Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11389
2023/10023
19 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/3116 E., 2022/3035 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İpsala Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2021/28 E., 2021/330 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü'nün; ... sicil sayılı dosyasında işlem gören ... 'ne ait işyerinde çalıştırılan ... T.C. No.lu ... 23.09.2013 tarihinde İpsala ilçesinde yol yapımı işinde tır kamyon şoförü olarak çalışmaktayken aracın arızalanması sonucu şantiyeye giderek aracı tamir ettirdiği sırada yaşanan patlama sonucu gözünden yaralandığını, Sigortalı geçirdiği iş kazası sonucu 3 kez ameliyat olduğundan ve sol gözünde görme kaybı oluştuğundan dolayı sürekli işgöremezlik durumuna girdiğini, kaza nedeni ile sigortalıya 867,77 TL iş göremezlik ödeneği, 2.363,51 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.231,28 TL masrafta bulunulduğunu, ayrıca bu kaza nedeniyle hak sahiplerine 81.245,08 TL ilk PDG bağlanmıştır. Gelirin bağlanma onay tarihi 22.12.2015 olduğunu, bu kaza ile ilgili olarak SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın müfettişi ... tarafından 31.08.2015 tarih, 121558/23/İR/23 sayılı rapor düzenlendiğini, rapora göre; kaza iş kazasıdır ve işveren 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 maddeleri gereği sorumludur. Ayrıca işçi sağlığı ve iş güvenliği bağlamından gerekli önlemleri almayan davalının, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca kusurlu olarak tespit edildiği ve kusur oranında sorumlu olduğu anlaşılmakta olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkil kurumca ödenen tutarların tazmini adına işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, rapora göre ödemenin şimdilik %10'u adına dava açtıklarını, kaza ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nda herhangi bir soruşturma başlatılmadığı bilgisi verildiğini, sigortalı ile davalı arasında derdest bir tazminat davası olup olmadığı bilinmemekte olduğunu, sorulmasını talep ettiklerini, tüm bu sebeplerle kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile Kurum ödemesinin şimdilik %10'u olarak; ilk PDG'nin 8.124,50 TL'sinin 22.12.2015 olan tahsisin onay tarihinden itibaren, tedavi gideri ve iş göremezlik ödeneğinin 323,12 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren (yargılama esnasında tespit edilecek diğer kusurlu şahısların / üçüncü şahısların kusurlarından, davalı ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması kaydıyla) toplam 8.447,62 TL'nin davalılardan rücuen tazmininin sağlanması için tahsiline karar verilmesini, müvekkil Kurumdan 4958 sayılı Kanun ve 5502 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir teminat istenmeksizin davalı tarafların gayrimenkullerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmek ile beraber, yapılacak olan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, usul ve Kanun'a aykırı davanın esastan reddi gerektiğini, rücuen tazminat davası açılabilmesi için zamanaşımı süresinin dolduğunu, genel yetki kuralı gereğince dava tarihinde davalı müvekkilin merkezi ... olduğundan yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ve yetkili ... mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından adi ortaklık sözleşmesi yeni bir hukuki varlığa vücut vermediğini, adi ortaklığa karşı açılacak davaların adi ortaklığa karşı değil de ortaklara yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkile atfı kabil kusur bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkil davalı şirkete yüklenebilecek kusur bulunmadığını, davalı şirketlere ait iş yerinde, araçların tamirinin yapıldığı tamirhanede ilgili çalışanın dışında hiç kimsenin bulunmaması gerektiği iş güvenliği ve sağlığı açısından kural olarak kabul edildiğini, davacının bu kuralı ihlal ederek kendisinin kullandığı araçta meydana gelen arızanın giderildiği esnada söz konusu aracın tamir olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen aracın yanına yaklaştığını ve durmaması gereken noktada durduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının üstlendiği ödev ve sorumluluğa aykırı bir şekilde ve sorumluluk alanı dışında bir davranışta bulunmasının sebep olduğunu, davacının yaptığı işin mahiyeti sadece şoförlükten ibaret olduğunu, araç tamiratı konusunda bir yetkisi ya da aracın tamir esnasında çalışıp çalışmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenlerle davaya cevaplarının kabulüne, yetki itirazlarının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ... mahkemelerine gönderilmesine, davalı müvekkil adi ortaklık tüzel kişiliğe haiz olmadığından davanın ortaklığa karşı değil de ortaklara karşı yöneltilmesi gerektiğinden davanın usulden reddine, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın esastan reddine, müvekkil davalıya izafe edilecek bir kusurun bulunmaması, meydana gelen kazada işçinin ağır kusuru bulunması nedeniyle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Ermit Mühendislik İnşaat vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, bu nedenlerle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, genel yetki kuralı gereğince dava tarihinde davalı adi ortaklığının ve adi ortaklığı oluşturan şirketlerin faaliyette bulunduğu yerin ... olduğundan yetkili mahkeme ... mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ve yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafça açılan davanın tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa yöneltilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, adi ortaklığın hükmi şahsiyeti bulunmadığından taraf ehliyeti olmadığını, bu nedenle de davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkil davalı firmanın İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına aykırı hareket ettiğini iddiasının doğru olmadığını, işbu yükümlülüğün kurum sigortalısı davacıya ait olduğunu, davacının iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerine riayet etmeden, kişisel koruyucu ekipmanlarını kullanmadan ve kendi sağlığını koruma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek olayın vuku bulmasında asli olarak sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle müvekkil firma aleyhinde hukuki dayanaktan yoksun açılan öncelikle usul yönünden reddine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde yapılacak yargılama neticesinde hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Açık İnşaat vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, usul ve Kanun'a aykırı davanın esastan reddi gerektiğini, rücuen tazminat davası açılabilmesi için zamanaşımı süresinin dolduğunu, genel yetki kuralı gereğince dava tarihinde davalı müvekkilin merkezi ... olduğundan yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ve yetkili ... mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından adi ortaklık sözleşmesi yeni bir hukuki varlığa vücut vermediğini, adi ortaklığa karşı açılacak davaların adi ortaklığa karşı değil de ortaklara yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkile atfı kabil kusur bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, meydana gelen kazada davalı müvekkil şirkete atfı kabil kusur bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, davacının 23.09.2013 günü adi ortaklığa ait şantiyede kamyon şoförü olarak çalışmakta iken sevk ve idaresindeki 06 DL 9958 plakalı aracın hidrolik sisteminde arıza meydana geldiğini, söz konusu arızanın giderilmesi amacıyla araç içerisinde bulunan betonun donmasının engellenmesi amacıyla tamirhaneye alındığını, işin aciliyeti nedeniyle aynı marka bir araç arızalı aracın yanına çekildiğini, bu araçtan alınan bir parça kullandığı araca takılarak betonun boşaltıldığını, arızanın bu şekilde giderildiğini, araçtaki arızanın giderilmesine rağmen ...'ın olay yerinden kendi rızası ile ayrılmadığını, sağlam araca ait parçanın yerine takılması aşamasında görevi ile alakası bulunmamasına rağmen olay yerinde bulunmaya devam ettiğini, söz konusu parçanın takılması esnasında aracın hidrolik sistemindeki bağlantıyı sağlayan rekorun kırılması üzerine yüzünden yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkil davalı şirkete yüklenebilecek kusur bulunmadığını, bu nedenlerle davaya cevaplarının kabulüne, yetki itirazlarının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ... mahkemelerine gönderilmesine, davalı müvekkil adi ortaklık tüzel kişiliğe haiz olmadığından davanın ortaklığa karşı değil de ortaklara karşı yöneltilmesi gerektiğinden davanın usulden reddine, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın esastan reddine, müvekkil davalıya izafe edilecek bir kusurun bulunmaması, meydana gelen kazada işçinin ağır kusuru bulunması nedeniyle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; “1 Davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, 2 Davaya bakmaya ... İş Mahkemesinin yetkili olduğuna” dair karar verildiği görülmüştür.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının, mahkemenin yetki alanı içerisinde bulunan ... ilçesi bitiminde, İpsala yolu başlangıcı üzerinde 2 inci kilometresinde meydana geldiğini, sigortalının çalıştığı iş yerinin de iş kazasını geçirdiği adresin olduğunu, Kazazede sigortalının işini yaptığı işyeri olan adresi için yetkili kılınan İpsala Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde açıldığı halde davalı şirketin anılan Kanun maddesine aykırı yetki itirazının kabulü ile yetki yönünden davanın reddine karar verilmesinin Kanun hükmüne aykırı olduğunu belirterek istinaf Kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20