Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12915

Karar No

2023/11855

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/144 E., 2023/331 K.

KARAR: Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rucüen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı 13.05.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffa sigortalının hak sahiplerine cenaze yardımı ödemesi ve iş kazası ölüm geliri bağlandığını, 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 76 ncı maddesi uyarınca Kurum zararının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Tabii Kaynaklar Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, Bakanlık aleyhine kusur atfedilebilecek herhangi bir karar bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ödeme ve zararın mahiyetinin belli olmadığını, 5510 sayılı Kanunda müteselsil sorumluluğa ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından kısmi borcun bulunduğu sonucuna varılması gerektiğini, 3213 sayılı Kanun'a göre herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporundaki tespitlerin çelişkili olduğunu öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı TKİ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK'ya aykırı olduğunu, davaya konu olayda müvekkili Kurumun herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, diğer davalı ...Ş. ile aralarında asıl alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, sigortalının müvekkilleri Kurum'un işçisi olmadığını, ihale makamı olduklarını, 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesindeki şartların gerçekleşmediğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı Kurum'un ilgili kuruluşu olduğu Bakanlığın da kusurlu bulunmasına rağmen bütün ödemelerin davalılardan istenmesinin müteselsil borçluluk ilkelerine aykırı olduğunu öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Kömürleri A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava ve belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava açıldığı tarih itibari ile davacı Kurum'un PSD miktarı belli olduğunu, bunun dava dilekçesinde de belirtildiğini, davalıların kusur oranı nedeniyle ne miktardan sorumlu olunacağı kısmı da yaptırdıkları bilirkişi raporu ile sabit olduğunu bu rapor davacı tarafından alındığı için hükme esas alınamayacağını hukuki gerçeği ileri sürülecek olursa bu raporu kabul etmediklerini, davacının en azından belirleyebildiği kadar miktarda alacağını belirli hale getirmesi gerektiğini yoksa şimdilik kaydıyla farazi bir miktar gösterilmesi hukuka aykırı olduğunu bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, Kömür Ocağında gerekli tüm denetimler kamu kurumlarınca yapılmış ocakta herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu kurumlarca tanzim edilen raporlar ile sabit hale geldiğini, bu husus da müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalılardan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin kararıyla; eldeki davada, dairemizin geri çevirme kararı sonrasında gelen cevabi yazılarda, davalılardan ... Genel Müdürlüğü tarafından 21.01.2021 tarihi itibari ile 7256 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamından faydalanarak “Derdest, karara çıkmış ve henüz dava açılmamış 298 adet dosyaya ilişkin olarak peşin olarak ödeme kaydı ile yapılandırma” talebi üzerine, davacı Kurum hesaplarına 31.03.2021 tarihli makbuz ile 57.567.389,39 TL tutarlı bir ödemenin yapıldığı ve yapılan ödemelerin bu dava dosyasına konu edilen alacakların tümünü kapsadığının belirtilmesi karşısında, öncelikle dava konusunun devam edip etmediği hususunun belirlenmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan yapılacak irdeleme ile davanın konusuz kaldığı sonucuna varıldığı takdirde, yapılandırmanın karşılıklı anlaşmayı içermesi, davacı Kurum'un yapılandırmayı kabul ederek alacağın tamamını belirlemesi, 7256 sayılı Yapılandırma Kanunu'nun ortak hükümler başlıklı 3 üncü maddesinin 13/a fıkrasının son kısmındaki “Borçlularca, bu kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi halinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez” ibaresi karşısında, Kurum'un ihtilafı sürdürememesi ile aynı maddenin 13/ç fıkrasının “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” hükmü ile birlikte 4 üncü maddesinin 6 ncı bendinin g alt bendi hükmünde yer alan "...Bu Kanun'un yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez." hükümleri birlikte değerlendirilerek, taraflar lehine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği de dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine yargılama ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rucüan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 7256 sayılı Kanun'un 3 üncü madde hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Yapılandırma kapsamında davanın konusuz kalmasına göre, taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi isabetlidir.

3.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararistinafyargılamaesasıkararımahkemesiderecebozmatemyizdavanınhakkındayersonrakikalanbozmadanonanmasınaolmadığınakonusuzverilmesinecevap

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim