Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13951
2023/11242
14 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/211 E., 2020/206 K.
KARAR: Ret
Taraflar arasında eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığına esas basamağın yeniden tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Bağ Kur sigortalısı olup 16. basamaktan primleri ödeyerek 23.03.2009 tarihinde emekli olduğunu, ancak SGDP kesintisi hariç aynı basamakta hatta daha düşük basamaktan aylık alanlardan daha düşük (913,00 TL) maaş aldığını, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 4/B hükümleri gereğince davacının alması gereken maaşın yeniden hesaplanması gerektiğini, davacının maaşının 23.03.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 16. basamaktan hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesi verdiği kararı ile davanın davacıya bağlanan maaşın hesaplanmasında hata yapıldığı, ilk bağlanma tarihinden itibaren eksik ödendiği ve gerçek maaşın bağlanma tarihinden itibaren yeniden hesaplanmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın konusu gereği uzmanlık gerektiren bir alan oluşu dikkate alınarak dosya kül halinde bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Alınan rapora göre davacıya 16 basamaktan %4 ek ödeme dahil yaşlılık aylığı bağlanma tarihi olan 23.03.2009 tarihinden itibaren toplam 739,45 TL yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği tespit edilmiş ve davanın kabulüne, davacıya 16 basamaktan % 4 ek ödeme dahil yaşlılık aylığı bağlanma tarihi olan 23.03.2009 tarihinden itibaren toplam 739,45 TL yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, eksik ödenen aylıkların davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bozma kararında, 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesine göre, “1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olanlar, bulundukları basamak dahil, bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı talepte bulunmak şartıyla, bulundukları basamakları en fazla oniki basamak yükseltebilirler. Basamak yükseltme primi, sigortalının talep tarihinde bulunduğu basamaktan, yükselerek intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarına basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutarın, ilk taksitinin talep tarihini takip eden ay içerisinde ödenmesi şartıyla ilk taksitin ödendiği ayı takip eden üçer aylık dönemler halinde üç eşit taksitte ödenmesi zorunludur. Basamak yükseltme tutarının tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, sigortalı son ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle bu ödemenin tam olarak karşıladığı basamağa intibak ettirilir. Basamak yükseltme primleri, primi ödenmiş süreler olarak değerlendirilmez.
Basamak yükseltme hakkından yararlanan sigortalılara, basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra, bu Kanun'da öngörülen diğer şartları taşımak ve talepte bulunmak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Nimet külfet dengesi, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinden biri olup; anılan ilke, gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak daha fazla prim ödeme külfeti altına giren sigortalıların, fazladan katlanılan külfet karşılığında daha fazla yardıma hak kazanması gereğini doğurmaktadır. Başka bir ifadeyle sosyal güvenlik kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanmalıdır.
Basamak yükseltme olanağı sağlayan Kanun ile konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemeler, primlerin sosyal güvenlik kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması gerekleri gözetilerek oluşturulmuş; prim borcunun basamakta bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri, basamak yükseltme farkı da gözetilerek sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanması ve basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra yaşlılık aylığı yönünden değerlendirilebilmesi olanağı öngörülmüştür.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ile, konuya ilişkin yasal düzenlemenin prim ödeme karşılığında “intibak ettirilir” hükmünü içerdiği de gözetilerek, davacının, 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddesi uyarınca, yaşlılık aylığının 01.01.2000 öncesi ve sonrası döneme ilişkin hesabında, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirilmesi ve aylık miktarının buna göre saptanması gerekir.
Bu saptama işlemi yapılırken dikkate alınması gereken hususlar ise; 1479 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11 inci madde hükmü gereği, 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da, bu Kanun döneminde aylık bağlanacak sigortalıların, 01.01.2000 tarihi öncesine ilişkin A aylığı hesabında; basamak satın alma suretiyle yapılan intibak tarihinden, 1479 sayılı Kanun'un 4447 sayılı Kanun ile değişik 52 nci maddesi ile belirlenen basamak yükseltme esaslarına göre, geriye doğru gidilmek suretiyle 01.01.2000 tarihi itibarıyla bulunulan gelir basamağı belirlenmeli; belirlenen bu gelir basamağının, 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki gelir tutarı karşılığı ve sair aylık hesap doneleri dikkate alınarak A aylığı belirlenmelidir.
4447 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesiyle, aylık hesabında ilk defa “ağırlıklı ortalama” kavramı getirilmiş olup; yine 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesi sigortalı olup da, bu Kanun döneminde aylık bağlanacak sigortalıların, 01.01.2000 tarihi sonrası döneme ilişkin B aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken “Ağırlıklı Ortalama” hesabında ise öncelikle, 01.01.2000 tarihi ile yaşlılık aylığı talep tarihi arasında sigortalı olarak fiilen bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek, böylece fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama bulunmalı; bilahare, satın alınan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden, yine 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek, böylece basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama belirlenmeli; bulunan her iki ağırlık ortalama (yani fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama ve basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama) toplanarak B aylığı hesabına esas “Ağırlıklı Ortalama” belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra ve sair aylık hesap doneleri de dikkate alınarak B aylığı saptanmalıdır.
A ve B aylık aylıklarının toplanması suretiyle elde edilen tutara, ilgili yasal mevzuatınca öngörülen sosyal destek ödemesi de ilave edilip; 01.01.2004 tarihinden itibaren güncelleştirme denilen, ilgili artış Kanun'larıyla (5073, 5282, 5454, 5565 sayılı Kanun'lar) gösterilen artış oranları uygulanarak, yaşlılık aylığı talep tarihi itibarıyla, sigortalıya bağlanacak yaşlılık aylığı belirlenmelidir.
Yapılacak iş, Kurum tarafından hesaplanan fark aylıklarının miktarı ve davacıya ödenip ödenmediği belirlenerek (davacıdan da sorulmak suretiyle), davacının bu aylık miktarına ve ödenen fark aylıklara bir itirazı olmaması durumunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek, davacının itirazı bulunması halinde de uzman bilirkişiden Kurum işlemlerinde hata olup olmadığını belirleyen hata varsa, hangi noktalarda olduğunu denetime elverişli bir şekilde saptayan bilirkişi raporu ile sonuca gitmekten ibarettir, denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde davalı Kurumun davacıya aylık başlangıç tarihi itibariyle 664.27 TL aylık ve 26,57 TL ek ödeme olmak üzere toplam 691,29 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunda ise davacıya ödenmesi gereken aylık miktarının 612,64 TL olduğu hesaplanmıştır. Davalı Kurum tarafından ödenen 691.29 TL ile hesaplanan 612,64 TL arasındaki 78,65 TL'lik farkın ise davacının eşinin çalışmadığı ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler için aile desteği adı altında Kurumca her ay ödemelere eklenen aile yardımı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının fark aylık alacağının bulunmadığı, Kurum tarafından yapılan hesaplamalarda ve ödemelerde herhangi bir hata bulunmadığı anlaşılmış bu nedenle davanın reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, doğru basamak intibakı yapılmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, müvekilinin 01.01.2000 tarihindeki doğru basamak intibakını ortaya koymadan hesaplama yapıldığını, ödediği para, daha yüksek maaş almak amacı ile yapılmış iken müvekkilinin düşük maaş almasının hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşması imkansız olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığına esas basamağın yeniden tespiti gerekip gerekmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, hükümleridir.
- Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Eldeki davada ise Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, davacıya bağlanan aylığın hali hazırda 16. basamaktan bağlandığının anlaşılması, açılan davanın aylığın hesabının yanlış yapılması nedeniyle miktarının yükseltilmesine dair taleple açıldığının belirgin olması karşısında, Mahkemece bu talebe ilişkin davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, hükmü temyiz etmeyen davalı şirket yönünden davacı Kurum yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
-
Temyiz olunan, Mahkeme kararının 1 inci fıkrasında yer alan "Davacının maaşının 23.03.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 16. basamaktan hesaplanması gerektiğinin tespitine ilişkin talebinin reddine," ibaresinin silinerek yerine, "Davacıya bağlanan aylıkta hata bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, aylığın yüksek basamaktan bağlanması ve miktarının yükseltilmesine ilişkin açılan davanın reddine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51