Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11447
2022/15938
14 Aralık 2022
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No : ... ...
Dava, Kurumca iptal edilen 31.12.2008 29.01.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti, aksi yöndeki Kurum İşleminin iptali ve kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, asıl davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan son bozma ilamı sonrası, bir kısım tanığın ifadesine başvurulduğu, tanıkların beyanında işin niteliği gereği büro dışında saha çalışmasının yapılmasının mümkün olduğunu belirttiği diğer taraftan davacının işyerinde temizlik ve evrak getir götür işleri yaptığını beyan etmesi nedeniyle, sigortası iptal edilmeyen tek tanık ...’un ifadesi nazara alınarak davacı ile aynı mahiyette işleri yaptığı beyan edile ve aynı davalı nezdinde sigortası iptal edilen birden çok işçinin görülmekte olan davasının mevcudiyeti ile tanık olarak dinlenen ...’in davacı ile aynı işi yaptığını beyan etmiş olması, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, benzer şekilde bir kısım davalar açılmış olup her bir dava konusunun kendine özgü olması nedeniyle işbu davadaki davacı yönünden bireyselleştirme yapılmak suretiyle fiili çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğinden, mahekemece, davacının getir götür işi yaptığı sabit olmakla, işyerlerinin kapasitesi ve işverene ait değişik yerlerdeki ofis sayısı dikkate alınmak suretiyle bu işin yapılmasının mümkün olup olmaması daha detaylı bir şekilde araştırılmalı, bu kapsamda davacının ikamet ettiği yer ile bu işyerleri arasındaki mesafe, getir götür işi yapan personelin sayısı, çalışmanın fiilen hangi ofiste geçtiğinin netleştirilmesi ve ilgili ofisteki ihtiyaç, diğer dava dosyalarındaki aynı işi yaptığını iddia edenlerin tespiti ile çalışılan ofis belirlenmeli, gerektiğinde tekrar tanık beyanlarına başvurularak daha detaylı bilgi edinilmeli yine davacının iptal edilen çalışmalarının bildirildiği ile çalışmanın geçtiği iddia edilen ofis işyerlerine komşu işverenlerin bulunup bulunmadığı hususu zabıta, kolluk aracılığıyla tespit edilerek buralarda davacının çalışmalarını bilebilecek şekilde tarafsız komşu işyeri çalışan veya işletenlerin bulunup bulunmadığı irdelenmeli, varsa işyerinin bulunduğu binanın yöneticisi ve apartman görevlisinin beyanına başvurulmalı, davacının çalışmaları bakımından işyerinde imzaladığı ve gelen müşterilere verdiği veya benzer şekilde yazılı belgelerinin bulunup bulunmadığı hususları da araştırılarak uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:54:03