Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12692
2023/10553
31 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/245 E., 2022/647 K.
KARAR: Ret
Taraflar arasındaki sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 25.10.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ile anlaşmalarının sadece temizlik olduğunu, su taşıma işinin olmadığını, ölüm raporunda doğal ölüm yazıldığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ayrıca geçici site yönetimiyle TOKİ tarafından verilen yetkiye dayanılarak ... Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile ilki 01.06.2009 tarihli olan "Hizmet Alım Sözleşmeleri" imzalandığını ve bu sözleşmelerin 01.07.2013 30.06.2014 olan döneme kadar her yıl yenilendiğini, bu sözleşmeler doğrultusunda husumetin ... Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, bu şirketin adam çalıştıran konumunda bulunduğunu, dava ilk açıldığında siteyi temsilen ... Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin verdiği vekaletnameye dayanarak avukatların davayı takip ettiklerini, bu nedenle site yönetimi yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2012/1415 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile davacı Sayide Bekay için 35.049,57 TL maddi tazminatın takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 3.612,39 TL maddi tazminatın takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 8.257,71 TL maddi tazminatın takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarih ve 2017/4395 Esas ve 2019/637 karar sayılı ilamında özetle; dosyanın incelenmesinden hükme esas alınan 24/04/2014 tarihli kusur raporunda davalı ... TOKİ Site Yönetimine % 60, görev başındayken kalp krizi geçirerek vefat etmesiyle ilgili % 30 oranında kişisel bünyeye bağlı faktörlerin etkili olduğu, kazalı Levent Bekay’a % 10 oranında kusur verildiği, kusur raporunu hazırlayan heyette hekim sıfatıyla bilirkişinin bulunduğu anlaşılmakta ise de; kardiyolog olup olamadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından, olayın kalp krizi sonucu meydana geldiği belirgin olmakla, kusur raporunun alındığı heyetin içerisinde kardiyolog doktorun da bulunması gerektiğinden, yapılan işin ağır ve tehlikeli işlerden olup olmadığı da belirlenmek suretiyle, çalışma koşullarının bünyesel nedenlerden dolayı kalp krizine etkisi olup olmadığı yönünde kardiyolog bilirkişinin de bulunduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinde yeniden kusur raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, yapılacak işin, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda aralarında bir kardiyoloğun da bulunduğu 3 kişilik işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu aldıktan sonra belirlenecek yeni kusur oranına göre hükme esas alınan hesap raporundaki diğer verilerin aynı kalması gerektiği dikkate alınarak ve taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklara riayet edilerek rapor neticesine göre bir maddi tazminat talepleri bakımından bir karar vermek ve yine belirlenecek kusur durumuna göre manevi tazminat talepleri bakımından karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Mahkemenin 10.03.2020 tarihli ve 2019/539 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda içerisinde kardiyoloji uzmanı bilirkişinin de bulunduğu işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/01/2020 tarihli raporda, meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı işverenin %60 oranında, müteveffa işçi Levent Bekay'ın %10 oranında kusurlu olduklarının yine bünyesel risk faktörlerinin ise %30 oranında olayın meydana gelmesine etkisinin bulunduğunun belirtildiği gerekçesiyle davacı ... yönünden 35.049,57 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 3.612,39 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 8.257,71 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4.Dairemizin 16.02.2021 tarih ve 2020/6061 Esas ve 2021/1669 Karar sayılı ilamında özetle; davalı ... Toplu Konutları Site Yönetiminin cevap dilekçesi, beyan ve temyiz dilekçesinde, kaza tarihinde işverenin TOKİ olduğu, TOKİ Başkan vekilinin 25.09.2009 olur'u ile “icabı halinde tüm yetki ve sorumluluklarını üçüncü şahıs ve kuruma verme yetkisi” dahil site yönetimine ait tüm iş ve işlemleri yapmak için kendi personeli içinden ..., ... ve ... olan Geçici ibaresiyle Site Yönetim Kurulunun oluşturulduğu, söz konusu Yönetimin 29.05.2009 tarih ve 2 sayılı kararla, 30.05.2009 tarih 3 sayılı kararla kendi iştiraki olan ... Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile sözleşme yapılarak organizasyon ve yönetim işinin verildiği,bu Hizmet Alım Sözleşmelerinin 2010, 2011, 2012 ve 2013 senelerinde de yenilendiği, Geçici Yönetimin 30.05.2009/3 sayılı kararında belirtildiği şekilde yüklenici ... Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. olduğu yönündeki iddialarının kusura ilişkin bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, öte yandan SGK tarafından davalı ... TOKİ Site Yönetimi aleyhine Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2017/785 Esas sayılı dosyasında görülen rücuan tazminat davasının mahkemece getirtilerek incelenmediği, yapılacak işin, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda öncelikle Eskişehir 2. İş Mahkemesi‘nin 2017/785 Esas sayılı rücuan tazminat dosyasının onaylı örneğinin temin edilerek ve dava dışı ... Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. ile yapılan sözleşmenin getirtilerek dosya içerisine eklenmesi, biri kardiyolog hekim olmak üzere 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden, davalı ve dava dışı şirketler arasında düzenlenmiş sözleşmelerin irdelenerek meydana gelen iş kazası olayında tarafların kusurunun bulunup bulunmadığını, tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları ve rücuan tazminat dosyasında alınan kusur raporları da gözetilerek, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayrı ayrı açıklanmak suretiyle nedenlerini tespit eden denetime elverişli kusur raporu aldıktan sonra, tarafların sıfatlarının ve aralarındaki hukuki ilişkilerin mahiyetini değerlendirerek mevcut sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.06.2022 tarihli ve 2021/245 Esas, 2022/647 Karar sayılı kararı ile; uygulamasına karar verilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.02.2021 tarih ve 2020/6061 Esas 2021/1669 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2019/987 Esas (Bozma öncesi 2017/785 Esas) sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve sorumluluğu olan işverenin saptanması için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, usulüne uygun şekilde verilen kesin süre içerisinde gerekli delil avansının karşılanması için taraf vekillerine ayrı ayrı süreler verildiği, davanın niteliği itibariyle tarafların sorumluluğunun ve kusur oranlarının yine işverenin sorumluluğu ve sıfatının belirlenmesinin zorunlu olduğu, bu husustaki ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosya kapsamı ile usulüne uygun şekilde verilen kesin süre içerisinde gerekli delil avansının yatırılmaması sebebiyle davacı tarafın ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu itibarla kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında 11.11.2021 tarihli duruşmanın
ara kararı ile kusur yönünden bozma ilamı kapsamında rapor aldırılması ile toplamda 1.600,00 TL masrafın taraflarınca yatırılmasına karar verilmiş ise de 05.08.2021 tarihli duruşma ara kararı ile ilgili masrafın davalı tarafından yatırılmasına karar verildiği ancak bu ara kararın davalı tarafça yerine getirilmediği, buna ilişkin 23.11.2021 tarihli itiraz dilekçelerindeki taleplerinin reddine karar vermeksizin ve masrafın yatırılması için taraflarına kesin süre verilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı HMK'nın 26 ncı, 94 ncü, 303 ncü ve 324 ncü maddeleri.
-
Değerlendirme
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324 ncü maddesi “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” hükmünü içermektedir.
-
6100 sayılı HMK'nın 94 üncü maddesi uyarınca, kesin süre verilmesi halinde, kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması ve nereye yatırılacağının belirtilmesi gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.
-
Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade etmekle birlikte delil avansının yatırılmaması halinde o delilden vazgeçilmiş sayılır.
-
Somut olayda; davanın kısmen kabulüne dair Mahkemece verilen 10.03.2020 tarihli ve 2019/539 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararın davalı vekilinin temyiz etmesi nedeniyle, davalı ve dava dışı şirketler arasında düzenlenen sözleşmeler yine dosya içeriği kapsamında kusuru bulunan tarafların detaylı şekilde irdelenerek olayda davaya devam edilen TOKİ Aşağısöğütönü 1. Kısım (920 Konut) Toplu Konut Yönetimine kusur izafe edilip edilemeyeceğinin ayrıca kusuru bulunan taraf ve şirketlere yönelik ayrıntılı değerlendirmeleri ve kusur oranlarını gösterir şekilde rapor aldırılması gerektiği gerekçesiyle davalı lehine bozulduğu, böylelikle işbu bozma ilamı sonrası davadaki ispat yükünün davalı tarafa geçtiğinin anlaşılması karşısında Mahkemece yapılacak iş; bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, HMK'nın 324 ncü maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davalı vekiline gerekli delil avansının karşılanması için süre vermek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
-
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
-
O hâlde, temyiz eden davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, sair yönler incelenmeksizin, Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
3.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12