Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/8437

Karar No

2023/10037

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1843 E., 2023/1200 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 21. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/451 E., 2021/227 K.

Taraflar arasındaki hizmet birleştirmesi olmaksızın yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.09.1989 tarihinden beridir sigortalı olarak çalıştığını, çalışma hayatı boyunca bir çok şirkette mühendis ünvanı ile 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a bendi statüsünde sigortalı gösterildiğini, bununla birlikte; SGK Başkanlığı Kadıköy SGM’ye şahsen emeklilik müracaatta bulunduğu 23.10.2019 tarihi itibari ile ortak olduğu şirketten sigortalı bildirilmesinden dolayı 2015 2018 yılları arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a statüsünde bildirilen sigortalılığı “iptal” edilmiş ve yerine 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b statüsünde sigortalılığa dönüştürüldüğünü, 15.09.1989 tarihi itibari ile de yine aynı gerekçe ile ortak olduğu şirketten sigortalı bildirilmesinden dolayı 21.03.2008 tarihinden 09.06.2018 tarihine kadar ki bütün 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a statüsünde bildirilen sigortalılığı “iptal” edilmiş ve yerine 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b statüsünde sigortalılığa dönüştürüldüğünü, bu durumla ilgili SGK ile yapılan görüşmede 2019/09 sayılı genelgedeki hüküm değişikliğinden dolayı mevzuat gereği böyle bir düzenlemenin yapıldığının müvekkiline bildirildiğini, bu itibarla söz konusu değişiklik sonrası hizmet dökümünde yer alan bilgilere göre müvekkilin sigortalılık süresi içindeki; 6121 gün 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a, 3544 Gün 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b, sigortalılığı bulunduğunu, buna göre; müvekkilinin 15.09.1989 tarihli sigorta başlangıcına göre sadece 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a statüsündeki sigortalılığı dikkate alındığında mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81/1/B/h bendi gereği 25 yıl sigortalılık süresi 5450 sigortalılık günü ve 51 yaşına tabi olarak emekli olabildiğini, bu hesaplamaya göre müvekkilini şahsen kendisi adına 23.10.2019 tarihinde tahsis talep beyannamesi ile SGK’ya müracaatta bulunduğunu ve 23.10.2019 tarih 248872 sayılı dilekçe ile de hukuki durumunu izah ettiğini, bu hesaplama çerçevesinde müvekkilin sigortalılık süresi içinde “sadece 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a statüsündeki sigortalılığım dikkate alındığında” dilekçe ekinde yer alan tahsis talep beyannamesi ile emekli olmak için gerekli sigortalılık süresi, prim günü ve yaş şartlarının tamamını sağladığını belirterek müvekkilinin 23.10.2019 tarihinde davalı Kurum'a verdiği ekteki tahsis talep beyannamesindeki emeklilik talebinin kabul edilerek sadece 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a statüsündeki sigortalılığın üzerinden yapılacak hesaplama neticesinde 01.10.2019 tarihinden geçerli olmak üzere müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yasal koşullar oluşmadığından Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kuruma başvuru, SGK'nın kayıtları, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın davacıya yaşlılık aylığı bağlanırken 506, 1479 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamında sigortalılıkları dikkate alınarak davacının hizmet birleştirmesine zorlanıp zorlanamayacağı ve 23.12.2019 tarihli aylık tahsis talebi istinaden davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkin olduğu, toplanan deliller ile birlikte davanın niteliği gereğince konusunda uzman bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme sonucunda; davacının 1989 yılından başlamak üzere sigortalı olarak çalışmaya başladığı tespit edildiği, dava konusunun davacının 21 Mart 2008 tarihinden 9 Haziran 2018 tarihine kadarki 4 a sigortalılığının iptal edilerek 4 b sınıfı statüsüne dönüştürülmesi olduğu, incelenen belgelerden davacının 2008 yılı Mart ayından itibaren 8 Ocak 2018 tarihine kadar 4 a kapsamında aralıksız olarak çalıştığını tespit edildiği, ilgili genelge gereğince aralıksız olarak çalışılan dönemde sigortalı olan davacının 4 a kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 4 a ve 4 b sigortalılık durumlarının çalıştığı dönemlerde ara verilen tarihten sonraki sigortalılıklarının 4 b statüsü alınabileceğinin belirtildiği, bu kapsamda davacı olan sigortalının 8 Ocak 2018 tarihinden sonraki çalışmalarının 4 b kapsamına alındığının tespit edildiği, ancak davacının 4 a sigortasına ara vermiş olduğu 8 Ocak 2018 tarihinden 2008 yılı Mart ayına kadarki dönemde ilgili genelge gereğince ara vermeksizin çalışmış olduğu 4 a statüsünde değerlendirildiğinde davacının çalışmış olduğu son 7 yıl göz önüne alındığında 1260 günden fazla 4 a kapsamında primi bulunduğu sonucuna ulaşılacağı, bu haliyle de daha önce bu koşulu sağlayamadığı gerekçesiyle reddedilen emeklilik şartlarının tamamını sağlamış olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yerine getirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen üç ve dördüncü fıkrası gereğince, dava açılmadan önce 23.10.2019 tarihinde Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, Kurumca talebinin 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi hizmetlerin birleştirilmesine ilişkin yasa gereğince, “son 7 yıllık fili hizmet süresinin (1260) Kurumumuza tabi olarak geçmesi gerektiği, (son 7 yılda Kurumumuza tabi olarak 493 prim ödeme gün sayınız mevcuttur,) gerekçesiyle ret edildiği,

05.08.1968 doğumlu davacının, 15.09.1989 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, Kurum tarafından 21.03.2008 tarihinden 09.06.2018 tarihine kadar ki 4/a sigortalılığının iptal edilerek 4/b statüsüne dönüştürüldüğü, davacının dönüştürülen hali ile 6626 gün 4/a, 2278 gün 4/b, 450 gün 4/c kapsamında sigortalı bulunduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık; 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun uygulanmasında; bazı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmetlerin de birleştirilmesinin zorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanun'un 8 inci maddesinde:

“Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27.01.2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”hükmüne yer verilmiştir.

Bir Kanun hükmünün, Kanuna konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanması hukuk ilkelerine ve Kanun'un hem sözü ve hem de özü ile uygulanmasını öngören T.M.K.nun 1 inci maddesine uygun olmaz ( 22.2.1997 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).

Esasen; 2829 sayılı Kanun'un amacı hiçbir kurumdaki hizmeti aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasını sağlamak ve değişik kurumlardaki hizmetler birleştirilerek ziyan olmasını önlemektir. Kanun ile, Sosyal Güvenlik sağlayarak kişileri yaşadıkları toplum içinde insan onuruna yaraşır şekilde onu başkalarına muhtaç etmeyecek asgari bir hayat standardı sağlanmak istenmiştir. Aksinin düşünülmesi Anayasanın "sosyal güvenliğin bir insan hakkı olduğuna" ilişkin ilkesine de aykırılık oluşturur. Nitekim, aynı ilkeden hareket edilerek kişilere askerlik hizmetinden veya yurtdışı hizmetlerinden, yaşlılık aylığı bağlanmasına yetecek kadar süreyi borçlanarak değerlendirme olanağı tanınmış, tüm süreyi borçlanma zorunluluğu getirilmemiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/21 813 Esas 2012/124 Karar sayılı ilamı)

Yukarıda anlatılan yasal düzenlemelere göre; Davacının 4/a'dan 4/b'ye dönüştürülen çalışmaları dahil edilmeden ve hizmet birleşmesine gerek olmaksızın 4/1 a kapsamındaki hizmetleri doğrultusunda, 506 sayılı Kanun'un 81/B h.maddesi gereğince 51 yaş+25 yıl + 5450 prim ödeme günü şartının tahsis talep tarihinde (30 yıl+51 yaş+6626 prim) mevcut olduğu, bu nedenle 23.10.2019 tarihli aylık tahsis talebine istinaden 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a maddesi kapsamında yaşlılık almaya hak kazandığı anlaşılmış olup netice itibariyle verilen kararın doğru olup gerekçesi bu şekilde düzeltilmek kaydıyla, HMK'nın 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında geçen çalışmalarına ilişkin hizmet birleştirmesi gerekmeden diğer sigortalılık süreleri nazara alınarak tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2829 sayılı Kanun'un 8/1 ve 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim