Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9081
2023/10079
23 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/950 E., 2023/277 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2018/51 E., 2020/99 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin müteveffa babasından dolayı davalı Kurumdan yetim aylığı almakta iken boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle almış olduğu aylığın kesildiğini, müvekkilinin 06.11.2017 tarihinde Kuruma itiraz ederek, Kurum işleminde hata olduğu, aylığının yeniden bağlanması talebinde bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini, müvekkilinin boşanmış eşi ile aynı adreste yaşamadığını, SGK denetim elemanlarının hatalı veya eksik araştırma yaptığını beyan ederek, müvekkilinin, müteveffa babasından almakta olduğu aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığı kesilmesi nedeniyle ödenmeyen aylıkların her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkili kuruma gelen ihbar mektubunun değerlendirilerek yapılan tespitler sonucunda 06.11.2007 tarihinde boşandığını, davacı ve eşinin boşandıkları tarihten sonra da başkaca bir adres değişikliği yapmadığının tespit edildiğini, davacı ve eşinin müşterek çocukları ...'ın alınan beyanında annesi ile babasının boşandığını bilmediğini beyan ettiğini, boşanma tarihinde 19 yaşında olan müşterek çocuğun boşanmayı bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, köy halkı nezdinde yapılan görüşmelerde imzadan imtina eden fakat davacı ve eşinin boşanmadan sonra da birlikte yaşadıklarını şifahen beyan ettiklerinin SGK denetmenince tespit edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının ve boşandığı eşinin ikamet adresleri, seçmen kayıtları ile oy kullandıkları yerlere ilişkin bilgiler, davacının boşandığı eşi ile aynı ikamette kaydının olması, farklı adreslerde oturduğunu ispatlar abonelik bilgilerinin sunulmaması, soyut tanık anlatımları dışında başkaca bir delilin olmaması birlikte değerlendirildiğinde, tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmış, davalı kurum tarafından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu tespit edilmiş tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, boşanma sonrasında müvekkilinin müşterek konutta ikamete devam ettiğini, boşandığı eşinin konuttan ayrıldığını, müvekkilinin boşandığı eşinin boşanmadan sonra adres beyanında bulunmamış olmasının müvekkili aleyhine değerlendirilemeyeceğini, müvekkili tanıklarının beyanlarının kayıtlarla desteklenmediği için kabul edilmediğini ancak davalı Kurumun işleminin de tanık beyanlarına dayandığını, fiilen birlikte yaşama veya yaşamama olgusunun her türlü kanıtla ispat edilebileceğini, davalı Kurum tarafından müvekkilinin boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığına ilişkin bir tespit yapılmadığını, tanık beyanlarıyla, müvekkilinin boşandığı eşinin kış aylarında ... ilinde kızlarının yanında kaldığının, yaz aylarında 3 4 ay köyüne gelip kaldığının bu şekilde müvekkilinin boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığının ortaya çıktığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta mahkemece, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı yönünden yöntemince araştırma yapıldığı, tanıkların dinlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile aylığının bağlanması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56, 59 ncu maddeleridir.
- Değerlendirme
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
İnceleme konusu dosyada; 06.11.2007 tarihinde boşanan davacının, boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığı iptal edilmiş ve 10.11.2017 tarihi itibariyle yersiz ödeme çıkartılmıştır. Kurum raporunda davacının kızının ve köy muhtarının beyanı alınmış, Mahkemece de davacının gösterdiği tanıklar ile köy muhtarı dinlenilmiştir. Davacı ve eski eşinin Ergan köyünde ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece ihtilaf konusu dönemde görev yapan köy azaları, köy imamı, köy öğretmeni tanık olarak dinlenilmeli, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esasdan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın farklı bozma gerekçesine karşı sonuç itibariyle oybirliğiyle,
23.10.2023 gününde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
-
Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın eşinden 2007 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2017 yılında yapılan denetim sonrası eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 2008 2017 yılları için 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
-
Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun'un 5754 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
-
Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
-
Açıklanan bu gerekçelerle Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırmasına yönelik bozulması görüşüne katılınmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:56