Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10152
2023/10292
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/316 E., 2023/58 K.
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 04.05.2002 tarihinden bu yana davalılardan ...'nın yanında ev hizmetlerinde çalıştığını, ancak bu çalışmasına rağmen müvekkilinin sigortasının yapılmadığını, müvekkilinin SGK ya yapmış olduğu başvuru sonrasında da 12.12.2015 tarihinde bu nedenle müvekkilinin işine son verildiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine Sosyal Güvenlik Denetmenliği tarafından inceleme yapıldığını, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2002 yılında 250 TL ücretle işe başladığını, 6 ayda bir maaşına zam yapıldığını, işten çıkarıldığı tarihte 1.500 TL maaş ile çalıştığını, müvekkilinin davalıya ait işyerinde işe başlama (sigortalılık başlangıcı) ve fiili çalışması mahkemece karara bağlandığında yaşlılık aylığından yararlanmasının mümkün olacağını belirterek müvekkilinin sigortalı hizmet başlangıç tarihinin ve davalı ...'ya ait işyerinde 04.02.2002 12.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve ücretinin tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2016/364 E. 2019/64 K. sayılı kararıyla,
- 18.11.2014 18.11.2015 tarihleri arasındaki davacının çalışmaları SGK tarafından kayıt altına alındığından bu durumda bu sürelerin yeniden tesbiti talebi yerinde görülmediğinden reddine,
2.Davacının davalı ...'ya ait işyerinde 04.02.2002 17.11.2014 tarihleri arasında işçi sıfatıyla ve hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, bu kısımla ilgili davanın kabulüne, davacının bu süre içinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemilerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 22.12.2021 tarihli ve 2020/11911 E. 2021/3941 K. sayılı ilamında, "..kabule konu dönem içinde davacının sigortalılığının bildirildiği 30.04.2008 31.05.2008 dönemine ilişkin olan kısmının dava dışı İhvan İnşaat ... unvanlı işverenin 1481 sicil no.lu iş yerinden yapıldığı anlaşılmakla, söz konusu bildirimlerin dava dışı işverenin hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek HMK 124 üncü maddesi gereği husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli; dava dışı bu iş yerindeki bildirimlerin iptali hususu gözetilmek suretiyle (dava dışı iş yerindeki çalışmaların iptali gerçekleşmeden çalışmanın kesintisiz olduğunun kabul edilemeyeceği hususu gözetilmek suretiyle) işverenin ibraz edeceği kayıt ve belgeleri incelenmeli,anılan çalışmanın fiili ve gerçek olup olmadığı araştırılarak hak düşürücü süre irdelenmelidir. Ayrıca Mahkemece dinlenen tanık beyanları da hüküm kurmaya yeterli olmayıp Mahkemece resen araştırma ilkesi doğrultusunda, dava konusu dönem yönünden aynı veya civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşuları,varsa kapıcı, yönetici, ve güvenlik görevlisi yine yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (komşu market, kasap, bakkal işleten ve çalışanları v.b. alışveriş yapılabilecek yerlerde görev yapmış kişiler) tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, tanıklık ve işverenlik sıfatları da celbedilecek kayıtlarla belirlenmek suretiyle toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm tanık ifadelerinden davacının davalı ...'ya ait işyerinde 04.02.2002 17.11.2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı, tanıkların davacının aldığı ücrete ilişkin bilgilerinin bulunmadığı ile davacının yaptığı işin niteliği değerlendirildiğinde davacının asgari ücrete esas primle çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiği,
Davacının ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 30.04.2008 31.05.2008 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerin, bu işyerinde fiilen çalışmadığı anlaşıldığından iptal edilmesi gerektiği,
Davacının 18.11.2014 18.11.2015 tarihleri için talebi hakkında ise; 18.11.2015 tarihli SGK denetimi neticesinde davalı ... nezdinde çalışmasının tespit edilmiş ve Hizmet cetveline işlenmiş olması nedeniyle ksrsr verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,
Davacının 19.11.2015 12.12.2015 tarihleri için talebinin ise; 18.11.2015 tarihli SGK denetiminin olduğu günün akabinde davacının iş akdinin feshedildiği ve 18.11.2015 tarihli işten ayrılış bildirgesinin verildiği, bu tarihler arası davalı işveren nezdinde çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmesi gerektiği,.." gerekçesiyle
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1.Davacının ... sicil numaralı ... ünvanlı işyerindeki 30.04.2008 31/05.2008 tarihleri arası hizmetinin iptaline,
2.Davacının davalı ... nezdinde 04.02.2002 17.11.2014 tarihleri arası asgari ücret esas primle kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
3.Davacının 18.11.2014 18.11.2015 tarihleri için talebi hakkında isekarar verilmesine yer olmadığına,
4.Davacının 19.11.2015 12.12.2015 tarihleri için talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 04.02.2002 12.12.2015 tarihleri arasındaki dönemi arasında davalı ...'nın evinde ev hizmetlerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2014 tarih ve 2013/10 2280 E., 2014/65 K. sayılı ilamında, ev hizmetlerinde çalışma ile ilgili davaların hukuki niteliği ve ispat şekline ilişkin ilkeler şu şekilde belirtilmiştir.
İş mevzuatı yönünden, ev hizmetlerinin, gerek mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, gerekse 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan hükümler ile bu Kanunların uygulama alanı dışında bırakıldığı görülmektedir. Sosyal güvenlik mevzuatı açısından ise gerek mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gerekse 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı olabilmek üç temel koşula bağlanmıştır. Bu koşullar; hizmet akdi ile çalışma, işin işverene ait işyerinde yapılması ve mülga 506 sayılı Kanun’un 3 üncü ve aynı yöndeki 5510 sayılı Kanun’un ise 6 ıncı maddesi kapsamında olmamak olarak sıralanabilir. 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi sigortalı sayılmayanları; diğer bir ifade ile anılan Kanun kapsamına alınmayanları sıralamaktadır.
Buna göre mülga 506 sayılı Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3 üncü maddesi uyarınca:
“Aşağıda yazılı kimseler bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar.
D) (Değişik: 11.08.1977 2100/1 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)…”
Yine 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 6 ıncı maddesi uyarınca;
“…Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
…c) (Değişik: 17/4/2008 5754/4 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)…4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.”.
Buna göre ev hizmetleri, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilk halinde Kanun kapsamı dışında bırakılmış iken, 24.08.1977 tarih ve 16037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 24.11.1977 tarihinde yürürlüğe giren 11.08.1977 tarih ve 2100 sayılı Kanun’un 1 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile mülga 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin (D) bendinde yapılan düzenleme uyarınca, ev hizmetlerinde “ücretle ve sürekli çalışanlar” anılan maddede yer alan istisnalar içinden çıkarılmış, 5510 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile de aynı yöndeki uygulamaya devam edilmiştir.
Görüldüğü üzere, anılan maddeler uyarınca, ev hizmetlerinde çalışanlar; ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç, bu Kanunların uygulanmasında sigortalı sayılamazlar.
Sigortalı sayılmak için, ücret ve sürekli çalışma birlikte arandığından, her iki koşulun da gerçekleşmiş olması gerekir. Hizmet karşılığı ücret alınmıyorsa veya ücret alınmakla birlikte çalışmada süreklilik yoksa bu tür çalışmayı sigortalı çalışma saymak mümkün değildir.
Buna göre, diğer koşulları gerçekleştirmiş olanlar eğer anılan maddelerin kapsamına giriyorlarsa, sigortalı sayılamayacak ve 506 veya 5510 sayılı Kanunlarda düzenlenen haklardan yararlanamayacaklardır.
Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 5/1 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1 inci maddeleri uyarınca, İş Kanunları hükümleri ev hizmetlerine ve ev hizmetleri çalışanlarına uygulanamayacak, bu işler ve bu işleri yapan kişiler Borçlar Kanunu’nun hizmet akdini düzenleyen hükümlerine tabi olacaklardır.
Evde yapılan işle, ev hizmetleri arasında bazı farklılıkların da tanımlanması gerekir. Ev hizmeti evde yapılmakla birlikte, herhangi bir iş olmayıp doğrudan yaşanan mekâna yönelik bir iştir. Yaşanan konutla doğrudan bağlantı içerisindedir. Doğrudan eve ve ev yaşamına yöneliktir. Dolaylı olarak ev yaşamına katkıda bulunan, onu kolaylaştıran hizmetlerdir. Ev hizmetinin doğrudan eve veya ev yaşamına yönelik olması gerekir. Ev hizmeti evden soyutlanamaz (.... R., Ev Hizmetlerinde (İşlerinde) Çalışanların Sigortalılığı, Kamu İş Dergisi, Cilt 7, Sayı 3, 2004, s. 10).
Bir işin ev hizmeti sayılabilmesi için yapılan işin evde gündelik yaşamın gerektirdiği faaliyetler kapsamında ev yaşamının gündelik, olağan gereksinmelerini karşılayan işlerdir (Mollamahmutoğlu H., İş Hukuku, Turhan, ..., 2004, s. 179).
Öğretide ev hizmetleri, evde gündelik yaşamın gerektirdiği; temizlik, yemek, çamaşır, ütü, çocuk bakımı, mürebbiyelik gibi işler olarak kabul görmektedir. Ev hizmetleri çalışanları ise uşak, kahya, hizmetçi, temizlikçi, aşçı, çocuk bakıcısı, bahçıvan, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı vb. evin gündelik işleyişine ilişkin faaliyetleri yürüten kişiler olarak kabul görmektedir ((..., ..., Ev Hizmetlerinde Çalışanların Karşılaştıkları Sorunların Türkiye Açısından Değerlendirilmesi, Kamu İş Dergisi, 2009, cilt 10, sayı 4, sayfa 172’den atfen; Çenberci M., 1475 sayılı İş Kanunu Şerhi, 1986, s.190 191; Mollamahmutoğlu, a.g.e., s. 179; ...., İş Hukuku Dersleri, B. 20, Beta, ..., 2007, s. 70; ...., İş Hukuku, B. 2, ..., Beta 2005, s. 180; ...., a.g.e. s. 348 349; ..., 4857 sayılı İş Kanunu Uygulaması, Nisan Yayınları Eskişehir 2004, s. 67; ...., İş Hukuku, ... 1988, s. 44 46; ...., İçtihatlı ve Açıklamalı 4857 Sayılı İş Kanunu Şerhi, C. 1, B. 3, ... 2008, s. 285; ...., ...., İş Hukuku (Yeni İş Yasaları) B. 3, ... Yayınları, ... 2007, s. 32; ...., İş Hukukunun Esasları, B. 4, ... 2005, s. 38; Narmanlıoğlu Ü, İş Hukuku (Ferdi İş İlişkileri), B. 2, ... 1994, ... Yayınları, s. 71; ... ... ..., Bireysel İş Hukuku, Legal Yayınları, ... 2004, s. 43).
Yukarıda ayrıntıları açıklandığı üzere, “ev hizmetleri” 506 sayılı Kanun ile tamamen sigortalılık dışında tutulmuş iken 2100 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ev hizmetlerinde sadece “ücretle ve sürekli olarak çalışanlar” sigortalı sayıldıklarından, bu kişilerin sigortalı olarak kabul edilebilmesi için önemli olan, ev hizmetinde geçen çalışmanın ücretle yapılması ve sürekli olmasıdır.
Sürekli çalışma kavramı yönünden uygulamada, haftanın çoğu ev işlerinde geçirilmiş ve çalışma bir süre devam etmişse, bu çalışma sigortalı çalışma olarak değerlendirilmekte, süreklilik için çalışmanın belli bir yoğunluğa ulaşması aranmaktadır.
Mülga 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun uyarınca “iş” tanımı açık olup, burada “iş” ev hizmetidir. Bu nedenle ölçü, işin niteliği değil ev işinde çalışanın, bu işte ne kadar süre çalıştığıdır. Ev işlerinde çalışma devamlı ise sürekli sayılacak, devamlılık yoksa, iş belirsiz aralıklarla geçici olarak ya da çağrı üzerine yapılıyorsa süreksiz sayılacaktır.
Öte yandan, 6552 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a ''Ev hizmetlerinde çalışanların, sigortalılığı'' başlıklı ek 9 uncu madde ilave edilmiş, bu düzenleme 01.04.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna paralel olarak 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi ile 5510 sayılı kanunun sigortalı sayılmayanları düzenleyen 6 ncı maddesinin c bendinde yer alan ''Ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç'' ibaresi kanunun ek 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında sigortalı olanlar ile ücretle aynı kişi yanında ay içinde 10 gün ve daha fazla süre ile çalışanlar hariç şeklinde değiştirilmiş ve bu değişiklikte 01.04.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
- Değerlendirme
Eldeki davada, Mahkemece davacının davalı ...'ya ait evde ev hizmetlerinde çalıştığını belirterek 04.02.2002 12.12.2015 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine yönelik açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, eksik araştırma ve değerlendirmeye dayalıdır.
Mahkemece, davacının beyanı alınarak davacının çalışma iddiasının geçtiği davalıya ait evde hangi işleri yaptığı, haftanın kaç günü çalıştığı, çalışmasının sürekli olup olmadığı belirlenmeli, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında davacının çalışmasının şekli ve süresi hususundaki beyanları yetersiz olup davacının da beyanı alınmak suretiyle komşu, komşu apartman, site, bakkal, market, kasap araştırılmalı, belirlenecek komşu/komşu iş yeri sahibi ve sigortalı çalışanlarının ikamet ve çalışma kayıtları da getirtilerek dinlenmek suretiyle somut bir şekilde davacının çalışmasının süresi ve şekli hususunda beyanları alınmalı,yine davacının beyanı alınarak evde birlikte çalıştığı başkaca kişi olup olmadığı sorularak varlığı halinde bu kişi de dinlenmeli, davacının işe başlama tarihi, çalışma süresi ve şekli belirlenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52