Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9789

Karar No

2023/11228

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2169 E., 2023/798 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/542 E., 2022/146 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan Kadir Yenipazarlı'nın geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ... için 916.487,48 TL, ... için 194.295,88 TL, ... için 140.093,26 TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarının, davacılar ... için 50.000 TL, ... için 40.000 TL, ... için 40.000 TL manevi tazminat tutarlarının iş kazasının meydana geldiği tarih olan 23.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece, müvekkilleri yararına hükmedilen toplam tazminat üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak, müvekkilleri yararına noksan vekalet ücretine hükmedildiğini, kendisini vekille temsil ettiren her bir davacı müvekkil lehine AAÜT uyarınca, kabul edilen her bir miktar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maddi tazminatların ve manevi tazminatların toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, Yerel Mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak olarak alınan kusura yönelik bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporda kazanın gerçekleştiği işyerinin süt işletmeciliği yapan bir işletme olarak değerlendirildiğini, oysa ki kazanın gerçekleştiği iş yeri besi hayvancılığı üzerine faaliyet gösteren bir işyeri olup, süt hayvancılığı ve sağımı yapılmadığını, iş yerinin bu kapsamda hiçbir donanımı olmadığını, raporun başındaki bu hatalı değerlendirmenin tüm raporun ve dolaysıyla Yerel Mahkeme kararının sakatlanmasına sebep olduğunu, müvekkillerinin işletmesinin süt sağımı yapmadığı “sağmak istiyorsan sağ sat parası senin olsun” şeklinde himmette bulunduklarının tanık beyanları ile de sabit olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın işyerine getirdiği süt sağım makinesi ve uzatma kablosunun sağlıklı olup olmadığını denetleme lüksleri de imkanları da olmadığını, kazanın meydana gelişi nazara alındığında müteveffanın “kendisine ait” süt sağım makinesi ve bunu çalıştırmak için yine kendisi tarafından temin edilen uzatma kablosu ile süt sağımı yaparken uzatma kablosunda meydana gelen elektrik kaçağı sebebiyle elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini, besi hayvancılığı yapan müvekkillerinin hayvanların kesimden önce vermiş oldukları sütün sağılması ve kendisine mal edilmesi hususunda işçiye izin vermiş olmalarının müvekkilleri yönünden bir kusur doğurmayacağını, buna rağmen işyerinde lastik çizme ve eldiven bulunduğunun raporlara yansıdığını, bilindiği üzere eldiven ve lastik çizme yalıtkan bir malzeme olduğundan olası elektrik kaçağı durumunda müteveffanın elektrik akımına kapılmasına engel olacağı gibi ölüm olayı da meydana gelmeyeceğini, müvekkillerinin iş yerinde bu güvenlik önlemlerini bulunduruyor olmasına rağmen işçinin bu gereçleri kullanmamasının kendi kusuru olduğunu, müvekkillerine ait iş yerinde aydınlatma dışında bir elektrik tesisatı olmadığını, ceza yargılaması esnasında alınan teknik bilirkişi raporu da “işletmede herhangi bir elektrik kaçağına rastlanılmadığını” ifade etmekte olduğunu, tüm bu şartlar altında dahi ceza dosyasında kusur durumu %75 %25 olarak belirlenmiş iken tazminat davası kapsamında alınan kusur raporunda tüm kusurun işletmeye verilmesi ve iki rapor arasında çelişkinin giderilmemesinin de ayrıca bozma nedeni olduğunu, belirlenen tazminat miktarı olayın oluşuna, zararın meydana gelmesindeki kusur durumuna, müteveffanın yaşı, sabit giderleri, davacıların yaşları eğitim ve evlilik durumları nazara alındığında oldukça fahiş olduğunu, davacının 30 yaşında olduğu yeniden evlenme ihtimalinin bulunduğu, yeniden evlenmesi halinde desteğe ihtiyaç duymayacağının açık olduğunu, ancak alınan raporlarda çocuklarının küçüklüğü sebebiyle varsayılan yeniden evlilik yaşının fazla hesaplanmasının tazminat miktarının artmasına sebep olduğunu, davacı çocukların ise 18 yaşına geldikleri ana kadar tazminat hak etmelerine karşın sanki her ikisi de üniversite eğitimi alacaklarmış gibi 25 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira çocukların ve ailenin sosyal çevresi sosyal statüleri, aile üyelerinin genel eğitim durumu nazara alındığında her iki çocuğun da üniversite okuyacağını düşünmenin ütopyadan öteye gidemeyeceğini, davacı eşin çalışabilme ihtimali, çocukların 18 yaşına geldiklerinden evlendikleri güne kadar annelerine destek olacaklarının raporda hesaba katılmadığını, bu durumun da tazminat miktarının fahiş hesaplanmasına sebep olduğunu, müteveffanın kaza tarihi itibarıyla 2000 TL asgari ücretle çalıştığı gözetilmeden, müvekkillerinin kendisine lütuf olarak izin verdiği süt geliri, yine müvekkilinin kira bedeli almaksızın oturmalarına izin verdiği evin kira bedellerinin sanki işçinin geliriymiş gibi tazminat miktarının hesaplanmasına baz alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tam aksine müteveffa ile müvekkilleri arasında iş akdinin son bulması durumunda başka bir işe girilmesi halinde kira bedeli ödemek zorunda kalacağı nazara alınarak belirlenen bedelin destek hesabından düşülmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK Teftiş Kurulu Başkanlığının inceleme raporunda davalı işverenliğin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Yerel Mahkemece hükme esas alınan 26.08.2021 tarihli üçlü bilirkişi heyetinden aldırılan kusur raporunda davalı işverenliğin %100 oranında kusuru bulunduğu, müteveffa işçinin kusuru bulunmadığının tespit edildiği, müteveffa Kadir Yenipazarlı'nın davalı iş yerinde 20.01.2016 tarihinden itibaren çalıştığı, 23.07.2017 tarihinde müteveffanın süt sağma makinesiyle sağım yaparken elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, davalı iş yerinin sütü sağılan büyükbaş hayvan yetiştiriciliği iş kolunda olup tehlike sınıfında bir iş yeri olduğu, davalı işverenin iş yerinde elektrik tesisatında kaçak akım rolesi olan güvenlik donanımını bulundurmadığı, üçlü priz elektrik kablosu ile süt sağma makinesi kumanda kutusu kablolarında klemens kullanmak yerine usulüne uygun olmayacak şekilde izole bant ile ekleme yaptığı, elektrik kablolarının ek yerlerinin usule uygun olmamasından ortaya çıkacak muhtemel tehlike ve olası riskleri tespit edecek şekilde risk analizi hazırlamadığı, iş yerinde yeterince denetimin olmadığı, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli önlemlerin alınmadığı, davacılar murisine yeterli eğitimin verilmediği, davalılar murisi ...'nun iş kazasından dolayı %100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin Yerel Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, davacılar murisinin görevinin büyükbaş hayvanların bakımı olması dikkate alındığında elektrik kablolarının tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığının kontrolü, bakımı ile ilgili olmadığından kusurunun olmadığı, davalılar vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği, Mahkemece alınan maddi tazminat hesap raporunun, hesaplama ilkelerine, Yargıtay uygulamasına ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacıların murisinin davalı iş yerinde asgari ücret ve elde ettiği süt parası karşılığında çalıştığının tüm tanık beyanlarınca doğrulandığı, barınma ihtiyacının karşılandığı anlaşılmakla davalıların bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı, somut olayda davacıların tek bir vekil aracılığı ile temsil edildiği, davacıların her biri yönünden ayrı ayrı kabul vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin davacı vekilinin istinaf talebi yerinde olmadığı, her ne kadar birden fazla davalı olmasına rağmen hüküm kısmında hükmedilen alacakların davalıdan tahsiline şeklinde infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmiş ise de bu hususun mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu anlaşılmakla eleştirmekle yetinildiği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1 b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Davalılar vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Davalılar vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davalılar vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalılar vekilinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

  2. Davalılar vekilinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim