Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8569
2023/10250
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/641 E., 2023/728 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/183 E., 2023/18 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının Çaykur Sabuncular Çay Fabrikasında işçi olarak çalışırken 08.06.2015 tarihinde işverenin işçi sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması sonucu iş kazası geçirdiğini, ağır şekilde yaralandığını ve yapılan tedaviler sonrasında da eski sağlığına kavuşamadığını, iş kazası sonrasında kaldırıldığı ... Devlet Hastanesinde yapılan tetkikler ve uzun süren tedavi işlemleri sonucu Sağlık Kurulu tarafından oybirliği ile alınan kararla sürekli malul kaldığının tespit edildiğini, rapor sonrasında çalışma gücünü önemli ölçüde kaybettiği tespit edildiğinden çalıştığı işinden çıkarıldığını ve çalıştığı kurum tarafından yapılan başvuru sonucunda malulen emeklilik işlemlerinin davalı Kurum tarafından yapılarak kendisine maaş bağlandığını, davalı Kurumun 2017 yılının başında göndermiş olduğu ve usule aykırı tebliğ edildiğinden süresinde öğrenilemeyen yazı içeriğine aykırı davrandığı gerekçesiyle müvekkilinin malulen emeklilik haklarının iptal edildiğini ve yapılan ödemelerin yersiz olduğu gerekçesiyle de iadesinin talep edildiğini, halihazırda devam eden maluliyetinin kendi hayatını tek başına iademe etmesini de engellediğini ve başkalarının yardımına muhtaç hale getirdiğini, davalı Kurumun bu somut gerçek karşısında hiçbir araştırma ve tespit yapmadan sadece ihbar olduğu gerekçesiyle müvekkili hakkında kanuna aykırı işlemler yaptığını, bu hukuka aykırı işlemlerin düzeltilmesi için davalı Kuruma yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını beyanla, fazlaya ilişkin ve kullanılmayan haklar saklı kalmak kaydıyla davalı Kurum tarafından müvekkilinin malulen emekliliğinin iptaline ilişkin işlemin iptali ile emekliliğin iptal tarihinden itibaren ihya edilerek geçerli sayılmasına, iadesi talep edilen 5.354,65 TL'den dolayı müvekkilin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, emekliliğin iptal edildiği tarihten itibaren ödenmeyen birikmiş emekli aylıklarının her bir aylığa hak kazanması gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının sicil dosyasında ... Devlet Hastanesinin 26.10.2015 tarih ve R150000717 sayılı raporu mevcut olduğunu, davacı hakkında Alo 170 hattına yapılan ihbar nedeniyle işbu raporun doğruluğu konusunda tereddüt hasıl olduğunu, tereddütün giderilmesi ve davacının engellilik oranının yeniden belirlenmesi amacıyla 11.07.2017 tarihli 189193 sayılı yazı ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki yapıldığını ve davacıya da bu husus hakkında bilgi verildiğini, davacının hastaneye müracaat etmediğinin anlaşıldığını, davacının engellilik durumunun devam ettiğine dair Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen yeni bir raporun Kuruma sunulmaması nedeniyle ... Devlet Hastanesinin 26.10.2015 tarih ve R150000717 sayılı şüphe duyulan raporuna istinaden yapılan işlemlerin iptal edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın maluliyet durumunun devam etmesi ve bu durumun Mahkeme tarafından tespit edilmesi durumunda bile davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğinin açık olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 11/11/2019 tarihli cevabi yazısında Merkez Sağlık Kurulu kararı bulunmadığından davacının bağlı olduğu SGK il Merkez Müdürlüğünden kurum sağlık kurulu raporunun temin edilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine davaya konu kurum işleminin ... Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre gerçekleştirildiği, kurumca Merkez Sağlık Kurulundan davacının maluliyeti açısından değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, sevk zincirinin gerçekleştirilmesi açısından davacıya kuruma başvurmak üzere süre verilmiş, davacının çalışma gücünü %33 oranında kaybettiğine dair 06/01/2020 tarihli sağlık kurulu raporu düzenlenmiştir. Dosya yeniden Yüksek Sağlık Kurulu'na gönderildiğinde 08/03/2021 tarihli raporda oranın % 26 olduğu belirtilmiştir. Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu raporları arasında çelişki bulunduğu, ayrıca bu raporların bağlayıcılığı olmadığından Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekmiştir. 30/03/2021 tarihli celse ara kararında açıklandığı üzere Yüksek Sağlık Kurulu raporundan önceki ATK raporlarında değerlendirmeye esas alınan mevzuatın hatalı belirlendiği, ayrıca davaya konu kurum işlemi, davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 31.maddesinde düzenlenen engellilik indirimine hak kazanıp kazanmadığı yönünden bir uyuşmazlık ortaya çıkarmış olduğundan davacı itirazı dikkate alınarak davacının geçirdiği iş kazası ile tıbben illiyetli olmayan hastalıkları da değerlendirmeye alınıp tüm vücut fonksiyon kaybı oranının aylığın kesildiği 2017 Ocak itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince halihazırda ne kadar olduğu varsa değişiklik tarihi yönünden rapor alınmasına karar verilmiş, ATK 3.İhtisas Kurulunun 15/04/2022 tarihli raporunda davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %29 olduğu mütalaa edilmiş, itiraz üzerine Adli Tıp 2.Üst Kurulundan alınan 10/11/2022 tarihli raporda da 2017 Ocak ayı itibariyle ve hali hazırda oranının %29 olduğu belirtilmekle engel oranının % 40'ın altında kaldığı anlaşıldığından kurum işleminin yerinde olduğu sonucuna varılarak" davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı; Mahkemece hatalı karar verildiğini engel durumunda iyileşme bulunmadığını, ATK raporlarının fiziki muayene yapılmadan düzenlendiğini, mağdur edildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda; 5510 sayılı dosyanın 95. maddesine uygun olarak ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre raporların alındığı, davacının çalışma gücünün asgari %40'ını kaybetmediği anlaşılmaktadır" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52