Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/14102

Karar No

2023/11230

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1649 E., 2021/1629 K.

HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/57 E., 2019/62 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar .......Ltd Şti ve ... vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 23.12.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... ve ...... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... için yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ceza dosyasında şirket yetkilisi olması nedeniyle sanık sıfatıyla yer aldığını, davalı ...... Şirketi bünyesinde yapılan inşaatta diğer davalı ...'a ait olan iskelenin müteveffa ... tarafından kurulduğunu, şirket yönünden tüm iş güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın davalı ... ve müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kaza sırasında müteveffaya verilen iş güvenliği ekipmanlarının üzerinde olduğunu, meydana gelen kazada davalıların bir kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 68.255,57 TL, davacı çocuk ... için 11.151,65 TL, davacı çocuk ... için 15.123,72 TL olmak üzere toplam 94.530,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 50.000,00 TL, davacı çocuk ... için 30.000,00 TL, davacı çocuk ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen kısmen kabul nedeniyle aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hatalı olarak hükmedildiğini, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... ve davalı .......Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, kazada müvekkili olan davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın diğer davalı ve müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kusur ve hesap raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ...'ün 23.12.2015 tarihinde inşaatta kurulumunu yaptığı dış cephe iskelesinden aşağı düşerek iş kazası geçirdiği ve vefat ettiğini, davalılardan ...'nun davalı .......Ltd Şti'nin yetkilisi ve şantiye şefi, davalı ...'ın ise dava dışı Kulen ...Ltd Şti'nin sahibi olduğu, Kulen ...Ltd Şti'nin davalı şirketin alt işvereni olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen iş kazasında müteveffanın % 20, davalı şirketin %30 (davalı ...'nun %2 kusurunun bu kusur içinde değerlendirildiği), dava dışı Kulen ...Ltd Şti'nin %50 oranında (davalı ...'ın %5 kusurunun bu kusur içinde değerlendirildiği), SGK müfettiş raporunda davalı şirketin %100 oranında, Savcılık tarafından alınan raporda davalı ..., müteveffa ve ...'ın asli, ceza mahkemesince alınan raporda davalı ...'nun asli, müteveffa ve ...'ın tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, mahkemece alınan kusur raporundaki kusur oranları dikkate alınarak hesap bilirkişi raporunun alındığı, dosya kapsamına göre, mütevefa işçinin 23.12.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybetmesi üzerine ... hakkında davalı .......Ltd Şti'nin yetkilisi ve şantiye şefi olarak Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacılar murisinin geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiği, meydana gelen kazada davacılar murisinin %20; davalı şirketin %30 ve dava dışı şirketin %50 (davalı ...'ın %5 kusurunun bu kusur içinde değerlendirildiği) oranında kusurlu oldukları, bu kusur oranları dikkate alınarak hükme esas alınan 02.07.2018 tarihli hesap bilirkişisi raporunda maddi tazminat miktarının isabetli şekilde tespit edildiği, davalı şirket ile dava dışı şirketin alt asıl işveren olarak bu alacaklardan sorumlu oldukları, davalı ... dava dışı şirket sahibi olması nedeniyle bu alacaklardan sorumlu olduğu, dosya kapsamında bulunan 27.05.2018 tarihli kusur raporunun 6331 sayılı Kanun hükümleri irdelenerek düzenlendiği, olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli olduğu, yine davacının alacak miktarlarının isabetli şekilde tespit edildiği, yapılan hesaplamada davacıya yapılan ödemelerin dikkate alındığı, bu itibarla davalı taraflarca yapılan itirazların yerinde olmadığı, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarın düşük takdir edildiğinin anlaşıldığı, olayın oluş şekli tarafların kusur ve sosyo ekonomik durumları dikkate alındığında, davacı eş için 70.000,00, diğer davacılar çocuklar bakımından 50.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle HMK 353/1 b.2 ve 355. maddeleri gereğince Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesinin 2017/57 Esas 2019/62 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 68.255,57 TL, davacı çocuk ... için 11.151,65 TL, davacı çocuk ... için 15.123,72 TL olmak üzere toplam 94.530,94 TL maddi tazminatın, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 70.000,00 TL, davacı çocuk ... için 50.000,00 TL, davacı çocuk ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .......Ltd Şti, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar .......Ltd Şti ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar .......Ltd Şti ile ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile hesaplanan vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ...... Ltd. Şti., ... ve ...'a müştereken ve müteselsilen ödenmesi şeklinde yazıldığını, nitekim dosyada ...'ın vekilinin bulunmadığını, bu hatanın düzeltilmesi gerektiğini beyanla kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, eş için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

...nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

...nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı ...'ın yargılama sürecinde kendisi vekil ile temsil ettirmediğinin anlaşılması karşısında buna rağmen davalı lehine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 323 ve devamı maddeleri gereğince yargılama gideri olarak lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.

3.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

  1. Davalılar .......Ltd Şti ile ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 10 ve 11 nci bentleri silinerek;

"10 Maddi tazminat yönünden davalılar .......Ltd Şti, ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 4.761,66 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... Doğalgaz Isıtma Soğutma İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti ve ... 'na verilmesine,

11 Manevi tazminat yönünden davalılar .......Ltd Şti, ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 20.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... Doğalgaz Isıtma Soğutma İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti ve ... 'na verilmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarardüzeltilerekistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim