Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11104

Karar No

2023/11077

Karar Tarihi

9 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2622 E., 2023/2192 K.

HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 21. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/137 E., 2022/371 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kurumun istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, 4 adet ödeme emrinin müvekkili adına şahsen gönderildiğini, ödeme emirleri üzerine el ile Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı olarak not düşüldüğünü, ancak müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olmadığını, müvekkilinin 20.02.2020 tarihinde Büyükçekmece 13. Noterliği 03.04.2020 tarih 11693 sayı ile tasdikli Genel Kurul Kararı ve 22.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirket hisselerini ...'a devrettiğini, 20.02.2023 tarihine kadar ...'ın yönetim kurulu üyesi seçildiğini, müvekkilinin YK üyeliğinin sona erdiğini, devir işleminin 8 Mayıs 2020 sayı:10074 ile Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, müvekkilinin kendi dönemine ait tüm borçları ödediğini, şirket borçlarının yapılandırıldığını ve yapılandırma taksitlerinin ödendiğini, bunun sonucu beklenmeden takip yapılmasının haksız olduğunu, kurumun öncelikle şirkete başvurması gerektiğini, borç şirkete ait olduğundan müvekkiline tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu belirterek, 2021/010127, 2020/056364, 2020/056365, 2021/010126 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.03.2019 tarih, 2015/3047 Esas, 2019/311 Karar sayılı kararında; "Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak anılan maddeye dayanılarak açılacak dava “menfi tespit” niteliğinde olup, ”böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” iddiaları dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir." denilmekte olup, davacının ileri sürdüğü iddiaların dinlenmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin 20 nci fıkrası gereğince davacının dava konusu ödeme emrine konu borçlardan sorumlu olduğunu, davacının iddialarının aksine yapılan incelemelerde şirketin gayri faal olması ve tüzel kişiliğin borcu karşılayacak menkul ve gayrimenkul malı bulunmaması nedeniyle şirket ortak ve müdürleri hakkında icra takibine geçildiğini belirterek, davanın reddine, %10 haksız çıkma tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesi neticesinde, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, ödeme emirlerine davacının adının elle yazılmasının ödeme emirlerini usulsüz hale getirmediği, ödeme emirlerinin davacıya gönderildiğinin belirgin olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereğince davacının YK üyesi olduğu döneme ilişkin kurum alacağından şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, TBK 163 maddesi gereğince alacaklının isterse borçlulardan birisine veya tamamına karşı takip başlatabileceği veya dava açabileceği, iç ilişkide ileri sürülebilecek hususların alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının 22.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile YK üyeliğinden ayrıldığı, kararın 08.05.2020 tarihli TSG'de yayınlandığı, ancak bu TSG'de yayınlanma durumunun inşai değil bildirici nitelikte olduğu, ödeme emrinin gönderildiği tarihte bu durum ilan edilmiş olduğundan TTK 36/4 üncü maddesine göre de davacının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği tarihin 22.02.2020 tarihi olduğu, Yargıtay uygulamasına göre YK üyeliğinin sona erdiği tarihten önceki ay Kurum alacaklarından ilgili YK üyesinin sorumlu olduğu, bu durumda davacının 02/2020 tarihi ve sonrası Kurum alacaklarından sorumlu olmayacağı, 01/2020 dönemi ve öncesine ilişkin Kurum alacaklarından ise sorumluluğunun bulunduğu sonuç ve kanaatiyle" davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; Kadıköy Sosyal Güvenlik merkezi tarafından gönderilen 4 adet ödeme emri müvekkil ... adına şahsen gönderilmiş olup, el ile manuel olarak ödeme emrinin üzerine Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı olarak not düşüldüğünü, müvekkilinin Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı olmayıp, ..., Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi'ni 20.02.2020 tarihinde Büyükçekmece 13. Noterliği 03.04.2020 tarih 11693 sayı ile tasdikli Genel Kurul Kararı ve 22.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile ...a devrettiğini, yapılan devir ile 20.02.2023 tarihine kadar ...yönetim kurulu üyesi seçildiğini, müvekkilinin ise, önceki üyeliği sona erdiğini, devir işlemi 8 Mayıs 2020 sayı: 10074 ile Ticaret Sicil Gazetesinde sayfa 471 de yayınlandığını, Müvekkilinin Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi'nin kendi dönemine ait, tüm borçlarını zamanında ödediğini, müvekkili ... adına şahsen düzenlenen ve aşağıda bilgileri bulunan 4 adet ödeme emrinin iptali gerektiğini, toplam 2.357.252,14 TL için düzenlenen 4 adet ödeme emri ve 1 adet tebliğ zarfı suretini ekte sunduklarını, 4 adet ödeme emri düzenlenmeden önce Şirketi yeni devralan ...şirketi hak ve borçlarıyla birlikte devralması sebebiyle, söz konusu borçları 09.12.2020 tarihinde yapılandırmak için başvurduğu ve borçları ödediğini, Ayrıca henüz, dava konusu ödeme emirlerindeki miktarlar 09.12.2020 tarihinde yapılandırılmasına ve hatta ...tarafından taksitli bir şekilde ödeniyor olmasına rağmen huzurdaki dava konusu ödeme emirlerinin şirketle hiç bir ilişiği kalmayan müvekkili ...'e yani müvekkilin şahsına gönderilmesi açıkça hukuk aykırı olduğunu, bu nedenle, borca yapılan yapılandırmanın sonuçlanması beklenmeden tahakkuk ettirilerek ödeme emri düzenlenmesi kabul edilemeyeceğini, ödemelerin yapıldığı süreç beklenmesi gerektiğini, davalı Kurum tarafından şirkete başvurulmadan önce şirketle hiç bir ilişiği kalmayan müvekkiline hatta müvekkilin şahsına ödeme emrinin gönderilmesi usulü fahiş bir hata olduğunu, borç Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi'nin borcu olduğundan tebligatların şirkete yapılması gerektiğini, Tüzel kişilere yapılacak tebligatın onların yetkili temsilcilerine de yapılabilmesi mümkündür. Eğer birden fazla yetkili temsilci varsa, bunlardan birine tebligat yapılabileceğini, Müvekkilinin Hıbızz Teknoloji Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı olmadığını, davalı Kurum yetkilileri şirketin borcundan kaynaklı olarak şirketin eski yönetim kurulu üyesine ödeme emrini usulsüz olarak göndermiş olup usule uygun olmadan gönderilen ödeme emirlerinin tamamının iptali gerektiğini, 4 adet ödeme emri hakkında takibin geçici olarak durdurulması ve davalı kurumca “borcu yoktur” belgesi düzenlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi, İstinaf dilekçesinin kabulünü, Ekonomik baskı nedeniyle dava sonuna dek Kuruma yapacağı tüm ödemelerin istirdatı yahut mahsubu yönünden sair talep haklarının saklı tutulmasını, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı Kurum vekili; davacı, şirket yönetim kurulu üyesi olup, şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla müvekkil Kurum alacaklarından 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, müvekkili Kurum lehine yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, Kurum lehine %10 haksız çıkma tazminatının takdiri gerekirken, reddedilen kısım yönünden %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmediğini Kararının kaldırılması, davanın reddi ile davacının %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, ödeme emirlerine davacının adının elle yazılmasının ödeme emirlerini usulsüz hale getirmediği, ödeme emirlerinin davacıya gönderildiğinin belirgin olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereğince davacının yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin Kurum alacağından şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, TBK 163 üncü maddesi gereğince alacaklının isterse borçlulardan birisine veya tamamına karşı takip başlatabileceği veya dava açabileceği, iç ilişkide ileri sürülebilecek hususların alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının 22.02.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı, kararın 08.05.2020 tarihli TSG'de yayınlandığı, ancak bu TSG'de yayınlanma durumunun inşai değil bildirici nitelikte olduğu, ödeme emrinin gönderildiği tarihte bu durum ilan edilmiş olduğundan TTK 36/4 üncü maddesine göre de davacının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği tarihin 22.02.2020 tarihi olduğu, Yargıtay uygulamasına göre yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tarihten önceki ay Kurum alacaklarından ilgili yönetim kurulu üyesinin sorumlu olduğu, bu durumda davacının 02/2020 tarihi ve sonrası Kurum alacaklarından sorumlu olmayacağı, 01/2020 dönemi ve öncesine ilişkin Kurum alacaklarından ise sorumluluğunun bulunduğu sonuç ve kanaatiyle davanın kısmen kabulü yerinde görülmüştür.

Ancak Anayasa mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 20217119E, 2022/48 K sayılı kararı ile 6183 sayılı AATUHK 58/5 fıkrası Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden, mahkemece, 6183 sayılı Kanun'un 58/5 inci maddesi gereğince kısmen reddedilen takibe konu alacağın %10 zamla tahsiline karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nun 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede";

"A) Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine,

Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 15.06.2022 tarihli 2022/137 Esas 2022/371 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1 b 2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

Davanın kısmen kabulü ile

Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 2 6201 07 07 1428059 034 10 87 sicil numaralı işyerinin borcu sebebiyle davacıya tebliğ edilen... takip kartı numaralı, 2021/010127 ve 2021/010126 takip numaralı ödeme emirlerine konu 2020/02 nci dönemine ilişkin prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zamlarından davacının sorumluluğu bulunmadığından ödeme emirlerinin bu dönemler yönünden iptaline,

Davacının 2021/010127 ve 2021/010126 takip numaralı ödeme emirlerine konu 2020/01 inci dönem borçlarından sorumluluğu bulunduğundan bu dönemler yönünden ödeme emirlerinin iptali talebinin reddine,

Davacının 2020/056364 ve 2020/056365 takip numaralı ödeme emirlerine konu dönem borçlarından sorumluluğu bulunduğundan bu ödeme emirlerinin iptaline yönelik talebin reddine,

Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve E.: 2021/119, K.: 2022/48 sayılı iptal kararı gereğince reddedilen bölüm bakımından Kurum yararına %10 zamla tahsile karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 6183 sayılı Kanun'un 35, 58, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınadereceaatuhk

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim