Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/709

Karar No

2022/13816

Karar Tarihi

8 Kasım 2022

Bölge Adliye

Mahkemesi: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

No :

İş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve de davalı ....... .... vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.11.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ....... .... adına Av. ... Sözündendönmez ile davacılar adına Av. ... ve davalı ... Tük.Mal. İç ve Dış Tic.San.Ltd.Şti. adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I İSTEM: **

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi sigortalı ...’nin 18.09.2015 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere eş ... lehine 2.000 TL, çocuklardan ... ve ... lehlerine 1.000 TL’şer maddi tazminat ile eş lehine 300.000 TL, çocukların her biri lehine 150.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili maddi tazminat istemini 18.02.2020 tarihli dilekçesiyle eş için 220.038,80 TL’ye, çocuk Eren Mert için 7.835,73 TL’ye ve çocuk ... için 63.693,95 TL’ye artırmıştır.

II CEVAP: **

Davalı ... ... Tic. San. Ltd. Şti cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesini kabul etmediklerini, müvekkilleri olan şirkette çalışan diğer davalı ... 'nin ... ile aralarında sözlü münakaşa olduğu akabinde iş çıkışı saatinde kalabalığı fırsat bilen ...'nin ...’yi yaralama için oto parkta bulunan arabasındaki bıçağı alarak ...’ye saldırdığı kavgayı ayırmak için araya giren ...'nin yaralandığı ve hayatını kaybettiği, müvekkili şirketin iş güvenliği ve sağlığı kapsamında her türlü önlemi aldığı, gerek ekipmanlarıyla gerekse de verilen eğitimlerle iş yerindeki sağlık güvenlik ve sükunet ortamlarını sağladığı, diğer davalının suç aleti olan bıçağı saklı gizli olarak ve iş çıkışı yoğunluğundan da faydalanarak iş yeri güvenliğinin haberi olmadan içeri soktuğu, bu sebepten dolayı müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III MAHKEME KARARI: **

A İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesi kararında özetle; “Davacıların davalarının Kısmen Kabulü ile,

A Maddi Tazminat olarak (özetle):

Vefat eden işçinin geride kalan eşi ... için 220.038,80 TL, Vefat eden işçinin geride kalan (çocuklarından) ... için 7.835,73 TL, ... için 63.693,95 TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatının kaza tarihi olan 18/09/2015 tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... yönünden poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) alınarak geride kalan davacılara verilmesine,

Vefat eden işçinin geride kalan evladı ... yönünden (bağlanan gelirin rücuya kabil kısmıyla karşılandığından) maddi tazminat talebinin reddine,

B Manevi Tazminat olarak (özetle):

Vefat eden işçinin geride kalan eşi ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; takdiren 160.000,00 TL, Vefat eden işçinin geride kalan (çocukları) ..., ..., ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/09/2015 tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... yönünden poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara verilmesine

Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,” karar verilmiştir.

B BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI: **

Bölge Adliye Mahkemesince özetle “1 )Davalı ...'nin Adli Yardım Talebinin HMK'nın 336 vd maddelerince kabulüne,

2 )Davalılar vekillerinin vekilinin Kayseri 3.İş Mahkemesi 02/07/2020 Tarih ve 2016/20 Esas 2020/356 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK' nin 353/1 b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine,

3 )Alınması gereken nispi 47.241,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.810,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 35.430,75‬ TL'nin davalı ... ... ... Ltd. Şti.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,

Alınması gereken nispi 47.241,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 11.755,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 35.485,15‬ TL'nin davalı ... AŞ'den alınarak Hazineye gelir kaydına,” karar verilmiştir.

IV TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: **

Davalı ... ... ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle: Davalı ... eylemiyle müvekkili yönünden iş kazası ile ölüm olayı arasındaki illiyet bağının kesildiğini, ... verilmediği halde iş bu dosyada kusur verilmesi hatalı olduğunu, Kasten işlenen bir fiilden dolayı olayda dahli olmayan bir kişinin kusurunun bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarının birbirini doğrular mahiyette olup itirazları karşılamamasının hatalı olduğunu, sigortalı ... ve davalı ... arasında husumetin o an başladığını ve hemen akabinde bu iki kişi arasında başka bir olay yaşanmadan ... kendi arabasına giderek kendi bıçağını alarak olayı gerçekleştirdiğini, bu hususun karara dayanak alınan bilirkişi heyetince göz ardı edildiğini ve sanki ... ... ile ... arasında bir organizasyon bozukluğu, yetki sorumluluk tartışması olduğu şeklinde değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle: davalı ...’ın sigortalıyı kasten öldürmüş olması nedeniyle Genel Şartların 3/a maddesi kapsamında teminat dışı haller kapsamında kazanın teminat dışı olduğunu, işverenin kusuru olsa dahi sigortanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ...’ın %100 Kusurlu olduğunu sigortalının davalı ...’a fiziksel temas ve hareketle tahrik ettiğinden kusur verilemeyeceğini, bordrolar dışında ücret kabulünün hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... yasal temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle: davacının temyiz itirazlarına cevapla temyiz itirazlarını sunduklarını, hesaba esas ücretin hatalı belirlendiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

V İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: **

A) Davalı ... yasal temsilcisi vekili temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede:

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7/3. maddesinde HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır denildiğinden katılma yolu ile temyizin de HMK’ya tabi olduğu belirlenmiştir. HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 348/1. madde uyarınca, İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile iki haftalık süre içerisinde vereceği cevap dilekçesi ile temyiz yoluna başvurabilir.

Yine HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilirse, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir. Ancak temyiz edilen karar temyiz süresi geçtiği halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E, 1990/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verebilecektir.

Somut olayda davalı vekili tarafından davacılar vekili temyizine cevapla temyiz itirazlarının sunulduğu beyan edilerek temyiz dilekçesi sunulmuş ise de davacılar vekilinin temyiz itirazlarını içeren bir dilekçenin olmadığı, davacılar vekilinin diğer davalılar vekili temyiz itirazlarına cevapla temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasını talep ettiği öte yandan davalı vekiline kararın 07.12.2021 tarihinde tebliğ edilip, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin 05.01.2021 tarihinde sunulmuş olduğu gözetildiğinde temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalılar ... ... ... Ltd. Şti. ve ... AŞ vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede:

1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenleriyle, kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere ve özellikle; işveren sıfatının aidiyetinin açıkça temyize getirilmemiş olması, kusur oran ve aidiyeti ile ücret tespitinin dosya kapsamına uygun olmasına ve sigorta şirketinin işveren mali mesuliyet sigortası olarak işverenin sorumlu tutulduğu kusur oranıyla sorumlu tutulmasının uygun olmasına göre, davalılar ... ... ... Ltd. Şti. ve ... AŞ vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2 6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma , karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği” , “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.

492 sayılı Harçlar Kanunun 15. Maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1 1.cümlesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1 a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.

Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; istinafa başvurusunda peşin harç ve istinaf giderlerinden muaf tutulmamak için adli yardıma başvuran, bu adli yardım talebi kabul edilmekle beraber istinaf istemi esastan reddedilen davalı ...’nin istinaf karar ve ilam harcından sorumlu tutulmaması, öte yandan diğer davalıların her birinin de karar ve ilam harcından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken bu davalıların aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, temyiz eden davalılardan ... ... ... Ltd. Şti. ve ... AŞ vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369.maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 04/11/2021 tarih ve 2020/2079 E 2021/1942 K sayılı kararının “3 nolu” bendinin silinerek yerine

“3 Davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olması nedeniyle alınması gereken nispi 47.241,00 TL istinaf karar harcından davalılarca peşin alınan (davalı ... ... ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan 11.810,25 TL ile davalı ... AŞ tarafından yatırılan toplam 11.810,25 TL olmak üzere) 23.620,50 TL’nin mahsubu ile bakiye 23.620,50 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,” rakam ve sözcükleri yazılmak ve devam eden hüküm fıkralarının bu hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere teselsül ettirilmek suretiyle, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçlarının istek halinde yatıran taraflara iadesine, davalılardan ... Tük. Mal. İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. ile ... A.Ş. avukatları yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, 08.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

düzeltilerekmahkemekararıonanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:06:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim