Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10576
2023/11123
13 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1621 E., 2023/1410 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/465 E., 2023/93 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının 1479 sayılı Kanun kapsamda bağlanması gerektiğinin tespiti ile eksik ödemelerin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya davalı Kurum tarafından 01.09.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı Kurumca yapılan hizmet güncelleme işlemleri esnasında 2829 sayılı Kanun çerçevesinde son üç buçuk yıl hizmetinin mülga 2926 sayılı Kanun'a tabi olduğu tespit edilerek yaşlılık aylığının iptal edildiği ve 2926 sayılı Kanuna göre... Bağ Kur numarasıyla 01.09.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı, iş bu işlem sonucunda 1479 sayılı Kanuna göre bağlanan yaşlılık aylığından yersiz ödenmiş olan 179.353,38 TL borç tespit edildiği ve 2926 sayılı Kanuna göre yeniden bağlanan aylık nedeniyle hesaplanan 46.861,40 TL alacak borçtan mahsup edilerek 34.959,87 TL borç oluşturulduğu ve davacıya tebliğ edildiği, bu borcun davacının şuan davalı Kurumdan almış olduğu aylıktan 1/4 oranında kesilmekte olduğu ancak bu borcun hukuka aykırı olup borcu doğuran işlemin iptali gerektiğinden Denizli 4. İş Mahkemesinin 2014/794 Esas Sayılı 2016/200 Karar sayılı kararı ile “davacının söz konusu süreye ilişkin borç miktarı 45.532,60 TL tespit edilmiş olup, davacının 2926 sayılı Kanuna göre bağlanan birikmiş aylık miktarlarına ilişkin alacağın ise 01.09.1992 27.08.2014 tarihleri arası için tahakkuk ettirilen 47.479,43 TL aylık ve 2.008,25 TL ek ödeme olmak üzere toplam 49.487,68 TL den 2.626,28 TL sağlık primi düşüldükten sonra 46.861,40 TL olduğu göz önüne alındığında davacının davalı kuruma herhangi borcunun bulunmadığının açık olduğu, açıklanan nedenlerle davacının, davalı kuruma yaşlılık aylıklarına ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığına, davalı kurumun 02.09.2014 tarihli ve 12307271 varide sayılı işleminin iptaline, davacının yaşlılık aylığından dava tarihine kadar kesilmiş olan bedellerin iadesine ilişkin davanın kabulüne” karar verildiği, Mahkemenin kararı temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/8884 Esas 2018/9304 Karar Sayılı ilamı ile onandığı ve kararın kesinleştiği, Denizli 4. İş Mahkemesinin 2014/794 Esas Sayılı 2016/200 Karar sayılı kararının kesinleşmesi üzerine davalı Kuruma yapılan kesintilerin davacıya ödenmesi için 21.12.2018 tarihinde başvuru yapıldığı ve yapılan başvuru neticesinde davacının banka hesabına 9.243,29 TL yatırıldığı, Mahkemenin ilamının açık olup davacının davalı Kuruma herhangi borcu bulunmadığı sabitken davacının Vakıfbank hesabına 08.02.2019 tarihinde sadece 9.243,29 TL ödeme yapıldığı, davalı idare tarafından davacıdan yapılan kesintilerin tamamının ödenmediği, ayrıca Mahkeme tarafından davalı Kurumun 02.09.2014 tarihli ve 12307271 varide sayılı işleminin iptaline karar verilmesine rağmen davalı Kurumun davacının yaşlılık aylığından dava tarihinden sonra da kesinti yapılmaya devam edildiği, davacının davalı Kuruma borcunun olmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen halen kesintinin yapılmasının hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğu, ayrıca davalı idarenin hatalı yaptığı işleme binaen 1479 sayılı Kanun'a göre bağlanmış yaşlılık aylığından fazla olarak yapılan ödemeyi geri istemesi işlemini hukuki niteliği itibarı ile, ilk olarak davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olması halinde değerlendirecek olursak; davacının sebepsiz zenginleşmesi haklı bir sebebe dayandığı, zira davacının davalı Kurum dosya ve hesaplamalarına istinaden bağlanan yaşlılık aylığının hangi Kanuna göre bağlanması gerektiğini bilmediği ve bilmesinin de beklenilemeyeceği, dolayısıyla geri vermekle yükümlü olduğunu ... durumda olmadığı, her iki dosyanın Kuruma ait olması nedeniyle, Kurumun denetim görevi yerine getirmediği ve fuzuli ödemenin Kurumun hatasından kaynaklandığından bahisle davacının iyi niyetli olduğunun kabulü gerektiği, olağan akış içerisinde düşünüldüğünde bir kişinin, Kuruma ait olan dosyalardan hangisinden emekli olması gerektiğini ve bu dosyalarda ki gün sayılarının hesabını bilmesinin mümkün olmadığı bu itibarla iyi niyetli olduğu kabul edilen davacının davalı Kurum hatasından doğan ve tarafına tebliğ edilen borcu ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, öte yandan davalı idarenin hatalı olarak yaptığı işleme binaen 1479 sayılı Kanuna göre bağlanmış yaşlılık aylığından fazla olarak yapılan ödemeyi geri istemesi işleminin hukuki niteliği itibari ile idari işlemin geri alınması olarak değerlendirmek gerekirse; yasalarımıza göre, idare ancak hukuka aykırı işlemlerini geri alabileceği, davacıya yapılan ikramiye ödemesinde bir hukuka aykırılık olmadığı, dolayısıyla işlemin geri alınmasının olanaklı olmadığı, kaldı ki bir an için yapılan ödemenin yasaya aykırı olduğu kabul edilse dahi idarenin işlemini geri alma süresinin sınırsız olmadığı, keza davacıya 1479 sayılı Kanuna göre 01.09.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık bağlandığı, her iki açıdan yapılan değerlendirme göz önüne alındığında mevzuatta davalı Kurum işleminin haklı olduğunu gösterir hiçbir davanağın mevcut olmadığı iddiasıyla Denizli 4. İş Mahkemesi'nin 2014/794 Esas 2016/200 Karar sayılı dosyası ile hüküm altına alınan kesintilerin iadesinden eksik kalan kesintiler ile halen devam eden kesintiler için şimdilik 10.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya iadesine, maaş farklarının faizi ile birlikte ödenmesine, davacının tarım sigortalı olarak değil SGK emeklisi olarak maaşının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya 16.08.2002 tarihli tahsis talebine istinaden ... Bağ Kur numarası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı ile ilgili olarak basamak intibak işlemlerine istinaden 07.01.2014 tarih, ve 99413 sayılı kapsam işlem formu ile birlikte yaşlılık ikinci karar işlemi yapıldığı, ikinci karar neticesinde son yedi yıl içerisinde geçen hizmetlerinin... Bağ Kur numarası ile 2829 sayılı Kanun kapsamında geçmiş olduğunun tespit edildiği, bu tespit neticesinde 05.06.2014 tarih, 8440140 sayılı yazı ile Bağımsız Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığına yazı yazıldığı, yazışmalar neticesinde ... Bağ Kur numarası kapsamında geçen emeklilik durumu ile ilgili 79.353,38 TL kişi borcu,... Bağ Kur numarası kapsamında geçen emeklilik durumu ile ilgili 46.861,40 TL perakende tutar oluştuğu, kişi borcundan perakende tutarın mahsup edilmiş ve kalan borç tutarı sigortalıya ait yaşlılık aylığından 1/4 oranında kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmeye devam ettiği, Denizli 4. İş Mahkemesi' nin 2014/794 esas 2016/200 karar nolu mahkeme kararının 13.01.2018 tarihli kesinleşme şerhine istinaden kalan kişi borcunun terkin edildiği ve sigortalının aylığından kesilen 9.243,29 TL'nin davacıya iade edildiği, dolayısıyla yargı kararına ve mevzuata aykırılık teşkil eden herhangi bir hususun söz konusu olmadığı, davacının sigortalı hizmeti bakımından Kurum kayıtları esas olup, davacı bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı tarafın davasının esnaf Bağ Kurlu olmayı talep etmesi nedeniyle aylıklarının eksik ödendiği iddiasından kaynaklandığı, 07.12.2022 tarihli beyan dilekçesininde belirttiği kesintilerin de bundan kaynaklandığı, davacının 2926 sayılı Kanuna tabi olarak aylığa hak kazandığının sabit olduğu, bu nedenle davacının eksik kalan bedelin ödenmesine yönelik talebinin yerinde olmadığı, dava tarihi itibarıyla davacının davalı Kurumdan alacağının 2.647,89 TL olduğu, bu miktarın dava tarihinden sonra 09.12.2019 tarihinde ödendiği, davacıya ödenmesi gereken aylıkların tamamen ödendiği ancak yargılama sırasında davalı tarafından iade edilen miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği ve davacıya ödenmesi gereken faiz miktarının 84,22 TL olduğu, davacının talebinin 2.647,89 TL'lik kısmın davadan sonra ödendiğinden bu miktar yönünden davanın konusuz kalmasına karar verilmesi gerekmekte ise de kısa kararda sehven bununla ilgili hüküm kurulmadığı, işbu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı gerekçesiyle tashihen davanın kısmen kabulü ile davacının emekli maaşından yapılan kesintiler nedeniyle dava tarihinden sonra ödenen 2.647,89 TL yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının emekli maaşından yapılan kesintiler sebebi ile, 84,22 TL nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 7.267,89 TL'lik talebin reddine, davacının emekli maaşının esnaf Bağ Kur'lu olarak kabul edilip ödenmesine dair talebinin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının usul hükümlerine uygun olmadığı, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında yer verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği, Kurumun mahkeme ilamı doğrultusunda ödemeler yaptığı, Kurum'un bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği, dosyanın eksik inceleme ve delillerin yanılgılı değerlendirilmesi neticesinde karar verildiği, davacının emekli aylığından yapılan kesintilerin yasal faizleri ile birlikte geri ödenmesine dair kararın delilden yoksun ve yanılgılı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı Kuruma borcunun olmadığının tespit edilmiş olmasına rağmen halen kesinti yapılmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğu, işlemin Kurumun hatasından kaynaklandığı, davacının tebliğ edilen borcu ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının halen tarım sigortalısı gibi maaşının ödendiği, bu nedenle tam maaş alamadığı, davacının tarım sigortalısı olmadığından eksik aldığı maaşlarının hesaplanarak taraflarına ödenmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına müstehak olmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi dayanak kesinleşen Denizli 4. İş Mahkemesi'nin 2014/794 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile de sabit olduğu, kabul kararına konu miktar faiz alacağına ilişkin olduğu, Kurumun karar gereğini yerine getirdiği, uygulamasından da dönmüş olmakla davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili mahkeme ilamındaki hesaplamalar çerçevesinde ödeme yapıldığı, davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığının 1479 sayılı Kanun kapsamda bağlanması gerektiğinin tespiti ile eksik ödemelerin tahsili davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51