Yargıtay 10. HD 2023/12248 E. 2023/11292 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12248
2023/11292
15 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/358 E., 2023/2211 K.
KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 14. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/211 E., 2018/63 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 gün 2019/4149 2020/3070 sayılı ilamı ile karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına direnilmiştir.
Direnme kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.02.2021 tarih ve 2021/252 1560 sayılı kararı ile bozma ilâmı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2022 tarih 2021/(21)10 232 Esas, 2022/1324 Karar sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, ... 1. İş Mahkemesinin 2011/593 Esas, 2011/517 Karar sayılı kararı ile davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşaması nedeniyle aylığının kesilmesine ve ödenen aylıkların iadesine karar verilmiş ise de müvekkilinin eski eşi ile fiili birlikteliğinin olmadığını, müvekkilinin boşandıktan sonra yıllardır Meriç Mahallesi 5644 Sokak 19/1 Bornova adresinde ikamet ettiğini, mernis kaydının da bu adreste olduğunu, eski eşi ... ile tekrar barışma ve aynı çatı altında yaşama gibi bir durumun olmadığını beyanla Kurum işleminin iptali ile müvekilinin Kurum tarafından kesilen yetim aylığının son başvuru tarihi olan 24.02.2017 tarihi itibariyle tekrar bağlanarak ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kurum tarafından yapılan denetleme sonucunda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine bağlanan gelir ve aylıklarının kesilerek davacıya 17.10.2008 16.04.2011 tarihleri arasında yersiz ödenen aylık ve sağlık giderleri için borç bildirimi gönderildiğini, yersiz ödenen aylıkların geri ödenmemesi üzerine ... 22. İcra Müdürlüğünün 2012/9263 sayılı dosyasına başlatılan takibe itiraz üzerine ... 12. İş Mahkemesinin 2012/601 esasında itirazın iptali davası açıldığını, davanın kısmen kabul ile sonuçlanıp kesinleştiğini, Kurum işleminin iptali ve yetim aylığının tahsili için ... 1. İş Mahkemesinin 2011/93 Esasında davacı tarafından açılan davanın reddedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/211 Esas, 2018/63 Karar sayılı kararı ile "Davanın kabulüne,
SGK tarafından davacının maaşının kesilmesi işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının ve kesilen yetim aylığının 24.02.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2017 tarihi itibari ile yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 25.04.2019 tarihli ve 2018/1030 Esas, 2019/621 Karar sayılı kararı ile "Yargılama sürecinde yapılan araştırma sonucu elde edilen nüfus kayıt sistemi bilgileri, zabıta araştırması sonucu elde edilen bilgiler, dinlenen tanıklar ile davacının 24.02.2017 tarihinde, yeniden aylık bağlanması talebinden sonra, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşama olgusunu kabule olanak veren bir bilgiye ulaşılamadığı gibi; davalı kurum tarafından herhangi bir kanıt sunulmadığı ve başvuru tarihi itibariyle yapılmış ve tarafların birlikte yaşadıklarını ispatlar nitelikte herhangi bir denetmen raporu da mevcut olmadığından davacıya, 24.02.2017 tarihli tahsis talebine göre aylık bağlanması ve davalı Kurum Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığının 05.08.2016 tarihli red yazının hukuka uyarlı olmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptaline dair verilen mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı'nın istinaf dilekçesindeki itirazlarının bu nedenle haklı olmadığı ancak davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının 24.02.2017 tarih 2133380 sayılı dilekçesi ile yeniden tahsis talebinde bulunduğu fakat bu müracaatının kurum tarafından reddedilmesi nedeniyle red işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması talebiyle açtığı eldeki davada, mahkemece aylık kesme işleminin iptaline karar verildiği; kamu düzenine yönelik aykırılık kapsamında yapılan incelemede, dava dilekçesindeki talepten fazlaya hükmedilmesi ve hükmün infazında tereddüte yol açılması nedeniyle, davalı SGK Başkanılığı'nın istinaf başvurusunun kabulü ile yargılamada yapılan bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediği dikkate alınarak HMK. 353/1 b 2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş,aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçelerine dayalı olarak "1 Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ... 14. İş Mahkemesi'nin, 05.04.2018 tarihli, 2017/211 E, 2018/63 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1 b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına;
2 Davanın kabulüne, davalı Kurum Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığı'nın 16.03.2017 tarihli yazısı ile yeniden tahsis talebinin reddine yönelik kurum işleminin iptaline, davacıya 24.02.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2017 tarihi itibariyle aylık bağlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
(Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/4149 Esas ve 2020/3070 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda; Mahkemece, bazı araştırmaların yapıldığı ancak toplanan delillerin kabule yeterli olmadığı görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda izah edilen açıklamalar doğrultusunda; davacı ve eşinin kayıtlı olduğu adreslerde, kolluk kuvvetleri aracılığıyla araştırma yaptırtarak adres beyanlarının doğruluğunu sorgulamak, komşu ve muhtarların tanık olarak beyanına başvurmak, Kurumdan davacı ve eşinin Medula sistemindeki hastane ve eczane kayıtlarını, getirtmek, boşanma tarihinden itibaren nerelerde ve hangi adrese kayıtlı olarak tedavi olduklarını sorgulamak, davacının ve eşinin seçmen geri izleme raporlarını getirterek, adres beyanlarını sorgulamak, kayıtlı oldukları adreslerdeki abonelikler, kira kontratları ve abonelik faturalarını sorgulamak tüm delilleri topladıktan sonra sonuca göre karar vermekten ibarettir. " hususlarına işaret edilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi 11.11.2020 tarihli ve 2020/1077 E., 2020/1583 K. sayılı kararı ile "...sosyal güvenlik kontrol memuru tarafından düzenlenen 27.12.2010 tarihli ve RT 318 sayılı raporda yer alan davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığına dair tespitin ileriye yönelik sınırsız etki doğurmasının hukuken mümkün olmadığı gibi yasal koşullara dayanarak ölüm aylığı başvurusunda bulunan kişiden boşandığı eşiyle ayrı yaşadığını ispat etmesini beklemenin de doğru olmadığı, ölüm aylığının bağlanmasına ilişkin koşulların yeniden oluştuğunun iddia edilmesi hâlinde aylık başvurusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, davacının başvurusundan uzun süre önce yapılmış denetime dayalı tespitin sürekli geçerli olacağı ve ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ilişkin başvurunun mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin yaklaşımın hukuken savunulmasının mümkün olmadığı, yöntemince oluşturulmuş bir Kurum işleminin bulunmaması ve Kurum tarafından keyfi yaklaşımla gerçekleştirilen aylık bağlamama işlemine ilişkin davacının ispat külfetinin olmaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle oy çokluğu ile direnme kararı verilmiştir." gerekçelerine dayalı olarak direnme kararı verilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2022 tarih 2021/(21)10 32 Esas, 2022/1324 Karar sayılı ilamı ile "... davacının ölüm aylığının bağlanması için başvuruda bulunduğu 24.02.2017 tarihi sonrası davacı ve eski eşinin Adres Kayıt Sisteminde kayıtlı adreslerinin tespiti ile bu adreslerde fiilen birlikte yaşama olgusu yönünden kolluk araştırması yapılmalı, seçmen geri izleme raporları temin edilmeli, muhtar ve komşuların tanık olarak beyanına başvurulmalı, kayıtlı olduğu adreslerdeki tüm abonelik kayıtları getirtilmeli, medula kayıtlarında 24.02.2017 tarihinden itibaren davacı ve boşandığı eşin hangi şehirlerde tedavi oldukları sorgulanmalı, davacı ve eski eşin varsa maaş aldığı banka kayıtları tespit edilip kayıtlı adresleri temin edilmeli, ayrıca kirada oturuyorlarsa kira sözleşmeleri getirtilmeli ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne,
Davalı Kurum Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığı'nın 16.03.2017 tarihli yazısı ile yeniden tahsis talebinin reddine yönelik kurum işleminin iptaline, davacıya 24.02.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2017 tarihinden itibaren babası Kemal Meriç üzerinden ölüm aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölüm aylığı kesilen davacının, 24.02.2017 tarihli tahsis talebine üzerine yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptali istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun 56/2 nci maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56