Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10003
2021/16637
27 Aralık 2021
Mahkemesi: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya ödenen ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesine yönelik kurum işleminin iptali ile davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyduktan sonra yapılan yargılamada ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de; toplanan deliller davanın kabulü için yeterli olmayıp kurumca düzenlenen raporun aksi ispat edilememiştir.
Davacının babasının 07.01.2009 tarihinde öldüğü, davacı hakkında verilen boşanma kararının 07.05.2009 tarihinde kesinleşmesi ile beraber hemen akabinde 2009 yılının 5. ayında tahsis talebinde bulunduğu, davacının eski eşinin kayıtlarda yer alan Yenidoğan Mahallesindeki adresinin Müfettiş raporunda depo olarak kullanıldığının tespit edilmesi, bozma sonrası yapılan kolluk araştırmasında Yenidoğan Mahallesindeki adreste davacının erkek kardeşinin oturduğunun öğrenilmesi, davacının erkek kardeşi ...'nın davacının boşandığı eşi...Mahallesinde oturduğunu beyan etmesi, Mahkemede tanık olarak dinlenen ihbarcı...'ün, tarafların boşandıktan sonra 2 yıl ... Mahallesinde müşterek çocukları ...'ın evinde kaldıklarını, kurumun durumdan haberdar olması ile başka bir yere taşındıklarını, sürekli adres değiştirerek kurumu yanıltmaya çalıştıklarını ve bu süreler içerisinde karı koca hayatı yaşadıklarını beyan etmesi karşısında 5510 sayılı Kanunun 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanması gerekmesine rağmen, toplanan deliller ışığı altında Kurum denetim raporunun aksinin ispat edilemediği, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye ...’ın muhalefetine karşı Başkan ..., Üyeler ..., ..., ...’nın oylarıyla ve oyçokluğuyla 27.12.2021 gününde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
-
Somut uyuşmazlıkta çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık iki kez fiili birlikteliğin araştırılmasına ilişkin bozma kararından sonra, mahkemece fiili birlikteliğin kanıtlanamadığı yönündeki davacı sigortalının açtığı davanın kabulüne dair kararının “davalı kurumun kontrol memurları tarafından tutulan denetim raporunun aksinin eşdeğer belge ile kanıtlanamadığından bu gerekçe ile bozulup bozulmayacağı noktasında toplanmaktadır.
-
Yerel mahkemenin ilk kabul kararı kurumun temyizi üzerine “Davacı ve eski eşinin 20.04.2003 tarihinde boşandıkları, 13.06.2007 tarihinde tekrar evlendikleri, 07.05.2009 tarihinde yeniden boşandıkları, 01.03.2007 tarihli adres bilgileri raporunda adreslerinin aynı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, boşanan eşlerin medula sisteminde ve GSM kayıtlarında yer alan adres bilgileri araştırılmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, medula sisteminde kayıtlı adresleri araştırılmalı, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, talep konusu dönemde boşanan eşlerin kayıtlı oldukları yerde görev yapmış/yapmakta olan, mahalle/köy muhtar ve azalarından kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır” gerekçesi ile bozulmuştur.
-
Bozma sonrası verilen ikinci kabul kararı ise “bozma ilamındaki hususlarla birlikte, davacının ikamet adresi olarak görülen ...Mahallesinde tarafların uyuşmazlık konusu dönem içinde fiilen birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususunda geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, araştırma sonucu yakın ve durumu bilebilecek durumdaki komşular tespit edilerek anılan döneme ilişkin beyanları alınmalı, özellikle davacının boşandığı eşi Hicri ile birlikte yaşadığı iddia edilen denetim raporuna konu apartmandaki davacı ...'nın 3. Katında bulunan daire sakinleri dinlenilmeli, dinlenen kişilerin isim ve iletişim bilgileri kayıt altına alınmalı, davacının hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı aldığı babasının 07.01.2009 tarihinde ölmesi, davacı hakkında verilen boşanma kararının 07.05.2009 tarihinde kesinleşmesi ile beraber hemen akabinde 2009 yılının 6. ayında kendisine aylık bağlanmış olması hususu, davacının eski eşinin kayıtlarda yer alan Yenidoğan Mahallesindeki adresinin Müfettiş raporunda depo olarak kullanıldığının tespit edilmesi, bozma sonrası yapılan kolluk araştırmasında Yenidoğan Mahallesindeki adreste davacının erkek kardeşinin oturduğunun öğrenilmesi, davacının erkek kardeşi ...'nın davacının boşandığı eşi ...'nin ... Mahallesinde oturduğunu beyan etmesi, Mahkemede tanık olarak dinlenen ihbarcı ...'ün, tarafların boşandıktan sonra 2 yıl ...Mahallesinde müşterek çocukları Ersan'ın evinde kaldıklarını, kurumun durumdan haberdar olması ile başka bir yere taşındıklarını, sürekli adres değiştirerek kurumu yanıltmaya çalıştıklarını, bu süreler içerisinde karı koca hayatı yaşadıklarını beyan etmesi, 5510 sayılı Kanunun 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanmasının gerektiği göz önünde bulundurularak, yapılacak olan kolluk araştırması, toplanan deliller, denetim ve mahkeme safhasında dinlenen tanık beyanlarının da ışığı altında değerlendirildiğinde, somut davada Kurum denetim raporunun aksinin ispat edilip edilemediği araştırılarak ulaşılacak olan sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” gerekçesi ile bozulmuştur.
-
Bozma sonrası yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda “... İlçe Seçim Kurulu müzekkere cevaplarında davacı ile dava dışı ...'ın seçmen bilgi kayıtlarının farklı okullara ilişkin olduğu, kayıtların birbirinden farklı adreslere ait olduğu, ayrıca medula kayıtlarından, kolluk tutanaklarından, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu gelen müzekkere cevaplarından ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu dönemde davacı ile dava dışı ...'ın birlikte yaşama olgusunun ispat edilemediği” gerekçesi ile üçüncü kez davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Kararın davalı kurum tarafından temyizi üzerine daha önceki araştırmaya yönelik bozma kararlarından bu kez bağımsız olarak “davalı kurumun kontrol memurları tarafından tutulan denetim raporunun aksinin eşdeğer belge ile kanıtlanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
-
Belirmek gerekir ki kurum tarafından muris sigortalıdan bağlanan ölüm aylığının kesilebilmesi için;
-
Boşanma anlaşmalı, yetim aylığına hak kazanmak için yapılmalı, hakkın kötüye kullanıldığı belirlenmeli,
-
Birlikte fiilen yaşama olgusu anlaşmalı boşanmaya bağlı olarak maddi ve somut vakıalara dayandırılmalı
-
Bu konudaki kurum denetim raporu ciddi olmalıdır.
Ayrıca denetim raporu üzerine sosyal güvenlik ile ilgili kamu düzeninden olan bu davada mahkemece yapılacak araştırma sonucunda verilecek karar, yaklaşık ispata göre değil, tüm delillerin incelenmesi sonrası tam ispata göre oluşturulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.12.2019 tarih ve 2016/21 396 Esas, 2019/1125 Karar sayılı karar gerekçesinde de belirtildiği üzere;
“5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin uygulanmasında üzerinde durulması gereken bir diğer husus da, maddede yer alan “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen” unsurunun, diğer bir ifade ile boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusunun nasıl kanıtlanması gerektiğidir.
Bilindiği üzere, 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, Kanun’da aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup, ispat yükünün Kanun’da özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, Kanun’da öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir.
Boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusunun nasıl kanıtlanması gerektiği ve ispat yükü hususunda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59 ve 100. maddeleri üzerinde durulması gerekmektedir. 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesinde Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi belirtilmiş, 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 5510 sayılı Kanunun 100. maddesinde ise bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usulü düzenlenmiştir.
Özellikle belirtilmelidir ki, 5510 sayılı Kanun’un 59 ve 100. maddeleri uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, aksi ise ancak yazılı delille kanıtlanabilir.
Kaldı ki Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları ve iş müfettişi raporlarının, rapora dayanak alınan tutanaklar ile birlikte değerlendirilmesi ve ancak belirtilen nitelikteki ekli tutanakların, anılan Kanun kapsamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunun kabulü, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesinde de açıkça hüküm altına alınmıştır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 14.11.1979 tarihli ve 1014 E., 1364 K. ile 04.02.2009 tarihli ve 2009/9 2 E., 2009/48 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır.
Ne var ki, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından yapılan incelemelere dayalı tutanakların değerlendirildiği ve varılan sonucun yazıya geçirildiği raporların, sadece memur veya müfettiş tarafından düzenlenmiş olmaları, anılan raporların 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 59 ve 100. maddeleri kapsamında aksinin yazılı delille kanıtlanması gereken belgeler olarak kabulleri için yeterli değildir. Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 59/2. maddesinde belirtilen aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tutanakların, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olması veya belgeye dayalı olmamakla birlikte hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek, doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkârına konu olmayan tutanaklar olması gerekmektedir.
- Somut uyuşmazlıkta, denetim raporu bir ihbara ve ihbar sonrası biri dinlenilmeyen, diğeri ise kabul etmeyen tanık dayanmaktadır. Davacının fiilen boşandığı eşi ile birlikte yaşadığına dair herhangi bir kayıt bulunmamıştır. Bu yöndeki bozma kararları yerine getirilmiştir. Denetim raporunun herhangi bir belgeye dayalı olmadığı, maddi ve somut kanıtlara dayanmadığı sabittir. Denetim elemanlarınca dinlenen tanıklar ise fiili birlikteliği yargılama da doğrulamamışlardır. Kararın onanması gerekirken, bozulması görüşüne katılınmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:56