Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7671
2023/10549
31 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1331 E., 2022/2282 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Yozgat İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/25 E., 2021/56 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 6601201400549 sicil numarası ile 18.12.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun ek 5 inci madde kapsamında tarım sigortalısı olmak için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu ve bu başvurusunun davalı tarafça kabul edilerek bu tarih itibariyle ek 5 tarım sigortalısı olarak kayıt ve tescil işlemi yapıldığını, müvekkili davacının 18.12.2014 tarihinden 26.12.2017 tarihine kadar tüm ek 5 primlerini düzenli olarak yatırdığını ve davalı Kurumun da bu primleri ihtirazı kayıtsız kabul ettiğini, müvekkilinin 26.12.2017 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını ve davalı Kuruma yazılı olarak tahsis talebinde bulunduğunu, müvekkilinin tahsis talebi sonrası davalı Kurumun müvekkili davacının ek 5 tarım sigortasının başladığı tarihte ziraat odası kaydının açık olduğunu, bu nedenle de 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalısı olması gerektiğini, bu nedenle ek 5 tarım sigortalarının iptal edildiğini beyanla müvekkilinin emeklilik talebini reddettiği, davalı Kurum tarafından yapılan bu işlem ve emeklilik talebinin reddedilmesi işleminin 5510 sayılı Kanun'a, yerleşik Yargıtay kararlarına, Medeni Kanun'un 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük ilkesine ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili davacının 18.12.2014 26.12.2017 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ Kur sigortalısı olarak tesciline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının iş bu dönemde 5510 sayılı Kanun ek 5 inci madde kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tespitine, müvekkili davacıya 26.12.2017 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespiti yönünden yönelttiği husumetin haksız olduğunu, Kurumun feri müdahil olduğunu, yaptığı işlemlerin kanuna uygun bulunduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nce "İhtilaf konusu döneme ilişkin olarak Merkez İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan araştırmada davacının adresine komşu kişiler ile görevli muhtar ve azalar tespit edilmiş, bu kişilerin Mahkememiz huzurunda beyanları alınmıştır. Dinlenen tanıklar davacının ihtilaf konusu dönemde abisinin yanında yevmiye usulü çalıştığını, abisine ait biçer döver makinesini kullanarak biçerçilik yaptığını, geçimini bu şekilde sağladığını, bunun dışında başka bir iş ile uğraşmadığını beyan etmişlerdir.
5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesine göre; alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgari ücretin otuzda biridir. Bu doğrultuda zirai bilirkişi marifetiyle davacının dava konusu döneme ilişkin aylık ve yıllık ortalama geliri tespit edilerek bu kazancın kanunla belirlenen oranların altında kaldığı görülmüştür.
Davacının günlük kazancının yasal düzenlemeyle belirlenen oranın altında kaldığı anlaşılmakla, tanık beyanları ve tim dosya kapsamından davacının tarım bağkur sigortalısı olarak tesciline ilişkin işlemin iptali ile davacının bu dönemde tarım sigortalısı olduğu kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle " davanın kabulü ile
1 Davacının 18.12.2014 26.12.2017 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ Kur sigortalısı olarak tesciline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının bu dönemde 5510 sayılı Kanun Ek 5 inci madde kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tespitine,
2 Davacıya 26.12.2017 tarihli tahsis talebini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebi haksız ve yersiz olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın tamamen reddi gerekirken kabul edilmesi çok açık şekilde usul yasa, hak hakkaniyet ve Yüce Yargıtay yerleşik inanç birliği kararlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının 18.12.2014 tarihli talebine istinaden Ek 5 tarım sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının 26.12.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunması üzerine yapılan incelemede davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının devam ettiği belirtilerek davacının Ek 5 maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiği ve davacının 4/a kapsamında aylık şartları oluşmadığı gerekçesi ile dosyanın 4/b kapsamında değerlendirilmesi için ilgili servise gönderildiği anlaşılmaktadır.
Davalı Kurum, davacının ziraat odası kaydı olması nedeniyle davacıyı 4/1 b.4 kapsamında sigortalı sayılması gerektiğini belirtmiş ise de; ise de, salt ziraat odası kaydı sigortalı sayılmayı gerektirmemektedir. Mahkemece dinlenen tanıklar davacının yevmiye usulü çalıştığı ayrıca abisine ait biçer döver ile biçicilik yaparak geçimin sağladığını belirttiklerinden davacının bu dönem Ek 5 kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından, 01.03.1963 doğumlu olan davacının 26.12.2017 tahsis talep tarihinde 251 gün 4/b esnaf bağkur sigorta, 5225 gün Tarım Bağ Kur, 179 gün 4/a hizmeti bulunduğu, Ek 5 kapsamındaki sigortalılğının da geçerli kabul edildiğinde geçici 81/B c maddesi gereğince tahsis şartlarını sağladığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 2926 sayılı Kanunu'na tabi Tarım Bağ Kur sigortalısı olarak tesciline ilişkin Kurum işleminin iptaline, 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 1 ve 6 ıncı maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 ve Geçici 29 uncu maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12