Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9936
2023/10539
31 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2638 E., 2023/2284 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 47. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/36 E., 2022/105 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ksımen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu ödeme emirlerine konu borcun kanuna uygun bir şekilde tahakkuk ettirilip davacıya tebliğ edilmeden itiraz hakkı tanınmaksızın doğrudan ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borcun zamanaşımına uğradığını, borçlu şirketin iflas ettiğini, borcun imtiyazlı alacak olarak iflas masasından tahsil edilmesi gerektiğini belirterek müvekkili hakkında düzenlenen 00017512 takip kart numaralı, 2009/060156, 2010/031265, 2010/045695, 2011/017693, 2011/017694, 2011/017695, 2012/022954, 2012/022955, 2012/022956, 2012/022957, 2012/022958, 2012/022959, 2012/050958, 2012/050959, 2013/015015, 2013/015016, 2013/097930, 2013/097932 takip nolu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "2009/060156, 2010/031265, 2010/045695 takip nolu ödeme emirlerinin vade tarihleri ve ödeme emrinin tebliğ tarihi dikkate alındığında borcun 10 yıllık zamanaşımına uğradığı görülmektedir.
Davacının şirketteki yönetim kurulu başkanlığı görevi 02.01.2007 tarihinde başlamış, 15.10.2012 tarihinde sona ermiştir. 2013/097932 takip nolu ödeme emri 2013/03 05 dönemi damga vergisine ilişkin olmakla birlikte bu dönemde davacının yönetim kurulu başkanlığı görevi olmadığından bu borçtan yönetim kurulu başkanı sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün değildir.
2013/097930 takip nolu ödeme emrinde 2010/05 06 dönemi borcun 10 yıllık zamanaşımına uğramış olması, 2012/10 12 ve 2013/01 05 döneminde ise davacının yönetim kurulu başkanlığı sıfatı bulunmaması nedeniyle bu dönemlere ait borcun da davacıdan talep edilmesi mümkün değildir.
2012/022957 takip nolu ödeme emri idari para cezasına ilişkindir. Cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından, temsil ve ilzama yetkili kişi sıfatı ile hareket edenlerin şahsen sorumlu tutulamayacağı belirgindir. Bu nedenle davacı bu borçtan sorumlu tutulamaz.
2013/015015 takip nolu ve 2013/015016 takip nolu ödeme emirlerinde 2012/05 09 dönemine ait prim ve işsizlik prim borcuna ilişkindir. 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, işverenin, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden 5510 sayılı Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma ödeyeceği düzenlenmiştir.2012/09 dönemine ait prim ödemesi 10.ayın son gününe kadar yapılması mümkündür. Davacı 15.10.2012 tarihinde görevinden ayrıldığından bu döneme ait borcun ödenmesinden sorumlu değildir, ancak 2012/05 08 dönemi borçlardan sorumludur.
2011/017693, 2011/017694 ,2011/017695, 2012/022954, 2012/022955 ,2012/022956, 2012/029558, 2012/022959, 2012/050958, 2012/020959 takip nolu ödeme emirleri yönünden kanunun aradığı iptal sebeplerinin gerçekleşmediği anlaşıldığından bu ödeme emirleri için iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunmuştur. 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre reddine karar verilen miktarın % 10'u oranındaki haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile,
-
Davalı Kurumca düzenlenen ve davacıya gönderilen 00017512 takip kartı numaralı, 2009/060156, 2010/031265, 2010/045695, 2012/022957, 2013/097930, 2013/097932 takip sayılı ödeme emirlerindeki borçlar bakımından borçlu olunmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptaline,
-
Davalı Kurumca düzenlenen ve davacıya gönderilen 00017512 takip kartı numaralı, 2013/015015 ve 2013/015016 takip sayılı ödeme emirlerindeki 2012/09 dönemine ait borç yönünden borçlu olunmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline, diğer dönemlere ait borçlar yönünden talebin reddine,
3)Davaya konu edilen davalı Kurumca düzenlenen ve davacıya gönderilen 00017512 takip kartı numaralı, 2011/017693, 2011/0174694, 2011/017695, 2012/022954, 2012/022955, 2012/022956, 2012/029558, 2012/022959, 2012/050958, 2012/050959 takip sayılı ödeme emirleri yönünden talebin reddine,
4)6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre reddine karar verilen miktardaki amme alacağının %10 zamla tahsiline," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; usulsüz ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, işveren olan Barış Koli firmasının iflas etmiş olup davalı Kurumun ödeme emrine konu alacakları amme alacağı olduğundan imtiyazlı alacak olup bu özelliği nedeniyle iflas masasından tahsil edilmesi gerektiğini, işveren Barış Koli firması iflas ettiğinden müvekkilin takibe konu kurum borçlarını ödememesinin haklı nedene dayandığını, 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve E.: 2021/119, K.: 2022/48 sayılı Kararı ile iptal edildiğinden yerel mahkeme kararının bu yönüyle de usule ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek,
Davalı Kurum vekili; borcun zamanaşımına uğramadığını, davacının şirket ortağı olup dava konusu borçtan sorumlu olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...ödeme emirlerinin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, kurum alacağının 2009/05 2010/06 dönemine ilişkin kısmın zamanaşımına uğradığı ve davacının, borcun tahakkuk tarihi itibariyle ve görevinin sona erdiği tarihte ise ayın tamamında görevli olmak şartıyla sorumluluğu bulunduğundan 2012/10 ay dahil sonraki dönemden de başkanlık görevi sona erdiğinden bu dönemlerden davacının sorumlu olmadığı,(aynı yönde bkz. Yargıtay 10. H.D.'nin 15.4.2021 tarih 2020/4334 E. 2021/5444 K.; Yargıtay 10. H.D.'nin 28/10/2021 tarih 2021/1054 E. 2021/13145 K. sayılı ilamları)
Buna göre davacının 2013/015015 ve 2013/015016 takip sayılı ödeme emirlerindeki 2012/09 dönemine ait borç yönünden, tahakkuk tarihi itibariyle davacının sorumluluğunun bulunduğu halde sorumlu tutulmaması,
6183 sayılı AATUHK 58/5 fıkrası Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 20217119E, 2022/48 K sayılı kararı ile anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden, mahkemece, 6183 sayılı Kanun'un 58/5 inci maddesi gereğince takibe konu alacağın %10 zamla tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 2013/015015 ve 2013/015016 takip sayılı ödeme emirlerindeki 2012/09 dönemine ait borçtan da davacı sorumlu tutularak ve % 10 tazminata hükmedilmeyerek diğer yönlerden önceki hüküm gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle "Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ... 47. İş Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarihli, 2022/36 Esas 2022/105 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1 b 2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile,
- Davalı Kurumca düzenlenen ve davacıya gönderilen 00017512 takip kartı numaralı, 2009/060156, 2010/031265, 2010/045695, 2012/022957, 2013/097930, 2013/097932 takip sayılı ödeme emirlerindeki borçlar bakımından borçlu olunmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptaline,
2)Davaya konu edilen davalı kurumca düzenlenen ve davacıya gönderilen 00017512 takip kartı numaralı, 2011/017693, 2011/0174694, 2011/017695, 2012/022954, 2012/022955, 2012/022956, 2012/029558, 2012/022959, 2012/050958, 2012/050959, 2013/015015, 2013/015016 takip sayılı ödeme emirleri yönünden talebin reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12