Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8610
2023/11089
9 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1994 E., 2023/666 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/2 E., 2021/242 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Tur. Restoran İşletmeciliği İnş. San. Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait lokantada garson olarak. 01.01.1999 ile 01.01.2017 tarihleri arasında çalıştığını, çalışma süresi boyunca işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak 05.04.2015 tarihinde emekli olan müvekkilinin bu tarihten 01.01.2017 tarihine kadar davalı işverenin nezdinde kayıt dışı olarak, sigortasız bir halde çalıştırıldığını, davalı şirket aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin davanın, ... 42. İş Mahkemesi'nin 2017/247 Esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, söz konusu davanın 10.10.2017 tarihinde yapılan duruşmasında hizmet tespit davası açmak üzere süre verildiğini, müvekkilinin 05.04.2015 ile 01.01.2017 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde bilfiil çalıştığını ancak sigorta hizmet döküm cetveline göre eksik primlerinin olduğunu belirterek, davacının 05.04.2015 ile 01/01/2017 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Tur. Rest. İşletm. İnş. San. Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili, ... 42. İş Mahkemesinde 2017/247 Esasına kayden görülmekte olan alacak davasının 10.10.2017 tarihli duruşmasında davacı vekiline hizmet tespiti davası açmak üzere verilen süre geçirildikten sonra davanın açıldığı, müvekkili şirketin, davacıyı sigortasız olarak çalıştırdığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının 05.04.2015 tarihinden itibaren çalışmadığını, dava konusu edilen süre zarfında SSK müfettişleri tarafından iş yerinde incelemeler yapıldığını ve iddia edildiği gibi usulsüzlük yapıldığına dair hakkında düzenlenmiş tutanak bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, müvekkili Kurumun 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesi hükmü uyarınca davalı değil ihbar olunan sıfatıyla davaya dahil edilmesi gereceğini, 2016/20 sayılı Genelge ile kişilerin ödenmiş primleri ve geçmişte sigorta kayıtları var ise geriye dönük sigortalılığının sayılmasının söz konusu olmayacağını, davacı tarafın 2015 tarihinden itibaren kayıtları incelendiğinde herhangi bir prim ödemesi olmadığının tespit edildiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusunun hizmet tespiti davası olduğu davacının emekli olduğu 05.04.2015 tarihinden 01.01.2017 tarihine kadar davalı işverenin nezdinde sigortasız bir şekilde çalıştırıldığının ileri sürüldüğü, ... 42.İş mahkemesinin 2017/247 E. sayılı dosyamız davacısının, dosyamız davalısına açtığı işçilik alacakları talepli davada dinlenilen tanıklardan davalı tanığı ... dışında davalı tanığı Kemal'in ve davacı tanıklarının, Mahkememizce dinlenilen tüm bordro tanıklarının beyanlarının davacının çalışmalarının 05.04.2015 tarihinden sonra da devam ettiğini teyit ettiği,davacının işyerinde müdür olarak çalıştığını doğruladığı, komşu işyeri tanığının davacının çalıştığı Beykoz restaurantta çalışanları tanımadığını beyan ettiği, işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 24.01.2019 tarih, 06 sayılı Araştırma ve İnceleme Raporunda; asıl nitelikli APHB' lerin işleme alınmaması gerektiği şeklinde görüş bildirilmiş ise de, raporun davacının çalışmalarının sona erdiği tarihten sonra düzenlendiği ve belirtilen görüşün daha çok prime esas kazançlar hakkında "ücret tediye bordrolarında ...'nin imzasının olmadığı, anılan bordrolardaki tutarlara ilişkin bankadan veya elden ücret alındığına dair bir belgenin" bulunmamasına dayandırıldığı, davacının fiili İşyerinde çalışmadığı yönünde bir tespite yer verilmediği, aynı raporda işveren vekili Atıf emeninin beyanının alındığı, beyanında davacının emekli olduktan sonra işyerinde çalışmaya devam etttiği fakat sigortasının yapılmasının unutulduğunu ifade ettiği, davacının emeklilik nedeniyle işten çıkışının bildirildiği tarih olan 05.04.2015 tarihinden 31.12.2016 tarihine kadar işyerindeki çalışmalarının aralıksız devam ettiği" gerekçesiyle;
"Davacının davasının kabulü ile
1 Davacının davalı nezdinde 05.04.2015 ile 31.12.2016 tarihleri arasında (bu tarihlerde dahil olmak üzere) kesintisiz olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece hizmet tespitine karar verilirken prime esas ücret yönünden hüküm kurulmadığı, işveren tarafından davacının çalışmalarının Kuruma bildirilmediği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda Mahkemece çalışma olgusunun kabulüne dair kararının onanmasını prime esas ücretinin dosya kapsamına göre 6.000 TL olarak hükme bağlanmasını istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, Mahkemece verilen kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, eksik inceleme sonucu hüküm verildiği, Mahkemece tanık beyanlarının davacı ile çalışan ve kayıtlara geçen kişilerden seçilmesi gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bordro tanıklarının beyanlarının ispata elverişli olmadığı, davacı tanıklarının davacının çalışma koşullarına ilişkin görgü ve bilgisinin mevcut olmadığı, davacı tanıklarının hükme esas alınmasının hatalı olduğu gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı vekili dava dilekçesinde davacının Nisan/2015 Ocak/2017 tarihleri arası dönemde davacının kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı adına davalıya ait iş yerinden Nisan/2015 öncesi bildirimler yapıldığı, davacının Nisan 2015 tarihinde kendisine yaşlılık aylığı bağlanması için işten ayrıldığı, 01.05.2015 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, dinlenen tanık beyanlarında davacının işten ayrıldıktan sonra çalışmaya devam ettiklerini belirttikleri, davalı işveren tarafından Kuruma müracaat edilerek davacının uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığını, ancak bildirimlerin sehven unutulduğunu, bu nedenle sunulan prim ve hizmet belgelerinin dikkat edilmesinin talep edildiği, bunun üzerine Kurum tarafından davacının çalışıp çalışmadığı yönünden rapor hazırlanması için denetmen gönderildiği, denetmen raporunda davacıya yapılan ödemelerle ilgili imza ücret bordrolarının bulunmadığı, bordroların imzasız olduğunu gerekçe gösterilerek davalı tarafından sunulan ek prim ve hizmet belgelerinin işleme alınmamasının belirtildiği ve bu rapora dayanılarak davalı işveren tarafından sunulan prim hizmet belgelerinin işleme alınmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, çalışmayı doğrulayan bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak verilen karar yerinde olmuştur.
Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı"gerekçesiyle;
"1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. ve 01.10.2008 tarihi sonrası isteme ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleridir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.
Öte yandan; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1’nci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun'un 79’ncu maddesi olup; anılan Kanun'un 6’ncı maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.
- Değerlendirme
Eldeki dava, Nisan/2015 Ocak/2017 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortasız çalıştırıldığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 05.04.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla; Mahkemece, davacıya 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı tarih tespit edilerek, davacı dinlenmek suretiyle, talebinin SGDP primine tabi olarak mı, yoksa 4/a kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi hizmet tespitine mi yönelik olduğu açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44