Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10514
2023/11554
21 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/898 E., 2022/2517 K.
KARAR: Davacı ... Davalılar Vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/356 E., 2022/115 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın süresi içerisinde davacı ... davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalılar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz harcının süresinde yatırılmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş, davalı ...Ş. vekili tarafından iş bu ek karar süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; (hakkında tefrik kararı verilen) ... ve ... ile beraber müvekkili ...'in 19.04.2014 günü saat 18:00 sularında işveren ... İnşaat & ... İnşaat Adi Ortaklığının Yukarı Beylerbeyi Mahallesinde yapımı süren ... Arena Stadyum inşaatında kalıp ustası olarak çalıştıklarını, davacıların inşaatın yatakhane bölümünde bulunan prefabrik evde istirahat ederken, yatakhane kalorifer kazanının patlayıp davacıların kaldığı evin üzerine düşmesi neticesinde müvekkillerinin yaralandıklarını hastaneye sevk edilerek tedaviye alındıklarını, müvekkillerin bu iş kazası nedeniyle vücutlarında ciddi yanıklar olduğunu, bedensel güçlerini geri kazanamadıklarını, vücutlarında kalıcı iz olduğunu, işverenle yapmış oldukları, anlaşmaya göre 8 saatlik çalışma karşılığı 75,00 TL'şer ücret aldıklarını, günde 8 saatlik çalışmadan sonra da bazen 4 bazen 6 saatlik fazla çalışma yaptıklarını, SGK kayıtlarında davacıların asgari ücretle çalıştıklarının gösterilmekle beraber, işçi puantaj defterinde ücretlerinin 3.000,00 TL'nin üzerinde olduğunun belirtildiğini, bu nedenlerle her bir müvekkili için 500,00 TL'şer maddi tazminat ile 50.000,00 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
- Müvekkilinin maddi tazminat istemini 10.02.2022 tarihli dilekçesiyle 572.367,16 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ve ... İnşaat Adi Ortaklığı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacıların geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle oluşan herhangi bir sürekli iş göremezlik oranının olmadığını, işverenini kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun bir illiyet bağının olmadığını, müvekkil şirketin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacılara tüm eğitimlerin verildiğini, şantiyenin aylık olarak denetlendiğini, davacının ücret bordrolarında görüleceği üzere asgari ücretle çalıştığını, her gün 4 veya 6 saat fazla çalışmanın yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacıların İşveren Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında müvekkili şirket aleyhine dava açılmalarının haksız olduğunu, İşveren Mali Mesuliyet Poliçesinin ihtiyari nitelikte bir poliçe olup, sigortalı ile sigorta şirketi arasında geçerli olan bir sözleşme olduğunu, 3 üncü kişiler tarafından ihtiyari olan ve sadece tarafları bağlayan bu poliçe ile ilgili olarak sözleşme tarafı olmayan davacıların müvekkil şirkete husumet yönetmelerinin mümkün olmadığını, SGK Başkanlığı'nın sağladığı yardım ve ödemelerin gözetilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 572.367,16 TL maddi tazminatın kabulü ile 19.04.2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 50.000,00 TL talep ettiği manevi tazminat talebinin 40.000,00 TL’sinin kabulü ile 19.04.2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnş ve Tic A.Ş. ile davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; karar tarihinde yürürlükte olan asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici ve sürekli iş göremezlik oranlarının daha yüksek olduğunu, manevi tazminatın tam kabulü gerektiğini, davalı ... şirketinin manevi tazminat yönünden sorumlu olduğunu, Mahkemece davalı ... lehine tutarın tamamı üzerinden avukatlık ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden hem davalı işveren şirketlere hem de davalı ... şirketine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin de hatalı olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesi ile mali mesuliyet sigortası ihtiyari bir poliçe olduğundan davanın husumet nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, SGK Hizmet Dökümüne göre asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının kalıpçı ustası olmadığını, emsal ücretin hatalı belirlendiğini, faizin rizikonun müvekkiline ihbarı tarihinden itibaren işletilebileceğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalılar ... İnş. ve ... İnş. vekili istinaf dilekçesi ile davacının kalıpçı ustası olduğunu ispat edemediğinden asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, hatalı emsal ücret tespiti ile belirlenen maddi tazminatın usul ve yasaya aykırı olduğunu, SGK inceleme raporunda da davacının asgari ücret ile çalışan düz işçi olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacının yevmiye usulü ile ve bir ayın her günü çalıştığını da ispat edemediğini, davacının süresinde itiraz etmediği 09.11.2021 tarihli rapor yönünden müvekkilleri lehine doğmuş usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde 09.02.2022 tarihli hesap raporuna itibarla karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin kazada hiçbir şekilde kusurları ve sorumluluklarının bulunmadığını, davacının maluliyeti ile müvekkilleri arasındaki illiyet bağının belirlenmesi gerektiğini, davacının, sağlık kurumlarının direktiflerini uygulayıp uygulamadığının bu yaralara etkisinin belirlenmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin de manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, sigorta poliçelerinde "Manevi Tazminat Klozu" bulunduğunu, 09.03.2021 tarihli celse için HMK'nın 150 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini, PMF tablosunun kullanılmamış olmasına, faizin başlangıç tarihi ve oranları ile hükmedilen yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine de itiraz ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; sair istinaf itirazlarının kararda gösterilen şekilde reddi ile "Dava dilekçesinde, davacının kalıpçı ustası olduğu ileri sürülmüş olup davalılar ... ve ... inşaat vekilinin 27.08.2015 tarihli cevap dilekçesinde de davacının kalıpçı olduğu kabul edilmiştir. Ancak davacı günlük 75 TL yevmiye ile çalıştığını ispatlayamadığından 28.04.2021 tarihli ikinci ek bilirkişi raporundaki TÜİK verilerine göre yapılan hesaplamaya itibarla 331.579,43 TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Davacı vekilince 11.11.2021 tarihli duruşmada yasal itiraz süresi içerisinde 2022 yılı değerleri üzerinden hesaplama yapılması talep edildiğinden, bilahare de 27.01.2022 tarihli dilekçe ile bakiye hayatın TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi, günlük kazancın net 75 TL üzerinden ve 2022 asgari ücret verilerine göre hesap yapılması istenildiğinden davalılar ... ve ... inşaat lehine usulü kazanılmış hak oluşmamıştır. Bu nedenle, 2 nci ek raporun dikkate alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Manevi tazminat yönünden ise davacı düşük belirlendiğini, her 3 davalı ise fahiş belirlendiğini iddia etmektedir. Tarafların kusur durumları, kaza tarihi, maluliyet oranı, somut olayın özellikleri ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirlenen 40.000,00 TL manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, bununla birlikte poliçede manevi tazminat closu bulunduğundan hüküm altına alınan manevi tazminat miktarından davalı ... şirketinin de poliçe limiti ile sınırlı olarak müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece, sigorta şirketi de maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulur iken kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Oysa sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü dava tarihinden itibaren faiz sorumluluğu başlamaktadır. Bu yönüyle davalı ... şirketinin istinaf itirazı yerindedir. Davalı ... ve ... inşaat yönünden ise uygulanan faiz oranları ve başlangıç tarihi bakımından usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Yine, yüksek yargı kararları gereği, PMF yaşam tablosunun dikkate alınmaması, TRH 2010 işaretli yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi de yerindedir." gerekçeleriyle "1 Davacı ... davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1 b 2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2 Davanın kısmen kabulüne 331.579,43 TL maddi tazminat alacağının 19.04.2014 iş kazası tarihinden (davalı ...Ş. yönünden 24.07.2015 dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine, 40.000,00 TL manevi tazminat alacağının 19.04.2014 iş kazası tarihinden (davalı ...Ş yönünden 24.07.2015 dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz harcının süresinde yatırılmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş, davalı ...Ş. vekili tarafından iş bu ek karar süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ...Ş. vekili ek kararı temyiz dilekçesinde özetle; harcın dosyaya yatırılması gerektiğinin yazıldığı muhtıra usulüne uygun olmadığı gibi müvekkil şirket tarafından da muhtırada belirtilen nispi harcın 18.07.2023 tarihinde yatırılmış olması nedeniyle temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek kararın bozulmasını talep etmiştir
-
Davalı ...Ş. vekili asıl kararı temyizinde ise davacının doğrudan müvekkili sigortaya dava hakkı olmadığını, poliçe teminat miktarının kararda açıkça yazılmamasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin 76015819 poliçe numaralı İşveren Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamındaki sorumluluğu şahıs başı teminat limiti olarak 200.000,00 TL ile sınırlı olup, buna ek olarak, 66672021 poliçe numaralı işveren mali sorumluluk poliçesi kapsamındaki sorumluluğu şahıs başı teminat limiti olarak 150.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bundan anlaşılması gereken, her iki poliçe kapsamında mağdur için ödenebilecek tutarlar şahıs başı teminat limitleri dahilinde olup işbu limitleri aşmasının hukuken mümkün olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin her iki poliçe kapsamında şahıs başı teminat limitleri kapsamında sorumlu olduğu maksimum tutar'ın 350.000,00 TL olduğunun gözetilmediğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sigorta teminatıyla sorumlu tutulmasına hükmedilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan hesap seçeneğinin hatalı olduğunu, usta ücretinin esas alınması gerektiğini, 75 TL ücret iddiasının, Kayseri İnşaat İşçileri Derneğinden gelen günlük 80 TL düzeyindeki ücret ile doğrulandığını, müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini müvekkilinin 2 yıl bakıma muhtaç durumda kaldığını, Bölge Adliye Mahkemesi kaldır kararından sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerinin hesap raporunda dikkate alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... İnşaat ve ... İnşaat Şirketleri ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının usta olduğunu ispat edemediğini ve "kalıp işçisi" olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesinin, davacının kalıp işçiliğinde asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalışmasını gerektirecek kıdemi ve tecrübesi olmadığını dikkate almaksızın asgari ücretin 1,4697 katı ücretle çalıştığını kabul etmesinin hatalı olduğunu, davacı vekilinin 09.11.2021 tarihli bilirkişi hesap raporu kendisine HMK 281 inci madde ihtarıyla tebliğ edilmesine karşın davacının bu rapora 2 haftalık kesin sürede itiraz etmediğini ve 09.11.20211 tarihli rapor yönünden müvekkilleri lehine usuli kazanılmış hak doğduğu halde hesap bilirkişisinin yetki ve görevini aşarak 09.02.2022 tarihinde yürürlüğe giren asgari ücretleri esas alarak hesap raporu düzenlemesinin, mahkemenin de bu rapora mesnetle karar vermesinin ve Bölge Adliye Mahkemesince de bu duruma dair itirazlarını karşılar gerekçe oluşturmadan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, ÇSGB Müfettiş tespitlerine göre işyerinin güvenli olduğu, aynı zamanda risk analizi yapılmış olduğunu, kalorifer ateşleyicisinin işinin başında olduğunun sabit olduğunu müvekkillerle kaza arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, olayda kaçınılmazlığın söz konusu olduğunu ve bu durumun dikkate alınmaması, müvekkillerin mevzuata aykırılığı olmaması sebebiyle bilim ve teknik açıdan bir değerlendirme yapılırsa bu sefer de kusurdan hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmayıp müvekkiller %100 kusurlu kabul edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bozulmasını ve davanın reddini talep ettiğini, sürekli iş göremezlik oranının tespitinde davacının tedaviye dair gerekleri yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, sigorta poliçe limitinin kararda belirtilmemesinin hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosu kullanılmaksızın hesap yapılmasının, faizin başlangıç tarihi ve oranları ile hükmedilen yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...Ş. hakkında verilen ek kararın yerinde olup olmadığı ile iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, "dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri ile sigorta şirketinin sorumluluğu açısından aynı Kanun'un 130 uncu maddesi, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, " İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.
- Değerlendirme
A) Davalı ...Ş. vekilinin 22.06.2023 tarihli temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek karara temyiz başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalı ...Ş. vekiline temyiz başvurusu kapsamında yatırması gereken harcı içeren usulüne uygun düzenlenmiş muhtıranın 04.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, anılan muhtırada 1 haftalık kesin sürenin açıkça belirtildiği ve iş bu süre geçtikten sonra harcın yatırılmış olduğu anlaşılmakla, anılan davalı hakkında Bölge Adliye Mahkemesin HMK 344 üncü maddesi kapsamında temyiz isteminden başvurmuş sayılmasına dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
B) Davacı ... Davalılardan ... İnşaat Taah Müş. ve Müh. San. ve Tic. Ltd Şti ve ... İnşaat ve Ticaret Ltd Şti vekillerinin temyiz başvurusunun değerlendirilmesinde;
-
Davalı tarafın kusura yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; iş kazasının gerçekleşme şekli dikkate alındığında, davacı sigortalıya kusur atfedilmemesine dair tespitin yerinde olup müteselsil sorumluluk ilkeleri kapsamında davalıların sorumlu tutulduğu %100 kusur oranı içerisinde, dava harici kişiler ile olay günü kalorifer kazanını yakan kişi kusurunun tespitinin, davalılar ile dava harici kişiler arasında ileride açılması imkanı bulunan rücu dava dosyasında tartışılarak hükme bağlanmasının mümkün olması karşısında bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
-
Davacı ... davalı tarafların maddi tazminat hesabına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarihli ve 2018/10(21) 94 E. 2021/111 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi " Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, ... 2001, Cilt:3, s. 2753)"
3.6100 sayılı HMK'nun 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 03.11.2016 6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03.11.2016 6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı Kanun'un 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilirler.(Ek cümle:22.07.2020 7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde Mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
-
Bilindiği üzere HMK'nun 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan "Usul Ekonomisi İlkesine" göre de Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
-
Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
6.Gerçek ücretin ise; öncelikle sendikalı işçiler için toplu iş sözleşmesine, sendikasız işçiler yönünde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
-
Somut olayda davacının yaptığı işin niteliği ortaya konulup usta niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi açısından ceza dava dosyasındaki tespitlerin de delil niteliğinde olduğu gözetilerek iş bu dava dosyası örneği de dosya içeriğine dahil edilip var ise sigortalının kendi beyanlarında geçen ücrete dair kabulünün aşılamayacağını da gözeterek, yaptığı işe uygun ücretin tespiti açısından, dava dosyasında olduğu gibi TÜİK emsal ücretleri ile beraber, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının rayiç ücretleri ve işin yapılmakta olduğu yerdeki meslek odalarından yapılan işe uygun kaza tarihi ile bilinen dönem içerisindeki ücretlerin tespit edilip bütün bu ücretler birlikte değerlendirilerek ücret tespiti yoluna gidilmesi gerekirken yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
-
Öte yandan davacı vekiline 09.11.2021 tarihli hesap rapor tebliğ edilmesine karşın süresi içerisinde rapora itiraz ettiğini gösterir bir kaydın dosya içerisinde tespit edilemediği, davalı vekilinin ise süresi içerisinde itirazda bulunduğu anlaşılmakla 09.02.2022 tarihli ek raporda bakiye ömür tablosuna yönelik hata giderilmekle beraber, davacı tarafın süresinde itirazının olmamasına rağmen işlemiş devrenin 09.11.2021 tarihli raporda esas alınan 31.12.2021 tarihinden 31.12.2022 tarihine çekilmesi de hatalı olmuştur.
-
O halde Mahkemece maddi tazminatın tespiti noktasında yapılacak iş; sigortalının olay tarihinde yaptığı iş belirlenip, yaptığı işte usta nitelikte bir işçi olup olmadığı belirlenerek, TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile iş kazasının gerçekleştiği yerdeki meslek odalarından araştırma yapılarak tespit edilecek ücret ile davacı taraf iddiaları aşılmadan tespit edilecek ücreti ile TRH 2010 (Erkek) bakiye ömür tablosuna göre tespit olunan bakiye ömrün 09.11.2021 tarihli hesap raporuna uygulamak, (31.12.2021 tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücretleri rapora yansıtmamaya riayet etmek) taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeterek maddi tazminat alacağını belirlemekten ibarettir.
-
O halde, davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınıp, sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin bozma sebeplerine göre tüm temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği karar bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- a) Davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz olan Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA,
b) Aşağıda dökümü yapılan (maktu) temyiz harcının davalı ...Ş. tarafından yatırılan temyiz harcından mahsubu ile fazla tahsil edilen harcın istek halinde iadesine,
- a) Davacı vekilinin tüm, davalılardan ... İnşaat Taah.Müş. ve Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin ise sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
b) Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ile davalılardan ... İnşaat Taah Müş. ve Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'ne iadesine,
- Dosyanın esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:00:16