Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8320
2023/11314
15 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2396 E., 2022/707 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/89 E., 2021/254 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde,müvekkilinin davalının işyerinde çalışmakta iken 20.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası (beyin kanamasına bağlı felç) neticesinde malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, tüm kusurun gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan, müvekkili aşırı şekilde fazla mesaili olacak şekilde yorgun olarak çalıştıran davalı işverende olduğunu, hal böyle iken aradan geçen zaman içinde müvekkilinin maddi ve manevi hiçbir zararı karşılanmadığını beyanla, 1.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili şirkette 04.02.2010 tarihinde "süt toplama şoförü" olarak çalışmaya başladığını, 23.05.2016 tarihinden bu yana devam eden sağlık raporlarının bulunduğunu, her ne kadar 20.05.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirtmişse de iş kazası geçirmediğini, söz konusu kaza bir iş makinesi ya da araçtaki bir kusurdan kaynaklanmadığını, işbu olayın hiçbir şekilde iş kazası olmaması ve müvekkilin kusurundan kaynaklanmamasına rağmen müvekkilinin gerekli tüm sağlık müdahalelerin yapılması, daha sonraki tedavilerinin en üst düzeyde olması ve davacının işbu sağlık sorunundan en hafif şekilde etkilenmesi, maddi manevi hiçbir mağduriyet yaşamaması içinde tüm gerekli çaba, özen ve katkıyı da gösterdiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının 20.05.2016 tarihinden önce beyin kanaması veya herhangi bir beyin rahatsızlığı geçirdiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, davacının işe giriş ve periyodik muayenelerinin yaptırıldığı ve işte çalışmaya elverişli olduğuna dair rapor düzenlendiği, bu muayenelerde beyin kanaması riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı, davacının sağlık durumuna ilişkin belgelerin incelenmesi sonucunda Adli Tıp Raporlarında da belirtildiği üzere davacının 20.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu beyin kanaması ile çalışma şartları arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacının beyin kanaması geçirdiği gün fazla mesai yaptığına dair somut bilgi ve belge bulunmadığı, belge bulunsa dahi yaptığı fazla mesai ile geçirdiği beyin kanaması arasında bağ bulunmadığı,davacının periyodik olarak sağlık kontrolünden geçtiği, sağlık muayenelerinde tansiyon değerlerinin normal seyrettiği, işyeri hemşiresi davalı tanığı ...'ın, davacının şeker hastalığı olduğunu bildiğini, olay sırasında şekerini ölçtüğünü ve davacının şekerinin o sırada 650'nin üzerinde olduğunu ifade ettiği, fakat davacının şeker hastalığı ile ilgili ilacını düzgün ve önerilen şekilde kullanıp kullanmadığına ilişkin dosya içerisinde somut bilgi, belge ve ifade bulunmadığı veya beyin kanaması geçirmesine neden olabilecek bir ihmalinin tespit edilmediği, Mahkememizce aldırılan kusur raporunda da davacının davalı işyerinde çalışmakta iken geçirdiği beyin kanamasının kendi bünyesinden kaynaklandığı, davalı işyerindeki çalışma şartları ile bir ilgisinin bulunmadığı tespit edildiğinden..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve eksik düşünme ile düzenlendiğini, müvekkilinin diğer işçilerin işlerini de üstlenmek suretiyle fazla mesaili olacak şekilde çalıştığını, müvekkilinin şeker, tansiyon hastası olduğunu, aşırı yorgunluğu onun hastalığını ilerleteceğinin bilmeleri gerektiğini, işverenin bu şekilde müvekkili sürekli gece ve uzun süre fazla mesaili olacak şekilde çalıştırarak iş bu iş kazasının meydana gelmesine sebep olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak yeni bir hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Tüm dosya kapsamı itibariyle; davalının sorumluğunu doğuracak şekilde olay tarihinden önce davacının beyin kanaması geçirdiği veya herhangi bir beyin rahatsızlığı bulunduğuna dair dosyada bir belge bulunmadığı, davalı tarafından davacının işe giriş muayenesinin yaptırıldığı ve işte çalışmaya elverişli olduğuna dair rapor düzenlendiği, bu muayenelerde beyin kanaması riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı, davacının periyodik olarak sağlık kontrolünden geçtiği, davacının sağlık durumuna ilişkin belgelerin incelenmesi sonucunda Adli Tıp Raporlarında ve kusur bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının 20.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu beyin kanaması ile çalışma şartları arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacının olay günü fazla çalışma yapmış olsa bile davalı şirkete kusur izafe edilemeyeceği, beyin kanamasının davacının bünyesinden kaynaklanan faktörlerin %100 etkisiyle meydana geldiğinin kabulü ile, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmuştur... " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 18 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir.
-
Değerlendirme
1.Dava, 20.05.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı kazalının davalı iş yerinde şoför olarak çalıştığı, akşam saat 18.00 sıralarında köylerden araçla topladığı sütleri iş yerine getirdikten sonra araçta kendini çok bitkin hissetmeye başladığı sol kolunu hissetmediğini arkadaşına söyleyerek arkadaşının yardımıyla araçtan indiği sonrasında baygınlık geçirmesi nedeniyle iş yerine çağrılan 112 ambulansı ile hastaneye götürüldüğü, kendisinin beyin kanaması geçirdiğinin tespit edildiği ve sol tarafına felç indiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tahkikat raporunda olayın iş kazası sayıldığı ve işveren şirketin ya da 3.kişi/kişilerin kusurlu olduğuna dair bir hususun tespit edilemediği şeklinde belirtildiği, mahkemece aldırılan 05.05.2021 tarihli kusur raporunda, “davacı ...'e kusur izafe etmeye yer olmadığı, beyin kanamasında bünyesinden kaynaklanan faktörlerin %100 oranında etkili olduğunun belirtildiği , beyin kanaması olayında davalı işverene atfı kabil bir kusurun bulunmadığı” şeklinde belirtildiği ve mahkemece işbu raporun hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazasında sorumluluğun tespiti noktasında toplanmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur.
Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, hükme esas alınan kusur raporunun, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan olayın iş kazası olduğu tartışmasız olup beyin kanamasında kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının da bedensel faktörler olarak etkili olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği ve bu durumun olayın uygun illiyet bağını oluşturabileceği ve kısmi sebebi olabileceği gözetilerek kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda, Mahkemece yapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin var ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde beyin kanaması riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, olaydan önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir nörologun da yer alacağı üçlü bilirkişi heyetinden meydana gelen iş kazası olayında davacı veya davalının kusurunun bulunup bulunmadığını, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayrı ayrı açıklanmak suretiyle nedenlerini, beyin kanamasında işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu da kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
2.Öte yandan davacıya %52 oranında sürekli iş göremezliğe girmesi nedeniyle gelirin bağlanıp bağlanmadığı ile geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı sorularak gelir bağlanmışsa ilk peşin sermaye değerli gelir tutarı ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödeme tutar ve dönemleri Sosyal Güvenlik Kurumundan istenmeli, cevap verilmediği takdirde ilk peşin sermaye değerli gelir tutarının belirlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmelidr.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56