Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12064
2023/11379
16 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/3548 E., 2022/2156 K.
KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ardahan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2016/49 E., 2019/128 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Davacı vekili; asıl davada özetle; müvekkilinin sigortalılarından davalı ... şirketinin işçisi ...'ın 03.01.2006 günü saat 23 sularında şantiye sahasında geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu olay nedeniyle dava dışı işçinin hak sahiplerine 20.06.2007 onay tarihli toplam 354.148,69 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, olayda işverenin kusurlu olduğunu ayrıca işçilerinden ...'nun kusurundan da sorumlu olduğunu belirterek ve davasını belirsiz alacak davası olarak niteleyerek, şimdilik ilk peşin sermaye değerli gelir için 106.244,60 TL'nin gelir bağlama kararının onay tarihi olan 20.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
2.Davacı vekili birleşen davada özetle; asıl davanın yargılaması sırasında aldırılan bilirkişi raporunda ...'ın da %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, yine vefat eden işçinin yakınları tarafından aynı olay nedeniyle açılan ve ... 8. İş Mahkemesinde görülen davada da ...'ın kusurlu olduğunun kabul edildiğini belirterek ve davasını belirsiz alacak davası olarak niteleyerek, şimdilik ilk peşin sermaye değerli gelir için 1.000 TL'nin gelir bağlama kararının onay tarihi olan 20.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... ... A.Ş. vekili; davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açılamayacağını, Yetkili Mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, dava dışı işçinin ... ... ortaklığının işçisi olduğunu, bu nedenle davanın diğer ortağa da yöneltilmesi gerektiğini, davanın 506 sayılı Kanun'un 26/2 ve 818 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, zira olayın 03.01.2006 tarihinde meydana geldiğini davanın 22.01.2006 tarihinde açıldığını, dava tarihi ile olay tarihi arasında 10 yıl geçtiğini, diğer yandan ilk peşin sermaye değerli gelirin bağlama olay tarihinin 20.06.2006 olup onay tarihi ile dava tarihi arasında 1 yıl geçtiğini, olayın işyerinde meydana gelmesine karşın işin yürütümü ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle olayın iş kazası sayılamayacağını, olayın dava dışı işçinin kayarak düşmesi sonucu meydana geldiğini, olayın dava dışı işçinin kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, şantiyelerin ...'ın gözetimi ve denetimi altında olduğunu, adı geçen şirketin işyerinde tüm iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olduğunu, bu nedenle davanın ...'a ihbarının gerektiğini, ayrıca dava dışı işçinin hak sahipleri tarafından açılan ... 8. İş Mahkemesinin 2006/83 Esas sayılı davasında olayın meydana gelmesinde ...'ın %25 kusurlu olduğunun kabul edildiğini, kusurun kesinleştiğini, iş kazası nedeniyle Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.tarafından işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu nedenle davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle istenilen faiz başlangıç tarihinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili özetle; alacağın likit ve belirli olması nedeniyle kısmi dava açılamayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yüklenici sıfatında olduğunu, kazaya karışan araç ile şoförünün ... Şirketinin işçisi olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, olayın iş kazası olmayıp trafik kazası olduğunu bu nedenle davacının müvekkiline rücu edemeyeceğini, 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 39 uncu maddeleri karşısında, müvekkiline rücu edilemeyeceğini, asıl davadaki davalının çalışanının kusurunun da tespit edilmesinin, bu olay nedeniyle davacı Kuruma geçi iş göremezlik tazminatı kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, aracı sigortalayan sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Kurum vekili; dava dışı işçinin kusurlu olmadığını, tüm kusurun davalılarda olduğunu, Mahkemece, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabul edilmesine ve bu şekilde hüküm kurulmasına karşın birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalılardan ... ... A.Ş vekili; olayın iş kazası olmadığını, olay ile işin yürütümü arasında nedensellik bağı bulunmadığını, vefat eden işçinin kayarak düşmesi sonucu olayın meydana geldiğini, müvekkilinin olayda kusuru olmadığını, kusurun vefat eden işçide, dava dışı işçi Eray da ve ... ta olduğunu, ceza davasında da müvekkiline veya müvekkilinin yetkililerine kusur izafe edilmediğini, müvekkilinin ancak %25 kusur oranı ile sorumlu tutulabileceğini, müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, müvekkilinin daha önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle dava dilekçesinde istenen miktar için dava tarihinden, ıslah edilen miktar için ise ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalılardan ... vekili; asıl dava yönünden; müvekkilinin asıl davada ihbar olunan konumunda olduğunu, bu nedenle aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığını, vefat eden sigortalı ile olaya karışan işçinin müvekkilinin işçileri olmadığını, davalı ... Şirketinin işçileri olduğunu, müvekkilinin 3.kişi konumunda olduğunu, asıl işveren olmadığını ileri sürmüştür. Birleşen dava yönünden; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının davasını birleşen dava yönünden de ıslah ettiğini, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi nedeniyle müvekkili lehine arttırılan miktar gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; A ) 1 Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 (1) b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2 )Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 (1) b 2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, B )I )Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, asıl dava ve birleşen davaya ilişkin hüküm kurulmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1 b 2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, II )1 ) Asıl dava ve birleşen 2017/500 Esas sayılı dosyadaki davanın kabulü ile 235.947,28 TL'nin 20.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnşaat A.Ş ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı ... ... A.Ş. vekili, istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
3.Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56