Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11493
2023/11691
22 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2022/36 E., 2023/168 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin davalı işyerinde 16.06.2007 ve 01.12.2007 tarihleri arasında aralıksız sürekli çalıştığı halde, hizmetlerinin sigorta kurumuna her ay için 30 gün üzerinden bildirilmesi gerekirken 2007 yılının 6. ayında 5 gün, 7. ayında 5 gün, 8. ayında 1 gün, 9. ayında 5 gün, 10. ayında 5 gün, 11. ayında 5 gün, 12. ayında 1 gün olarak bildirildiğini, davalı hakkında ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde davacı adına açılan işçilik alacakları davasında sunulan bilirkişi raporuna göre de davacı çalışmalarının iddialar doğrultusunda tespit edildiğini, davanın kesinleştiğini, haksız olarak iş akdi feshedilen müvekkilin SSK'ya bildirilmeyen çalışmalarının tespit ve tescili için mahkemeye başvurmak zorunda kaldıklarını, açıklanan nedenlerle, yapılacak yargılama ile müvekkilin davalı iş yerinde belirtilen tarihler arasında aralıksız her ay 30 gün üzerinden hizmet akdi ile çalıştığının ve bu çalışmalarının sigortalı sayılması gerektiğinin tespit ve SGK tarafından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın haksız ve yersiz olduğunu, zamanaşımına uğradığını, müvekkil işyerinde çalışanların gerçek çalıştıkları gün miktarı kadar SGK'ya bildirildiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/504 E. 2012/245 K. sayılı dosyası ile verilen kararın taraflarından temyiz olunduğunu ve halen Yargıtay'da bulunup kesinleşmediğini, Yargıtaydan dönüşünün beklenmesini, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2012/632 E., 2019/248 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile
1 Davacının ... ünvanlı davalı işyerinde;
16.06.2007 30.06.2007 tarihleri arasında 1 gün, günlük 23,73 TL,
01.07.2007 31.07.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL,
01.08.2007 31.08.2007 tarihleri arasında 11 gün, günlük 23,73 TL,
01.09.2007 30.09.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL,
01.10.2007 31.10.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL,
01.11.2007 30.11.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL ücret ile Kuruma bildirilmeyen eksik çalışma gününün olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/1418 E., 2021/308 K., sayılı kararıyla; davalı tanıkları da dahil tanıkların çoğunun davacının haftada 2 3 gün çalıştığını beyan etmeleri, puantaj kayıtlarının imzasız olması, davalının kısmi çalışmayı puantaj kaydı ve usulüne uygun belgelerle ispatlayamaması nedeniyle mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/5618 E., 2021/14768 K. sayılı kararıyla; "Dosyanın tetkikinde, davacının talebi, davalıya ait işyerinde 16.06.2007 01.12.2007 tarihleri arasında geçen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece; “Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; Davacının ... ünvanlı davalı işyerinde;16.06.2007 30.06.2007 tarihleri arasında 1 gün, günlük 23,73 TL, 01.07.2007 31.07.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL, 01.08.2007 31.08.2007 tarihleri arasında 11 gün, günlük 23,73 TL, 01.09.2007 30.09.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL, 01.10.2007 31.10.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL, 01.11.2007 30.11.2007 tarihleri arasında 7 gün, günlük 23,73 TL ücret ile kuruma bildirilmeyen eksik çalışma gününün olduğunun tespitine” karar verilmek suretiyle, davacının prime esas kazanç yönünden herhangi bir talebi olmaksızın asgari ücretin de üzerinde ücret belirlemesi ile davacı yanın talebinin aşıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda anılan düzenlemelere aykırılık oluşturacak şekilde taleple bağlılık ilkesinin ihlali, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Eldeki davada, dinlenen bordro tanıklarının ifadesinde “haftanın 2 veya 3 günü geliyordu” şeklinde ki ifadeler ile yine “haftanın 6 günü geliyordu” şeklinde verilen ifadelerin bulunduğu ve bu ifadeler arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, hizmet tespiti talebi yönünden tanık anlatımlarındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesisi bozma nedenidir. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tanıkların çoğu davacının haftanın 6 günü çalıştığını beyan etmiştir. Dinlenen tanıkların bir kısmının da sigortası aylık 15 gün ve 5 gün üzerinden yatırılmış olmakla birlikte özellikle davacının tespitini talep ettiği dönemde çalışan ve aylık 30 tam gün üzerinden prim ödemesi yapılan tanık ... da bozmadan sonra alınan beyanında davacının haftanın 6 günü çalıştığını sadece perşembe günleri izin kullandığını beyan etmiş olup tanıkların bozmadan sonraki beyanları göz önünde tutularak; davanın kabulüne, davacının ... ünvanlı davalı işyerinde; 16.06.2007 30.06.2007 tarihleri arasında 10 gün, günlük 18,75 TL, 01.07.2007 01.12.2007 tarihleri arasında 129 gün, günlük 19,50 TL ücret ile Kuruma bildirilmeyen eksik çalışma gününün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kuruma verilen belgeler doğrultusunda işlem yapıldığından aksi ispatlansa dahi müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının müvekkili Kurum kapsamında ne kadar süreyle çalışmış olduğunun Kurum kayıtları ile sabit olduğunu, Kurum kayıtlarının karine olması sebebiyle de davacının bu çalışma iddiasının da yazılı delilllerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek kanıtlanamayan davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili; bozma gereği yerine getirilemeden bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinin bozma nedeni olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
-
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
-
Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
5)Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı).
6)Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
7)Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
- Değerlendirme
1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve ilk kararı temyiz eden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilmediği anlaşılmaktadır.
2 Mahkemenin prime esas kazancın asgari ücret olarak belirlemesi yerinde olmakla birlikte, mahkemece verilen ilk kararda, davacının 16.06.2007 30.11.2007 döneminde toplam 40 günlük eksik bildiriminin bulunduğuna dair hüküm kurulduğu ve bu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, temyiz konusu kararda ise davacının 16.06.2007 30.06.2007 tarihleri arasında 10 gün, 01.07.2007 01.12.2007 tarihleri arasında 129 gün toplam 139 gün daha hizmet tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ilk kararı temyiz eden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak aşılarak toplamda 139 gün hizmet tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3 Ayrıca dava tarihinin 18.09.2012 olması karşısında Kurumun davalı olması gerekirken bozma sonrası fer'i müdahil olarak gösterilmesi hatalı olmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:58:25