Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10746
2022/16422
21 Aralık 2021
Bölge Adliye
Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince,uyulan bozma ilamı öncesi davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairemizin
14.12.2021 tarih ve 2021/5902 esas , 2021/15976 karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur. Uyulan bozma ilamı sonrası ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine,temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 5011 gün borçlanma istemine ilişkin yurt dışı borçlanma tahakkuk cetvelinin 17.11.1992–18.10.2006 tarihleri arasında sayılması ve primlerin de başvuru tarihine göre ödenmesi gerektiğinin tespiti ve aksine kurum işlemi iptaline dair talepte bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma kararı öncesi; davacının 10.07.1993 20.08.1993 tarihleri arası 40 gün, 20.05.1995 20.08.1999 tarihleri arasında 1530 gün, 30.07.2001 30.08.2001 tarihleri arası 30 gün, 21.07.2002 23.08.2002 tarihleri arası 32 gün, 05.07.2004 04.08.2004 tarihleri arası 29 gün, 10.07.2006 18.10.2006 tarihleri arasında 98 gün olmak üzere toplam 1759 günlük süreyi başvuru tarihindeki 1 günlük borçlanma bedeli olan 17,56 TL üzerinden 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanması gerektiğinin tespitine ve davacının borçlanma bedelini ödediği 5011 günlük sürenin 17.11.1992 18.10.2006 tarihleri arası döneme mal edilmesine yönelik talebinin reddine, dair hüküm tesis edilmiş; karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; bölge adliye mahkemesince; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davacının 10.07.1993 20.08.1993 tarihleri arası 40 gün, 20.05.1995 20.08.1999 tarihleri arasında 1530 gün, 30.07.2001 30.08.2001 tarihleri arası 30 gün, 21.07.2002 23.08.2002 tarihleri arası 32 gün, 05.07.2004 04.08.2004 tarihleri arası 29 gün, 10.07.2006 18.10.2006 tarihleri arasında 98 gün olmak üzere toplam 1759 günlük süreyi de 3201 sayılı Yasa kapsamında dava tarihi olan 27/09/2017 tarihindeki bedel üzerinden borçlanma hakkı olduğunun tespitine; davacının, talep tarihindeki bedel üzerinden borçlanma talebi ile mal etmeye ilişkin talebinin reddine; dair hüküm tesis edilmiştir. İş bu karara karşı da taraflar temyiz kanun yoluna başvurmuş olup dairemizin yukarıda bahsedilen kararı ile; davacının ülkeye giriş ve çıkış tarihleri net bir şekilde belirlenerek kurumla ihtilaflı olan süreler yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma kararına uyulmuş olup ; davanın kısmen kabulü ile davacının 30/05/1995 22/07/1996 tarihleri arası 412 gün, 23/08/1996 20/08/1999 tarihleri arasında 1077 gün olmak üzere toplam 1886 günlük süreyi de 3201 sayılı Yasa kapsamında dava tarihi olan 27/09/2017 tarihindeki bedel üzerinden borçlanma hakkı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddi ve talep tarihindeki bedel üzerinden borçlanma talebi ile mal etmeye ilişkin taleplerinin reddine, dair karar verilmiştir.
Eldeki davada, uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş olup davacının ilk borçlanma talebine istinaden bir kısım hizmetlerinin hizmet cetvelinde görüldüğü anlaşılmakla, ne kadarlık bir borçlanmanın yapıldığı, davacının borçlanma talebinin tam olarak karşılanıp karşılanmadığı kurumdan sorularak araştırılmalı ; öte yandan davacının ikinci borçlanma talebi ve kurumun bu talebe istinaden ne işlem yaptığı da tespit edilerek, dikkate alınmak suretiyle, davacıya da talebinin ne olduğu açıklattırılmalı, bu kapsamda uyuşmazlığın hangi noktada kaldığı açıklığa kavuşturularak; davanın konusuz kalıp kalmadığı hususu da değerlendirilmeli; talep konusu ve talebe istinaden yapılan işlem sonucu şayet dava konusuz kalmadı ise, davacının önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere yurda giriş çıkış tarihleri değerlendirilmek suretiyle ihtilaflı olan süreler yönünden sonucuna göre karar verilmelidir.
O hâlde, davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:54