Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5723

Karar No

2022/10670

Karar Tarihi

15 Eylül 2022

Mahkemesi: ... 14. İş Mahkemesi

Dava, davacının davalıya ait işyerinde geçen bir kısım hizmetlerinin tespiti, bir kısım hizmetlerinin ise iptali, yurtdışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanunun 4/1 a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespiti ile 4/a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I İSTEM

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde, 08.09.2012 – 20.09.2012 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitini, 21.09.2012 – 10.10.2012 tarihleri arasında bildirilen çalışmaların iptalini, 31.01.2013 tarihli yurtdışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanunun 4/1 a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespiti ile 01.02.2013 tarihinden itibaren 4/a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II CEVAP

Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemişlerdir. Diğer davalı ... Teknik Hırd. İnş. ve Gıda Tic. Ltd. Şti. adına davaya cevap verilmemiştir.

III MAHKEME KARARI

A İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile davacının, davalı işverene ait 1202342.35 sicil sayılı işyerinde, 08/09/2012 20/09/2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile toplam 13 gün çalıştığının, 21/09/2012 10/10/2012 tarihleri arasında kuruma bildirilen 20 günlük çalışmalarının iptal edilmesi gerektiğinin tespitine,

Davacının 31/01/2013 tarihinde yaptığı yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine,

Davacının 31/01/2013 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 506 sayılı Yasanın 4759 sayılı Yasa ile değişik geçici 81/B j maddesi uyarınca 01/02/2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının ve yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

B BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Davalı Kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “dinlenen tanık beyanları ve davacının yurda giriş çıkış tarihleri dikkate alındığında, davacının 08.09.2012 20.09.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1 a maddesi kapsamında çalıştığından, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılan gün sayısının 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği, Alman Sigorta Mercinin 25.01.2016 tarihli TR 4 Belgesinde, 08.10.1980 14.01.1981 tarihlerinde davacının“.../ ... (Hamilelik /Analık Koruma)" bildirimi bulunduğu, davacının 01.10.2010 tarihinden itibaren Almanya ülkesinden bildiriminin bulunmadığı değerlendirildiğinde, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.10.1980 tarihi olduğu, 23.05.2002 tarihine kadar 21 yıl 7 ay 15 gün sigortalılık süresinin bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81'inci maddesinin A bendi uyarınca, 506 sayılı Kanun'un 60'ıncı maddesinde düzenlenen yaşlılık aylığı şartlarına tabi olduğu, 09.02.1961 doğumlu davacının, 31.01.2013 tahsis talep tarihi itibariyle, 52 yaşını ikmal ettiği, 7.089 gün 3201 sayılı Kanun kapsamında, 13 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a maddesi kapsamında olmak üzere toplam 7.102 gün prim ödeme gün sayısının olduğu, her ne kadar ilk derece mahkemesi'nin hatalı değerlendirme ile sigortalılık başlangıç tarihini 28.12.1992 tarihi olarak kabul edip, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B j bendi kapsamında yaşlılık aylığı şartlarını değerlendirmiş ise de, 11/12/1981 tarih ve 2422 sayılı Kanunun 6'ıncı maddesi ile değişik 506 sayılı Kanun'un 60'ıncı maddesinin (A) bendi kapsamında şartların oluştuğu, 25.01.2016 ve 09.03.2017 tarihli Alman Sigorta Mercii belgelerinde davacının en son 01.11.2010 tarihinde olduğundan davacının yurda kesin dönüş şartının gerçekleştiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin davacının, 08.09.2012 20.09.2012 tarihleri arasında çalıştığının, yaşlılık aylığına hak kazanıldığının ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine yönelik hükmünün yerinde olduğu, ancak, aylıklarda faiz başlangıç tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 42'nci maddesinin dikkate alınmaması isabetsiz olduğu, yine Kurum tarafından iptal edilen 21.09.2012 10.10.2012 tarihleri arasındaki bildirimlerin iptaline yönelik istemde hukuki yarar bulunmadığından bu yöndeki istemin reddi gerektiği gözetilmeden, ilk derece mahkemesince karar verilmesi isabetsiz olup, bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekli olmadığından Mahkemece verilen karar H.M.K.'nun 353/1 b 2 maddesi uyarınca kaldırılarak yerine esasa ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur” denilmek suretiyle;

“Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, ... 14. İş Mahkemesi'nin, 28.12.2020 tarihli, 2018/463 E, 2020/306 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait 1202342.35 sicil sayılı işyerinde, 08.09.2012 20.09.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile toplam 13 gün çalıştığının tespitine, davacının 31/01/2013 tarihinde yaptığı yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 31.01.2013 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 01.02.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının ve hak edilen aylıkların 01.05.2013 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, 21.09.2012 10.10.2012 tarihleri arasındaki bildirimlerin iptaline yönelik istemin HMK.'nun 114/1 h bendinde düzenlenen dava şartı gerçekleşmediğinden, HMK.'nun 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,” şeklinde karar verilmiştir.

IV TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: **

Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davacı ...’nin eşinin Almanya’ya çok önceki yıllarda giden işçilerden biri olarak oradan emekli olduğu, çocuklarını, torunlarını orada okutup büyüttüğü, davacının Almanya’da hiç bir zaman sosyal güvenlik yardımlarından faydalanmadan, çocuklarının büyümesi ve evinin idaresiyle uğraştığı, ülke sınırlarının neredeyse kalktığı, 2 3 saatlik yolculuklarla ülkeler arası seyahatler yapılıp 2 3 ülkede ikametgahların bulunduğu bir yaşam ortamında , ikametgaha bağlı bir kesin dönüş ortamının aranmasının çağımıza, sosyal devlet anlayışına, kişilerin yaşam tarzına aykırı olduğu özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının aleyhlerine olan bölümünün kaldırılarak kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalılardan Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davacı adına 08/09/2012 10/10/2012 tarihleri arasında çalışma bildiriminde bulunulan davalı adına tescilli 1202342.35 sicil sayılı işyerine ilişkin kontrollü işyeri kaydı bulunduğu, kontrol kodu bulunan davalı işyeri ile ilgili yapılacak denetim sonucunda söz konusu işyerinin sahte işyeri olduğunun tespiti halinde davacı adına bu işyerinden yapılan bildirimlerin de iptal edilebileceği, bu itibarla davacının 1202342.35 sicil sayılı işyerinden yapılan bildirimlere dayalı olarak tahsis kararı verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğu, sigortalılığının başlangıç tarihinin borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmekte yurtdışında ilk defa çalışmaya başladığı tarihin ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alındığı, bu nedenle davacının yurtdışı borçlanmasının 5510 sayılı kanunun 4/a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 31/01/2013 tarihinde yaptığı yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti yönünde istinaf mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafından diğer davalı ... Teknik Hırd. İnş. Ve Gıda Tic. Ltd. Şti. nezdinde 08/09/2012 20/09/2012 tarihleri arasında 13 gün çalıştığı usul ve kanuna uygun olarak ispat edilemediği, dolayısıyla hizmet tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

V İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ

Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmak için yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

6100 sayılı HMK madde119/1 e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK madde 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce Hâkim, m. 31 ve 119/1 e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 08.10.1980 – 01.11.2010 tarihleri arasında yurt dışı Almanya’da geçen sigortalılık hizmetinin bulunduğu, 08.09.2012 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin davacı adına davalı ... Teknik Hırdavat İnş.Gıda Tic.Ltd.Şti.ne ait 1202342.35 sicil sayılı işyerince düzenlenmiş olup bildirgenin Kurum kayıtlarına 07.09.2012 tarihinde intikal ettiği, davacı adına 08.09.2012 10.10.2012 tarihleri arasında 33 günlük 4/a kapsamında sigortalılık hizmetinin Kuruma bildirildiği, 03.11.2012 tarihli dilekçesi ile 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca tahakkuk ettirilen borcu ödemek suretiyle 16.04.1991 – 28.02.1995, 01.03.1995 – 31.03.1999, 02.04.1999 – 01.11.2010 ve 22.09.2012 – 15.11.2012 tarihleri arasında geçen toplam 7089 günlük hizmet kaydının hizmet cetveline işlendiği, davacının 31.01.2013 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davacının bu talebine karşı davalı Kurum tarafından olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt verilmediği, eldeki davanın 12.10.2018 tarihinde açıldığı, 12.06.2018 tarihli Kurum denetim raporunda davalı işyerinin 20.11.2012 tarihli hisse devri sonrası sahte sigortalılık bildirimleri yapılmak amacıyla kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, bu işyerinde 07.12.2012 30.04.2013 tarihleri arasında yapılan hizmet bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği, denetmen raporunda davacı ile ilgili herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, davacıya ait güncel hizmet cetveli incelendiğinde davacının davalı işyerinde geçen hizmetlerinin tümünün iptal edildiği, ... İl Emniyet Müdürlüğü’ne ait yazı cevabı ekinde yer alan 2012 yılına ait giriş çıkış kayıtlarına göre; davacının 31.08.2012 21.09.2012 tarihleri arasında yurt içinde bulunduğu, yargılama esnasında davalı işyerine ait ihtilaf konusu dönem bordroları ve ücret bordrolarının getirtildiği, alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı tanıkları ile bordrolu tanığın dinlendiği, davacının yurttan çıkış kaydı gözetilmek suretiyle davalı işyerinde geçen hizmet süresinin belirlendiği ve buna göre yaşlılık aylığı şartlarının irdelendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda davanın kamusal niteliği gözetilerek Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, davacıdan kimlerle birlikte, ne şekilde çalıştığı hakimin aydınlatma ödevini düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31 inci maddesi kapsamında açıklattırılmalı, ihtilaf konusu dönem içerisinde zabıta marifeti ile davalının işyerlerine komşu işyeri sahipleri ile komşu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanlar tespit edilerek duruşmalarda tanık sıfatıyla dinlenmeli, ücretin ne olduğu, ne şekilde ödendiği hususu tereddütsüz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalı, davacıdan varsa, fiilen çalıştığına dair delillerini sunması istenip toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek yaşlılık aylığı koşulları da buna göre irdelenmeli ve çıkacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacı vekili ve davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile yazılı biçimde tesis edilen kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kurallarıesasınkararımahkemesiincelemesiadliyederecehukuk

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:22:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim