Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9361

Karar No

2023/11616

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/667 E., 2022/2429 K.

KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/273 E., 2021/1038 K.

Taraflar arasındaki davalı Kurumca yapılan teşvik iptali ile yersiz ödeme nedeniyle oluşturulan borcun ve belge istemine ilişkin Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun dava konusu iki adet işlemi için de süresinde dava açıldığını, müvekkili şirkette gelen/giden evrakları, tebligatları teslim almaya yetkili sigortalı çalışanları ...'ın 22.08.2016 tarihinden beri çalıştığını, müvekkili şirkete davalı Kurum tarafından gönderilen davanın konusu olmayan fakat dava konusu hukuka aykırı Kurum işlemlerinin sebebi olan ... barkod nolu ve 07.03.2017 tebliğ tarihli tebligatı da müvekkili şirket çalışanı ...'ın teslim aldığını, fakat ... çalışanı dağıtıcı tarafından bu tebligatı teslim alan ... olarak yazılması gerekirken sehven ... olarak yazıldığını, müvekkili işyerinde kayıt dışı çalışan/sigortasız çalışan bulunmadığını, yukarıda izah ettikleri gibi bu durumun posta dağıtım görevlisi tarafından müvekkili şirket çalışanlarının isminin tebliğ evrakına yanlış yazılmasından kaynaklandığını, ... isimli bir çalışanları olmamakla birlikte böyle bir kişiyi de tanımadıklarını, böyle bir kişinin var olup olmadığını dahi bilmediklerini, açıklanan nedenlerle dava konusu iki adet davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkili şirket tarafından yapılan itirazların reddine dair işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin mümkün olmadığını, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Dosyada yaptırılan imza incelemesi sonucu sunulan 19.09.2018 tarihli bilirkişi raporu, duruşmada dinlenen tanık beyanları, işyerine ait kayıtlar ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu prim teşvikinden yararlanma işleminin iptali ile kayıt dışı çalıştırma nedeniyle uygulanan idari para cezası işleminin dayanağını oluşturan ... isimli bir çalışanın davacı işyerinde kayıt dışı çalıştırıldığına dair davalı Kurum iddiasının kanıtlanamadığı, esasen ... isminde davacı işyerinde kayıt dışı çalışan bir kişinin bulunmadığı, bu itibarla da davalı kurumun davaya konu işlemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, müzekkere cevabı ve ekinde gönderilen tebliğ evrakı incelendiğinde, komisyon kararının davacı şirkete 12.10.2017 tarihinde tebliğ olunduğu, davanın ise 20.11.2017 tarihinde açıldığı görülmüştür.

Davanın 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde belirtilen yasal bir aylık süre dolduktan sonra açılması ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı dikkate alınarak süresinde açılmayan davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 86/6 ncı maddesinde; “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Somut olayda, 28.09.2017 tarihli Komisyon kararının idari para cezasına ilişkin olduğu, davacının prim borcu ile ilgili olarak alınmış bir komisyon kararının bulunmadığı, ayrıca davacıya yazılan 21.07.2017 tarihli yazı ile prim belgelerinin verilmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak yukarıda yer alan 86. madde kapsamında yapılmış bir tahakkuk işleminin bulunmadığı ve söz konusu hükümde belirlenen prosedürün tamamlanmadığı, teşvik iptaline ilişkin 22.07.2017 tarihli işlem için 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi kapsamında uyulması gereken bir prosedür bulunmadığı anlaşıldığından davanın esasına yönelik inceleme yapılması gerekmektedir.

Bu kapsamda, davalı Kurum tarafından gönderilen tebligatın iş yerinde çalışan ... imzasına tebliğ edildiği belirtilmiş ise de daha sonra ... ile yapılan yazışmalar neticesinde tebligatın teslim edildiği kişinin ... olduğunun bildirildiği, iş yerinde çalışan ... adında bir sigortalının bulunduğu, bordro tanıklarının da iş yerinde ... adında çalışan bir kişinin bulunmadığını, bu kişinin ... olduğunu belirttikleri, yapılan imza incelemesi ile de tebligat üzerindeki imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun belirlendiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.2 bendi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek, davalı Kurumun 22.07.2017 tarih ve 97847684/211 0033365/9229190 sayılı 6661 sayılı teşvik iptali konulu işlemi ile 21.07.2017 tarih ve 97847684/211 0033365/9.163.206 sayılı prim belgeleri konulu işleminin iptaline dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyizinde müvekkili kurumca davacı hakkında yapılan işlemlerin yasalara uygun ve yerinde olduğunu esasen talebinin reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un geçici 71 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinden yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile davalı Kurumca desteğin iptali ile yersiz faydalandırılma nedeniyle tahakkuk ettirilen borcun iptali ve kurum işleminin iptali isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 71 inci maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:00:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim