Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/13372

Karar No

2023/10893

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1238 E., 2021/563 K.

KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/325 E., 2020/350 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 10.08.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi, çocukları, annesi, babası ve kardeşleri için maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar meydana gelen kaza sonrası hayatını kaybeden ...'nun müvekkili firma üzerinden sigortalı görünse de gerçekte müvekkili firmanın çalışanı olmadığını, yüklenici alt firma çalışanı olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... Müh. Şti. arasında alt işveren üst işveren ilişkisi olmadığını, ilgili firmanın işin tamamını anahtar teslim olarak üstlendiği için kaza geçiren işçinin kendi işçileri olmadığını, davacıların desteği ...'nun geçirdiği iş kazasından kaynaklı tüm maddi ve manevi tazminatlardan da ... Müh. Şti.'nin sorumlu olduğunu, müvekkili firmanın bu noktada hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın pasif husumet yönünden reddi gerektiğini, olayda mücbir sebep söz konusu olduğunu, kazanın tamamen işçinin kusuru nedeniyle gerçekleştiğini belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nun müvekkili şirket çalışanı olmadığını, SGK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere diğer davalı ... İnş. Taah. İletişim Makine San. Tic. Ltd. Şti'nin işçisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ... İnş. Taah. İletişim Makine San. Tic. Ltd. Şti. arasında ana sözleşme kapsamında birim fiyat usulü anahtar teslim olarak Botaş Güzergahlarında FO Altyapı ve kablo tesisi işleminin belirlenen usul ve şartlarda gerçekleştirilmesi ve müvekkili şirkete teslimi hususunda ... Şehiriçi/Şehirlerarası Fiberoptik Kablolu Erişim Şebekeleri Tesisi Çerçeve Sözleşmesi ve Botaş Güzergahı Ek Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu olayında ... İnş. Taah. İletişim Makine San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olan davacılar murisinin işbu ilişkiden kaynaklanan işini yaptığı sırada meydana geldiğini, müvekkili ile ... İnş. Taah. İletişim Makine San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin Anahtar Teslim Sözleşmesi olması nedeniyle müvekkilinin dava konusu kazada işveren sıfatının bulunmadığı gibi sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalı arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunmadığını, işveren sıfatı bulunmayan müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle hiçbir maddi veya manevi sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ... için 233.486,60 TL, ... için 35.177,12 TL, ... için 22.968,02 TL ve ... için 12.509,16 TL olmak üzere toplam 304.140,90 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, davacılardan ...'nun cenaze defin giderine yönelik talebinin reddine, davacılardan ... için 30.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan birinin dünya çapında bilinen ve ülkemizin en zengin şirketlerinden biri olan ..., diğerinin Türkiye'nin her tarafından ihale alan ... Şirketi olduğunu, davacıların ise müteveffanın aldığı asgari ücretle geçindiğini, dolayısıyla tarafların ekonomik durumları bir araya getirildiğinde Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, bunun hakkaniyete aykırı olduğunu, tarafların ekonomik araştırmasının UYAP üzerinden de yapılabileceğini, kazanın gerçekleşmesinde iş güvenliği önlemlerini almayan davalıların %100 kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğunu, müteveffanın üzerine bir tona yakın toprak yıkıldığını, bunu hatırlayan davacılarda ne denli ızdırap oluşacağını heyetin taktirine bıraktığını, bu denli feci bir şekilde meydana gelmiş kazada müvekkillerinin tatmin olmasının çok zor olmasına rağmen çok cüzi sayılabilecek manevi tazminat miktarlarına hükmedilmesinin müvekkillerini daha da üzdüğünü, davalılar yönünden ise hükmedilen manevi tazminatın caydırıcı özelliğinin bulunmadığını, Yerel Mahkemece hükmedilecek manevi tazminat miktarının adalete uygun ve tarafı bir kez daha üzecek durumda olmaması gerektiğini, buna dair Van 2.İş Mahkemesinin 2018/150 Esas, 2018/445 sayılı dosyasında davacı eş için 60.000,00 TL, çocuk için ise 30.000,00 TL hükmedilen manevi tazminatın Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin miktarı az olduğu için bozduğunu buna dair mahkeme kararını ekte sunduklarını, ayrıca bozma kararına konu olayda iş kazasının mağduru işçinin %15 oranında kusurlu olmasına rağmen Mahkemece hükmedilen rakamların düşük bulunduğunu dolayısı ile hiçbir kusuru bulunmayan müteveffanın yakınları için hükmedilen tazminatın az olduğunu beyanla Yerel mMahkemenin kararının kaldırılarak dava dilekçesinde belirtildiği üzere ... için 100.000,00 TL, velayetindeki çocuklar (vefat edenin çocukları) ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, Baba ... için 50.000,00 TL, Anne ... için 50.000,00 TL, kardeş ... için 30.000,00 TL, kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ...... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ettikleri müteveffa ...'nun müvekkili firmanın çalışanı olmayıp işi anahtar teslimi devralan ... Mühendislik İnş. San. Ltd. Şti'nin olduğu, bu hususun Yerel Mahkemece dinlenen tanık beyanları ile ve kendileri tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve ekinde sunulan firmalar arası sözleşmeler ile açık olmasına rağmen dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında bu hususun gözden kaçırıldığını, hiçbir şekilde değerlendirme konusu yapılmadığını, tanıklardan sadece Raif Kapağan'ın beyanlarına yer verildiğini, ancak dosyadaki en önemli beyanda bulunan tanık ...'un beyanlarına hiçbir şekilde yer verilmediğini, Yerel Mahkeme tarafından gerekçeli kararın bu rapor doğrultusunda hazırlandığını, ...'un beyanında kendisinin davalı ...'ın değil onun alt işvereni konumunda bulunan ... Mühendislik İnş. San. Ltd. Şti'nin çalışanı olduğunu, iş kazası sonucu vefat eden davacılar desteği ...'nun da ... Şirketinin işçisi olduğunu beyan etmesine rağmen bu kadar önemli bir tanık beyanının değerlendirme konusu yapılmamasının tek başına başlı başına bir hukuk garabeti olduğunu ve dosya kapsamında aldırılan kusur raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, müvekkili firmanın kazada sorumluluğu olmadığından hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 16.07.2020 tarihli ihbar dilekçelerinin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, 10.08.2018 tarihinde müvekkili şirketin alt yüklenici olarak yürüttüğü Şırnak İli fiber optik kablo erişim şebekeleri tesisi yapım işi kapsamında Şırnak ili ... köyü mevkinde yapılan fiber optik kablo döşemesi sonrası tıkanan borunun yerine yeni boru takılması işi sırasında toprak kayması çökmesi gibi bir doğal afetin olması sonucu iş kazasının gerçekleştiğini ve göçük altında kalan ...'nun hayatını kaybettiğini, müvekkili firma ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'den alt yüklenici olarak aldığı Şırnak ili fiber optik kablo erişim şebekeleri tesisi yapım işinin 02.06.2018 tarihli sözleşme ile anahtar teslimi şeklinde dava dışı ... Mühendislik İnş. San. Ltd. Şti'ye verdiğini ...'nun müvekkili firmanın değil ... Mühendisliğin çalışanı olduğunu, müvekkili firmanın hazır olarak kazılmış belli bir derinlikteki çukurlarda fiber optik kablo döşeme işini aldığını, dolayısı ile müvekkili firmanın orada yapılan kazılarla bir ilgisi bulunmadığını, kendilerine atfedilen kusuru kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusura ilişkin gerek SGK tahkikat raporunda gerekse mahkemece aldırılan iki kusur raporunda da müvekkiline kusur atfedilmesinin temel gerekçesinin kazı yapılan alandaki kaygan ve engebeli toprak kaymasına müsait mahalde kazının uygun yapılmadığı yönünde toplandığını, ancak kazıyı yapan firmanın müvekkili olmadığını, müvekkili firmanın 16.07.2020 tarihli ihbar dilekçesini yazdığı tarihten kısa bir süre önce söz konusu kazı işini yapan firmanın ... İnşaat Taahhüt Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (adres: Sancak Mah. Ali Haydar Feroğlu Sok. No:24 Çankaya/... ) olduğu ve kaza sırasında ilgili firmaya ait iş makinelerinin kayan ve göçüğe neden olan toprak yığınını kazı çukurlarından çıkardığı bilgisine ulaştığını, dolayısı ile mevcut kazanın gerçekleşmesinde dava dışı ... İnşaat Taahhüt Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin kusurunun belirleyici faktör olduğunu, bu sebeple ileride aleyhlerine hükmedilebilecek maddi veya manevi tazminat tutarlarının ilgili firmaya rücu edilebilmesi için davanın 16.07.2020 tarihli ihbar dilekçesi doğrultusunda ... İnşaat Taahhüt Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbarı gerekirken bu hususun dikkate alınmaması ve ihbar talebinin reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu yönü ile kararın kaldırılmasının gerektiğini davaya konu kazanın tamamen toprağın bütün kütle olarak kayması çökmesi gibi bir doğal afet sonucunda oluştuğunu ve müvekkilinin iş kazasının gerçekleşmemesi için tüm önlemleri zaten almış olmasına rağmen böyle bir doğal afetin olmasını hiçbir şekilde engelleyemeyeceği için ve olay tamamen müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın mücbir sebep ile gerçekleştiğini, mücbir sebep nedeni ile uygun illiyet bağı kesildiğinden müvekkili firmanın iş kazasından sorumlu tutulamayacağını, kazanın zarar görenin tam kusuru neticesinde meydana geldiğinden olay ile müvekkille iş veren arasındaki illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle işveren müvekkilinin hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağını, Yerel Mahkeme tarafından aldırılan 24.10.2019 tarihli kusur raporu ile aynı dosya kapsamında SGK tarafından yürütülen tahkikat dosyası kusur raporu arasında çelişki bulunduğunu 20.02.2020 tarihli raporun iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermekten uzak olduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda dava konusu olayda her ne kadar müteveffa ...'nun babası ... ve annesi ... yönünden davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde maddi tazminat talebinde bulunulmamış ise de anne ve babanın hayatta oldukları müddetçe her zaman kullanabilecekleri yasal destekten yoksun kalma paylarının saklı tutularak diğerleri açısından hesaplama yapılmalı ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini, ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 26.11.2019 tarihli hesap raporundaki hesaplamaya esas alınan destek paylarının dağılımı ve dolayısı ile hesaplama tutarlarının tümü yanlış olduğundan hükme esas alınamayacağını, bu yönü ile de kararın kaldırılması gerektiğini, bu hususlara ilişkin olarak 09.03.2020 tarihli gerekçe ile davacının ıslah dilekçesine itiraz edilmesine rağmen Yerel Mahkemenin bu itirazları değerlendirmediğini, müteveffa işçinin kusuru sonucu kazanın gerçekleşmiş olması dikkate alındığında yerel mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup davacıların manevi tazminat talepleri ayrı ayrı hükme bağlanarak kısmen kabul kısmen reddedildiğini, bu nedenle kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine AAÜT uyarınca reddedilen her bir miktar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden manevi tazminatın toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, beyanla yerel Mahkeme kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısmi kabul bölümlerinin ve müvekkili aleyhine olan tüm bölümlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş ile ... İnş. Taah. İletişim Makine San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin anahtar teslim sözleşmesi olması nedeni ile işveren sıfatı bulunmayan müvekkilinin dava konusu kazada sorumluluğunun da bulunmadığını ihale makamı konumunda olduğu için müvekkili açısından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Şevin Karahisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2017/24 Esas sayılı dosyasında verilen karar doğrultusunda müvekkilinin asıl işveren olarak sorumluluğununda bulunmadığını, buna rağmen müvekkili şirketin asıl işveren olduğunun kabul edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan taraflar arasında düzenlenmiş olan fiberoptik kablolu erişim şebekeleri tesisi yüklenici çerçeve sözleşmesinin yüklenicinin genel ve geçiş hakları konusundaki yükümlülükleri başlıklı 8.12 maddesinde işin ifasında gerekli olan her türlü emniyet ve güvenlik malzemeleri yüklenici tarafından her bir işçi için ayrı ayrı temin edilecek ve işçilere kullandırılacaktır. Kullanılmayan iş güvenlik malzemeleri için madde 27 de belirtilen cezalar aynen uygulanacaktır." hükmü gereğince işin yapımı sırasında gerekli iş güvenliğinin yüklenici tarafından sağlanacağının açıkça düzenlendiğini, bu sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere dava konusu olayda işveren sıfatı bulunmayan müvekkili şirketin ne müteveffa işçiye ne de başka bir çalışana talimat verme hakkı bulunmadığı gibi iş bu sözleşme hükümleri çerçevesinde de hiçbir yükümlülüğü ve sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin bir teknoloji firması olduğu ve fiberoptik kablo döşeme işinin asıl iş kapsamında olmayacağının açık olduğunu, teknoloji firması olan müvekkil şirketin fiberoptik kablo döşeme işini anahtar teslim şeklinde diğer davalıya verdiğinden bu işi denetleyecek bir ekibinin de bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine ... 21. İş Mahkemesinin 2017/279 Esas, 2017/620 Karar sayılı dosyası ile açılmış emsal dava sonucunda müvekkili şirket yönünden davanın reddine dair verilen kararın ekte sunulduğunu, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin E. 2016/18289 K. 2018/2777 E 2015/1261 K. 2016/5995, E.2015/11487 K.2016/5389, E.2015/13533, K.2015/22574, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2006/21 796 K. 2006/812, T.20.12.2006 tarihli emsal kararları gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeler ve olaya ilişkin belgeler incelendiğinde müvekkili şirketin kusurunun olmadığının açık olduğunu, zira işçilerle ilgili tüm iş güvenliği ve sağlığı eğitim ve tedbirlerinin diğer davalı ... tarafından sağlandığını, buna rağmen genel ve soyut ifadelerle bilirkişi raporları ile müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, işin anahtar teslimi verildiği hususunda dikkate alınarak kusur raporlarının ve itirazlarınında incelenerek kararın kaldırılması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, fahiş bedeldeki manevi tazminat bedellerinin indirilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden görülmesi mümkün değil ise eksik inceleme ile kurulmuş olan davalı müvekkili aleyhine olan hükümlerin ortadan kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zararlandırıcı olayın Şırnak ili ... köyü mevkinde yapılan fiberoptik kablo döşemesi sonrası tıkanan borunun yerine yeni boru takılması işi sırasında çalışan sigortalının toprak kayması şeklinde gerçekleşen iş kazası sonucu vefat etmesi olduğu, somut olayda davalı ...Ş.'nin santral sahalarında erişim şebekesi tesis ve malzeme temin esaslarına göre kablolu erişim şebekesi ve alt yapı vs. gibi işlerin yapılmasını işlerini ihale yolu ile diğer davalı alt işverene verdiği, davalı ...Ş'nin işten el çekmediği kontrol ve denetim yükümlülüğünün devam ettiği yönünde sözleşme hükümlerinin bulunduğu gözetilerek Yerel Mahkemece anılan işin anahtar teslimi yolu ile verilmeyip, davalı ...Ş'nin asıl işveren olduğuna dair gerekçesinin yerinde olduğu, iş kazasının meydana gelmesinde davalı alt işveren ...'nin % 65, asıl işveren ... A.Ş'nin %30, kazazede müteveffa işçinin ise %5 kusurunun bulunduğuna ilişkin 24.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya içeriğine olayın meydana geliş şekline 4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü Hükümleri ile İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğu ve itibar edilebilir nitelik taşıdığı, davalılardan ...'nin tahkikat aşaması bittikten sonra ileri sürülen ihbar talebinin Yerel Mahkemece reddine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırı yön bulunmadığı, hükmedilen vekalet ücreti usul ve yasaya uygun olduğundan davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinafının yerinde olmadığı, müteveffa ...'nun babası ... ve annesi ... yönünden davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde maddi tazminat talebinde bulunulmamış ise de anne ve babanın hayatta oldukları müddetçe her zaman kullanabilecekleri yasal destekten yoksun kalma paylarının saklı tutularak diğerleri açısından hesaplama yapılmasına dair davalı ...'nin istinaf gerekçesinin yerinde olmadığı, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hak ve nesafet kuralları da birlikte değerlendirildiğinde davacı muris eş ..., davacı çocuklar ..., ..., ..., anne ve baba ... ile ... için ayrı ayrı takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle; davalı ... ile davalı ...Ş vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,

1 Asıl Davanın (Van 2.İş Mahkemesinin 2018/325 E. sayılı dava dosyası) ve Birleşen Davanın (Van 2.İş Mahkemesinin 2019/657 E. sayılı dava dosyası) kısmen kabulü ile

a Davacılardan ... için 233.486,60 TL, ... için 35.177,12 TL, ... için 22.968,02 TL ve ... için 12.509,16 TL olmak üzere toplam 304.140,90 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, davacılardan ...'nun cenaze defin giderine yönelik talebinin reddine,

b Davacı tarafların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 80.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... ... Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı ... Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Davalılar vekillerinin çocuklar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, anne, baba ve kardeşler için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK. nın 362/1 a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Davalılar vekillerinin davacı eş için hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge adliye mahkemesince verilen kararın tarihi 31.03.2021 olup reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihindeki AAÜT'e göre vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.

3.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

  1. Davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 8 b bendi silinerek yerine geçmek üzere;

"8 b Maddi tazminat davası yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılara ödenmesine " rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Davalılar vekillerinin çocuklar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, anne, baba ve kardeşler için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafdüzeltilerekcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim