Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/13675

Karar No

2023/11945

Karar Tarihi

28 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/441 E., 2021/356 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Malatya 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/568 E., 2019/554 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesi ile müteveffa ...'in 21.04.2015 tarihinde ... İnşaat Ltd. Şti'ce Başbakanlığa ait ve Başbakanlığa bağlı olan MİT Lojmanlarının yapıldığı inşaatta kalıpçı olarak çalışırken 9. Kattan düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini beyanla, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat ile müteveffanın cenaze ve tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davada husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yöneltilmesinin yerinde olmadığını, kendileri yönünden davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davalı bakanlık ile diğer davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeye göre işlerin tamamının yüklenici tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, kazanın davalı şirketin bu yükümlülüğün yerine getirmemesinden kaynaklandığını, davacı tarafın talep ettiği maddi ve manevi tazminatın çok fahiş olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat... Şirketi vekili beyanlarında özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... beyanlarında özetle; kendisinin davalı ...... Şirketinin işçisi olduğunu, davacılar murisinin iş yeri şahsi dosyasının kendisinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı ... yönünden; 131.715,52 TL maddi, 25000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden; 3978,60 TL maddi, 25000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden; 6121,21 TL maddi, 25000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden; 12350,88 TL maddi, 25000,00 TL manevi tazminatın kaza tarih olan 21.04.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti.den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksiklerle dolu olduğunu, dosya ile örtüşmediğini, ... ile ... İnşaat arasında yapılan sözleşmeye bakıldığında SGK'lı işçi çalıştırılacağının belirtildiğini, buna rağmen davalı ... tarafından herhangi bir şekilde bunun denetiminin yapılmadığını, dolayısıyla mevcut kazada davalı ... Bakanlığının da kusurunun olduğunu, ancak bu durumun hem bilirkişi hem Yerel Mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, inşaatı yapılan yerin Başbakanlık MİT Binası Lojmanları olduğunu, asıl işveren olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davalı ... İnşaat'a iş verdiğini ve ... İnşaat'ın da davalılarda ... ile taşeronluk sözleşmesi yaptığını, asıl işveren olarak ... var iken (ki yapılan bina ... tarafından davalı ... İnşaat'a yaptırılmaktadır) usul ve yasaya aykırı bir şekilde dosya tam anlamıyla incelenmeden verilen bilirkişi raporunun kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı ... Bakanlığının dahi sorumluluklarının olduğunu bildiği için diğer davalı ... İnşaat'ın hak edişine tedbir konulmasını istediğini, davalı ... ve Başbakanlık tarafından verilen beyanlara bakıldığında asıl işveren olduklarını kabul ettiklerini, böyle bir durum bulunmakta iken bilirkişi tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde rapor tanzim edildiğini, ceza dosyası içerisinde bulunan beyanlar, alınan raporlar, dosya kapsamında ortaya çıkan tüm deliller incelendiğinde davalıların hepsinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, asıl işverenin ... olduğunun açık olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen miktarın çok daha fazla olması gerektiğini, hesaplamaların eksik yapıldığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin geçirdiği iş kazası nedeniyle davalı ...'nın %20 ve davalı şirketin %60, davacılar murisinin %20 oranında kusurlu olduğu, davacıların maddi tazminat alacaklarının denetime elverişli ve yeterli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmadığı, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyetli olduğu, dava konusu alacaklardan davalı ... ve davalı şirketin sorumlu oldukları, davalı Bakanlığın sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.'nın 353 üncü maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; vakıa ve hukuki değerlendirme ile gerekçede ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının reddi ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 114/1 d maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 47 ve 48 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddeleridir.

  1. Değerlendirme

1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

2.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

  1. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru Ramazan Arslan Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10 358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir.

  2. Somut olayda, yargılamanın devamı sırasında Ticaret Sicil Gazetesi'nin 02.01.2020 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre davalılardan ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığı ve anılan davalı şirketin iş bu dava nedeniyle ihya edildiğini gösterir kaydın dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.

  3. Bu açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğünden iş bu terkin kaydının olup olmadığı usulünce araştırılıp söz konusu durumun varlığı halinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafa iş bu davalı şirketi ihya etmesi için dava açmak için önel vermek, iş bu ihya davası sonucuna göre anılan davalı yönünden de usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılması gerekirken, başka bir dava için verilen ihya kararının bu dava için bağlayıcı olmadığı da gözetilerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

  4. O halde, HMK 369/1 inci maddesi kapsamında taraf teşkiline dair kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebep gözetilerek davacılar vekilinin bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR: **

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  1. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafortadanrettemyizkaldırılmasınakararımahkemesiderecebozulmasınaesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim