Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/10744

Karar No

2023/11221

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3170 E., 2022/304 K.

KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/273 E., 2018/453 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla sigortalı ve eşinin tazminat istemleri nedeniyle yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak davanın davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili 22.05.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23.01.2015 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde 2.000 TL Maddi tazminatın (bu istem içerisinde de iş gücü kaybıyla beraber protez giderinin) hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili 21.05.2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararı alacağını 216.300,83 TL, protes kol bedeli olarak 293.478 TL, sigortalı lehine 100.000 TL ile sigortalının eşi davacı lehine 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, manevi tazminatın ek dava mahiyetinde olduğu davacının adli yardımdan yararlandığı anlaşılmıştır.

II. CEVAP

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Toplanan tüm bu deliller ışığında davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile davalı işverenin aynı zamanda müteselsilen kendi uhtesinde çalışan işçinin de kusurundan sorumlu olduğu dolayısı ile davalı işverenin %85 oranında kusurlu bulunduğu davacının maluliyet oranının %82 oranında olduğu tespit edilmiş öncelikle davacının maddi tazminat yönünden destekten yoksun kalma olarak hesaplanan 216300,83 TL üzerinden davasının kabulüne, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine, yine gerek davacının gerekse eşinin açmış olduğu manevi tazminat istemleri yönünden ise davacının maruz kaldığı olayın önemi, kolunun dirsek üzerinden kopmuş olması, maluliyet oranının yoğunluğu, tarafların ekonomik ve sosyal durum içerikleri göz önüne alınarak takdiren davacı yönünden 30000 TL manevi tazminatın davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine yine davacının eşi tarafından açılan manevi tazminat istemi yönünden ise yine davacının yaralanma şekli ve kolunun dirsek üzerinden kopmuş olması göz önüne alınarak bu hususun davacının eşi üzerinde meydana getirdiği elem , üzüntü göz önüne alınarak takdiren bu davacı yönünden de 15000 TL manevi tazminatın davalı işverenden alınarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacıya verilmesine, manevi tazminat istemlerinin fazlaya ilişkin kısımlarının reddine, davacının açmış olduğu protez masrafları yönünden ise 5510 sayılı Kanun'un 63/8 maddesi f bendi uyarınca protez tıbbi araç ve gereç gibi malzemelerin sağlanması, takılması garanti süresi sonrası bakımı onarılması ve yenilenmesi hizmetlerinin doğrudan SGK tarafından karşılanması gerekli tedavi giderlerinden olduğu dolayısı ile bu yöndeki taleplerin SGK tarafından karşılanması gerektiği anlaşılmakla davacının bu yöndeki taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle " Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 216.300,83 TL tazminatın olay tarihi 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer protez kol yapım ve masraflarına ilişkin talebi yönünden davasının reddine, her iki davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden takdiren 30.000,00 TL diğer davacı ... yönünden ise takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya dair taleplerinin reddine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/4818 E 2020/281

sayılı kararında özetle; "Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı sigortalı yararına hükmedilen 30.000,00 TL ve davacı eş yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat tutarlarının çok az olduğuna” işaretle "1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK 353/1–b.3 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2 nci maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile a) 216.300,83 TL Maddi Tazminatın; 23.01.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine; b) Davacının protez kol yapım ve masraflarına ilişkin talebinin reddine; 3. Manevi tazminat talepli davanın kabulü ile a) 100.000,00 TL Manevi Tazminatın; 23.01.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine; b) 50.000,00 TL Manevi Tazminatın; 23.01.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine;” karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin süresinde temyiz karar ve ilam harcını yatırmadığı için davacı vekilinin 07.09.2020 tarihinde, davalı vekilinin ise 04.11.2020 tarihinde temyiz istemlerinden vazgeçmiş sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek ve asıl kararlarına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 19.10.2021 tarih ve 2020/10593 E 2021/12489 K sayılı ilamıyla; ek kararın "Davacının adli yardım talepli olarak açtığı davasında adli yardım talebinin 23.06.2015 tarihli ara karar gereğince kabul edildiği, 6100 sayılı HMK’nun 334 ve devamı maddelerinde adli yardım müessesinin düzenlendiği, dosyadaki adli yardım kararına göre davacının yargılama harçları yönünden de adli yardım kararından yararlandığı bu hususta bir istisna bulunmadığı anlaşılmasına göre adli yardımın HMK 335/3 gereğince hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği açıktır. O halde davacıya temyiz harçlarını yatırmak için HMK 344 üncü maddesi gereğimce 1 haftalık sürede temyiz harçlarının ikmaline dair çıkarılan muhtıranın sonuç doğurmayacağının açık olmasına göre" gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyizin reddine dair ek karara yönelik davacı temyizinin kabulüne kara verilmiştir. Asıl Karara karşı temyiz itirazları nedeniyle ise "Somut olayda, davacının 23.01.2015 tarihli iş kazası neticesinde sol kolu dirsekten Ampute olacak şekilde ve kurumca yapılan tespite göre %82 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, mahkemece protez gideri konusunda araştırma yapılıp hesap raporu alındığı, davacı vekilinin de ıslah dilekçelerinde protez giderine hükmedilmesi noktasındaki talebini hesap raporunu dikkate alarak ıslah ettiği, ilk derece mahkemesince bu istemin 5510 sayılı Kanuu 63/8 inci maddesi kapsamında kurulan gerekçeye işaretle reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince ise davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminatlar yönünden kabul edildiği belirtilmişken, diğer istinaf sebeplerine neden itibar edilmediğinin kararın gerekçe kısmında açıkça tartışılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında somut olayda 6100 sayılı HMK’nun 373/2 nci maddesi kapsamında yeniden esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesinin 22.07.2020 tarih 7251 sayılı Kanun'un 38 maddesi kapsamında 359 uncu maddesine eklenen 3 üncü fıkra hükmü gereğince “istinaf istemlerinin esastan reddi kararlarında” olduğu gibi ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinme olanağına sahip olmamasına göre işaret olunan açıklamalar çerçevesinde davacının protez giderine, usuli kazanılmış hakka ve bu husustaki ret vekalet ücretine dair istinaf sebeplerine itibar edilmemesinin sebebini kararın gerekçe kısmında tartışıp, karşılayacak nitelikte tarafları tatmin edici nitelikte gerekçeli karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olmuştur." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen "Davacı kazalı işçinin protez bedeline yönelik tazminat davasında; husumetin doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna yönetilmesi gerekmekte olup, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nin bu yöndeki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerindedir. Davalı vekili tarafından süresinde itiraz edilmeyen bilirkişi heyeti raporunda, davacının dirsek üstü ampütasyon protezi kullanması gerektiği, davacının biyonik kol protezini kullanabilecek fonksiyonel kapasiteye sahip olduğu ve biyonik protez kolu fiyatına ilişkin mütalaaya yer verildiği, bilirkişi heyeti raporunda davalının dinamik protez kol bedelinden sorumluluğuna ilişkin mütalaada bulunulmadığı, bu nedenle rapora karşı itiraz edilmemesinin davacı lehine usuli kazanılmış bir hakkın söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazına itibar edilmemiştir. Davalı vekili tarafından süresinde itiraz edilmeyen bilirkişi heyeti raporunda, davacının dirsek üstü ampütasyon protezi kullanması gerektiği, davacının biyonik kol protezini kullanabilecek fonksiyonel kapasiteye sahip olduğu ve biyonik protez kolu fiyatına ilişkin mütalaaya yer verildiği, bilirkişi heyeti raporunda davalının dinamik protez kol bedelinden sorumluluğuna ilişkin mütalaada bulunulmadığı, bu nedenle rapora karşı itiraz edilmemesinin davacı lehine usuli kazanılmış bir hakkın söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazına itibar edilmemiştir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır (HGK 23.6.2004, 13/291–370). Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı sigortalı yararına hükmedilen 30.000,00_TL ve davacı eş yararına hükmedilen 15.000,00_TL manevi tazminat tutarları çok azdır. Dairemizce davacı sigortalı lehine 10.000,00_TL ve davacı ... lehine 50.000,00_TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Somut olayda, davacının protez kol yapım ve masraflarına ilişkin talepli davada davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi kapsamında maktu red vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretlerine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bozmadan sonra yapılan yargıolama kapsamında vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiği belirtildiği" Gerekçeleriyle "1–Maddi Tazminat Talepli Davanın Kısmen Kabulü İle; a–) 216.300,83 TL Maddi Tazminatın; 23.01.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine; b–) Davacının protez kol yapım ve masraflarına ilişkin talebinin reddine; 2–Manevi tazminat talepli davanın kabulü ile a–) 100.000,00 TL Manevi Tazminatın; 23.01.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine; b–) 50.000,00 TL Manevi Tazminatın; 23.01.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine" dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; SGK’nın Cevabı Doğrultusunda protez bedelinin SGK tarafından karşılanmayacağı anlaşılmaktadır bu sebeple SGK karşılayacağından bahisle protez bedelinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, protez bedelini reddi nedeniyle red vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini protez bedeli raporuna davalı itiraz etmediğinden usuli kazanılmış hak olduğunu bu hakkı kararla ihlal edildiğini, protez kol bedeli raporuna davalının itiraz etmediğinden bu rapordaki bedelin kendileri lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının iş göremezlik ve protez gideri ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281.maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü Maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti, SGK tarafından iş kazası sigorta kolundan ödenecek gelirler ile finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20, 21 ve 63. üncü maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63 üncü maddesinde, genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri sayılmış; anılan maddenin (f) bendinde Kurum’un, “…sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri…” sağlayacağı, değişik 2 nci fıkrasında, Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsar. Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği belirtilmiştir.

3.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarih ve 2017/3101 E 2018/7720 K sayılı ilamı, 19.12.2017 tarih ve 2016/9646 E 2017/10803 K sayılı ilamı, 05.04.2017 tarih ve 2016/12039 E 2017/2814 K sayılı ilamlarında da açıkça işaret edildiği gibi “tazminat davalarında iş veren SGK tarafından karşılanmamış SUT'u aşan zorunlu tedavi giderlerinden sorumlu tutulabilir.”

  1. Dairemizin emsal mahiyetteki 22.11.2022 tarih ve 2021/7859 E 2022/14653K sayılı ilamında da" davacının, davalıya ait işyerinde çalışması sırasında davalının kusurlu eylemi ile zararlandırıcı sigorta olayına maruz kaldığı, sürekli iş göremezlik oranı nedeniyle dirsek üstü 6 kanallı MYO elektrik kontrollü kol protezi kullanmasının gerektiği anlaşılmakla bu protez bedeli konusunda piyasa araştırması yaparak bedelinin belirlenmesi, SUT kapsamında SGK tarafından karşılanabilecek miktarının belirlenerek bu miktarın protez bedelinden indirilerek, bu açıklamalara uygun şekilde uzmanlardan rapor alınarak SUT’u aşan bakiye protez giderinden davalı işverenin sorumluluğunu gerektirerek şekilde hüküm kurulması gerekliliğine " işaret edilmiştir.

  2. Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda dava dilekçesinde sigortalının uğradığı iş kazası neticesinde solunun dirsek üzerinden ampute olması nedeniyle dinamik kol protez bedelinin davalıdan tahsilini talep ettiği, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının bu isteminin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur.

  3. O halde mahkemece öncelikle davacının ihtiyacı olan ve davacıya uygun protezin niteliğinin belirlenmesi açısından sağlık kurulundan alınacak raporun dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra, protez bedeli konusunda piyasa araştırması yapılarak bedelinin belirlenmesi, Sağlık Uygulamaları Tebliği (SUT) kapsamında SGK tarafından karşılanabilecek miktarın olup olmadığı belirlenerek bu miktarın protez bedelinden indirilerek, SUT'ni aşan bakiye protez giderinin tespiti açısından bu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

  4. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  5. O halde, temyiz eden davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilmeli Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararistinafcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim