Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9571
2022/12651
18 Ekim 2022
Bölge Adliye
Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :
Dava, eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I İSTEM
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15.09.1972 tarihinde ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren 1972/03, 1972/04, 1973/01, 1974/02, 1974/03, 1981/02, 1981/03, 1992/03, 1993/01, 1993/02 dönemlerinde belli aralıkta çalışması sonucu yapılan hesapla kurumun talep ettiği miktar depo edildiğinde ayda 1.800,00 TL emekli aylığı alacağının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin üzerine düşen para yatırma mükellefiyetini üstlenmesi sonucu muhtemel bir hesap hatasından kaynaklanması sonucu kendisine 01.08.2016 tarihinden itibaren 965,02 TL emekli aylığı bağlandığını, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu m.4 vd hükümlerine binaen mevcut yanlışlığın düzeltilmesi için 2017 Kasım ayında davalı kuruma yazılı başvuruda bulunduğunu, kurumun cevap vermeyerek sükût ettiğini, beyanla mahkemece yapılacak yasal hesaplama sonucu hatanın düzeltilerek müvekkilinin hak ettiği emekli aylığını almasını talep ve dava etmiştir.
II CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı emekli aylığının düşük bağlandığı iddiası ile huzurdaki davayı ikame etmiş ise de, müvekkili kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacı tarafından açılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
III MAHKEME KARARI
A İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; 1 Davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının tahsis talep tarihi olan 01/08/2016 tarihi itibariyle 1.563,19 TL ve 62,56 TL ek ödeme olmak üzere toplam 1.626,47 TL olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir.
B BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI: **
Dosyadaki kayıt ve belgelere göre;
Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının emeklilik tahsisi dosyası ile yurtdışı borçlanma ve kuruma başvurusuna dair belgeler celp ve incelenmiş, dosyada 01.11.2018 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve davacının yaşlılık aylığının tahsisi talep tarihi 01.08.2016 tarihi itibarı ile 1.563,19 TL ve 62,56 TL ek ödeme olmak üzere 1.626,47 TL olduğu, ve yapılan hesaplamada davacının yurt dışı borçlanma nedeni ile 3504 gün karşılığı yatırılan primlerin davacının yurt dışında işten ayrıldığı son tarihten itibaren ilgili aylara mal edilmesi sureti ile yaşlılık aylığı hesaplanması sureti ile daha lehine olacak şekilde dava tarihi itibarı ile 1.991,97 TL ek ödeme tutarı 79,65 TL olmak üzere toplam 2.071,65TL olması gerektiği kanaati bildirildiği, anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince;
Davacının 29.12.2015 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep dilekçesi ile Asgari Prime Esas Kazanç üzerinden “Yurtdışı hizmetlerimim/ sürelerimin tamamını” kutucuğunu işaretleyerek toplam 8460 gün borçlanma talebinde bulunduğu, ancak 21.07.2016 tarihi itibari ile 3504 gün karşılığı olarak 47.600,00 TL Eski SSK Borçlanması adı ile ödeme yapıldığı, ödenen tutarların 3504 gün olarak 31.12.2014 tarihinden geriye doğru yurtdışındaki sigortalılık süreleri dikkate alınarak 01.01.2009 31.12.2014, 01.01.2001 01.07.2004 ve 06.10.1999 31.12.1999 tarihleri arası 3504 gün olarak kaydedildiği görülmektedir. Davacı borçlanma talep yazılarında borçlanma sürelerine ilişkin olarak, 01.01.1981 31.12.2014 tarihleri arası toplam 8460 gün olarak bildirmiştir. Kanunda kısmi borçlanma halinde borçlanılan sürelerin hangi yıllara mal edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ancak Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik'te, Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12. maddesinde: “(1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır. (4) Aylığa hak kazanmak için 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan anlamda belli bir sigortalılık süresi şartının yerine getirilip getirilmediğinin tespitinde geçerli olmak üzere; a) Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. b) Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan başvuru sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten, sigortalı ölmüş ise ölüm tarihinden, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle tespit edilir. Birden fazla yurtdışı hizmet borçlanması yapılması durumunda da sigortalılık süresi başlangıcı, borcun en son ödendiği tarihten, borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir.” hükmünü yer almaktadır. Ayrıca sigortalının yurt dışında geçen ve borçlanmaya tabi sürelerin bir kısmını borçlanması halinde borçlanılan sürelerin hangi tarihler arasına mal edileceği yönünde yasal bir düzenleme bulunmaması nedeniyle aksi yönde sigortalı lehine uygulama yapılmasını engelleyen yasal bir düzenleme de olmadığından, borçlanılan dönemin sigortalı lehine belirlenmesi ve sigortalının talebine göre ilgili aylara mal edilmesi gerekmektedir. Bu durumda davacının 29.12.005 tarihindeki 8640 günlük borçlanma talebine karşılık olarak 21.07.2016 tarihinde 3504 gün karşılığı 47.600,00 TL borçlanma tutarının yatırıldığı, davacının 01.01.1981 tarihinden itibaren yurtdışında çalıştığı 01.01.1981 tarihinden başlayarak yurtdışında çalıştığı sürelerin dikkate alınarak borçlanıldığı gün kadar devam ettirilmesi gerekmektedir. Borçlanılan 3504 gün borçlanma sürelerinin 01.01.1981 14.11.1998 tarihleri arasına mal edilmesi durumunda davacıya bağlanması gereken aylık tutara ilişkin 506 sayılı Yasaya 4447 sayılı Yasanın 17. maddesi ile eklenen geçici 82. maddesi ile 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için, eski ve yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmış olduğu, 506 sayılı Yasanın geçici 81/A bendi, “a) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler. Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hâsıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır. Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü, 4447 sayılı Yasa ile mülga 506 sayılı Yasanın 2422 sayılı Yasanın 7. maddesi ile değişik 61. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için %60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği, b alt bendinde ise, “(Değişik: 11.12.1981 2564/2 md.) sigortalının, 5000 günden noksan ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için %60 oranı 1 eksiltilerek,” hesaplama yapılacağı hüküm altına alınmış, ek 20. maddede de “Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır, Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir, 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır, Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 01.01.2000 öncesi ve sonrasında çalışmaları bulunan sigortalı yönünden 2000 yılı öncesi aylığı için, 5510 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası gereği sigortalının gösterge tespitine giren yıl sayısına göre düzenlenen gösterge tespit tabloları esas alınarak, sigortalının 2000 yılından önceki prime esas kazançları toplanıp primi ödenmiş yıl sayısına bölünerek ortalama yıllık kazanç bulunacaktır. Bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, somut olayda; davacının 2000 yılı öncesindeki 10 yıl içindeki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödediği prime esas kazanç miktarları toplamı hesaplanmış, bulunan miktar 10’a bölünmek suretiyle davacının ortalama yıllık kazancı 5.062,129 TL olarak bulunmuş, aylığı 672,67 TL olarak hesap edilmiş olup, bu tarihten sonra yapılan güncellemeler ile davacının aylığının 01.08.2016 tarihi itibari 1.563,91 TL olarak hesaplanmıştır. Davacının yurtdışı borçlanma ile borçlandığı ve 3504 gün karşılığı yatırılan primlerin davalı Kurum tarafından davacının yurtdışındaki işten ayrıldığı son tarihten itibaren ilgili aylara maledilerek hesaplanan yaşlılık aylığı hesabı, Kurum Aylık/Gelir Kararında 01.08.2016 tarihi itibari 823,34 TL olduğu görülmektedir. Davacının yurtdışı borçlanma ile borçlandığı ve 3504 gün karşılığı yatırılan primlerin davacının yurtdışında çalışmaya başladığı tarihten itibaren ilgili aylara maledilmesinin kabulü ile Davacının yaşlılık aylığının tahsis talep tarihi 01.08.2016 tarihi itibari ile 1.563,19 TL, 62,56 TL ek ödeme olmak üzere 1.626,47 TL olduğunun tespitine dair karar vermek gerektiği kanaatine varılarak dosya içeriğine ve usule uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olup,
Somut olayda; davacının yurtdışı borçlanma ile borçlandığı ve 3504 gün karşılığı yatırılan primlerin davacının yurtdışında çalışmaya başladığı tarihten itibaren ilgili aylara maledilmesi ve yaşlılık aylığı hesabı yapılması usul ve yasaya uygun görülmekle; İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince davacının ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: **
Davalı Kurum vekili, kararın bozulmasını istemiştir.
V İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: **
Dava, eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışındaki çalışmalarını borçlanarak yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunan davacı yönünden, anılan Kanunda yaşlılık aylığının hesaplanması yöntemi ile ilgili bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, yaşlılık aylığının hesaplanması, borçlanılan Kurum sigortalıları için geçerli olan hükümlere tabi olup bu haliyle tahsis talep tarihi itibariyle, davanın yasal dayanağı, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi ve bu maddenin yollaması ile anılan Yasa'nın 29 ve 506 sayılı Yasa'nın 61 ve geçici 82. maddeleri ile 3201 Sayılı Yasanın 5. Maddesidir.
3201 sayılı Yasanın, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “ Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5.Maddesinde: “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; yasanın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, yasanın 5.madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir.
Eldeki davada ise, açıklanan 5. madde gereğince borçlanılan sürelerin ilerye doğru mal edilmesine imkan bulunmadığının dikkate alınması ve bu kapsamda irdeleme yapılarak aldırılacak rapordan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan 506 sayılı Yasa'nın 61. maddesine göre, yaşlılık aylıklarının hesabında 31.12.1999 tarihine kadar katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanmakta iken, 4447 sayılı Yasa ile anılan maddede değişiklik yapılması sonucu, 01.01.2000 tarihinden itibaren katsayı esasına dayalı gösterge sistemi yürürlükten kaldırılmış, sigortalının her takvim yılına ait prime esas kazancı, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hâsıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı oluşturması esası getirilmiştir. Ancak bu sistem, 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başlayıp, emekli olanlara uygulanacağından, 506 sayılı Yasa'ya 4447 sayılı Yasa'nın 17. maddesi ile eklenen geçici 82. maddesi ile, 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için, eski ve yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
506 sayılı Yasa'nın Geçici 82/a bendi, “a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir.
Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır.
Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü getirmiş, 4447 sayılı Yasa ile mülga 506 sayılı Yasa'nın 2422 sayılı Yasa'nın 7. maddesi ile değişik 61. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için %60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malûllük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği hüküm altına alınmış, ek 20. maddede de “Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır.
Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir.
506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır.
Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu çerçevede, 01.01.2000 öncesi ve sonrasında fiili çalışmaları bulunan sigortalı yönünden aylık hesabı yapılırken öncelikle, yurtdışı hizmet borçlanması yapmak suretiyle kazanılan hizmetlerde prime esas kazançların belirlenmesi için, “borçlanılan döviz kuru x günlük borçlanılan döviz miktarı x 100:20 x 30” formülü ile borçlanma karşılığı elde edilen prime esas kazanç belirlenerek, en son borçlanma tutarının ödendiği tarihteki prime esas asgari kazanca oranlanarak, söz konusu oran borçlanma tahakkukuna göre belirlenen dönemin asgari prime esas kazancı ile çarpılarak bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilecektir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir suretle o ayın prime esas asgari kazancının altına inmeyeceği gibi azami kazancını da geçemeyecektir.
Bu çerçevede prime esas kazançlar belirlendikten sonra 2000 yılı öncesi aylığı için, 2000 yılından önceki primi ödenmiş son 10 yıllık kazancı alınarak bu yılların ortalama kazancının karşılığının üst gösterge tablosunda 2000 ve daha sonraki yıllarda tahsis talebinde bulunan sigortalılar ve özel sektör için hazırlanan üst gösterge tespit tablosunda ortalama yıllık kazanca eşit ya da en yakın sayının karşılığı belirlenecek, 10 yıla bölünerek bulunan ortalama kazancın karşılığının üst gösterge tablosunda bulunmaması halinde bu defa sigortalının 2000 yılından önceki 5 yıllık kazancı alınarak özel sektör için hazırlanan 2000 yılı gösterge tespit tablosundan gösterge tespiti yapılacaktır. Sonrasında bulunan gösterge x katsayı x aylık bağlama oranı formülü ile 2000 yılı öncesi aylığı belirlenerek, 506 sayılı Yasa'nın 4447 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki 96. maddesinin, “Bu Kanuna göre Malüllük ve Yaşlılık sigortalarından bağlanacak aylıklar ile ölüm sigortasından hak sahibi kimselere bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının %70'den az olamaz” hükmü gereği, alt sınır aylığının: 9475 x 12000 x %70 = 79.590.000 TL (yeni 79,59 TL) olduğu gözetilerek, bulunan aylık miktarı 79,59 TL'den az ise öncelikle bu miktara yükseltilecek ve 2000 öncesi hizmetine oranlanarak kısmi yaşlılık aylığı belirlenerek, Türkiye İstatistik Kurumundan, celp edilecek tüketici fiyat endeksi artış oranı ile gelişme hızı oranları (ait oldukları yıllarda geçerli olan yönteme göre hesaplanan ve ait oldukları yılların akabinde yayınlanan) nazara alınarak, bulunan aylık 1999/Aralık ayı TÜFE ve Gelişme Hızı ile 2000 yılına taşınacak ve tahsis talep tarihinin Ocak ayına kadar her yıl TÜFE ve Gelişme Hızı ile çarpılmak suretiyle güncellenecektir. Yine 1999 Aralık ayında hesaplanan tam aylığı da Ocak ayına kadar TÜFE ile güncellenecektir.
Davacının 01.01.2000 sonrası hizmeti ise 506 sayılı Yasa'nın Geçici 82. maddesinin (b) bendine göre hesap edilir. Anılan bentte, “b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki prim ödeme sürelerine ait aylığı ise, sigortalının aylık talep tarihine kadar toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden bu Kanunun 61'inci maddesi hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.”hükmü getirilmiştir.
4447 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasa'nın 61. maddesi hükmüne göre, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde 2000 ve sonrası her takvim yılına ait prime esas kazancı, tahsis talep tarihine kadar TÜFE ve Gelişme Hızı ile güncellenecektir. Ayrı ayrı güncellenen toplam miktarın ortalaması (OYK=Ortalama Yıllık Kazanç) toplam gün sayısı üzerinden tespit edilen aylık bağlama oranı çarpımının 12'de biri üzerinden (OYK X ABO/12) üzerinden bulunan tutar, 2000 sonrası gün sayısına orantılı bölümü alınarak yeni kısmi aylık hesap edilecektir.
Güncellenen kazançlar toplamı 2000 sonrası gün sayısına bölünerek günlük ve daha sonra yıllık kazanç bulunur. Aylık bağlama oranı, 4447 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeye göre, sigortalının tahsis talep tarihi itibariyle tespit edilen toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için %3.5, sonraki 5400 günün her 360 günü için %2 ve daha sonraki her 360 gün için %1.5 oranlarının toplamı alınarak bulunmaktadır. Buna göre tahsis talep tarihi itibarıyla tam aylığı belirlendikten sonra 4447 sayılı Yasa ile değiştirilen 96. maddede belirtilen alt sınır kontrolü yapılacak, her iki aylık mukayese edilerek yüksek olan aylık belirlenerek hesaplamaya devam edilecektir. 4447 sayılı Yasa ile değişik 96. maddeye göre alt sınır ise, tahsis talep tarihi Ocak ayında geçerli günlük asgari kazancın 30 katının %35'inden az olamaz. Alt sınır kontrolü yapıldıktan sonra, kısmi aylık miktarı hesap edilerek her iki kısmi aylık toplanacak ve bulunan bu aylık iki miktar ile mukayese edilecektir.
1 İki kısmi aylığın toplamı, öncelikle sigortalının 1999 yılı tam aylığının tahsis talep yılı Ocak ayına kadar TÜFE rakamı ile güncellenerek bulunan aylığından daha az olamayacaktır.
2 Diğer bir mukayese ise, bulunan aylık, 506 sayılı Yasa'nın geçici 89. maddesine göre 4447 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki 96. maddeye göre hesaplanıp, bu tarihten sonra gelir ve aylıklarda yapılan artışların eklenmesi sonucunda tahsis talep tarihine kadar getirilen miktarın altında olamaz.
Bu açıklamalar ışığında tahsis talebinde bulunulan yılın ocak ayı itibariyle bulunacak yaşlılık aylığı miktarı, ilgili artış yasalarıyla (5073, 5282, 5454, 5565 sayılı Yasalar gibi) gösterilen artış oranları uygulanarak, yaşlılık aylığı talep tarihi itibarıyla, sigortalıya bağlanacak yaşlılık aylığı belirlenmelidir.
Eldeki davada da, davacı hakkında öncelikle 3201 sayılı Yasanın 5. maddesi hükmü gözetilerek borçlanılan sürelerin mal edilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan, davacının aylık miktarının belirlenmesine ilişkin talebi yönünden borçlanma tahakkuklarını ödemelerini yaptığı tarih itibari ile aylık hesabına esas alınan prime esas kazanç tutarlarının; “Borçlanma Miktarının Tespiti İçin Seçilen Günlük Prime Esas Kazanç/Borcun Ödendiği Tarihteki Günlük Prime Esas Kazancın Alt Sınırı” formülü ile elde edilecek oran, borçlanma tahakkuku ve yasanın 5. Maddesi hükümlerine uygun şekilde çalışmaların mal edildiği ayın asgari prime esas kazancı ile çarpılarak bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilecektir. Bu şekilde tespit edilen prime esas kazancın hiçbir suretle o ayın prime esas asgari kazancının altına inemeyeceği gibi azami kazancını da geçemeyeceği hususu da dikkate alınarak tespit edilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadığı ve bu şekilde aylık hesabında esas alınması gereken kazançların ve borçlanmaya konu dönem ve tahakkuklarının değiştirilerek farklı belirlendiğinin anlaşılması karşısında, anılan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle, davalı Kurumdan davacının aylığının hesabına esas verilerin bu kapsamdan olarak, aylık hesap tablosunun ve yurtdışı borçlanmalarında prime esas kazanç hakkında esas alınan oran ile beraber aylıkta esas alınan prime esas kazançların dosya arasına getirtilerek, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış görüşüne göre maddi hata kazanılmış hak oluşturmaz. (Yargıtay HGK 17.012007 gün 2007/9 13 E.,2007/17 K. ve Yargıtay HGK 25.06.2008 gün 2008/11 448 E., 2008/454 K.). Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 esas, 1959 karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay'ca maddi hata sonucunda verilen bir karara mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz.
Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yasal mevzuata aykırı şekilde düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi' ne, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:14:08