Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10982
2023/11310
15 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1530 E., 2023/1133 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/141 E., 2021/245 K.
Taraflar arasındaki asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti, birleşen davada itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin 01.04.2003 tarihinde boşandığını, müvekkilin boşanmasından itibaren kendisine babasının emekliliğinden kendisine intikal eden maaş ve diğer sosyal güvenlik haklarını kullanmaya devam ettiğini, ancak ... tarafından yapılan inceleme nedeni ile müvekkilin boşanmasının muvazaalı olduğundan bahisle 2019 yılı Şubat ayı itibarıyle maaşı ve diğer tüm hakları ortadan kaldırılarak kendisine geçmiş yıllara dönük olarak yersiz ödeme tahsilatı adı altında 107.037.46 TL asıl alacak ve 42.245.05 TL yasal faiz olmak üzere toplam 149.282,51 TL ödeme tahakkuk ettirildiğini, müvekkilin boşanmasının gerçek olduğunu, müvekkilin boşandığı tarihten itibaren hiçbir şekilde eşi ile bir araya gelmediğini, fiili bir evlilik birliği sürdürmediğini, davalı Kurumun bu konu hakkında yapmış olduğu tespitin yersiz ve dayanaksız olduğunu, bu konunun dinletecekleri tanık beyanları ile netlik kazanacağını, müvekkilinin bu işlemlerin iptali için davalı Kuruma müracaat etmiş ise de bir sonuç alamadığını, müvekkile yönelik yapılan işlem ve uygulamalar haksız olduğundan bu işlemlerin iptali ile tüm yasal haklarının kendisine iadesine ve kesilen tüm maaşlarının yasal faizleri hesaplanarak kendisine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise davalı Kurum vekili; davalının yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu likit alacak ve ferilerine haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğinden Kurum lehine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunun, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini belirterek asıl davanın reddini talep etmştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eşiyle birlikte 01.04.2003 kesinleşme tarihli boşanma kararından sonra birlikte yaşamaya devam ettiklerinin, seçmen kayıtlarından, elektrik ve su aboneliklerinden, kamu tanığı olarak beyanı alınan muhtar ve azalardan özellikle ... Mahallesi azası ...'in davacının ve eşinin davacının babasında kalan adres kayıt sisteminde kaydı bulunan evde birlikte yaşadıklarına yönelik beyanı ve bu beyanı doğrular ve destekler nitelikte muhtar ... ve davacı tanığı ...'nin beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu 19.10.2008 18.02.2019 tarihli dönemde de birlikte yaşadıkları, ayrı ikametlerde yaşadıkları hususunun ispatlanamadığının, Kurum denetim raporunun içeriğinin doğru olduğunun ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili; davacı karşı davalı hakkında Kurumca yapılan araştırmanın yaşamakta olduğu köyde yayılan söylentiden ibaret bir tespit olduğunu, Mahkemece yapılan araştırma neticesinde esasen tarafların boşanmasının muvazaalı olduğunu gösterir bir delil bulunamadığını, davacı karşı davalının telefon ve elektrik aboneliğinin kendi adına olduğunu, eski eşi ile farklı ikamet adreslerine sahip olduklarını, yazın köyde kendi babasına ait evde kışın ise ... ve ... ilinde bulunan çocuklarının yanına gittiğinin tespitinin Mahkemece yapıldığını, bir tek kamu tanığı muhtar ...'nun tarafların birlikte yaşadığını dile getirdiğini, bunu da duyum olarak kulağına çalınan bilgileri olduğunu, görgüye dayalı bilgi şeklinde anlatmadığını, kamu tanığı olarak dinlenen tanıkların beyanlarının davacı karşı davalının eşi ile evlilik birliğini fiilen devam ettirmekte olduğu iddiasını ispat edebilir nitelikte olmadığını, bu nedenle bu beyanlar doğrultusunda evlilik birliğinin muvazaalı sonlandırılmış olduğu kanaati ile davanın reddinin hatalı olduğunu, Mahkemece davacı karşı davalının eski eşi ile aynı sandıklarda oy kullandıkları hakkında yapılan tespitin de hatalı olduğunu, davacı karşı davalının eski eşi ile aynı köylü olduğunu ve aynı köyde ikamet ettiklerini, seçim dönemleri köyde tek sandık kurulduğunu, bu sebeple de her ikisinin de aynı sandıkta oy kullandığını, tarafların aynı dönemlerde aynı hastanelerde tedavi gördüğü şeklinde yapılan tespitin de hatalı olduğunu, boşanma tarihinden bu yana geçen süre dikkate alındığında tarafların aynı hastanede tedavi görmüş olmalarının fiili birlikteliği ıspata yeterli bir yoğunlukta olmadığını, kurumun yetersiz inceleme ve değerlendirme neticesinde davacı karşı davalının sosyal güvenlik haklarını elinden aldığını ve borç tahakkuk ettirdiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, SEÇSİS ve MEDULA kayıtları ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davalı ile eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı karşı davalının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti, birleşen davada itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle araştırma tutanakları, seçmen kayıtları, tanık beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56