Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12299

Karar No

2023/11425

Karar Tarihi

20 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/421 E., 2023/114 K.

KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti ve aksine Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08.12.1995 tarihinden beri çiftçilik yaptığı, bu hususun aynı tarihli müstahsil makbuzu ile sabit olduğu, müstahsil makbuzunun davacının 08.12.1995 talihinde 9.370 Kg. pamuğu... Çırçır ve Press San. Ltd. Şirketine sattığı, bu satıştan dolayı kendisinden 3.466,900 Lira Bağ Kur kesintisi yapıldığını teyit ettiği, bu nedenle davacının 08.12.1995 tarihinden itibaren Bağ Kur Tarım Sigortalısı olarak tescil edilmesi gerektiği, bu talep kabul edilmediği takdirde tescil işleminin bizzat davalı Kurum memurunun kontrol ve tespiti üzerine davalı Kurumca yapıldığı tarih olan 01.06.1997 tarihinden başlatılmasını talep ettikleri, davacının ...’ın Kayapınar İlçesine bağlı Gözalan Köyünde ikamet ettiği, kendisine ait arazilerde çiftçilik yaptığı, davacının 19.12.1995 tarihli ... Ticaret Borsası kaydının da mevcut olduğu, davacının hem ... Ziraat Odasında hem de ... Ziraat Odasında çiftçi olarak kayıtlı olduğu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi Belgesi’nin de mevcut olduğu, davacının 01.06.1997 tarihinde bizzat davalı Kurum tarafından 7951304645 Bağ Kur sicil numarası ile tescil edildiği, 25.08.2015 tarihinde ... üye numarası ile ... Ziraat Odasına üyelik kaydının bulunduğu, davalı idare denetmenleri tarafından 22.07.2015 tarihinde ... Ziraat Odası Başkanlığında yapılan denetimlerde oda yönetimi tarafından tutulan defter ve belgelerdeki kayıtların eksik olduğu, bu defter ve kayıtların mevzuata uygun tutulmamış oldukları, bu nedenle ziraat odasındaki üyeliğinin başlangıç ve terk tarihinin tespit edilemediği gerekçesiyle davacının Bağ Kur kaydının iptal edildiği, ... Ziraat Odası Başkanlığının kayıt ve belgelerinin düzenli tutulmamış olmasının ku... ve sorumluluğunun Oda Başkanlığına ait olduğu iddiasıyla davacının 08.12.1995 tarihinden itibaren veya 01.06.1997 tarihinden itibaren kesintisiz bir şekilde Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ziraat odasındaki çiftçi listesine istinaden 01.06.1997 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalısı olarak re'sen tescil edildiği, davacı sigortalının 2015 Mayıs ayında ... Ziraat Odasından tanzim ettirdiği belgede kayıt tarihinin 27.08.2007 olarak çelişkili belirtilmesinden dolayı Kurum tarafından doğru kaydın tespiti için inceleme başlatıldığı, ... Ziraat Odası Başkanlığı mahallinde Kurumun Sosyal Güvenlik Denetmenliğince yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 29.07.2015 tarih, VÇ 049 sayılı denetmen raporunda davacının oda kaydına ilişkin üyelik dosyasının bulunmaması, oda üyeliğinin başlamasına ve sona ermesine ilişkin yönelim kurulu kararının bulunmaması, oda yönetimince tutulan köy bazlı üye kayıt defterinin noter tasdikinin bulunmaması ve söz konusu defterde yer alan kayıtlarda üyelik başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirtilmemesi yine söz konusu kayıt defterinde yer yer boş sayfa ve satırların bulunması ve kayıtların müteselsil sıra ile takip etmemesi gibi hususlar nedeniyle söz konusu oda yönetimince tutulan kayıt ve belgelerin davacı ...'nun ... ... Ziraat Odasındaki üyelik başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespitini mümkün kılmadığının ifade edildiği, yine raporun sonuç ve kanı kısmında ... Ziraat Odası Başkanlığı tarafından tutulan defter ve belgelerin yasal mevzuata uygun tutulmaması nedeni ile davacının söz konusu odadaki üyelik başlangıç tarihinin ve üyelik terk tarihinin tespitinin yapılamadığının ifade edildiği, ... Ziraat Odası kayıtlarında yapılan incelemeler sonucunda defter ve belgelerin mevzuata uygun tutulmamasından dolayı davacının üyelik kayıt vc terk tarihlerinin tespit edilememesi nedeniyle davacının sigortalılık süresinin iptal edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından 01.06.2016 tarihli ve 2015/1267 Esas, 2016/863 Karar sayılı kararla davacının 25.08.1995 tarihinde ... Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, tarım arazilerinin mevcut olduğu, bir dönem pamuk, bir dönem makarnalık buğday üreticiliği yaptığı, ... Ziraat odasının 663 sicil nolu üyesi olduğu, ÇKS sistemine kayıtlı olduğu, doğrudan gelir desteği ödemelerine müstahak olduğu, ayrıca Kurum tarafından 01.06.1997 tarihinden itibaren Tarım Bağ Kur'lu olarak sigortasının yapıldığı, dosyadaki delillerin bu hususu kanıtladığı, yapılan soruşturma neticesinde üye kayıt defterinin noter tasdikli olmaması ve üye süre numaralarının ardışık olup olmaması sorunun davacıdan kaynaklı olmadığı ve neticeten 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli dosyadaki bilgilere uygun mahkemede kanaat oluşması ve hüküm kurulması için yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Bağ Kur hizmetinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, davacının 01.06.1997 tarihinden itibaren tarım Bağ Kur sigortalı statüsünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV.İLK BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/1267 Esas, 2016/863 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizce 31.04.2018 tarihli ve 2016/13148 Esas, 2018/5343 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...Somut olayımızda, davacının 01.06.1997 Tarım Bağ Kur tescilinin Kurumca neye isnaden yapıldığı araştırılıp tescilin varlığı halinde sigortalılık süresi belirlenerek yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, dava konusu dönem yönünden davacının 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."

B. İlk Derece Mahkemesince İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi tarafından 28.11.2019 tarihli ve 2018/432 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararla davacının 01.06.1997 tarihinde 7951 3046 45 Bağ Kur numarası ile tescil edildiği, kayıtta "... Ziraat Odası Üye No:..." ibaresinin yazılı olduğu, ibraz edilen müstahsil makbuzlarına göre davacının 08.12.1995, 07.10.1997 ve 29.12.1997 tarihlerinde ürün satışı yaptığının belirtildiği, davacının çiftçi kayıt sistemine 30.12.2014 tarihinde kayıt olduğu, davacının 01.06.1997 tarihinde yapılan Tarım Bağ Kur sigortası tescilinin Kurumca iptaline karar verildiği, davacının da bu Kurum işleminin iptali ile davacının 01.06.1997 tarihinden itibaren tarım Bağ Kur sigortalılığının iptalini talep ettiği, ... Ziraat Odası kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının oda üyeliğine ait şahsi dosyasının olmadığı, üye kayıt defterinde noter tasdikinin olmadığı, üye kayıt tarihinin defterde bulunmadığı, bilgisayar kayıtlarında davacının üyelik tarihinin 27.08.2007 olarak belirtildiği, söz konusu defterlerde müteselsil sıranın takip edilmediği, Kuruma kayıt sırasında üye numarası olarak ... olarak belirtilmesine rağmen teyit edilemediğinden bahisle, davacının ... Ziraat Odası'ndaki üyelik başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespitinin mümkün olmadığının rapor edildiği, ... Ziraat Odasının bu konudaki iki ayrı yazısında davacının bilgisayar kayıtlarına göre 27.08.2007 tarihinden itibaren üye olduğunun belirtildiği, diğerinde giriş tarihinin tespit edilemediğinin bildirildiği, alınan kayıtlarda davacının son yerleşim yerinin Gözalan Köyü olduğu, denetmen raporunun ekinde yer alan ... Ziraat Odası Başkanlığının çiftçi üye kayıt defterinde davacı Gözalan Köyü kısmında 663. sırada yer almasına rağmen, bu defterin de tasdiksiz olması, üye sıra numarasının müteselsil sırayı takip etmemesi ve ... Ziraat Odasının Bağ Kur tesciline esas olduğu bildirilen 25.08.1995 tarihli çiftçi listesinin .... sırasının bu kayıtla uyuşmadığı, davacının sunmuş olduğu 23 K 0501 plakalı tarım aracının model yılının 2001 olduğu, tescil tarihinin 19.11.2015 olduğu, bozma sonrası yapılan inceleme, dinlenen tanıklar ve elde edilen belgeler bir arada değerlendirildiğinde davacı tanıkları her ne kadar Gözalan Köyünde davacının küçüklüğünden itibaren tarımsal faaliyette bulunduğunu ve hiç ara vermediğini beyan etmişlerse de Tarım Bağ Kur sigortalılığında kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması, kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespitinin" söz konusu olamayacağı, tescil ön şartı sonrasında da tarımsal faaliyetin devam ettiğine dair tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususların da somutlaştırılarak belirlenmesi gerekeceği, tüm bu nedenlerle daha öncesi davacı tarafça ispat edilemese dahi ... Ziraat Odası'nın yazı cevabında bildirdiği odaya kayıt tarihi olan 27.08.2007 tarihinden itibaren davacının tarımsal faaliyetini kesintisiz sürdürdüğünün ispat edildiği, davacının fazlaya ilişkin talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Bağ Kur hizmetinin iptaline ilişkin Kurumun işleminin kısmen iptali ile davacının 27.08.2007 tarihinden itibaren tarım Bağ Kur sigortalı statüsünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V.İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2018/432 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

  2. Dairemizce 03.02.2021 tarihli ve 2020/3252 Esas, 2021/1165 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...1 Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 01.06.1997 tarihli Kurum tescilinin çiftçi kayıt listesi ve ziraat odası kaydı esas alınarak yapıldığı; ancak 29.07.2015 tarihli Kurum denetmen raporunda, ziraat odası kaydına ilişkin dayanak belgelerin mevzuata uygun olarak düzenlenmediği tespit edilip tescilin aynı tarih itibariyle terkin edildiği ve herhangi bir prim ödemesinin de bulunmadığı dikkate alındığında, mahkemece, ziraat odası yazı içeriği ve denetmen raporu gözetilmeksizin, bilgisayar kayıtlarında ziraat odası kaydının başlangıç tarihinin 27.08.2007 tarihi olduğu belirtilerek bu tarihten itibaren ve kabule konu dönem sonu da gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,

2 Mahkemece, kabule konu başlangıç tarihi itibariyle sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir tescil başvurusu, iradi prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı araştırılıp, varlığı halinde ancak tescile esas alınabileceği ve kanıtlanan faaliyet süresine göre sigortalılık süresi tanınabileceği göz ardı edilerek, anılan kaydın sigortalılık tesciline esas alınmak ...etiyle hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur.

Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."

B. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumca verilen 17.10.2022 tarihli cevabi yazı ve 23.02.2023 tarihli cevabi yazıdan anlaşılacağı üzere Kurumca davacının 01.09.1996 05.02.2014 tarihleri arasına ilişkin sigortalılık sürelerinin Kurumca ihya kapsamına alındığı ve Kurum kayıtlarına işlendiği ve bu tarihler arasında davacının tarım sigortalısı sayılarak davacıya prim borcu tahakkuk ettirildiği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusuz kaldığı ancak davaya Kurumun neden olmadığı, Kurumun sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava devam eden tarımsal faaliyete istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

  1. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararyargılamavı.ıdavakararımahkemesivikincionanmasınaıııilkbozmadereceııcevapsonrakivtemyizıvilk

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim