Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9036

Karar No

2023/10787

Karar Tarihi

6 Kasım 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3201 E., 2023/939 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/210 E., 2022/208 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Apartmanında 1996 yılından iş akdinin feshedildiği tarih olan 17.06.2021 tarihine kadar apartman görevlisi olarak çalıştığı, davacının SGK'ya bildirimlerinin eksik yapıldığı, davacının emeklilik tarihi olan 12.06.2007 tarihinden sonra 15.02.2011 tarihine kadar tam zamanlı olarak çalışmasına karşın davalı tarafça SGK'ya bildirimde bulunulmadığı, davacının hak kaybına uğradığı, 12.06.2007 15.02.2011 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz çalışmasından kaynaklı olarak SGK'ya bildirilmeyen hizmet süresinin bulunduğu, çalışması bulunan diğer dönemlerde de SGK primlerinin eksik olarak yatırıldığı iddiasıyla davacının 12.06.2007 15.02.2011 tarihleri ile 08/2016 06/2021 dönemleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz ve tam süreli olarak çalıştığının tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya 01.07.2007 tarihi itibariyle 15.02.1980 12.06.2007 tarihleri arasında 7289 prim gün sayısı üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının davalı iş yerindeki çalışma süreleri ve kendisine ödenen maaş, işveren tarafından Kurum'a ne şekilde bildirildiyse Kurum tarafından işverenin bildirdiği şekilde kayda alındığı, Kurum kayıtlarının gerçeği yansıttığı, kayıtların resmi belge niteliğinde olduğunu aksinin ancak eş değer bilgi ve belgeler ile ispat edilebileceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle; tanıkların beyanlarının muğlak ve yönlendirilmiş oluğu, bildirilen günlerin eksiksiz ve doğru olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının 12.06.2007 tarihinde emekli olduktan sonra da ara vermeden aynı şekilde ve şartlarda çalışmasına devam ettiği, çalıştığı süne boyunca yine kapıcı dairesinde oturduğu, yapılan işlerin niteliği dikkate alındığında tam süreli çalışmayı gerektireceği, ayrıca yine 15.02.2011 tarihinden 2016/07 dönemine kadar tam süreli olarak sosyal güvenlik destek primi yatırılmasının ve 2021/06 ncı dönemine kadar kapıcı dairesinde oturmasının çalışmasın emekli olduktan sonra da kesintisiz şekilde devam ettiğine karine oluşturduğu, her ne kadar davacının 2016/08 dönemi ile 2021/06 dönemi arasında kısmi istihdam nedeni ile kısmi bildirim yapılmış ise de çalışmanın kısmi olduğuna dair davalı tarafça somut bir delil sunulmadığı, tanık beyanları ile çalışmanın aynı şartlarda devam ettiğinin sabit olduğundan davacının kısmi sigortalılık bildirilen dönemde de tam süreli olarak çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının çalışmasının 12.06.2007 17.06.2021 tarihleri arasında davacının kesintisiz ve tam süreli çalışmasının olduğunun tespiti ile; 12.06.2007 15.02.2011 tarihleri arasında ve 01.08.2016 17.06.2021 tarihleri arasında kesintisiz ve tam süreli şekilde Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:

Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, Kurum kayıtlarının aksinin resmi belge ile ispat edilmesi gerektiği, davada hukuki yarar bulunmadığı, Kurum işleminin hukuka uygun olduğu, iddianın ispat edilemediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçe kısmında delillerin yeterince tartışılmadığı, bilgi ve görgü yansıtmayan tanık beyanlarının hükme esas alındığı, davacının tam zamanlı çalıştığına ilişkin şüpheden uzak, kesin ve net bir delil bulunmadığı, davacının davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinde çalışırken 01.07.2007 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, apartman karar defterinde 05.07.2007 tarihli toplantıda davacının kapıcı olarak çalışmaya devam ettiğinin belirtildiği, davalıya ait 1064599 sicil numaralı kapıcılık işyerinin 15.02.2011 tarihinden itibaren kapsama alındığı, 15.02.2011 ile 30.07.2016 tarihleri arasında tam zamanlı olarak SGDP'e tabil olarak 2 kodu ile, 15.06.2018 ile 2018/5 inci ay arasında ay içinde kısmi süreli olarak SGDP'e tabi olarak 2 kodu ile çalışmalarının bildirildiği, apartman karar defterine göre 05.07.2007, 06.06.2008, 10.12.2008, 25.01.2009, 30.01.2009, 25.01.2010, 06.06.2010, 03.02.2011, 04.02.2011 tarihlerinde yapılan toplantı tutanaklarında davacının kapıcı olarak isminin geçtiği, komşu işyeri tanıkları ... ve ...'un bayanları ile davacının emekli olduktan sonra da aynı şartlarda çalışmaya devam ettiği, apartmanın büyüklüğü ve yapılan işleri kapsamına göre de tam zamanlı çalışmayı gerektirmesi karşısında göre; davacının uyuşmazlık konusu dönemde tam zamanlı ve SGDP'e tabi olarak çalıştığına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 12/06//2007 17/06/2021 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk

  1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:

"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

  1. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanun'lar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.

  2. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:

"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."

  1. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir:

"Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. /Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. /Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. /Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."

  1. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:

"...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01/06/1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."

  1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;

a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.

"

  1. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:

"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."

  1. Değerlendirme

1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

  1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

  2. Somut olayda davalı işverene ait kapıcılık iş yerinde çalışmakta olan davacı, 12.06.2007 tarihli hesap fişi ile işten ayrılmış, 15.06.2007 tarihli tahsis talebine istinaden 01.07.2007 tarihinden itibaren kendisine 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davalı işveren tarafından aynı iş yerinden 05.02.2011 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi işe girişi yapılan davacının, 30.07.2016 tarihine kadar tam, sonrasında kısmi çalışma kodu ile ayda 18, 14 ve 8 gün üzerinden kısmi bildirimde bulunulmuştur. Dosya kapsamından davacının davaya konu dönemin tümünde davalı işverene ait apartmanda kapıcı olarak çalıştığı sabittir. Ne var ki kısmi bildirimi bulunan dönemdeki çalışmasının niteliği kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilememiştir. Önceki çalışmalarının tam zamanlı olarak bildirilmesi, sonrasında da çalışmanın aynı koşullarla devam ettiğinin kabulü için yeterli değildir.

  3. Davacının kapıcılık yaptığı apartmanda çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi rutin işlerle uğraştığı, bu bağlamda apartmanın kat ve daire sayısı nazara alınarak bu günlük işlerin günde kaç saat sürdüğü, günlük rutin işler dışındaki zamanda davalı işveren tarafından başka işlerle görevlendirilip görevlendirilmediği, söz konusu işlerin mevsimden mevsime değişiklik gösterip göstermediği hususları araştırılmalıdır. Bu amaçla gerekirse tanıkların bilgi ve görgülerine tekrar başvurulmalıdır. İş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile davacının yaptığı işe göre eylemli çalışmanın lüzumu halinde bilirkişi incelemesi ile günlük kaç saat sürdüğü belirlenmelidir. Böylece yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak davacının çalışmasının kısmi olup olmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

  4. Öte yandan mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297’nci maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece davanın kabulüne konu sigortalı çalışma sürelerinin talebe konu süreler ile davalı işveren tarafından zaten bildirilen süreler iç içe geçecek şekilde tekrarlanması infazda tereddüte neden olacak niteliktedir.

  5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkaldırılmasınavı.kararııdavamahkemeıııilkııcevapderecebozulmasınaıvistinafortadanvtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:07:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim