Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2411

Karar No

2022/15284

Karar Tarihi

1 Aralık 2022

Mahkemesi: İş Mahkemesi

No :

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Eldeki davanın, davacıların dava dışı anonim şirketlerin 01.10.2008 tarihi öncesi prim borçlarından dolayı sorumlu olmadıklarının tespiti istemli olarak açıldığı, Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, davacı ... yönünden 2005/14219, 2006/10441, 2007/10134 takip sayılı dosyalar yönünden hak düşürücü süre yönünden davanın reddine, davacı aleyhine yapılan diğer takipler yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Eldeki dosyada; ihtilaf konusu 2004/02 2006/11 tarihleri arası olan Kurum borçlarından dolayı düzenlenmiş ödeme emirlerinin davacılara 21.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın 10.03.2014 tarihinde açıldığı, davacı ... hakkında başlatılan takip dosyaları incelendiğinde, 2009/24078 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/7 2004/8 2004/9 2004/10 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 13.8.2013 tarihinde davacının kendisine tebliğ edildiği, 2006/16910 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2005/5 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 29.01.2007 tarihinde oğlu ... ...'a yapıldığı, 2005/10331 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/5 2004/6 2004/7 2004/8 2004/9 2004/10 2004/11 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 25.02.2005 tarihinde ...'a yapıldığı, 2007/11548 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2006/12 2007/1 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 09.04.2007 tarihinde bizzat kendisine yapıldığı, 2006/13099 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2006/6 2006/7 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 28.09.2006 tarihinde ...'a yapıldığı, 2005/11968 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2006/6 2006/7 dönemleri arası işsizlik sigorta prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 10.10.2005 tarihinde annesi ...’a yapıldığı, 2006/11601 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2005/12 2006/1 2006/2 2006/3 2006/4 2006/5 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 05.09.2006 tarihinde annesi ...'a yapıldığı, 2006/10441 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/2 2005/9 2005/10 2005/11 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 25.02.2006 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, 2007/10134 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2006/8 2006/9 2006/10 2006/11 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 06.02.2007 tarihinde ... 'a yapıldığı, 2006/13098 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2006/6 2006/7 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 18.09.2006 tarihinde ...'a yapıldığı, 2006/10442 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2002/9 2003/1 2004/2 2005/9 2005/10 2005/11 dönemleri arası işsizlik sigorta prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 25.02.2006 tarihinde bizzat kendisine yapıldığı, 2006/11602 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2005/12 2006/1 2006/2 2006/3 2006/4 2006/5 dönemleri arası işsizlik sigorta prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 02.09.2006 tarihinde Celal ...'a yapıldığı, 2005/14219 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2005/3 2005/4 2005/5 2005/6 2005/8 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 25.10.2005 tarihinde isim belirtilmeden eşine yapıldığı, 2005/11967 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/5 2004/6 2004/7 2004/8 2004/9 2004/10 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 10.06.2005 tarihinde annesi ...'a tebliğ edildiği, 2005/12522 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 2005/4 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 24.8.2005 tarihinde babası ... ...'a yapıldığı, davacı ... hakkında başlatılan takip dosyaları incelendiğinde ise; 2009/24078 takip numaralı ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/7 2004/8 2004/9 2004/10 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 13.08.2013 tarihinde muhatabın bizzat kendisine yapıldığı, 2006/16910 ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2005/5 dönemine prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 29.01.2007 tarihinde oğlu ... ...'a yapıldığı, 2005/12522 ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 2005/4 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 24.08.2005 tarihinde babası ... ...'a yapıldığı, 2005/10331 ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/5 2004/6 2004/7 2004/8 2004/9 2004/10 2004/11 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 25.02.2005 tarihinde ...'a yapıldığı, 2005/13847 ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 2005/4 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 05.10.2005 tarihinde ... ...’a yapıldığı, 2005/13848 ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 2005/4 dönemleri arası işsizlik sigorta prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 05.10.2005 tarihinde bizzat kendisine yapıldığı, 2005/13847 ödeme emrinin dava dışı anonim şirket adına düzenlenmiş olup 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 2005/3 2005/4 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 05.10.2005 tarihinde ... ...’a yapıldığı, 2007/10134 ödeme emrinin davacı ... adına düzenlenmiş olup 2006/8 2006/9 2006/10 2006/11 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 08.12.2011 tarihinde oğlu ... ... 'a yapıldığı, 2006/10441 ödeme emrinin davacı ... adına düzenlenmiş olup 2004/2 2005/9 2005/10 2005/11 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 12.12.2011 tarihinde esi ... ...'a yapıldığı, 2005/14219 ödeme emrinin davacı ... düzenlenmiş olup 2005/3 2005/4 2005/5 2005/6 2005/8 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 08.12.2011 tarihinde oğlu ... ...'a yapıldığı, 2005/11967 ödeme emrinin davacı ... adına düzenlenmiş olup 2004/5 2004/6 2004/7 2004/8 2004/9 2004/10 2004/11 2004/12 2005/1 2005/2 dönemleri arası prim borçlarına ait olduğu, tebligatın 08.12.2011 tarihinde ...'ın oğlu ... ...'a yapıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, dava konusu ödeme emirlerinin Kanun'da aranan şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı ve dolayısıyla Kurum tarafından usulüne uygun bir biçimde düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır.

Ödeme emrinin hukuka uygun sayılabilmesi için, 6183 sayılı Kanunun 55. maddesinde belirtilen usule göre düzenlenmiş olması gerekir. Başka bir ifade ile usulüne uygun bir ödeme emri bazı zorunlu bilgileri içermelidir. Bu bilgilerin neler olması gerektiği 55. maddede "Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir." şeklinde sayılmıştır..

Kanunda belirlenen şekline uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri ile kamu borçlularından, borçlarını yedi gün içinde ödemeleri veya aynı süre içerisinde mal bildiriminde bulunmaları istenir. Bu süre içinde borcun ödenmemesi halinde başvurulacak yaptırım, Kamu İcra Hukuku'na özgü olan; haciz, teminatın paraya çevrilmesi ya da iflas gibi cebren takip işlemleridir. Dolayısıyla, ödeme emrinin gönderilmesi, borçluya borcunu ödemesi gerektiğini hatırlatan basit bir uyarı yazısı olmaktan çok borçla ve ödemeyle ilgili bütün ayrıntıları içeren ve kamu borçlusu açısından son derece önemli hukukî sonuçlara yol açabilen bir idari işlemdir.

Ödeme emri düzenlenirken borçlunun adı, adresi, sıfatı, borcun asıl ve fer'ilerinin mahiyet ve miktarı tam olarak yazılmalıdır. Ayrıca borcun asıl ve fer'ileri ile bunların nitelikleri, nereye ödeneceği, süresinde ödenmediği takdirde borcun zorla tahsil edileceği ve mal bildiriminde bulununcaya kadar hapis ile cezalandırılacağı hususlarına yer verilmelidir.

Ödeme emrinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan bir diğeri ise, borcun nereye ödeneceği, süresinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağının yazılı olmasıdır (m.55). Borçlunun süresinde ödemede bulunmadığı takdirde kendisine yaptırım uygulanacak olması karşısında, Anayasanın "Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması" başlıklı 40. maddesine göre; Devlet, "işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek" zorundadır (m. 40/2). Belirtilen hususları içermeyen ödeme emri usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir ödeme emri niteliğini haiz olmadığından geçerli kabul edilmeyecektir.

Açıklanması gereken bir diğer husus ise hukuki yarara ilişkin genel esaslara yöneliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/10 642 E., 2012/38 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir.

Davacının dava açmakta hukuk tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; aktaran: ...: Davada Menfaat, ... 2009, önsöz VII).

Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.1992 gün ve 1992/1 347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14 443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.

Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.

Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar.

Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır (...:... a.g.e., s.133 vd).

Somut olayda, davacılardan ... hakkında düzenlenen 2007/10134, 2006/10441,2005/14219, 2005/11967 ödeme emirleri dışında diğer ödeme emirlerinin her iki davacı adına düzenlenmediği, ödeme emirleri üzerinde Kurum borçlusu olarak dava dışı anonim şirketin gösterildiği ortadır. Bu durumda davalı Kurum tarafından usulüne uygun düzenlenmeyen diğer ödeme emirleri nedeniyle haciz tehdidi ile karşı karşıya kalan davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Mahkemece, usulüne uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan ödeme emirleri hakkında açılan davanın menfi tespit davası olarak değerlendirilmesi ve buna göre davanın esasına girilerek sonucuna göre Kurumca gönderilen ödeme emirlerine konu borçlar yönünden sorumlu olup olmadıkları irdelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:58:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim