Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9469

Karar No

2023/11000

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2019/460 E., 2022/1674 K.

KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ile davalılardan .... Ltd. Şti. ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurumun 2.011.S.8.3.63.05 no.lu işyeri dosyasında işlem gören davalı TİGEM'e ait Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünün sulama işçiliğini üstlenen alt işveren iş ortaklığında çalışan işçilerden 21511003 sigorta sicil no lu ...'in 26.05.2011 tarihinde diğer davalı ... sevk ve idaresinde bulunan Ford 660 marka 63 SC 709 plaka sayılı traktör ve römorkunda geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, SGK müfettişlerince hazırlanan rapora göre ...'in meydana gelen iş kazasında kusurlu olduğunu, meydana gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybeden hak sahiplerine 80.272,32 TL ilk peşin sermeye değerli gelir, 328 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 80.600,32 TL ödeme yapıldığını, kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyen koruyucu önlemleri almayan işverenlerin sorumlu olduklarını, kusursuz sorumluluklarının da bulunduğunu, Kurum zararının şimdilik 30.000 TL'sinin tahsili amacıyla dava açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla gelirlere onay tarihinden, gider ve masraflara ise sarf tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı Kurum vekili Dairenin bozma kararından sonra 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 36.122,54 TL tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, 20.068,08 TL sadece işverenden müstakilen şeklinde toplam 56.190,62 TL'ye artırdığını beyan etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Tigem vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.

3.Davalı ......Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ....Ltd.Şti. ve ... ...Ltd.Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2012/122 Esas Esas 2016/281 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 30.000 TL'nin gelirler açısından onay gider ve masraflar açısından ise sarf tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davalılar Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü ile ... Tur. Nak. Gıda Tem. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

  1. Dairemizin 24.09.2019 tarihli ve 2019/4807 E. 2019/6605 K. sayılı ilamında davalı asıl işveren Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü ile alt işverenler ... Tercüme Ltd. Şti ... Met. Ltd. Şti. ... Tur. Nak. Gıda Tem. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti.’nin teselsül sorumluluğu 5510 sayılı Kanun'un 21/1 kapsamında, 3. kişi olan davalı ...’nin teselsül sorumluluğu 21/4 kapsamında irdelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;"... kusur raporları ve hesap raporları birlikte incelendiğinde; Kurum sigortalısı ...'in davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığı sırada 26.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiği, sigortalının hak sahiplerine Kurum tarafından peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, ayrıca bir kısım ödemelerin de yapıldığı, dava konusu olay sebebiyle Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirden ve yapılan ödemelerden dolayı davacı Kurumun talep edebileceği toplam Kurum zararının 56.190,62 TL olduğu, üçüncü kişi ...'nin sorumlu olduğu miktarın 36.122,54 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporundan sonra davacı vekilinin talebini ıslah ederek dava değerini 56.190,62 TL'ye çıkardığı, davacı Kurumun taleplerinden davalı işverenlerin birlikte sorumlu olduğu, davalı üçüncü kişi ...'nin sorumluluğunun ise 36.122,54 TL ile sınırlı olduğu tespit edilmiş, davacı vekilinin dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki talepleri de gözetilmek suretiyle" gerekçesiyle ve bozma sonrası ıslah dilekçesi göz önüne alınmak suretiyle,davanın kabulü ile 56.190,62 TL'nin, 36.122,54 TL'nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan; 20.068,08 TL'nin ise onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sadece davalılar ... Tercüme Taah. Sosyal Hizm. Ltd. Şti. ... Metaloji Tur. Taş. Gıda İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ... Tur. Ltd. Şti. adi ortaklığı ve TİGEM'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, ......Ltd.Şti vekili ile TİGEM vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, sigortalının kusursuz olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı TİGEM vekili, kusur ve hesap yönünden kararı temyiz etmiştir.

3.Davalı ... ...Ltd. Şti. vekili kararı kusur yönünden temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,rücuan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla HUMK'un 427 ila 444 üncü maddeleri

2.5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddenin 1 inci fıkrası ile 4 üncü fıkrası hükümleridir.

  1. Değerlendirme

Dava iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze yardımı nedeniyle uğranılan Kurum zararının 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin olup davanın kabulüne ilişkin hükmün Dairemizin 24.09.2019 tarihli ilamı ile bozulmuş bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi de gözetilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Islah Kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.

Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Nitekim 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın “zaman bakımından uygulanma” başlığını taşıyan 448 inci maddesi; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” hükmünü içermektedir. Mahkeme karar tarihi itibari ile 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ve 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı ve bu içtihadın değiştirilmesine gerek bulunmadığı kabul edilmiş olduğundan, bozma ilamından sonra yapılan ıslah geçerli olmayacaktır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile eklenen fıkra ile bozmadan sonra da ıslah yapılabilmesinin önü açılmıştır. Buna göre; "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz."

Yapılan değişiklik ile kural olarak bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesinde tahkikat ile ilgili bir işlem yapılması halinde iş bu tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün hale getirilirken iş bu kuralın istinası ise yapılacak ıslah ile bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Kurum vekilinin bozma sonrası 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu ve mahkemece ıslah talebi dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmış ise de, bozma kararına uyulmakla birlikte artık ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağı gerekçesiyle ıslah dikkate alınmaksızın ilk hüküm gibi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'nun muhalefetine karşı; Başkan ..., ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Davacı Kurum vekili, fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutmak suretiyle şimdilik 30.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince 30.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü ve ... Tur Nak. Gıda Tem. ve Güv. Hiz. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce; asıl işveren Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü ile alt işverenler ... Tercüme Ltd. Şti., Erkan Mat. Ltd. Şti, ... Tur. Ltd. Şti.’nin teselsül sorumluluğunun 5510 sayılı Kanun’un 21/1 maddesi kapsamında, üçüncü kişi olan davalı ...’nin teselsül sorumluluğunun 21/4 maddesi kapsamında irdelenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Davacı vekili bozma kararından sonra 10.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 36.122,54 TL’nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.068,00 TL’nin sadece işverenden tahsilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyalarak yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki talepler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Islah iddia ve savunma yasağının kapsamına giren taraf yasal işlemlerini tamamen veya kısmen düzeltmeye yarayan bir hukuki imkandır.

Taraflar yargılamanın başında sundukları iddia ve savunmalarında değişiklik yapma ihtiyacı duyabilirler.

Belli bir zaman kesitiden sonra taraflara iddia ve savunmada değişiklik yapma imkanının tanınmaması halinde, şekilcilik esası engeller hale gelir ve yargılamanın adaletli bir karar ile sonuçlanması tehlikesi doğabilir.

Bu noktada ıslah, iddia ve savunmanın değiştirilmesi yasağı başladıktan sonra tarafların kendi usul işlemlerini kısmen ya da tamamen değiştirmelerine imkan tanımak suretiyle usul hukukunun katı şekilciliğini yumuşatan ve adaletli bir yargılamanın tesis edilmesini sağlayan bir kurum olarak ön plana çıkmaktadır. Kanundaki kurallara riayet edilmesi durumunda ıslahın sonuç doğurması için tek taraflı irade beyanı yeterli olup mahkemenin veya karşı tarafın rızası aranmaz.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ıslah ile ilgili ön görülen koşullardan biri zamanla ilgilidir.

HMK’nın 177/1 maddesinde tahkikatın sona ermesine kadar ıslaha başvurulabileceği düzenlenmiştir.

22.07.2020 yürürlük tarihli 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177/2 maddesinde “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadarda ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukiki durum ortadan kaldırılamaz”düzenlenmesine yer verilerek bozmadan sonra ıslah konusuna yasal açıklık getirilmiştir.

HMK’nın 448 inci maddesi, bu kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı düzenlenmesini içerir. Anılan madde ile yeni hükümlerin derhal uygulamasının yalnızca tamamlanmamış işlemler için söz konusu olduğu, buna karşılık tamamlanmış işlemlerin değişiklikten etkilenmeyeceği kabul edilmiştir.

Bazı özel işlemlemleri tarafın iradesiyle gerçekleşir. Islah böyle bir işlemdir. Bu tür işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığı anda tamamlandığını söylemek mümkündür.

Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 30.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bozma kararından önce verilen 19.04.2016 tarihli karar ile 30.000,00 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen karar verilmiştir. Hüküm Dairemizin 24.09.2019 tarihli kararı ile bozulmuş, bozma kararına uyan Mahkemece 30.12.2022 tarihli karar ile davacı Kurum vekilinin bozma kararından sonra 10.03.2021 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi de gözetilerek karar verilmiştir.

28.07.2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile değişen HMK’nın 177/2 maddesindeki düzenleme ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarihli, 1944/10 E., 1948/3 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararının değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarihli, 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı İçtihatları Birleştirime Kararının herhangi bir hükmü kalmamıştır.

Davacı Kurum vekili bozmadan sonra ıslaha imkan tanıyan 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeden ve bozma kararından sonra 10.03.2021 tarihinde ıslah talebinde bulunmuştur.

HMK’nın 448 inci maddesi uyarınca yeni hükümlerin derhal uygulanması gerekir. Davacı vekilinin, mahkemenin ilk kararında ya da bozma kararından önce veya yasal düzenleme tarihinden önce yapılmış ve tamamlanmış bir ıslah işlemi söz konusu değildir.

Bozma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceğine dair yasa değişikliğinin usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde olduğu, yasanın açık düzenlemesi ile imkan tanınan ıslah işleminin bozma kararı ile ortaya çıkan herhangi bir hukuki durumu ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı, yasal düzenlemenin uygulanmasında Mahkemenin ilk karar tarihi ya da bozma karar tarihinin değil, ıslah işleminin yapıldığı tarihin esas alınması gerektiği, aksinin kabulünün bozmadan sonra ıslaha imkan tanıyan HMK’nın 177/2 madde hükmünü işlevsiz hale getireceği ve ayrıca HMK’nın 448 inci maddesine de aykırı olacağı kanatinde olduğumdan, çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartigemtemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakikarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim