Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/534
2023/1062
9 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/44 E., 2020/117 K.
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 08.09.2015
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu “...bozma konusuyla ilgili bozmadan sonra toplanan yeni delile dayalı yeni hüküm kurulduğu” belirtilerek dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine verilen yeni karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...'nin davalı ... Başkanlığına ait park ve bahçeler daire başkanlığında çalışırken 15/03/2014 tarihinde iş kazası geçirerek sürekli iş göremezlik durumuna girdiğini, kazanın davalı işverenin kusurundan kaynaklandığını, kaza ile ilgili düzenlenen 22.05.2015 tarihli müfettiş raporunda davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, iş kazasının sigortalının şoför olarak kullandığı araç ile iş görmesi sırasında gerekli gözetim ve denetim yapılmaması, araç çevresinde gerekli önlemlerin alınmaması sonucu sigortalının aracın üzerinden atlaması nedeniyle meydana geldiğini, sigortalının %40 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiğini ve kendisine 278.622,34 TL tutarında ilk PSD li gelir bağlandığını, 10.814,88 TL tedavi gideri yapıldığını, ayrıca 9.683,92 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, kurumun şimdilik 299.121,14 TL zararının oluştuğunu, bu zararlarından şimdilik 29.912,11 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum sigortalısı ...'nin belediyeden 1995 yılında çalışmaya başladığını, değişik bölümlerde şöfor olarak çalıştığını, en son park ve bahçeler daire başkanlığında şoför olarak çalışırken ... bulvarı üzerinde şelale yapım çalışmasında görevlendirildiğini, bu görevlendirme doğrultusunda ... plakalı kamyon ile çalışma bölgesine giderek yol kenarına park ettiğini, aracın park edildiği yerin ranpa olduğunu, normalde şoför mahalinden inmeyerek araç içerisinde beklemesi gerektiğini ama ...'nin bu şekilde davranmayarak araçtan inip kamyon kasasına çıktığını, kamyon kasasına yükleme yapılırken aracın sarsıntıya uğradığını, bunun üzerine ...'nin kamyonun aşağıya haraket ettiğini düşünerek kamyon kasasından aşağıya atladığını, bu şekilde ...'nin kusurlu davrandığını ve kaza geçirmesine sebep olduğunu, işverenin bu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli ve 2015/252 Esas, 2017/112 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kabulü ile,195.034,65 TL si bağlanan gelir, 6.778,74 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 7.570,42 TL si tedavi gideri olmak üzere toplam 209.384,80 TL nin gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2018/5341 Esas, 2019/9541 Karar sayılı kararıyla; Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli, 2015/252 Esas 2017/112 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verildi.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairenin bozma kararında; "Dosya kapsamından, iş kazasına uğrayan sigortalının davalı ... Başkanlığında 04.12.1995 tarihinde işe girdiği, şoför olarak çalıştığı, 15.03.2014 tarihinde Belediyeye ait (... plakalı) kamyonla şelale inşaatı yapılan yerde moloz temizliği işi ile görevlendirildiği; moloz alınacak yerin rampa olduğu, kamyonu yokuş yukarı yerleştirerek, kamyon çalışır ve el freni çekili vaziyette, araç içinde kepçenin molozları kamyon kasasına doldurmasını beklerken, kepçenin kamyon kasasına yüklediği molozlardan su borusunun cam önüne düşmesi ve görüşü kapaması nedeniyle, araç çalışır vaziyette iken inerek, kamyonun damperine çıktığı, boruyu alarak, kasa içine attığı, bu sırada arkada çalışan kepçenin dampere moloz dökmesi üzerine kamyonun geri kaymaya başladığı, kepçeyi kullanan iş makinesi operatörünün kepçenin hareketli kafası ile kamyona baskı yaparak kaymasını engellemeye çalıştığı sırada sigortalının da iki, iki buçuk metre yükseklikteki damperden yere atladığı ve düştüğü, yine de araç içine girerek, kamyonun çalışmasını durdurduğu, düşme nedeni ile omurgasında kırık oluştuğu ve % 40 oranında sürekli işgöremez duruma geldiği anlaşılmıştır.
Olay nedeni ile düzenlenen Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İnceleme Raporu ekinde sigortalının kullandığı ... plakalı kamyonun 13.02.2014 tarihinde bakım ve onarımının yapılmasına ilişkin Belediye içi yazışmaların ve faturanın bulunduğu, anılan raporda kazanın meydana gelmesinde işveren Belediyenin %80, sigortalının %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu işgüvenliği uzmanı makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2016 tarihli raporda davalı işveren Belediyenin %70, sigortalının %30 oranında kusurlu bulunduğunun belirtilmesi üzerine; tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda kusur durumunun tespiti için alınan ve ... Teknik Üniversitesi Öğretim üyeleri üç makine mühendisi tarafından düzenlenen 16.11.2016 tarihli raporda da işverenin %70 sigortalının %30 oranındaki kusuru bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Ancak, dosya kapsamından maddi olayın özelliklerine göre tespit yapılmadığı görülmekle; kamyonun geriye kaçmasına yol açan durumun aracın teknik arızasından mı, şoförün kullanım hatasından mı kaynaklandığının araştırılması gerekmekte olup, araçta teknik bir arızanın bulunup bulunmadığı, aracın fren sisteminin incelenip incelenmediği, bu kapsamda başka bir teknik arıza tespiti olup olmadığı araştırılmalı, akabinde şoförün çalışır vaziyetteki aracını terkederek, dampere çıkması ve düşen malzemeyi kaldırmasının o an için zorunlu olup olmadığı veya şoför açısından objektif kriterlere göre normal ve öngörülebilir bir davranış olup olmadığı, işçiler açısından normal sınırlar içinde kalmayan ve öngörülemeyen davranışları nedeniyle işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yönünden ne gibi bir tedbir alması ve eğitim vermesi gerektiği irdelenmelidir. Yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda araçta teknik bir arıza olmadığı, iş kazasının sigortalının öngörülemeyen davranışı nedeniyle meydana geldiğinin anlaşılması durumunda ise baskın kusurun sigortalıda bulunduğunun değerlendirilmesi gerektiği de gözetilmek suretiyle kusur oran ve aidiyetleri; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa uygun olarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir."
hususlarına işaret edilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Bozma sonrası dosya mahkememizin 2020/44 esas sayılı dosyasına kaydedilmiş ve aynı iş kazası nedeniyle sigortalı tarafından davalı aleyhine açılan Kocaeli 3.İş Mahkemesinin 2015/556 esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Bu dosyasının incelenmesinde ... tarafından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi aleyhine 15.03.2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi manevi tazminat istemi ile dava açıldığı, dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının %30,davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; mahkemece bu kusur oranına göre hüküm kurulduğu,verilen kararın Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2018/7388 esas ve 2019/4589 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre iş kazasının meydana gelmesinde davalı ... Belediyesinin %70 oranında kusurlu olduğu kesinleşmiştir. Ayrıca yargılama sırasında araçta teknik bir arıza bulunduğu veya kazanın fren sistemi veya aracın bakımlarının yapılmamasından kaynaklandığına dair bir iddia olmadığı görülmüştür. Bozma ilamına göre eğer araçta veya fren siteminde bir arıza yok ise kazanın meydana gelmesinde sigortalıya daha fazla kusur atfedilmesi gerektiğine değinilmiş olup böyle bir durumda sigortalıya atfedilecek kusur oranının artması halinde kurumun rücu edebileceği miktar azalacağından her ne kadar tazminat dosyasında alınan kusur raporu Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlamasa da yeni bir kusur raporu alınmasında davacının hukuki yararı olmadığı düşünülmüştür. Kaldı ki Sosyal Güvenlik Kurumu tahkikatında tespit edilen kusur oranları ile mahkememizce alınan rapordaki kusur oranları birbirine yakındır.
Dava dilekçesi,ıslah dilekçesi, dava dışı sigortalıya ilişkin rapor, peşin sermaye değeri tablosu, ödemelere ilişkin belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,dava dışı sigortalı ...'nin davalı yanında çalışmaktayken 15.03.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığı ve meslekte kazanma gücünü %40 oranında kaybettiği, kurum tarafından sigortalıya 278.622,34 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, tedavisi için 10.814,88 TL harcama yapıldığı ve 9.683,92 TL geçici iş görmezlik ödeneği ödendiği, dosya kapsamında ve kesinleşen Kocaeli 3.İş Mahkemesinin 2015/556 esas sayılı dosyasında alınan kusur raporlarına göre iş kazasının meydana gelmesinde davalının %70 oranında kusurlu ve davacının bu kusur oranına göre davasını ıslah ettiği" gerekçelerine dayalı olarak "Mahkememizin 2015/252 esas ve 2017/112 karar sayılı kararında direnilmesine, Davanın kabulü ile; 195.034,65 TL'si bağlanan gelir, 6.778,74 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 7.570,42 TL'si tedavi gideri olmak üzere toplam 209.384,80 TL'nin gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyizinde; konuya ilişkin açılan maddi manevi tazminat dosyasıyla iş bu dosyada alınan hesap raporlarının farklılık arz ettiğinden çelişkinin giderilmesini teminen davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca maddi manevi tazminat dava sonucu beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, hükme esas alınan kusur raporundaki gerekçelerin gerçeği yansıtmadığı, kazanın oluşumunda Belediyenin sorumluluğunun ve kusurunun olmadığı, olayın kazalının kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiği, işverence gerekli eğitimlerin verildiği, Belediyenin kullanımında bulunan tüm araçların periyodik bakımlarının yapıldığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 15.03.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, yapılan tedavi masrafı ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan kurum zararının davalı işverenden rücuan tazmin edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1 Dava, 15.03.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalıya bağlanan gelirler, geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi yardımı nedeniyle oluşan kurum zararının, davalılardan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi gereğince rücuan tahsili istemine ilişkindir.
2 Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
3 Tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rücuan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay'ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır.
4 Eldeki davada ise, mahkemece bozma sonrası yargılamada, aynı iş kazası nedeniyle dava dışı sigortalı tarafından davalı aleyhine açılan Kocaeli 3. İş Mahkemesinin 2015/556 Esas sayılı dosyası getirtilerek, anılan dosya kapsamında alınan kusur raporu değerlendirilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmakla, bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere; "... dosya kapsamından maddi olayın özelliklerine göre tespit yapılmadığı görülmekle; kamyonun geriye kaçmasına yol açan durumun aracın teknik arızasından mı, şoförün kullanım hatasından mı kaynaklandığının araştırılması gerekmekte olup, araçta teknik bir arızanın bulunup bulunmadığı, aracın fren sisteminin incelenip incelenmediği, bu kapsamda başka bir teknik arıza tespiti olup olmadığı araştırılmalı, akabinde şoförün çalışır vaziyetteki aracını terkederek, dampere çıkması ve düşen malzemeyi kaldırmasının o an için zorunlu olup olmadığı veya şoför açısından objektif kriterlere göre normal ve öngörülebilir bir davranış olup olmadığı, işçiler açısından normal sınırlar içinde kalmayan ve öngörülemeyen davranışları nedeniyle işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yönünden ne gibi bir tedbir alması ve eğitim vermesi gerektiği irdelenmelidir. Yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda araçta teknik bir arıza olmadığı, iş kazasının sigortalının öngörülemeyen davranışı nedeniyle meydana geldiğinin anlaşılması durumunda ise baskın kusurun sigortalıda bulunduğunun değerlendirilmesi gerektiği de gözetilmek suretiyle kusur oran ve aidiyetleri; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa uygun olarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir." şeklindeki bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
5 Mahkemece yapılacak iş; hak sahibi dosyasının kesinleştiği ve eldeki davada güçlü delil teşkil ettiği gözetilip, bozma gereğince yeniden kusur raporu alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:27