Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/9298

Karar No

2023/10045

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/867 E., 2023/1353 K.

KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/207 E., 2021/131 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, davalı kurum tarafından müvekkiline ... Baskı Tekstil San. ve Tic. A.Ş. işyeri müdürü olduğundan bahisle 2010/01, 03 06, 2011/8 12 ve 2012/02,05 07 dönemlerine ait 87.314,64 TL prim aslı ve 167.277,51 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 254.592,15 TL ödeme emri yollandığını, davalı kurumca yollanan ödeme emrinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu primlerin zamanaşımına uğradığını, söz konusu prim borcunun dava dışı şirketten tahsil olunup olunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin dava dışı şirkette sigorta primlerinin ödenmesi ile sorumlu üst düzey yönetici veya yetkili olmadığını beyanla. ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Uyuşmazlık konusu ödeme emrinin 2010/01, 03 06; 2011/08 12; 2012/02, 05 07 dönemlerine ait 87.314,64 TL prim aslı ve 167.277,51 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 254.592,15 TL'den oluştuğu, ödeme emrine konu borcun ... Baskı Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin prim ve gecikme zammından oluştuğu ve ödeme emrinin şirket müdürü sıfatıyla davacıya tebliğ edildiği; ticaret sicili gazetesi kayıtlarına göre davacının dava dışı ... Baskı Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'de 25.02.2009 tarihinde muhasebe müdürlüğüne seçildiği, gayrimenkul alım satımı hariç olmak üzere yönetim kurulu üyesi ... ile birlikte müştereken her alanda ve her hususta şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğu anlaşılmıştır.

Eldeki davada, davacının dava dışı şirkette muhasebe müdürü olduğu, gayrimenkul alım satımı hariç olmak üzere dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi ... ile birlikte müştereken her alanda ve her hususta şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu; ancak yukarıda belirtildiği üzere, primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olmadığı, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşımadığı; tek başına emir ve tasarruf yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu ödeme emrine konu prim borçlarından sorumlu olmadığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava dışı 1084644 sicil sayılı ... Baskı Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin prim borcu nedeniyle işyeri müdürü sıfatıyla davacı adına düzenlenen 8173 takip kartı numaralı,

2010/23420, 2010/40193, 2011/115040, 2012/41505, 2012/79329 takip numaralı 2010/1,3 6, 2011/8 12 ve 2012/2,5 7 dönemlerine ait, 87.314,64 TL prim, 167.277,51 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 254.592,15 TL tutarındaki ödeme emrinin 07/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 6183 sayılı Kanun'un (7061 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değişik) 58/1 inci maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebileceğinin düzenlendiği, davacıya ödeme emrinin 07.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 18.11.2020 tarihinde yasal süresinde açıldığı görülmektedir.

Ticaret sicil kaydına göre, 460703 0 ticaret sicil numaralı dosyada işlem gören ... Baskı Tekstil San ve Tic A.Ş unvanlı şirketin ana sözleşme tescil tarihinin 25.07.2001 tarihi olduğu, şirketin son tescilini 23.02.2012 tarihinde yaptırdığı, yönetim kurulu başkanının ... Tekdal, yönetim kurulu üyelerinin ...,... ve yetkililerinin de 21.02.2012 tarihinden (münferiden) ... Tekdal, (müştereken) ... ve (müştereken) ... oldukları, davacının 25.02.2009 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan 16.02.2009 tarihli yönetim kurulu kararıyla, muhasebe müdürü olarak seçildiği, şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi ... ile birlikte müştereken, gayrimenkul alım satımı hariç her alanda ve her hususta temsil ve ilzam yetkisi verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, ödeme emrine konu Kurum alacağından davacının sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Zamanaşımı itirazında bulunulduğundan, zamanaşımı başlangıcının ve buna bağlı olarak uygulanacak kanun hükmünün saptanması, muacceliyet anının belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

I Zamanaşımı nedeniyle yapılan incelemede; ödeme emrini oluşturan borcun tarihine göre, 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88 inci maddesinin on altıncı fıkrasında;" Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun'un 51, 102 ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağının" düzenlendiği, (01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren) 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, " Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları, mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise, rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı 10 yıl olarak uygulanır" şeklinde düzenlendiği, 93 üncü maddesi ile zamanaşımı süresi ile ilgili olarak özel bir düzenleme getirildiği, Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiş,

Ödeme emirlerine konu prim borcunun 2010/1 2012/7 dönemine ait prim ve gecikme zammına ilişkin olup, borcun tarihine göre yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde 2010/1.ay priminin en son ödeme tarihi 28.02.2010 olup ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından 01.01.2011 tarihinden sonra 10 yıllık zamanaşımı süresinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 07.11.2020'de dolmadığı, kurum alacağının zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır.

II Davacının sorumluluğu yönünden yapılan incelemede; tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanun'un 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde düzenlenmiştir. Davanın yasal dayanağı prim borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesidir.

506 sayılı Kanun'un 80/12 nci maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüştür.

01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsil sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekirken; 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi bir ayrıma giderek, özellikle anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca; bir anonim şirketin idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak, yetkili idare meclisince yerine getirilmektedir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; anonim şirket yönünden primlerin ödenmesinde, sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya kişilerin işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. (Yargıtay 10.HD. 06.02.2023 gün 2023/737 Esas 815 Karar)

Somut olayda, davacının anonim şirketin müşterek imza ile yetkili muhasebe müdürü olması nedeniyle davaya konu kurum alacaklarından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; anonim şirketin müşterek imza ile yetkili muhasebe müdürü olan davacının davaya konu kurum alacaklarından şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek;

" Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... 4. İş Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli, 2020/207 Esas 2021/131 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1 b 2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

Davanın reddine " karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin müşterek imza ile yetkili olduğunu, temsil ilzama yetkili olmadığını beyanla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini öne sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ödeme emrinin iptali talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371sinci; 6183 sayılı Kanun'un 35, 58, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvı.kararııdavamahkemeonanmasınaıııilkdereceııcevapıvistinafvtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim