Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8666

Karar No

2023/11240

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/141 E., 2022/116 K.

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 01.05.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların davalı kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, özetle, davacının Demre İlçesinde tarımla uğraştığını, davalı kuruma tevkifat kesintisinde isim olarak Hacı ... isimli müstahsil makbuzuyla başvurduğunu, kurumun tescilini yapmayarak, Hacı ... isminde Derme de kimse bulunmadığını ve bu kişinin davacı olduğunu, Demre de davacıdan başka ... isminde başka kimsenin bulunmadığını halk arasında davacının Hacı ismi olarak tanındığını söz konusu isim farklılığından ve 1995 den itibaren Bağ Kur sigortalısı olduğunun tesbitine yönelik ... 2.İş Mahkemesinin 2014/322 Esas sayılı dosyası ile lehe karar verildiği ve kararın Yargıtay'ca onanmakla 12.01.2016 tarihinde kesinleştiğini, davacının kuruma 27.01.2016 tarihinde dilekçe yazdığı, davanın kabul edildiği 01.02.1995 29.04.2011 tarihleri arasında tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun hükme bağlandığını ve gerekli işlemlerin yapılarak 29.04.2011 tarihinden itibaren emekliliğinin yapılmasını, emeklilik maaşının o tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte verilmesini talep ettiğini, davacının 29.04.2011 de emekliliğe hak kazandığını ancak birikmiş borç bulunduğunun söylenmesi ile davacının bu borcu 04.01.2012 de ödediğini dolayısı ile 25.01.2012 de tekrar emekli olmak için dilekçe verdiğini, oysa emekliliğe hak kazanma tarihinin 29.04.2011 olduğunu, 25.01.2012 tarihli başvuruyu ise prim borcundan dolayı kabul etmediğini, davacının Mayıs 2016 da emekli edildiğini borcun bulunduğu belirtilen tarihlerde kuruma ödemeler yapıldığını ileri sürerek, davacının 29.04.2011 den itibaren emekli edilmesine o günden itibaren ödenmeyen maaşların ödenmesine ödenmesi gereken tarihlerden itibaren faiz işletilmesine bu alacaklardan şimdilik 5000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve hukuki gereklilikle olduğunu beyanda haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin bozmadan önceki kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereği 4/1 b kapsamındaki sigortalılığı için prim borcu bulunmama şartı yerine gelmeyen davacının 31.01.2012 itibari ile de tahsise hak kazanması mümkün değildir.

Davacı 2012 yılında 715,00 TL yi Mayıs ayında, 401,40 TL yi Temmuz ayında olmak üzere kuruma 1.116,40 TL ödeme yapmış ise de bu ödeme Ocak 2012 tarihindeki borcu karşılamadığı gibi yaşlılık aylığına hak kazanamadığından, sonrasında devam eden cari dönem borçlan da eklendiğinde davacının 2012 yılında da borcunu bitirmediği görülmüştür.

Bu tarihinden sonra 2015'e kadar hiç ödeme yapmayan davacının 2016 yılında dahi kuruma prim borcu olup bu borç 05.05.2016 da ödendiğinden 01.06.2016 dan yaşlılık aylığı bağlanmasında yasaya aykırı bir husus bulunmamakta olduğu için davacının davasının reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesinde verdiği kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu olan kararın ile davacının talebine dayanak yaptığı karar tevkifat belgesindeki bilgilerin kendisine aidiyeti ve 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespitine yöneliktir.

Yaşlılık aylığı bağlanması için diğer koşullar yanında yazılı talep bulunması ve her türlü prim borcunun ödenmiş olması gerekir.

Davacının ilk dilekçesinde tahsis talebi bulunmamaktadır. Daha sonraki tahsis tarihinde ise ödenmemiş prim borcu bulunmaktadır ve kurumca bu borcun ödenmesini takip eden aylarda aylık bağlanmıştır.

Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce; davacının 29.04.2011 tarihli tahsis talebi bulunmadığından bu tarih itibariyle yaşlılık aylığı bağlanamayacağı sabittir. 25.01.2012 tarihli tahsis talebi yönünden ise; davacının 04.04.2015 tarih ve 6645 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a geçici 63 üncü maddesi ile 18.05.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7143 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 76 ncı madde gereği hiç prim ödemesi olmadığından 4/b kapsamındaki sigortalılığının duracağı açık olduğu halde davacının 25.01.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarına sahip olup olmadığının araştırılması gerekirken prim borcu bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş, davacının 25.01.2012 tarihi itibariyle ödediği primlerin ne kadarlık esnaf bağkur hizmet süresini karşıladığını davalı kurumdan sormak, buna göre yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. gerekçeleri ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bozma ilamı kapsamında davacının primi ödenmiş 4/1 b sigortalılık süresi 01.02.1995 30.06.2011 arası 16 yıl 5 aydır. Bu süre esas alındığında davacının 2012 Ocak tarihli başvurusunun tahsis yönünden incelenmesinde; 4956 sayılı yasa ile eklenen Ek madde 3 hüküm gereği tahsis şartları yönünden 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi uygulanacağından bu maddenin 4 üncü fıkrası e bendi gereği davacının tahsise hak kazanması için 15 yıl sigortalılık ve 60 yaş koşulu gerekir. 15 yıl hizmet mevcut olup, 1952 doğumlu olan davacı 10.01.2012 de 60 yaşını doldurmakla 01.02.2012 den itibaren aylığa hak kazanmaktadır.

Bu durumda 01.02.2012 den itibaren bağlanacak aylıklar yönünden 01.02.2012 01.05.2012 arası ödenmesi gereken aylıkların 01.05.2012 den itibaren (5510 sayılı yasa 42. Madde) 02.05.2012 ve sonrası aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerekmektedir.

Bilirkişi tarafından davacının 31.03.2016 tarihine kadar ödenmesi gereken aylık miktarı 25.610,06 TL olarak hesaplanmış, yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır.

Tüm yukarıda açıklananlar, Yargıtay Bozma İlamı, bozma ilamı doğrultusunda alınan ek rapor ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01.02.2012 tarihinden itibaren emeklilik aylığına hak kazandığının tespitine, 31.03.2016 tarihine kadar ödenmesi gereken aylık tutarının 25.610,06 TL olduğunun tespiti ile, davacıya 01.02.2012 tarihinden itibaren bağlanacak aylıklar yönünden 01.02.2012 01.05.2012 arası ödenmesi gereken aylıkların 01.05.2012 tarihinden itibaren (5510 sayılı yasa 42. Madde) 02.05.2012 ve sonrası aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde: bozma kararından sonra verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacının talebinin belirttiği şekli ile uygulanması suretiyle mümkün olmadığını, buna mevzuatın izin vermediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı hakkında 25.04.2011 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı ile davalı kurumdan alması gereken aylığın miktarının ne olması gerektiği hususundadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile 2829 Sayılı Kanunun 8 inci maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı).

2.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 3

3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

4.Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, davacı hakkında 25.01.2012 tarihi itibari ile tahsis koşullarının varlığının anlaşılması karşısında öncelikle davacının taleplerinin tamamının kabul edilmediği, buna göre hükmün niteliğinin kısmen kabule dair olması gerektiği üzerinde durulmalı, devamında ise, 01.02.2012 tarihinden itibaren davacı hakkında 01.02.1995 30.06.2011 tarihleri arasındaki sigortalılık süresine göre prim borcu olmadığı ve 25.01.2012 itibari ile tahsis talebine göre davacının basamak seyirlerinin ve alması gereken aylık miktarının öncelikle davalı kurumdan sorulması, davacının gelen tutara itiraz etmemesi halinde bu tutarın esas alınması, itirazın varlığı halinde ise, davacının aylığının hesaplanması ile bu aylıkta davacının sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlülüğünün dikkate alınması ile davacının istemine göre infaza elverişli ve çelişki içermeyen şekilde bir karar tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevaptemyizyargılamakabulkararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim