Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9762
2023/10858
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1419 E., 2023/1186 K.
KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/433 E., 2023/51 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 01.01.2018 tarihinden itibaren pazarlama ve satış görevlisi olarak çalışmaya başlamasına rağmen davalı işveren tarafından SGK'ya 16.04.2018 tarihinde işe girdiğinin bildirildiğini, müvekkilinin davalı şirkette aylık net 4.000,00 TL maaşla çalışmasına rağmen davalı işveren tarafından davacının çalıştığı 1,5 yıllık çalışma süresinin 2018 yılının bazı aylarına ilişkin sigorta primleri gerçek ücret üzerinden değil düşük ücretler üzerinden eksik yatırıldığının hizmet dökümünden anlaşıldığını, işçinin çalıştığı dönemde davalı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olan ... ile müvekkili arasındaki 25.12.2017, 26.1.22017, 23.01.2018 ve 30.01.2018 tarihli mail yazışmaları ve iş bu maillerin içeriklerinin davalı şirketin bünyesindeki ürünlere ilişkin olması müvekkilinin davalı şirkette 01.01.2018 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirkette pazarlama ve satış görevlisi olarak 11.03.2018 tarihine kadar yapmış olduğu çalışmalarla ilgili görüşmelerin dökümünü davalı şirketi ortağı ve yetkili temsilcisi olan ...'e müvekkilinin mail adresinden 12.03.218 tarihinde gönderildiğini, müvekkilinin 01.01.2018 tarihinden itibaren çalıştığının davalı işyerinin tanıtım ve reklam toplantıları esnasında çekilmiş fotoğraflarda müvekkilinin bulunması ve şirket yetkilisinin bu fotoğrafları facebook sayfasından paylaşmasının müvekkilinin orada şirket adına pazarlama ve satış görevlisi sıfatıyla bulunduğunun ve müvekkili işçinin 2018 yılı Mart ayında da davalı şirketin çalışanı olduğunu gösterdiğini ifade ederek müvekkilinin davalı şirkette 01.01.2018 tarihinden 16.04.2018 tarihinde kadar çalıştığının tespitine, davalı şirket tarafından müvekkilinin 2018 yılının eksik yatırılan aylarına ilişkin sigorta primlerinin davalı şirkete tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Turkey Medikal ... Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu dava, fiili gerçekle örtüşmediğini, iyi niyet kuralları ile örtüşmediğini, bir hakkın açıkça kötüye kullanıldığını, davacının, davalı şirketin sahibi olduğu iş yerinde çalışmadığını, müvekkili şirketin ..., İsviçre ve Maldivler'de tıbbi cihazlar üreten kurumsal ve profesyonel bir şirket statüsü olduğunu dolayısı ile 2 3 ayı kapsayacak şekilde sigortasız işçi çalıştıracak bir firma olmadığını, davacının 16.04.2018 tarihinde gerçek anlamda müvekkil şirket bünyesinde sigortalı olarak SGK'ya personel olarak bildirildiği ve bu tarihten itibaren müvekkil şirketin çalışanı olduğunu, 16.04.2018 Tarihinden önce davacının müvekkil şirket bünyesinde fiili çalışmasının söz konusu olmadığını, 01.01.2018 ile 16.04.2018 tarihleri arasında müvekkilinin birkaç defa davacıdan yabancı dilde olan dokümanları Türkçeye çevirmesi amacıyla hizmet aldığını, davacıdan birkaç defa tercüme hizmeti aldığına ilişkin e mail yazışmalarının mevcut olduğunu, ücret mukabilinde davalı şirketin davacıdan tercüme hizmeti almasının davacıyı sigortalı olarak kendi bünyesinde çalıştırdığı anlamı taşımadığı gibi bunun bir delil olmasının söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesine iddia edilen dönem için herhangi bir maaş ödemesi talebi de bulunmadığını, şayet davacı taraf, müvekkil şirket bünyesinde gerçek anlamda çalışmış olsaydı 01.01.2018 tarihi ile 16.04.2016 tarihleri arasındaki maaş alacaklarını da talep etmesi gerektiğini, yine davacının ... 1. İş Mahkemesinde müvekkiline karşı açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası kapsamında 01.01.2018 tarihi ile 16.04.2016 tarihleri arasına ilişkin herhangi bir alacak talebinin söz konusu olmadığını, davacı yabancı tercüme konusunda müvekkil firmaya birkaç defa yardım ettiği için ve iş talebinde bulunduğu ve 16.04.2019 tarihinden itibaren işe giriş bildirgesi verilerek sigortalı gösterildiği, davacının müvekkiline karşı açmış olduğu işçi alacakları dosyası kapsamında kıdem tazminatı başta olmak üzere bir takım kalemler noktasında hak elde edebilmek için 01.01.2018 tarihi ile 16.04.2016 tarihleri arasını sigortalı olarak tescil ettirmek istediğini, davacının iddia ettiği tarihlerde eylemli ve gerçek bir çalışmasının söz konusu olmadığını ifade ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum nezdinde yapılan inceleme ve sorgulama işlemleri neticesinde...TC. kimlik nolu davacının 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri tespit edilmekle, davacının iddialarını destekleyen herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan davaya ilişkin hususların re'sen araştırılması, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi prensip olarak kabul edildiğini, işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı da yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarih 1999/21 E. 1999/525 K. sayılı kararına göre eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının tespit edilmesi, aksi takdirde ise hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğinin içtihat edildiğini ifade ederek açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, davacının 01.01.2018 16.04.2018 tarihleri arasında davalı ... Turkey Medikal ve Tıbbi Cihazlar İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi unvanlı 15787 sicil numaralı iş yerinde aylık net 4.000,00 TL ücretle sigortaya tabi hizmetle fiilen çalıştığının tespitine,
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 2018 yılı Nisan ayında almış olduğu ödemenin 2018 yılı Ocak Nisan ayı arasındaki maaşı olduğuna dair herhangi bir delil söz konusu değil iken varsayım ile karar verilemeyeceğini, yine gerekçenin aynı kısmında bu tutarın iddia ile de uyumlu olduğu belirtilmiş ise de tam aksine bu miktar yani 4.000,00 TL ödeme 2018 yılı Ocak Nisan ayı arası maaşı ile de uyumlu olmadığını, yerel mahkemenin gerekçesinde, uyum gösterdiğini belirttiği ödeme, miktar ve tarih davacının çalıştığını iddia ettiği süre ile uyumlu olmadığını, zira mezkur ödeme banka havalesi ile yapılmış olup banka ile yapılan ödemeler senetten, belgeden sayıldığını, bu cihetle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 555. maddesindeki havaleye bakıldığında bir ödemenin hangi amaç ve ne için yapıldığı hususunda bankanın havale açıklaması önem kazandığını, davalı müvekkil tarafından davacıya gönderilen banka dekontundaki açıklama önem kazandığını, buna göre mezkur havale dekontunda maaş olarak ödendiğine, 2018 yılı Ocak ve Nisan ayı arası maaş olduğunda dair herhangi bir açıklama söz konusu olmadığını, mahkemece tarihi, miktarı ve açıklaması davacının çalıştığı döneme uymayan bu ödemeyi çalışmaya esas alarak ve varsayım ile önceki 4 ayın maaşı olarak kabul ederek davanın kabulüne karar verilmesi usule uygun olmadığını, davacının hangi binada, nasıl, hangi mesai şartları ile çalıştığı konusunda bir delil olmadan mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil Kurum nezdinde yapılan inceleme ve sorgulama işlemleri neticesinde ...TC. kimlik nolu davacı ...’in 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri tespit edilmiş olup, davacının iddialarını destekleyen herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davacının açmış olduğu dava yasal dayanaktan uzak ve davanın reddi gerektiğini, müvekkil kurum nezdinde yapılan inceleme neticesinde davacının talep edilen dönem yönünden kayıt ve tescilinin bulunduğu dönemler tespit edildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup davaya ilişkin hususların re'sen araştırılması, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi prensip olarak kabul edildiğini, söz konusu hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı da yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarih 1999/21 E. 1999/525 K. Sayılı kararına göre eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının tespit edilmesi, aksi takdirde ise hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğinin bilinmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"... Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesinde davalı işyerinin 26.05.2017 tarihinde tescil edildiği, SGK unvanlı hizmet cetveline göre, davacının 16.04.2018 10.05.2019 tarihleri arasında ...sicil numaralı davalı işyerine çalıştığına ilişkin sigorta bildirimi yapıldığı, hizmet cetveline göre davacının en son 2016/9 döneminde sigortalı hizmeti olduğu, dosya arasına alınan davalı şirkete ait ücret bordrolarının ve Yapı Kredi Hesap ekstrelerinin incelenmesinde davacının aylık ücretinin taleple uyumlu olarak 4.000,00 TL olduğu, Yapı Kredi Bankası .../Maslak Şubesinden, 03.04.2018 ve 07.05.2018 tarihlerinde, davalı şirket müdürü ... tarafından davacı adına 4.000,00 TL yatırıldığı, kolluk araştırmalarında davacının davalı işyerinde çalıştığının belirtildiği, şirket ortağı ... beyanında davacının iş yerlerini gezerek şirkete ait ürünlerin pazarlamasını yaptığını 2017 yılı sonu veya 2018 başından ...'da bir fuar olduğunu, davacının da bu fuar dolayısıyla ...'da olduğunu beyan ettiği, dosya arasına ibraz edilen, 23.01.2018 tarihli göndereni Kocaşah Akgül, alıcı ... ve çeviri konulu, mail yazışmalarında, yabancı bir dil ile yazılmış olan ürün özelliklerine dair 8 sayfalık bir metnin çevirisi ile ilgili bir yazışma olduğu, davacıya gönderilen ilgili metinlerin Hair And Skin saç ve cilt, Hair Remoual epilasyon, Skin Teratments cilt tedavileri, Galax, ibareli dökümanlar gönderildiği, davacının ...Turkey Medikal ve Tıbbi Cihazlar İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi A.Ş adlı işyerinde 4.000,00 TL ücretle 01.01.2018 16.04.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığına ilişkin mahkeme kabulü yerindedir." gerekçesine dayalı olarak;
- "Davalı ve feri müdahil'in istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b/1 maddesi gereğince esastan reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili sunmuş oldukları temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde yer alan itirazlarını yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.506 sayılı Kanun'un 77 ve 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07