Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9697
2023/10627
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/91 E., 2023/108 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, müvekkilinin Kurum sigortalısı olduğunu, yurt dışı borçlanmasına esas hizmet sürelerinin bulunduğundan bu süreleri borçlanmak üzere 07.03.2019 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğu, borçlanma bedeli Kurum tarafından belirlenerek müvekkilinin bildirdiği adrese gönderildiği ancak bildirimin müvekkiline ulaşmadığını, borçlanma bedelini ödemek için müvekkilinin Kuruma gittiğinde süresinde bedeli ödemediğinden borçlanma talebinin geçersiz olduğu şifaen öğrendiğini, davalı Kuruma tebligatın usulüne uygun olarak yapılmaması nedeni ile borçlanma talebinin geçerli olduğuna yönelik talepte bulundukları ancak Kurum tarafından taleplerinin reddine karar verildiğini, borçlanma bedeline ilişkin müvekkilinin bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın adresin kapalı olması nedeniyle iade olarak geri gönderildiğini, tebligat kanunu 21 inci maddesinde bildirilen adresin kapalı olması halinde adreste bulunmama nedeninin belirtilmesi gerektiği yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını belirterek müvekkilinin 07.03.2019 tarihli yurt dışı hizmet borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine, borçlanma bedelinin talep tarihindeki prime esas kazanç üzerinden belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı 07.03.2019 tarihinde yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesi ile Kuruma müracaat ettiği, davacının dilekçesinde belirtilen adrese çıkartılan tebligatın teslim alınmadığından iade edildiğini, üç aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığından Kurum işleminde hukuka aykırılığın bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/17 E., 2020/116 K., sayılı kararıyla; davacı hakkında çıkartılan yurt dışı hizmet borçlanması tahakkuk cetvelinin, davacının Kuruma bildirdiği adrese iadeli taahhütlü mektup ile gönderildiği, gönderilen tebligatın 24.04.2019 tarihinde açıklama yapılmaksızın adresin kapalı olması nedeniyle iade olarak geri gönderildiği, tebliğ evrakında davacının adreste bulunup bulunmadığı, belirtilen adreste bulunmaması halinde bu durumun tebliğ mazbatasına yazılmadığı, bu haliyle davacı hakkında çıkartılan tebligatın usulüne uygun olmadığı açıktır. Bu durumda davacı hakkında çıkartılan tebligatın usülsüz olduğu ve yurt dışı borçlanma bedelinin ödenmesi için öngörülen üç aylık sürenin işlemeye başlamayacağından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2021/922 E.,2022/1506 K., sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde de tartışılıp isabetli sonuca varıldığı üzere, davacı hakkında çıkartılan yurt dışı hizmet borçlanması tahakkuk cetvelinin, davacının kuruma bildirdiği adrese iadeli taahhütlü mektup ile gönderildiği, gönderilen tebligatın 24.04.2019 tarihinde açıklama yapılmaksızın adresin kapalı olması nedeniyle iade edildiği, tebliğ evrakında muhatabın adreste bulunup bulunmadığı hususu belirtilmediği gibi adreste bulunmaması halinde bu durumun da tebliğ mazbatasına yazılmadığı, bu haliyle davacı hakkında çıkartılan tebligatın usulüne uygun olmadığı açıktır. Bu durumda davacı hakkında çıkartılan tebligatın usülsüz olduğu ve yurt dışı borçlanma bedelinin ödenmesi için öngörülen üç aylık süre işlemeye başlamayacağından, İlk Derece Mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin,19.12.2022 tarihli ve 2022/13935 E., 2022/16217 K. sayılı kararıyla; "Somut olayda, davacının 07.03.2019 tarihli borçlanma başvurusunun kabulüne dair yazının davacı tarafından bildirilen adrese tebliğ edilememesi üzerine, davacının vekili vasıtasıyla 19.09.2019 tarihinde Kuruma başvurduğu davalı Kurumun 10.01.2020 tarihli yazısıyla 3 aylık sürede yeni bir borçlanma talebinin bulunmaması nedeniyle borçlanma talebini geçersiz saydığı olayda, davacının bildirdiği adreste bulunamamış olmasının kurum hatasından kaynaklanmadığı, makul olan 6 aylık süre geçirildikten sonra kuruma başvurulduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.03.2019 tarihli borçlanma başvurusunun kabulüne dair yazının davacı tarafından bildirilen adrese tebliğ edilememesi üzerine, davacının vekili vasıtasıyla 19.09.2019 tarihinde Kuruma başvurduğu davalı Kurumun 10.01.2020 tarihli yazısıyla 3 aylık sürede yeni bir borçlanma talebinin bulunmaması nedeniyle borçlanma talebini geçersiz saydığı olayda, davacının bildirdiği adreste bulunamamış olmasının Kurum hatasından kaynaklanmadığı, yargıtay bozma ilamında belirtilen makul olan 6 aylık süre geçirildikten sonra Kuruma başvurulduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşıldığı ve bozma ilamı da dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:09:29