Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10177

Karar No

2023/11822

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1240 E., 2023/1098 K.

KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/265 E., 2022/246 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Bakanlığın ...İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda 1999 2000, 2000 2001 ve 2001 2002 eğitim ve öğretim yıllarında ek ders ücretli öğretmen olarak çalıştığı, ancak bu çalışmaların tamamının SGK kayıtlarına intikal ettirilmediği, bu hususun düzeltilmesi ile ilgili 14.05.2019 tarihli başvuru dilekçesine karşılık davalı idarece verilen 18.11.2019 tarihli cevabi yazıda "...verilen dilekçeye ilişkin olarak 1999 2000, 2000 2001 ve 2001 2002 eğitim öğretim yıllarında ilçemiz okullarında Ek Ders Ücretli olarak çalıştığınız belirlenmiş olup; 1999 2000 ile 2000 2001 Eğitim Öğretim yıllarında çalıştığınız sürelere ait Bakanlığımız uygulaması gereği ek ders ücretlerinizden SGK primi kesilmediği görülmüş olup başlama tarihleriniz aşağıda belirtilmiş ancak ayrılış tarihleriniz gösterir herhangi bir evraka rastlanmamıştır. Ancak 26.02.2002 ile 15.06.2002 tarihleri arasında yaptığınız ücretli öğretmen görevlendirilmesi ile ilgili değişen Bakanlık uygulaması sonucu ücretlerinizden SGK primi kesildiği görülmüş..." denildiği, davalı Bakanlığın cevabi yazısından da anlaşıldığı gibi, davacının belirtilen tarihlerde çalıştığı ancak "Bakanlık Uygulaması" gerekçesiyle bu çalışmanın eksik olarak Kuruma bildirildiğinin sabit olduğu, SGK'ya davalı Bakanlık tarafından verilen ilgili tüm belgeleri ekleyerek 07.01.2020 tarihli dilekçeleri ile davalı Bakanlığın, Sosyal Güvenlik hakkını yok sayan söz konusu yasa dışı uygulamanın düzeltilmesi ile sonucun bildirilmesini talep ettikleri ancak Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasıyla 1999 2002 arasında davalı Bakanlık nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 1033439.10 iş yeri sicil numaralı İlçe Müdürlüğü unvanlı iş yeri tarafından ilk defa 26.02.2002 tarihinde işe girişinin olduğu, 26.02.2002 15.06.2002 tarihleri arasında 54 gün hizmetinin bulunduğu, başkaca hizmeti bulunmadığı, ayrıca talebin hak düşürücü süreye uğradığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 08.10.1999 tarihli ...Kaymakamlığı oluru ile ...... İlköğretim Okulunda vekil öğretmen olarak görevlendirildiği, söz konusu dönemde işe başlama ve işten ayrılma yazılarına ulaşılamadığı, 2001 2002 eğitim öğretim yılına ait ise SSK dört aylık dönem bordroları ve SSK işe giriş bildirgesinden 26.02.2002 tarihinde işe başladığı, 15.06.2002 tarihinde işten ayrıldığı, anılan dönem içinde ...İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda çalıştığı, SSK dört aylık dönem bordrolarına göre 2002/1.dönemde 30 gün (Şubat ayı 3, Mart ayı 12 gün, Nisan ayı 15 gün), 2002/2. dönemde 24 gün (Mayıs ayı 16, Haziran ayı 8 gün) çalıştığının görüldüğü, kamu kurumlarında personel çalıştırmanın usul ve esaslarının 657 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde hüküm altına alındığı, davacı ile davalı Kurum arasındaki iş ilişkisi dikkate alındığında söz konusu davada İş Kanunu'nun uygulama yeri olmadığı, davanın idari yargıda açılması gerektiği, davacının ödenen kısıt aylığından kesenek ve karşılık kesilmesi mümkün olmadığından bu sürelerin hizmet olarak alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de 5510 sayılı Kanun'un 4/c kapsamında bildirilecek hizmetinin bulunmadığı, davanın SGK'nın iş ve işlemlerine ilişkin olduğundan kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, ayrıca talebin hak düşürücü süreye uğradığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, okuttuğu ders saati sayısına göre Kuruma bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısını belgelere göre belirleyen bilirkişi raporuna istinaden davacının davasının kabulü ile davacının ...'na bildirilen günler hariç olmak üzere; 1998/ Ekim ayında 5 gün, Kasımayında 9 gün, Aralık ayında 8 gün, 1999/ Şubat ayında 5 gün, Mart ayında 8 gün, Nisan ayında 8 gün, Mayısayında 6 gün, Haziran ayında 8 gün, 1999/ Eylül ayında 9 gün, Ekim ayında 15 gün, Kasım ayında 15 gün, Aralık ayında 15 gün,2000/ 0cak ayında 8 gün, Şubat ayında 5 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 8 gün, Mayısayında 12 gün, Haziran ayında 6 gün, Ekim ayında 12 gün, Kasım ayında 12 gün, Aralık ayında 9 gün,2001/ 0cak ayında 6 gün, Şubatayında 6 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 12 gün, Mayıs ayında 14 gün, Haziran ayında 6 gün olmak üzere davalı ... nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:

Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, hükmün infaza elverişli olmadığı, eksik ve yetersiz inceleme sonucu davanın kabulüne karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının ders ücreti karşılığı olarak Kaymakam onayı ile Bakanlık bünyesindeki ...Üçeylül İlköğretim Okulu ile ...... İlköğretim Okullarında boş geçen ingilizce ve matematik derslerine girmesi için görevlendirildiği, davanın ispat edilemediği, hükmün infazının da olanaklı olmadığı ddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, Üçeylül İlköğretim Okulunda görev yaptığı 08.10.1998 25.06.1999 ve 13.09.1999 16.06.2000 tarihleri arasındaki, ... İlköğretim Okulunda görev yaptığı 27.09.1999 13.06.2000 ve 10.10.2000 15.06.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin (gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmasına rağmen) sigorta prim kesintilerinin yapılmaması, davalıya bağlı ...İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü veya bir başka iş yerinden davacı adına yönetmelikte belirtilen ve hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir belgenin düzenlenerek Kuruma verilmemesi ve hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek nitelikte herhangi bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiş olması, davacının çalışmalarının kesintili olması ve davanın açılış tarihi hep birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, davacının ek ders ücretli öğretmen olarak çalıştığı resmi kayıtlara yansıyan ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen çalışma dönemleri yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği belirgin bulunduğundan ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; çalışma dönemlerindeki ders sayısının günlük çalışma sayısına bölünmesi sonucu eksik hizmet süresinin mütalaa edildiği bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı ile feri müdahil Kurumun istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalı Bakanlığın ...İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda 1999 2000, 2000 2001 ve 2001 2002 eğitim ve öğretim yıllarında sözleşmeli ve daha sonra da devlet memuru olarak aralıksız ve fasılasız öğretmenlik yaptığı, ancak SGK kayıtlarında1999 2000 ve 2000 2001 yılları arasında sözleşme karşılığı yaptığı öğretmenlik hizmetlerini görememesi üzerine 14.05.2019 tarihli dilekçeyle gerekli düzeltici işlemin yapılmasını talep ettiği. bu talebin "Bakanlık Uygulaması" gerekçesiyle ret edildiği. ret gerekçesine esas gerekçenin başta Anayasanın 60 ve 5510 sayılı yasanın 4.1/a amir hükümüne açıkça aykırı olması sebebiyle gerekli düzeltici işlemin tesisi hususunda dahili davalı SGK'dan talepte bulunulmasına rağmen herhangi bir düzeltici işlem yapılmadığı gibi herhangi bir cevap da verilmemesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, çalışma olgusu ile ilgili hiç bir tartışma olmadığı halde; klasik hizmet tespit davası gibi deliller topladıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi de davalı tarafların "hak düşürücü" iddiaları başta olmak üzere tüm iddialarını usul ve yasaya göre değerlendirdikten sonra Yargıtay 10 Hukuk Dairesinin içtihadını da açıkça belirtmek suretiyle davanın kabulü gerektiği hususunda görüş belirttiği, bunun üzerine davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin hak düşürücü süre yönünden reddine karar verdiği, Mülkiyet ve Adil Yargılanma Haklarını ihlal edildiği, davacının, baştan bu güne kadar aralıksız ve fasılasız olarak davalı Bakanlıkta öğretmen olarak çalıştığının sabit olduğu, davalı bakanlığın, hiç bir hukuki dayanağı olmayan kendinden menkul "Uygulama" gerekçesiyle Anayasa ve yasalarla teminat altına alınmış olan davacının Sosyal Güvenlik Hakkını ihlal ederek, dava konusu bir kısım çalışmasını dahili davalı kuruma bildirmediği ancak 2019 yılının ortalarında tespit edildiği, Kurumun hiç bir araştırma ve inceleme yapmayarak görev ihmal suçunu işlediği, buna rağmen İstinaf Mahkemesi,nin davalı kamu kurumlarının Anayasa ve yasaların amir hükümlerini hiçe sayan usul ve yasaya açıkça aykırı hukuk tanımaz uygulamaları esas alınarak ve hak düşürücü süre yönünden doğrudan doğruya davanın reddine karar verdiği, hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, davacının önce sözleşme, daha sonra da devlet memuriyeti kapsamındaki öğretmenlik görevi sona ermediğinden hak düşürücü süre işlemeyeceği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının 1999 2002 arasında davalı Bakanlık nezdinde öğretmen olarak çalıştığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

  1. 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Dava şartları şunlardır:

...b) Yargı yolunun caiz olması.."

  1. 6100 sayılı Kanunu'nun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115 inci maddesinin ilgili ilk iki fıkrası şöyledir:

"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."

  1. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106 ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 134 üncü maddesi şöyledir:

"Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi şöyledir:

"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.

"

  1. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir."

  1. Değerlendirme

  2. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.

  3. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4 üncü maddesi uyarınca 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde; iştirakçi iken anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Kanunun 4/1 c maddesi kapsamına alınanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup 5510 sayılı Kanunun 4/1 c maddesine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.

  4. Vekil öğretmenler kadrolu bir öğretmenin hamilelik ya da askerlik gibi geçici nedenlerle görev yapamadığı sürelerde öğretmen maaşının bir kısmı ödenmek ve Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmek suretiyle görevlendirilen geçici statüde öğretmenler iken, ücretli öğretmenler hizmet akdine dayalı olarak genelde ek ders ücreti karşılığında kısmi zamanlı (part time) olarak çalışan öğretmenlerdir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.05.2013 tarihli ve 2013/7220 Esas 2013/9151 Karar sayılı kararı).

  5. Davacı, 18.12.2002 tarihinden bu yana 5434 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1 c maddesi) kapsamında öğretmen olarak çalışmaktadır. Davacının, 20.02.2002 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi ve kendisine ödenen ek ders ücretlerinden yapılan prim tahakkuk ve ödemelerine istinaden 26.02.2002 15.06.2002 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1 a maddesi) kapsamında sigortalı kayıt ve tescili yapıldığı anlaşılmaktadır.

  6. Davacı, dava dilekçesinde ücretli öğretmen olarak 1999 2002 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının hizmet akdine tabi çalıştığı kabulü ile hüküm kurulmuştur. Ne var ki ek ders ücret bordrolarından davacıya yapılan ödemelerden 506 sayılı Kanun kapsamında prim tahakkuku yapılmadığı; ...Kaymakamlığı'nın 08.10.1999 ve 23.10.2000 tarihli "olur"larını içeren yazılarda davacının "boş geçen İngilizce derslerine girmesi" amacıyla çalıştırıldığı belirtildiği anlaşılmakta olup davacının davaya konu çalışmalarındaki statüsü belirlenememiştir. Bu nedenle davacının vekil öğretmen olarak çalışıp çalışmadığı davalı Bakanlık kayıtlarından da araştırılarak belirlenmeli; çalışmanın ücretli öğretmen statüsünde olmadığının anlaşılması halinde 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmayıp idari yargının görevli olacağı ve dava şartı olan yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekeceği nazara alınmalıdır.

  7. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvı.kararııdavamahkemeıııilkııcevapderecebozulmasınaıvistinafvtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim