Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11418
2023/11724
23 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2019/547 E., 2023/115 K.
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde ikinci kez davanın reddine karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine Mahkemece yeniden davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair üçüncü kez verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı işveren vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.1994 25.08.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkette SSK kayıtlarında gözüken dönem dışında herhangi bir çalışmasının olmadığını, davanın 506 sayılı Kanun'un 79/8 inci maddesine göre zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını ve hak düşürücü süreye uğradığını, davacının davalı şirketten fazla mesai ve diğer işçilik alacakları noktasında herhangibir alacağı olmadığını, zira davacının imzasını havi ibranameden görüleceği üzere davacıya işçilik alacak ve haklarının ödendiğini beyanla davanın zamanaşımı, husumet ve ibraname nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'un 79/8 inci maddesine göre davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın mahiyeti itibariyle kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle davanın her türlü kuşkudan uzak olarak kesin bir şekilde ispatlanmasını gerektiğini beyanla davanın reddi cihetinde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.10.2011 tarihli ve 2007/399 Esas, 2011/728 Karar sayılı kararı ile tespit ve işçilik alacaklarının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 21.02.2012 tarihli ve 2012/2090 Esas 2012/2139 Karar sayılı kararında; dosyanın hizmet tespiti yönünden tefrikine karar verilmesi gerektiği belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.10.2012 tarihli ve 2012/320 Esas, 2012/439 Karar sayılı kararı ile davacının davasını yasada öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
C.2 nci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.04.2013 tarihli ve 2013/1450 Esas 2013/7598 Karar sayılı kararında; somut olayda, davacının davalı işverene ait işyerine 01.10.1994, 15.05.1995, 10.06.1998, 14.06.1999 tarihlerinde işe girdiğine dair Kuruma işe giriş bildirgeleri verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet cetveline göre davalı işverene ait işyerinde 01.10.1994 15.12.1994, 15.05.1995 15.12.1995 tarihleri arasında, 10.06.1998 tarihinden itibaren 75 gün ve 14.06.1999 25.08.1999 tarihleri arasında çalışmasının göründüğü, bu durumda tespiti istenen dönemdeki çalışmanın kesintisiz olduğunun anlaşılması durumunda hak düşürücü süreden söz etmenin mümkün olmadığı, bu nedenle işin esasına girilerek davacının çalışmasının kesintisiz olup olmadığının tespiti gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret edilerek Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.11.2018 tarihli ve 2013/184 Esas, 2018/519 Karar sayılı kararı ile somut olayda yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından davacının davalı iş yerinde sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalıştığı yönünde Mahkemede her türlü şüpheden uzak tam bir kanaat oluşmaması nedeniyle davacının mevsimlik olarak çalışmış olduğu kabul edilerek, mevsimlik çalışmanın sona erdiği 1999 yılının sonundan itibaren işbu davanın açılmamış olduğu tespit edilerek davacının tespit talebinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.
E. 3 üncü Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 29.04.2018 tarihli ve 2019/1 Esas 2019/3190 Karar sayılı kararında, "Somut olayda, davalı işverence davacı adına düzenlenmiş 01.10.1994, 15.05.1995, 10.06.1998, 14.06.1999 tarihli işe giriş bildirgeleri Kuruma verilmiş olup, artık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilemez.
Yapılacak iş, işin esasına girilerek; davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra, davacının davalı işyerindeki çalışmalarının kesintisiz geçtiğinin anlaşılması halinde hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilemeyeceğini de göz önünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süreye uğramadığının kabulü için davacının davalı işyerinde kesintisiz çalıştığı iddiasının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması geretiği, dosya kapsamındaki birtakım tanıkların davacının sezonluk çalıştığını, bir takım tanıkların da kesintisiz olarak çalıştığını beyan ettiklerinin anlaşıldığı, tanık ...'nun beyanına göre davacının ateşçi olarak çalıştığını, bu çalışmanın yaz döneminde olduğunu, kışın ise davacının yükleme işinde çalıştığını beyan ettiği, tanık ...'ın beyanında davacının kendisiyle beraber tam ve kesintisiz olarak çalıştığını beyan ettiği, tanık ...'un davacı ile birlikte çalışmadığını beyan ettiği, şu hale göre dinlenen tarafsız tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde tam ve kesintisiz olarak çalıştığının kabulünün gerekeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne
1994 yılında 85 gün
1995 yılında 285 gün
1996 yılında 225 gün
1998 yılında 225 gün
1999 yılında 215 gün
Toplam 1035 gün davacı 5501199405235 sigorta sicil numaralı ...'in davalı yanında sürekli ve asgari ücret ile 1475 ve 506 sayılı Kanunlar gereğince çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı işveren vekili; davacının çalışmalarının bildirildiği kadar olduğunu, kararın eksik inceleme ile hatalı olarak verildiğini belirterek bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarının aksinin yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı işveren ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:56:30