Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/8922

Karar No

2023/10477

Karar Tarihi

30 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/478 E., 2023/845 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/31 E., 2019/91 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kuruma borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, 18.01.2015 18.03.2017 tarihleri arasında Aybel Ltd. Şti. nezdindeki çalışmaları sebebi ile anılan dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının, 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca tahsiline ilişkin borç tahakkuku yönünden Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının talebini kabul etmeyerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2019 tarihli ve 2018/31 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/588 Esas, 2019/1516 Karar sayılı kararıyla; davacının, çalıştığı dönemde Kurum kayıtları ve yasal düzenlemelere uygun olarak, sosyal güvenlik destek primine tabi biçimde bildirimi gerçekleşen çalışma süresinin, işyeri mahiyet kodunun geçmişe dönük olarak değiştirilmesi nedeniyle iptal edilmesi hali, davacının bu dönemde hak ettiği yaşlılık aylıklarının yersiz ödeme olarak nitelenmesi olanağını doğurmadığı gibi işyeri mahiyet kodunun değiştirilmesine ilişkin idari işlemler konusunda itiraz ve dava hakkı da bulunmayan sigortalının, bilmesi gerekmeyen ve bilmesi beklenemeyen bir idari işlem yanlışlığından sorumlu tutulup, bu tür işlemler nedeniyle borçlu konuma girmesinin hukuken mümkün olmadığı; bu kapsamda yersiz ödeme veya sebepsiz zenginleşmeden söz etme olanağı bulunmadığı için; çalıştığı dönemdeki yasal düzenlemelere uygun sigortalılık nedeniyle herhangi bir borç yüklenmesi olanağı bulunmayan davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı bulunmakla birlikte; kanunun olaya uygulanmasındaki hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1 b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiğinden davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Aydın 2. İş Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli, 2018/31 E, 2019/91 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, 09.01.2015 28.02.2017 tarihleri arası dönemde, Aybel İnş. Org. Spor Hiz. Tem. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (nevi değişimiyle A.Ş.) adına 1143887 sicil numarasıyla tescilli işyerindeki çalışması nedeniyle davacının, davalı Kuruma yersiz yaşlılık aylığı ödemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; davacının yaşlılık aylığı aldığı dönemde çalıştığı Aybel... Ltd. Şti.'nin hisselerinin tamamının 27.12.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanına göre Aydın Belediye Başkanlığına devredildiği ancak işyeri mahiyet kodunun 15.06.2017 tarihinde "kamu" şeklinde değiştirildiği, mahiyet kodu değiştikten sonra davacıya 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi (b) fıkrasına göre borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. İşyerinin 5335 sayılı Kanun kapsamında yer alıp almadığı belirlenirken, dava dışı şirket mahiyet kodunun "kamu" şeklinde düzeltilmesi işleminin yapıldığı tarihin değil adı geçen Belediye Başkanlığına devredildiği tarihi esas alınması gerektiği, davacının çalışmaya başladığı tarihte işyerinin devredilmiş olduğu ve 2013 yılından itibaren fiilen 5335 sayılı Kanun kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünden karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 15.09.2021 tarihli ve 2021/1464 E. 2021/1359 K. sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

  1. Dairemizin 02.06.2022 tarihli, 2021/11817 E. 2022/8447 K. sayılı ilamında; Direnme kararı Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarihli, 2022/10 731 Esas, 2022/1627 Karar sayılı ilamında; davacının 09.01.2015 28.02.2017 tarihleri arasında yaşlılık aylığı aldığı dönemde çalıştığı dava dışı şirket hisselerinin 11.12.2013 tarihinde Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği, işyeri mahiyet kodunun 15.06.2017 tarihinde geriye dönük olarak 23.05.2014 tarihinden itibaren "kamu" şeklinde düzeltilmesi neticesinde davacıya 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendine göre borç tahakkuk ettirildiği, işyerinin 5335 sayılı Kanun kapsamında yer alıp almadığı belirlenirken mahiyet kodunun "kamu" şeklinde düzeltilmesi işleminin yapıldığı tarihin değil, şirket hisselerinin Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği 11.12.2013 tarihinin esas alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, davacının çalışmaya başladığı tarihte şirket hisselerinin devredilmiş olduğu, davacının 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken aylığı kesilmeksizin kamuya ait işyerinde çalışmasının mümkün olmadığı, 5510 sayılı Kanun’un 96/1 b maddesi gereğince borç tahakkuk ettirilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu kanaatine varılmış ve bu gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulması zorunlu Hukuk Genel Kurulu bozma ilamı içeriğinde; Özel Daire bozma kararında belirtildiği üzere, "davanın reddine karar verilmesi" gereğine yer verilmiş olup; bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, yeterli araştırma yapılmadığını, Kuruma borçlu olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 18.01.2015 18.03.2017 tarihleri arasında Aybel... Ltd. Şti. nezdindeki çalışması sebebi ile anılan dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca tahsiline ilişkin borç tahakkuku yapılması nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesidir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapistinafkarartemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim