ve bu sigortalıların prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazanç tutarının aynı olması kaydıyla, ayrıca incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınır. Bu nitelikte verilen aylık prim ve hizmet belgelerine idarî para cezası uygulanmaz. Sonradan düzeltme amaçlı verilen belse ile fiili hizmet süresi zammı kazandırılması halinde, söz konusu belgenin isleme alınmasında bu maddenin yukarıdaki fıkralarında belirtilen usul izlenir." hükmü getirilmiş ve işverenlerin hatalı işlem nedeniyle zarara uğramaları önlenmek istenmiştir.
Somut olayda davacı şirket Kurum kayıtlarına 15.08.2016 tarih ve 11088096 varide sayı ile intikal eden dilekçesi ile 2.4771.01.01.1163042.007.18 59 sigorta sicil sayılı işyerine ilişkin 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 aylara ait İptal/Asıl Ek Aylık Prim ve Hizmet Belgelerini sunarak sehve yararlanamadığı 4447 sayılı Kanun'un Geçici l0 uncu maddesindeki prim teşvikinden yararlandırılmasını talep etmiş, ancak SGK Muratpaşa SGM'nin 18.08.2016 tarihli ve 11088096 varide sayılı yazısı ile Kurumun 18.03.2015 tarihli 2015/10 sayılı genelgesi gereğince süresinde verilmediği gerekçesi ile davacı şirketin talebi reddedilmiş, bunun üzerine 24.10.2016 tarihinde iş bu dava açılmıştır.
Gerçekten Sosyal Güvenlik Kurumunun 18.03.2015 tarihli ve 2015/10 sayılı Genelgesinde "Bununla birlikte, sigorta primi teşviklerine ilişkin yasal düzenlemelerde yer alan usul ve esasların belirlenmesine ilişkin hükümler dikkate alınarak ilgili bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle konu yeniden değerlmiş olup, bundan böyle aylık prim ve hizmet belgelerini tercih edilen sigorta primi teşvikine ilişkin kanun numarası seçmek suretiyle düzenleyip teşvikten yararlanıldıktan sonra, sigorta primi teşvikinin değiştirilmesi yönündeki talepler isleme alınmayacaktır" denilmiş ise de;
4447 sayılı Kanunun Geçici 7 nci maddesindeki "Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler; aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır" hükmü 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, işverenlerin hem 5510 sayılı Kanun'un ile getirilen prim teşvikinden hem de 4447 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi ile getirilen prim teşvikinden birlikte yararlanmalarına imkan sağlanmış, yine 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesinin 9 uncu fıkrasının; Bu maddeyle sağlanan destek unsuru, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı üzerinden, bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanır." hükmü ile 5510 sayılı Kanun'un 8l/ı bendi ile getirilen prim teşvikinden hem de 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi ile getirilen prim teşvikinden birlikte yararlanabilecekleri belirtilmiştir.
Maddede işverenin bu imkandan yararlanabilmesi için gereken şartlar arasında süresinde belge verilmesi, primlerin ödenmesi, prim ve gecikme cezası olmaması şartları aranmış olup ayrıca başvuru süresi ile ilgili herhangi bir şart aranmamıştır.
Teşvik uygulaması her işveren için geçerli olan genel bir uygulama olmayıp, prim borçlarını süresinde ödeyen, aylık prim ve hizmet bölgelerini süresinde Kuruma veren, Kuruma prim, IPC ve gecikme zammı bulunmaması için gereken dikkat ve özeni gösteren, sigortasız işçi çalıştırmayan özel sektör işverenlerine tanınmış bir haktır.
Bu şekilde bir anlamda işçi çalıştırılması teşvik edilirken, primlerini düzenli ödeyen işverenler ödüllendirilmek ve kayıt dışılık önlenmek istenmiştir.
Davacı şirket gibi yasal olarak yararlanmasına imkân var iken prim ödeme anında bu indirimden yararlanmayan işverenler yönünden ise bu indirimin ne olacağı ile ilgili olarak kurumun 2015/10 sayılı Genelgesinde sonradan teşvikin değiştirilemeyeceği belirtilmekte ise de, kurumun bir diğer teşviki olan 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesindeki teşvik ile ilgili kurumun 2008/93 sayılı Genelgesinde fazladan ödenen bir prim olması halinde bu primin gelecek aya ilişkin primlerden mahsup edileceği belirtilmiştir.
Kaldı ki yasada kişilerin yararlanması için talep şartı bulunmayıp esasında doğrudan yasal şartları taşıyan işverenler yönünden teşviklerin uygulanması gerekecektir. Kurumun yönetmelik, genelge talimat ile yasa koyucu tarafından düzenlenen hususa ilişkin açıklayıcı ve tereddütleri ortadan kaldırıcı açıklayıcı işlemler yapması mümkün iken yasalarda yer almayan bir hususu düzenleyerek ve giderek yasal imkanları daraltıcı düzenleyici işlem yapması normlar hiyerarşisine aykırı olup, Kurumun Yasa'nın amacını aşan Genelge ile talebi reddetmesi yasaya uygun değildir.
Bu aşamada davacının verdiği aylık bildirgelerdeki çalışanları yönünden 4447 sayılı Kanun'un geçici 10.maddesindeki şartları taşımaları halinde söz konusu teşvikten yararlanması belirlenmiş ancak kişilerin önceki sigortalılık durumları ödenen primler gibi hususların tespiti mümkün olmadığından diğer hususlar infazda nazara alınmak sureti ile Kurumun davacının geçmişe yönelik 4447 sayılı Kanun'un l0.maddesindeki teşvikten yararlanma talebini süresinde talep olmadığı gerekçesine dayalı red işleminin iptaline, davacının verdiği aylık bildirgelerin işleme alınarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamındaki teşviklerden yararlanma hakkı olduğu aksine kurum işleminin iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.
Nitekim emsal konudaki ... 5. İş Mahkemesinin 2015/139 sayılı dosyasında, Genelge ile prim teşvikinden yararlanma hakkının kısıtlanamayacağı belirtilerek kurum işleminin iptaline karar verilmiş, karar Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2016/9370 sayılı 07.06.2016 günlü kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Kurum işleminin iptali ile davacının teşvikten yararlanması sonrası doğacak fark primlerinin ise işyeri kaydı devam etmekle gelecek dönem prim borçlarından mahsup edilmesi gerekecektir.
Bu nedenle davalı Kurumun, davacı şirketin Kurum kayıtlarına 15.08.2016 tarihinde intikal eden dilekçesini reddeden Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 18.08.2016 tarihli ve 11088096 varide sayılı işleminin iptali gerektiğinden davanın kabulüne, davacı şirketin 2.4771.01.01.1163042.007.18 59 sicil sayılı işyerine ilişkin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. maddesindeki sigorta primi teşvikinden 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 dönemleri için yararlanmaya yönelik 15.08.2016 tarihli ve 11088096 varide sayılı dilekçesinin reddine ilişkin davalı Kurumun 18.08.2016 tarihli ve 11088096 varide sayılı işleminin iptaline, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesindeki sigorta primi teşvikinden 2011/7, 2012/7 8 9, 2014/9 12, 2015/8 dönemleri için yararlanmaya yönelik 15.08.2016 tarihli ve 11088096 varide sayılı dilekçesinin işleme alınması gerektiğinin tespitine,..." dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.
2.Eldeki davada, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davacı şirketin davalı Kurumdan ek 17 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulmuş ve davalı Kurumun cevabi yazısında davacı şirketin ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 25.05.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği tüm dönemler bakımından 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinden faydalandırılmaya dair kuruma verdiği belgelerin işleme alındığı hususu ile birlikte davacının 31.01.2020 tarihli mahsuplaşma talebine göre mahsup işlemlerinin de gerçekleştirilmiş olduğunun belirtilmesi karşısında, davacı şirketin açtığı bu dava ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümlerinden faydalandırılmaya yönelik olarak kuruma verilen belgelerin işleme alınmasını talep ettiğine göre, dava konusu istem bakımından, davacının talebine konu tüm dönemler açıkça yazılmak suretiyle davalı Kurumca işlemlerin yapılıp yapılmadığı ve 2011/7 2012/7 8 9 ve 204/9 ve 12. aylar ile birlikte 2015/8 inci aylar bakımından belgelerin işleme alınıp alınmadığının kurumdan sorulması ile işleme alınmış ise bu davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57