Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10098
2023/11215
14 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/663 E., 2023/232 K.
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Merkez Hal No:57 .../... adresinde 01.01.1996 30.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerlerinde kesintisiz çalıştığını, 01.01.1996 01.06.2001 tarihleri arasında davalı Tasfiye Halinde ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde, 01.06.2001 tarihinde davalı Tasfiye Halinde ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nce devralındığını, davacının sigorta girişinin 11.07.2006 tarihinde yapıldığını, 30.06.2011 tarihinde işine son verildiğini, asgari ücret artı hamaliye olarak günlük 80 TL ücretle aylık toplam 3.196 TL ücretle çalıştığını, hamaliye ücretlerinin genel olarak müşterilerden alındığını ileri sürerek, davacının 01.01.1996 01.06.2001 tarihleri arasında davalı Tasfiye Halinde ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'nde, 01.06.2001 30.06.2011 tarihleri arasında ... Gıda Tic. Ltd. Şti'ndeki çalışmalarının ve çalıştığı sürelerde 3.196 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerlerindeki çalışmalarının Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacının gerçek ücretin tespitinin HUMK ilgili maddelerine göre yalnız resmi belge ve kayıtlarla mümkün olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2014/608 2016/410 E.K. sayılı kararıyla; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 22.11.2016 günlü ve 2016/16922 2016/14122 E.K. sayılı ilamı ile
" Eldeki davada, davacıya gider avansı yatırmak üzere 11.02.2016 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş ve bu hususlara ilişkin usulüne uygun ihtarat yapılmadan davacının gider avansını mahkeme veznesine yatırmadığından bahisle, HMK'nın 120 nci maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Gider avansı alınmasına yönelik düzenleme 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda benimsenmiştir. Anılan Kanun'un; “Dava şartları” başlığını taşıyan 114 üncü maddesinde, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması, dava koşulu olarak sıralanmış, “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120 nci maddesinde, davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, Mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya (2) haftalık kesin süre verileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan; söz konusu Kanunun “Delil ikamesi için avans” başlığını taşıyan 324 üncü maddesinde, taraflardan her birinin ikamesini istediği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri, taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi durumda talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümlerin saklı olduğu açıklanmış; “Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler” başlıklı 325 inci maddesinde ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, (1) haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak tutarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedileceği bildirilmiştir.
Şu durumda, Kanun'un 120 nci maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324 üncü maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava koşulu olan gider avansının, delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekmekte olup, dolayısıyla, delil ikamesi için alınacak avans ile dava koşulu niteliğindeki gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın, gider avansı içinde yer almaması zorunludur. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması, keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi, anılan 324 üncü madde düzenlemesi karşısında olanaksızdır. Ayrıca, delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi de gerekmekte olup, örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi de yerinde olacaktır. Ayrıca, davacı tarafa verilen kesin süreye ilişkin ara kararında, alınması gereken avansın hangi işlere ilişkin olduğu, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağı ve nereye ödeneceğinin de açıkça belirtilmemesi de isabetsizdir. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yalnızca 6100 sayılı Kanun'un 324 ve 325 inci maddeleri gereğince delil avansı talep edilebileceği göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.02.2023 tarihli ve 2016/663 2023/232 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, kesinleşen işçilik alacağı dosyası, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde,
Davanın kısmen kabulü ile;
a)Davacının 1011744.34.25 sicil numaralı Tasfiye Halinde ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı davalı iş yerinden,
01.08.1996 31.12.1996 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 0,57 TL kazançla,
01.01.1997 28.02.1997 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 0,72 TL kazançla,
01.03.1997 30.06.1997 tarihleri arasında 120 gün ve günlük 0,85 TL kazançla,
01.07.1997 31.07.1997 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 1,23 TL kazançla,
01.08.1997 31.12.1997 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 1,23 TL kazançla,
01.08.1998 30.06.1998 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 1,67 TL kazançla,
01.07.1998 31.07.1998 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 2,10 TL kazançla,
01.08.1998 30.09.1998 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 2,10 TL kazançla,
01.10.1998 31.12.1998 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 2,34 TL kazançla,
01.01.1999 30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 3,11 TL kazançla,
01.07.1999 31.12.1999 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 3,79 TL kazançla,
01.01.2000 31.03.2000 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 4,00 TL kazançla,
01.04.2000 30.06.2000 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 5,00 TL kazançla,
01.07.2000 31.07.2000 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 5,00 TL kazançla,
01.08.2000 31.12.2000 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 5,00 TL kazançla,
01.01.2001 31.03.2001 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 5,00 TL kazançla,
01.04.2001 31.05.2001 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 7,00 TL kazançla,
01.01.2003 31.03.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 10,92 TL kazançla,
01.04.2003 30.06.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 13,10 TL kazançla,
01.07.2003 31.12.2003 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 15,27 TL kazançla,
01.01.2004 30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,32 TL kazançla,
01.07.2004 31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 14,81 TL kazançla,
01.01.2005 31.12.2005 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 16,29 TL kazançla,
01.01.2006 31.05.2006 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 17,70 TL kazançla toplam 2.970 gün daha çalıştığının tespitine,
b)... sicil numaralı ... Gıda Tic. Ltd. Şti. unvanlı davalı iş yerinde Kuruma bildirilenler dışında;
01.06.2006 10.07.2006 tarihleri arasında 40 gün ve günlük 17,70 TL kazançla,
01.02.2011 31.05.2011 tarihleri arasında 120 gün ve günlük 26,55 TL kazançla,
01.06.2011 30.06.2011 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 172,58 TL kazançla toplam 190 gün daha çalıştığının tespitine,
c) Davacının 11.07.2006 31.01.2011 tarihleri arasındaki talebinin ise tespitinde hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Mahkemece ücret yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, davacının aylık net asgari ücretinden ayrı olarak günlük 80,00 TL civarında hamaliye aldığını, bu hususun dosya kapsamındaki delillerle de sabit olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK vekili; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı şirketler nezdinde 01.01.1996 – 30.06.2011 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde ayda 3.196 TL ücretle çalıştığının tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci ve 86/9 uncu maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve feri müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51