Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10610

Karar No

2023/11687

Karar Tarihi

22 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/223 E., 2023/451 K.

HÜKÜM/KARAR: Husumetten reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazası olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; alt yüklenici ve davalı ...'nin, dava dışı ... Alüminyum A.Ş. firması için yapılacak olan boya tesisi platformu yapımı için davacı şirket ile 13.12.2012 tarihli bir sözleşme akdettiğini, 18.01.2013 tarihinde gece vardiyasının başında işçilerini kontrol edeceğini söyleyerek iş sözleşmesine aykırı olarak boyanacak yüzeylerin temizliğini yapmaya başladığını, sözleşme uyarınca kendisinin yapmaması gerektiği temizlik işlerini sürdürürken 2 nci katta bulunan ve üzeri plywood ile kapatılan açıklığı temizlemek için plywood'u bizzat kendisi kaldırdığını ancak yerine koymayı unuttuğundan söz konusu açıklıktan 1 inci katta bulunan silindir makinesinin üzerine düştüğünü, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılan hususlara göre kazaya uğramadığını, davacı şirketin, ...'nin ne işvereni olduğunu, ne de ... kaza geçirdiği gün şirket tarafından yürütülmekte olan bir iş dolayısıyla olay yerinde bulunmadığından, olay yerine ...'ın talimatlarıyla değil kendi iradesi ile gittiğinden davalının yaptığı kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bakımından dava şartı olan pasif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davaya konu olan müvekkilinin geçirdiği bu kazanın 5510 sayılı Kanun uyarınca iş kazası olduğunu beyanla davaya konu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı Kurum vekili; cevap dilekçesi vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2016/701 Esas, 2020/1054 Karar sayılı kararıyla; davanın 5510 sayılı Kanun kapsamında, davalı işçinin davacı işverenliğe ait işyerinde çalışırken zararlandırıcı olaya maruz kaldığını, taraflar arasında imzalanmış eser sözleşmesinin mevcut olduğunu, davalı işçinin hizmet akti ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan Bağ Kur sigortalı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde bu hususun iş kazası olarak belirtildiğini, tüm yasal düzenlemeler karşısında dinlenen tanık beyanlarından dava konusu işin kapsam ve niteliğinden davalı ile işveren arasında işverenin her an denetim ve buyruğuna uyma dışında çalışma olanağı bulunmadığını, ancak 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde ki "sigortalı kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle" hükmü uyarınca, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi uyarınca iş kazası olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, açılan iş kazası olmadığının tespiti davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2021/937 E., 2022/2095 K., sayılı kararıyla; davalı ...'nin 13.12.2012 tarihli sözleşmeyle ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den ... Alüminyum A.Ş. fabrikası için yapılan boya tesisi platformunun boya işlerini aldığını, boya ve tiner gibi ana malzemelerin davacı şirket tarafından verileceğini, ...'nin boya işçiliğini, kaynak temizliği yapacağını, boya işçiliği yapacağı yerdeki makinelerin kablo tavalarının, boru hatlarının izole işini yapacağının düzenlendiğini, davalının platform üzerinde bulunan tahtaların arasından platformun 2 nci katına düşerek yaralandığını, Kurum denetim raporunda kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, davalının işverenin denetimi altında çalıştığını, işin işverenin gösterdiği yerde ve zamanda işveren tarafından verilen teknik destekle, işverenin gözetimi altında yapıldığını, hizmet akdinin unsurlarının oluştuğunu belirtmiş ve bu gerekçelerle mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/694 E., 2023/1773 K. sayılı kararıyla; " dosya içeriğine göre davacı şirket ... İnş. San. ve Tic. A.Ş ile esnaf ve vergi kaydı bulunan davalı ... arasında 03.12.2012 tarihli sözleşme ile "dava dışı ... Alüminyum A.Ş'ye ait fabrikadaki boyama hattı platformunun metal boyasının yapma işini" aldığı, davalı ...'nin bu kapsamda kendi nam ve hesabına bu işi yaparken, davacı şirketin kurduğu platformdan düşerek yaralandığı ve davalı Kurum müfettişi tarafından 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendine göre "sigortalı kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle" iş kazası olduğunun tespiti yapıldığı, davacı işverenin bu kapsamda yapılan tespite karşı dava açtığı, iş kazası tespitinin iş ilişkisi üzerine kurulmadığı, davacının işveren sıfatının bulunmadığı, ancak kendi nam ve hesabına çalışma sırasında 3 üncü kişi sıfatıyla sorumluluğu söz konusu olduğu ve buna ilişkin itiraz ettiği, bu sorumluluğun ise açılacak tazminat ve rücu davasında değerlendirilmesi gerektiği, bu yönüyle açılan davada hukuki yararın bulunmadığı, davanın bu nedenle reddi gerekirken aradaki ilişkinin hizmet ilişkisi kabul edilerek yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalıdır. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen olayın iş kazası olduğunun tespiti yapıldığını, davacı işverenin bu kapsamda yapılan tespite karşı dava açtığını, ancak meydana gelen olay nedeniyle taraflar arasındaki sorumluluğun iş kazası tespiti ilişkisi üzerine kurulmadığını, kendi nam ve hesabına çalışma sırasında 3 üncü kişi sıfatıyla sorumluluğu söz konusu olduğunu, itirazın bu hususta bulunduğunu ancak bu durumun tespit davasına konu edilemeyeceğini, sorumlulukta tazminat ve rücu davalarında değerlendirme yapılacağının Yargıtay kararında da değerlendirilmekle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; dava açmakta hukuki yaranının bulunduğunu, kendisine iş kazası olmadığının tespiti davası açması için tazminat davasında süre verildiğini, taraflar arasında mevcut olmayan iş akdi sebebiyle açılacak diğer davalarda teşkil edebilecek dolayısıyla adil yargılanma hakkını açıkça zedeleyeceğini, adil yargılanma hakkının zedelendiğini belirterek “iş kazası olmadığının tespiti” açısından karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.

  3. Değerlendirme

1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

2 Eldeki davada ise İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu ve bozma gerekçesinin mahkemenin kararında gerekçe yapıldığı ancak buna aykırı olacak şekilde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken husumetten reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

  2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmının 3 üncü sayfasının son paragrafında bulunan "davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine" cümlesinin çıkartılmasına yerine "davanın hukuki yarar yokluğundan reddine" cümlesinin yazılmasına,

Yine; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “Davacının davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine,” cümlesinin silinerek yerine "Davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarardüzeltilerekistinafyargılamatemyizkararıhusumettenmahkemesionanmasınareddinederecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:58:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim