Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9257
2023/10923
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/738 E., 2023/857 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2014/126 E., 2020/147 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davalı işyerinde 1997 31.06.2006 yılları arasında ön muhasebe, yönetici, sekreter olarak aralıksız ve kesintisiz çalıştığını, davalı şirkete 2000 yılında SGK’dan denetime gelindiğini, kendisinin 2000/03 ayında 15 gün, 2001/01 ayında 31 gün olmak üzere toplamda 46 gün sigorta bildirimi yapıldığını, işyerinde çalıştığı tarihlerde firmaya ait fatura, irsaliye ve faturalarda ve diğer işyeri belgelerinde kendisinin el yazısı bulunduğunu belirterek 1997 31.06.2006 tarihleri arasındaki sigortalı çalışma süresinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; davacının taleplerinin hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresi içinde talep edilmediğinden reddi gerektiğini, davacının davalı iş yerinde 1997 tarihinde işe başladığını, maaşından kesinti yapılmasını istemediğini beyan ederek SGK’ya bildirim yapılmasını istemediğini, davacının polis olan eşinin 31.06.2006 tarihinde Iğdır’a tayini çıkması üzerine kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının işten ayrıldığı tarihte aylık 550,00 TL ücret aldığını, davacının işten ayrılırken davalı şirketten hiçbir hak ve alacağı kalmadığını beyan edip davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının sicil dosyasından davalı iş yerinde çalışmalarına rastlanmadığını, davalı iş yerinin 01.01.1993 tarihinde kanun kapsamına alındığını, iş yerinin varlığının ve Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, hizmet tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesi, Kurum kayıtlarının aksine eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile davacı ...'ın davalıya ait 01.1000920.034 iş yeri sicil numaralı davalı işyerinde;
01.11.1997 31.07.1998 arasında 270 gün ve günlük 1.181.250,00 TL kazançla,
01.08.1998 31.12.1998 arasında 150 gün ve günlük 1.594.650,00 TL kazançla,
01.01.1999 30.06.1999 arasında 180 gün ve günlük 2.602.500,00 TL kazançla,
01.07.1999 31.12.1999 arasında 180 gün ve günlük 3.120.000,00 TL kazançla,
01.01.2000 30.06.2000 arasında 180 gün ve günlük 3.660.000,00 TL kazançla,
01.07.2000 31.12.2000 arasında 165 gün ve günlük 3.960.000,00 TL kazançla,
01.01.2001 30.06.2001 arasında 149 gün ve günlük 4.665.000,00 TL kazançla,
01.07.2001 31.07.2001 arasında 30 gün ve günlük 4.898.250,00 TL kazançla,
01.08.2001 31.12.2001 arasında 150 gün ve günlük 5.598.000,00 TL kazançla,
01.01.2002 30.06.2002 arasında 180 gün ve günlük 7.400.025,00 TL kazançla,
01.07.2002 31.12.2002 arasında 180 gün ve günlük 8.362.500,00 TL kazançla,
01.01.2003 31.12.2003 arasında 360 gün ve günlük 10.200.000,00 TL kazançla,
01.01.2004 30.06.2004 arasında 180 gün ve günlük 14.100.000,00 TL kazançla,
01.07.2004 31.12.2004 arasında 180 gün ve günlük 14.805.000,00 TL kazançla,
01.01.2005 31.12.2005 arasında 360 gün ve günlük 16,29 TL kazançla,
01.01.2006 30.06.2006 arasında 180 gün ve günlük 17,70 TL kazançla olmak üzere; toplamda 3.074 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar vermiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı şirket vekili; davacının 1997 tarihinde işe başladığını, işe başlarken maaşından kesinti yapılmasını istemediğini beyan ederek SGK'ya bildirim yapılmasını istemediğini, kendi isteği ile 31.06.2006 tarihinde işten ayrıldığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının ilk işe girişinin 15.12.2000 yılı olduğunu, bu tarihten önce sigortalı çalışması olmadığını, davacının 1997 yılında 18 yaşını doldurmadığını, çalışmasının ispatlanamadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi; dinlenen kayıtlı tanıkların beyanlarıyla davacının çalışmalarının ispatlandığı Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak; davalı şirket ve davalı Kurumun istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 1997 31.06.2006 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21 43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
3.Değerlendirme
1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 Somut olayın incelenmesinde; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde, davalı iş yerinden 2000/3 üncü dönemde 15 gün, 2001/1 inci dönemde 31 gün bildiriminin yapıldığının anlaşılması karşısında; mahkemece 22.04.2014 tarihinde açılan davaya göre; davacının 01.01.2000 öncesi çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla,
08.11.2023 gününde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.11.1997 31.03.2006 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 2000 yılı 3 dönmede 15 gün, 2001 yılında 31 gün hizmet Kuruma bildirilen ve kısmi olarak bildirimleri yapılan davacı sigortalının bildirim tarihi 2000 yılı 3 üncü dönem öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2.Somut uyuşmazlıkta davacının 2000 yılı 3 döneminde 15 gün hizmeti Kurum kayıtlarına intikal etmiş, kısmi bildirimleri yağılmıştır. Mahkemece bildirim öncesi ve bildirim sonrası davacının aralıksız çalıştığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3.Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından dava tarihine ve işyerinde son çalışma tarihine göre blok çalışmada kayıt öncesi öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21 1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya Kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı kabul edilmelidir.
5.Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda Kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 1.11.1997 tarihi ile sonrası kayda giren 2000 yılı 3 üncü dönemi takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde Kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23