Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10063
2023/10853
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1099 E., 2023/1151 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/16 E., 2023/137 K.
Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalılardan... Yassı Demir Çelik A.Ş.'ye ait iş yerinde çalışmakta iken 10.02.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza sonrasında sigortalının iş göremezlik oranının %43 olarak tespit edildiğini, kazanın işverenin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğini, davacının iş göremezlik oranının tespiti için kuruma başvuru yaptığını, ancak Kurumun davacının geçirdiği kazanın iş kazası olarak kabul etmediğini, ayrıca ... 7. İş Mahkemesinin 2017/43 esas sayılı dosya ile işveren aleyhine tazminat davası açmış olduğu bu davada Kurumun kazayı iş kazası olarak kabul etmediğini bildirildiğini ve mahkemece iş kazasının tespiti yönünde dava açması için süre verdiğini beyan ederek davacının 10.02.2015 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili Kurum işlemlerinde usul ve Kanuna aykırı bir husus bulunmadığını, maluliyet oranlarının tespitinde Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporların esas alınacağının 5510 sayılı Kanun'da düzenlendiğini, verilen maluliyet kararlarına karşı Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilebileceğini, kurul kararlarının kesin olduğunu, başka sağlık tesislerince verilen kararların müvekkili kurumun bağlamayacağını, sigortalının maluliyet oranı ile ilgili SGK Yüksek Sağlık Kararı olduğunu, yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafından davalı müvekkil aleyhine ... 3. İş Mahkemesi'nde 2020/248 esas sayılı dosyasıyla iş kazasından kaynaklandığı iddia edilen meslekte kazanma gücü kaybının tespiti amacıyla dava açıldığını, davacı tarafın bizzat dava dilekçesindeki kendi ikrarıyla, 10.02.2015 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği iş kazasından kaynaklı tazminat talepli davasını, birleşen dosya dahili davalısı ... yerine yanlışlıkla asıl dosya davalısı diğer müvekkil... Yassı Demir Çelik Mamülleri San. Tic. A.Ş.'ye yönelttiğini belirttiğini, dosya kapsamında alınan 24.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızda da belirttiğimiz üzere, yalnızca, iş kazası tanımının yapıldığı 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinden hareketle davaya konu olayın iş kazası olduğu iddiası çerçevesinde dava konusu olayın ele alınması davaya hatalı ve eksik bir bakış açısıyla yaklaşılmasına sebep olunacağını, meydana gelen olayın doğrudan iş kazası olarak nitelendirilmesi için olayın ilgili Kanun maddelerinde sayılan kriterlere uygun olup olmadığının yanında meydana gelen olay ile yapılan iş arasında uygun nedensellik bağının olup olmadığının sorgulanması da en az maddedeki kriterler üzerinden yapılan değerlendirme kadar önemli olduğunu, illiyet bağı gibi gerek doktrinde gerekse mahkeme kararlarında üzerinde görüş birliği sağlanamamış olan ve sınırları tam olarak tespit edilemeyen bir konuda davanın hakkaniyete uygun bir şekilde çözülebilmesi adına olabildiğinde titiz davranılması ve hiçbir hususun göz ardı edilmemesi gerektiğini, "bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için sigortalının gördüğü işle kaza arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir. İş kazasında illiyet bağından amaç, olayların normal akışına ve teamüllere göre meydana gelen kazanın sigortalının gördüğü işin bir sonucu olmasıdır. bu itibarla, iş kazasının kabul edilebilmesi için, kaza ile yapılan iş arasında bir illiyet ve otorite ilişkisi bulunmalıdır." (Yarg. 10. HD. 24.06.1976 tarih, 77/506 sayılı kararı, aynı yönde Yarg. 21.HD., 20.11.2003 tarih, 9435/9645 sayılı kararı) kazanın iş kazası olmadığını, işbu davanın asıl davada davalı taraf olan müvekkil ... Yassı Demir Çelik Mamülleri San. Tic. A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, tüm davalılar yönünden esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili dahili davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; dahili davalı olarak davaya dahil edilen dahili davalı ...'ın zaten aynı nedenle ... 3. İş Mahkemesinin 2020/248 Esas sayılı dosyasından açılan ve birleşen dosyanın davalısı olduğunu; ... 5. İş Mahkemesinin 2019/230 Esas sayılı dosyasından 09.12.2021 tarihli karar ile tefrik edilen dosyanın yargılamasının halen ... 5. İş Mahkemesinin 2021/368 Esas sayılı dosyasından devam ettiğini; istinaf sonrası mahkemenin 2023/16 Esas sayılı dosyasından dahili davalı olarak müvekkili dahili davalı ...'a dava dilekçesi, mahkeme kararı, istinaf ilamı ve tensip zaptı tebliğ edildiğini; iş bu dosya ile birleşen ve sonrasında tefrik edilen ... 3. İş Mahkemesinin 2020/248 Esas sayılı dosyasından açılan birleşen davaya ilişkin cevap ve beyanlarının dosyaya sunulmuş olup bu beyan ve itirazlarının aynen geçerli olduğunu; dosyada mevcut itirazları baki kalmak ve kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu edilen kazanın, işçinin görevi gereği yapmakta olduğu bir iş nedeniyle meydana gelmemiş olup öncelikle bu nedenle iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını; davacı işçinin görevi dışında, işveren tarafından verilmiş bir talimat olmamasına rağmen yaptığı bir eylem sırada meydana gelen kaza ile davacının işi arasında illiyet bağı bulunmadığını; dosyaya gelen yazı cevaplarındaki aleyhe olan hususları kabul etmemek kaydı ile hastane kayıtlarında davacının yaralanmasının iş kazası olduğuna ilişkin bir kayıt ve tespit bulunmadığını; dava konusu kaza iş kazası olmayıp meydana gelen kaza ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını; bu nedenle olayın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Sonuç olarak, davacı ile iş kazası tarihinde birlikte çalıştığı belirlenen tanık ...' nın davacının 2015 yılında işyerinde çalışmakta iken kaza geçirerek sağ elinin 3 parmağının kesilmiş olduğu yolundaki beyanı, Özel ... Hastanesinin 10.2.2015 tarihli ameliyat raporunda, davacının 10.02.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sağ elinin işaret armağından tam, başparmakta IP seviyesinden ve orta parmakta da orta seviyeden subtotal ampitasyon oluştuğu, acil ameleyata alındığı hususunu rapor edildiği husus, ayrıca davacının SSK hizmet cetveline göre de davacının 10.02.2015 tarihinden sonra 15.08.2015 tarihine kadar istirahatli kaldığı, davacının 10.02.2015 tarihinde kaza geçirmiş olduğu kaza sonucu sağ elinin üç parmağının kesildiği ve kaza sonrasında bu parmaklarının hastanede ameliyat ile dikildiği, davacının geçirdiği bu kazanın iş yerinde ve işin yapıldığı sırada geçirmiş olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin a ve b bentelinde belirtilen; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve iş veren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısı ile geçirilen, kazasının iş kazası olduğu, davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Hem ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2022/276 Esas 2022/2492 Karar sayılı ilamı hem de davacının istinaf dilekçesi ile açıkça tespit edildiği üzere davalı... Metal şirketinin kaza tarihinde aktif olmaması ve kazadan sonra kurulduğunun tespit edilmesi, bu haliyle de söz konusu kazadan herhangi bir şekilde sorumlu olamayacağı anlaşılmakla davalı... Metal açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle "1 davacının 10.02.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine,
2 Davacılardan... Metal yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; "yerel mahkeme 14.03.2023 tarihli kararı ile davacı tarafından açılan davanın iş kazası talebi yönünden kabulü ile davacılardan... Metal yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Verilen kararın tarafımızca kabulü mümkün değildir. Şöyle ki; Bir olayın iş kazası sayılması için; Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, hizmet akdi ile çalışan emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen olaylardır. Dosya içeriği açısında 5510 sayılı Kanunda belirtilen tanımlara uygun iş kazası niteliğinde değildir. Müvekkil kurum tarafından yapılan incelemelerde de davaya konu olayın iş kazası olmadığı yönünde tespitte bulunulmuştur. Tüm bu hususlara rağmen yerel mahkeme tarafından yargılama aşamasındaki beyanlarımız; bilirkişi raporuna yaptığımız itirazlarımız değerlendirilmeden verilen kararı kabul etmemekteyiz. Yerinde olmayan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmekteyiz. Müvekkilim kurum aleyhin hükmedilen yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretini de kabul etmemekteyiz." şeklinde belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; "1 Mahkemece dava konusu kazanın "işyerinde ve işin yapıldığı sırada" gerçekleştiği ve iş kazası olduğu kabul edilmiş ise de, Mahkemenin değerlendirmesinin aksine dava konusu edilen kaza, işin yapıldığı sırada yani işçinin görevi gereği yapmakta olduğu bir iş nedeniyle meydana gelmemiştir, bu nedenle dava konusu olayın iş kazası olarak kabulü gerçeğe ve hukuka aykırıdır. Dosyada mevcut beyanlarımızda belirttiğimiz üzere, davacı işçinin görevi dışında, işveren tarafından verilmiş bir talimat olmamasına rağmen işçinin görevi dışında yaptığı bir eylem sırada meydana gelen kaza ile davacının işi arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.
Dosyaya gelen yazı cevaplarındaki aleyhe olan hususları kabul etmemek kaydı ile hastane kayıtlarında davacının yaralanmasının iş kazası olduğuna ilişkin bir kayıt ve tespit bulunmamaktadır.
Dava konusu kaza iş kazası olmayıp meydana gelen kaza ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır, bu nedenle olayın iş kazası olarak kabul edilmesi hukuka aykırıdır. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar verilmiştir. Dava konusu olay, işverenin talimatı dışında meydana gelmiş olup yapılan iş ile meydana gelen kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır. Meydana gelen kaza, işçinin işyerinde yapmakla görevli olduğu işin yürütülmesi sırasında yani işin yapılması sırasında meydana gelmediği gibi işverenin otoritesi altında da meydana gelmemiştir. Somut olayda, işçinin yapmakla yükümlü olmadığı bir işi işverenin açık bir talimatı olmamasına rağmen kendi iradesiyle yapmakta iken kazanın meydana gelmesi nedeniyle kazanın iş kazası olarak kabulü açıkça hukuka aykırıdır.
Dosya kapsamında yer alan beyanlarımızda belirttiğimiz üzere, yapması gereken asıl işi bu olmayan davacının işveren tarafından kendisine açıkça verilmiş bir talimat olmamasına rağmen kendi iradesi sonucu çok seyrek kullandığı tahta kesme makinesini işveren tarafından sağlanan gerek koruyucu kıyafet gerekse önlem amaçlı diğer aletleri "nasıl olsa bir şey olmaz mantığı ile hareket ederek" hiçbir güvenlik önlemi almadan kullanmış olması sonucu işbu davaya konu olay meydana gelmiştir. İşbu olayın meydana gelişi incelendiğinde, yapılan işin davacının işveren tarafından işe alındığında kendisine verilen görev içerisinde olmadığı açıkça görülmektedir. Bu durumda, yukarıda yer verdiğimiz illiyet bağının mevcut olmadığı ortadadır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken olayın iş kazası olarak kabulü hatalıdır.
2 Mahkeme kararının gerekçesinde, "Kurum Komisyon kararı ile davacının iş kazası geçirdiği yönünde bir tespit olmadığı", "... Fatih Devlet Hastahanesinin cevabi yazısında davacının 10.02.2015 tarihinde hastaneye girişinin bulunmadığı" "polis merkezince yapılan araştırmada bu yönde bir ihbar ve müracaat bulunmadığı" belirtilmiştir. Bu hususlar iddialarımızı destekler nitelikte olup Mahkemece dikkate alınmamıştır.
Yine gerekçede, "Özel ... Hastanesinin kayıtlarında 10.02.2015 tarihli Ameliyat raporu nda davacının 10.02.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sağ elinin işaret parmağında tam, başparmakta IP seviyesinden ve orta parmakta da orta seviyeden subtotal ampitasyon oluştuğu, acil ameliyata alındığı hususunun rapor edildiği" belirtilmiş ise de hastane kayıtlarında davacının yaralanmasının iş kazası olduğuna ilişkin bir kayıt ve tespit bulunmamaktadır. Mahkemenin değerlendirmesi hatalı olup bu nedenle karara itiraz ederiz.
3 Yukarıda belirtilen itirazlarımız ile birlikte, mahkemece dahili davalı müvekkilimiz aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi haksız ve hukuka aykırı olup bu nedenle de karara itiraz ederiz." şeklinde belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeye göre dava dosyasındaki kayıt ve belgelere, hastane evrakı ile davacı tanığı Atilla, davalı tanığı Murat'ın beyanı bir arada değerlendirildiğinde davacının 10.02.2015 tarihinde davalı işvereni ... iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiği sabit olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.06.1996 tarih 228/454 karar sayılı ilamında belirtilen hususlar ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle "davalı SGK ve dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili ve dahili davalı ... vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davalı Kurum vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07